Navigation

Buradasınız

Yeni Eğitim Yılında Emekçi Kadınlar Anlatıyor

UİD-DER Kadın Komitesi olarak, okulların açılmasıyla beraber işçi-emekçi evlerinde neler yaşandığını, emekçi kadınlardan dinleyerek paylaşmak istedik. Biz sorduk, onlar anlattı. Ve bir kez daha gördük ki aslında her evin hikâyesi aynı.

Bir işçi eşi olan Sevil’in oğlu bu yıl 6. sınıfa geçti. Sevil’in eşi bir matbaa işçisi ve tek maaşla evi geçindirebilmek için Pazar, bayram demeden mesai yapıyor. Eğitim sistemi, okul masrafları, geçim derdi derken koyu bir sohbetin içinde buluyoruz kendimizi. Henüz alışverişini yapmamış olsa da geçen yıllardan deneyimle okul masraflarının çok tuttuğunu anlatıyor. Masrafları karşılayabilmek için eşinin fazla mesailerini arttırmak zorunda kaldığını söylüyor. Nitekim o gün eşinin sabahın 6’sında kalkıp Pazar mesaisine gittiğini öğreniyoruz. Tabii öyle olunca her iki çocuğun bütün yükü Sevil’in üzerine kalıyor.

Aynur’un biri 5. diğeri 8. sınıfa geçen iki kızı var. Tek maaşla geçinmeleri mümkün olmadığı için Aynur da çalışıyor. O da bize, veli toplantılarında çocuklarından bahsedilmediğini ve para istendiğini anlatıyor. Perdeler, masa örtüleri, bilgisayarlar, temizlikçi parası ve akla gelebilecek irili ufaklı bütün ihtiyaçlar velilerden karşılanıyor. Konu onunla da eğitimin kalitesine geliyor. Çocuklarına verilen ödevleri anlamadığı için kendisinin de yardımcı olamadığını söylüyor. Eğitimin kaliteli olmadığını, sınıfların kalabalık olduğunu anlatıyor. “Niye özel okula vermiyorsun?” diye soruyoruz. O da şaka yaptığımızı anlayıp gülüyor, sorumuzu kendisi yerine küçük kızı cevaplıyor: “Çünkü para yok!”

Evet, iyi bir eğitim için para gerekli. Özel okulların kapısından işçi çocukları giremez. Ama bakın kapitalist sistem devlet okullarında da işçi ailelerini soymanın yolunu nasıl bulmuş... Tekstil işçisi Nihal’in oğlu bu yıl 1. sınıfa başlıyor. Okula gittiğinde yaşadıklarını şöyle anlatıyor Nihal: “Herkes çocuğu için en iyisini ister. Bizim onu özel okula verecek paramız yok. Ben de en azından iyi bir öğretmenin sınıfına denk gelmesi için okula sormaya gittim. Bana iyi bir öğretmen olduğunu, fakat onun sınıfında olabilmek için okula ayrıca 500 lira para vermemiz gerektiğini söylediler! Bu nasıl bir sistemdir?”

Nihal okul için hazırlığı daha yazın yapmaya başlamış. “Çocuğum anaokuluna giderken onunla ilgilenebilmek için yarım gün çalışıyordum. Ama yazın okul masraflarını karşılayabilmek için tam gün çalıştım. Oğlumu bırakabileceğim kimse olmadığı için her sabah benimle birlikte işe gitti. Yetişkin bir insan bile işyerinde daralırken henüz 6 yaşında bile olmayan bir çocuk için işyerinin nasıl bir hapishaneye dönüştüğünü varın siz düşünün” diyerek anlatıyor yaşadıklarını. Bu yıl da yarım gün çalışmaya devam edecek. Sabah oğluna ders çalıştırıp okula hazırlayacak. Öğlen servise verdikten sonra koşa koşa işyerine gidecek. Herkes öğle paydosundayken, kaybettiği zamanı telafi etmek için o çalışacak. Aynı şekilde Cumartesi yarım gün çalışılırken o tam gün çalışacak. Böylece ücretinden mümkün olduğunca az kesinti yapılmasını sağlayacak.

Çocukları için nasıl bir gelecek gördüklerini soruyoruz kadınlara. Hepsi de gelecekten kaygılı. Daha şimdiden bir sürü sorunla boğuşurken gelecekte ne olacağını düşünemiyorlar bile. Ne yapmalıyız sorusuna Sevil örgütlenmek gerektiğini söyleyerek cevap veriyor. Aynur velilerin, dolayısıyla işçilerin birlik olması gerektiğini düşünse de pek umutlu değil. Onun bu umutsuzluğundan hiç haberi olmayan Nihal adeta ona cevap veriyor sanki: “Geleceğe ilişkin şüpheliyim. Ama yine de umudumu yitirmek istemiyorum. İyi bir gelecek için örgütlenmek lazım. Çocuğumun ileride bilinçli bir insan olmasını istiyorum. Onun bir şeyleri bilerek, görerek büyümesini istiyorum. O yüzden onu da yanıma alıp UİD-DER’e gidiyorum. Çocuğumun daha şimdiden orada çok şey öğrendiğini düşünüyorum. Bu yıl da okula ilişkin bir sürü sorun yaşayacağız. Bu sorunlara karşı birlikte durmamız lazım. Okulda verdikleri bir seminerde ‘susmayı bileceksiniz’ demişlerdi. Bense tam tersini düşünüyorum. Zaten daha çocukluğumuzdan itibaren hep susmak öğretildi bize. O yüzden ben ‘konuşmayı bileceksin’ diyorum.”

Evet, bize susmayı öğütleyenlere inat konuşmayı hatta haykırmayı bilmeliyiz. Buradan bütün emekçi kadınlarımıza sesleniyoruz: Çocuklarımız iyi bir eğitimi, iyi bir geleceği, biz emekçi kadınlar da iyi bir yaşamı hak ediyoruz. Hem kendimize hem onlara hak ettiklerini vermek için gelin UİD-DER’de birlikte mücadele edelim. Taleplerimiz etrafında mücadele verelim:

Parasız ve Nitelikli Eğitim!

Parasız Sağlık, Ulaşım, Konut!

Tüm İşyerlerine ve Mahallelere Nitelikli, Sağlıklı ve Parasız Kreşler Açılsın!

16 Eylül 2014

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Tarih 11 Eylül 1980… Türkiye işçi sınıfı yıllardır ayakta. Ülkede adeta örgütlenme ve hak alma seferberliği var, işçiler, gençler, kadınlar mücadelenin en önünde. O gün 74 işyerinde grev var. 30 bin işçi grevde. İşçiler ücretlerinin yükseltilmesini...
  • 20 Eylülde 139 ülkeden milyonlarca insan hükümetleri iklim değişikliği konusunda harekete geçmeye zorlamak için “Küresel İklim Grevi” eylemleri düzenlendi. Dünya çapında yapılan eylem çağrısına birçok ülkede yüz binler karşılık verdi. Türkiye’de de...
  • Daha önceki toplumlardan farklı olarak, kapitalist toplumda ürün çeşitliliğinde ve üretim kapasitesinde sıçramalı bir gelişme görülmüştür. Bugünkü teknoloji ile 10 milyar insanı doyurmak mümkündür. Diyeceksiniz ki, “peki, neden her gün bir milyara...
  • Otomotiv devi General Motors, geçtiğimiz yıl Kasım ayında ABD ve Kanada’daki 5 fabrikasını kapatacağını ve 14 bin işçiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Bunun üzerine ABD Başkanı Trump hayal kırıklığına uğradığını belirtmiş, devletin şirkete...
  • 17 Ağustos 1999’da 7,4 şiddetinde yaşanan korkunç depremden sonra pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Ama sadece artçı depremler değil artçı saldırılar da geldi. O gün hem bastığımız toprak korkunç şekilde sarsılıyor hem de emekçiler olarak geleceğimizi...
  • Türkiye İş Bankasının sanayi ve hizmet grubu iştiraklerinden Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan işçiler Tez-Koop-İş Sendikasında örgütlendiler. Bunun üzerine yöneticiler işçilere dönük baskılarını arttırdılar. İşçilere yapılan baskı bir basın...
  • Gümüşhane’de 17 Temmuzda atık su borusunun kopması nedeniyle faaliyetleri durdurulan Yıldız Bakır Madencilik firmasında çalışan işçiler, biriken alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem gerçekleştirdiler.
  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...