Navigation

Buradasınız

Baskı ve Sömürüye Dur Demek İçin Mücadeleye!

Her fırsatta milletin hizmetkârı olduğunu söyleyen AKP hükümeti kimin hükümeti ve kimin hizmetkârı olduğunu yaptığı işlerle gösteriyor. Sistematik biçimde işçi haklarına saldırıyor.

Mesela şöyle özetlersek, emeklilik yaşının yükseltilmesi, taşeronluğun yaygınlaştırılması, kölelik bürolarının yasallaşması, sözleşmeli işçilik, bireysel emeklilik sistemi, sendika düşmanlığı, grev yasakları, sendikalaşma önünde engellerin arttırılması, işçi ölümleri karşısında işverenlerden yana tutum alması gibi daha birçok şey sıralanabilir. Şimdi de kıdem tazminatını fon adı altında gasp etme girişimi var.

Burjuvazi türlü yol ve yöntemlerle çalışanların büyük bir kesimini kıdem tazminatı alamayacak duruma getirdi ve şimdi de dönüp “zaten çalışanların çoğu alamıyor bari siz de almayın” demiş oluyor. Oysa kıdem tazminatı biz işçiler açısından çok önemlidir. Biz işçiler için kıdem tazminatı yıpranma payıdır, iş güvencesidir, işsiz kaldığımız zaman bir başkasına muhtaç olmamak demektir, bir an önce iş bulma derdine düşüp en kalitesiz işlere girmemek demektir.

Büyümek isteyen patronlar, önlerinde engel, hak, hukuk, “ıvır zıvır” istemiyorlar. İşçi sınıfının haklarına, sendikalarına, demokratik kitle örgütlerine yönelik saldırı ve yasaklamalar hız kesmediği gibi, KHK’lar ile toplumun iradesi yok sayılıyor, kamu emekçileri görevlerinden ihraç ediliyor, milyonlarca oy almış vekillerin vekilliği düşürülüyor, hapishaneler dolup taşıyor. Yani büyüyen Türkiye’de emekçilerin payına işsizlik, yoksulluk, ağır çalışma koşulları, baskılar, yasaklar düşüyor. Toplum milliyetçilik ve tek adam rejimi cenderesine sıkıştırılıyor.

Sorunlara dur demek ve saldırıları geri püskürtmek için işçi sınıfının örgütlülüğünü inşa etmek zorundayız. Bizler de Esenyurt’tan bir grup işçi olarak tüm işçi ve emekçi kardeşlerimizi haklarına sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Örgütlüysek her şeyiz örgütsüzsek hiç bir şey!

Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

24 Mayıs 2017

Son Eklenenler

  • Patronlar işçilere lütufta bulunmazlar. Örgütsüz ve dağınık işçileri kölece çalıştırmaktan, iliklerine kadar sömürmekten asla geri durmazlar. Sermaye sınıfını dize getirecek olan işçilerin mücadelesidir. Bu iki sınıf arasındaki mücadelenin sonucunu...
  • İşçi sınıfının mücadele tarihi birçok önemli dersle doludur. İşçi mücadelesinin yükseldiği dönemlere damgasını vuran anlar, eylemler, örgütler ve kişiler vardır. 1960 ilâ 1980 arasındaki dönemde Kavel, 15-16 Haziran 1970, 1 Mayıs 1977 gibi işçi...
  • Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk “kalkınma planı” olan 11. Kalkınma Planı, Cumhurbaşkanının onayının ardından TBMM Genel Kurulu’na sunuldu ve çeşitli itirazlara rağmen kabul edildi. 2019-2023 dönemine ilişkin ekonomik hedeflerin bulunduğu...
  • Metal işkolunda sendikalı bir işçi olarak çalışıyorum. Sendikasız bir işyerine oranla birtakım haklarımız var ama problemlerimiz de çok. İşçi arkadaşlar dün öğle molasında işyerindeki çalışma koşullarından şikâyet ediyorlardı. “Tehlikeli bir...
  • İşçi sınıfı olarak bugünkü örgütsüzlüğümüzden, dağınıklığımızdan, güçsüzlüğümüzden kurtulmak istiyorsak geçmişimize bakmalıyız. Yaşadığımız katmerli sorunlar son bulsun istiyorsak tarihimizi incelemeli, hafızamızı geri kazanmalıyız. 15-16 Haziran...
  • Hepimiz işyerlerimizde krizin etkilerini iliklerimize kadar hissediyoruz. İşten çıkarmaların artması, maaşların geç yatması, zorla mesai dayatmaları, iş güvenliği ihmalleri gibi bir sürü sıkıntıyla boğuşmak zorunda kalıyoruz. Ben de çalıştığım yerde...
  • Kırşehir’de bulunan Petlas’ın taşımacılık ve lojistiğini yapan Abdulkadir Özcan Otomotiv Lastik işçileri, DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikasına üye oldukları için işten atıldı. Petlas/AKO işçileri fabrika önünde sendikalaşma üzerindeki baskıların...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), “İşsizlikte Tırmanış Sürüyor!” başlıklı bir rapor yayınladı. TÜİK ve İŞKUR tarafından yayınlanan verilerin değerlendirildiği raporda, oldukça yakıcı gerçekler gözler önüne...
  • Çocuk yaşta işçiliğe başladım. İçimde duyduğum sadece aileme karşı bir sorumluluk duygusuydu. Çünkü babam ne kadar çok çalışsa da geçinmekte zorlanıyorduk. Neden böyle olduğunu bilmiyordum. Mahallemizdeki tüm komşularımız da aynı...

  • 15-16 Haziran 1970’de işçiler ayaktaydı… O dönemde tek vücut olabilen işçiler, giriştikleri şanlı mücadeleden hem alınlarının akıyla hem de gelecek işçi kuşaklarına miras bıraktıkları nice zengin deneyimle çıktılar. 15-16 Haziran Büyük İşçi...
  • Son zamanlarda öyle adaletsiz şeyler oluyor ki insanın kanı donuyor. Adaletin dibe vurduğu bir kaç olaydan bahsetmek istiyorum. 8 Temmuz 2018’de yaşanan tren faciasında 25 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce yolcu yaralanmıştı. Faciaya ilişkin açılan...
  • Patronlar genellikle en temel işçi haklarını bilmediklerini ve ucuza çalışacaklarını düşünerek genç işçileri çalıştırmayı tercih ediyorlar. Akıllı telefon, medya, internet olanakları elimizin altında olmasına rağmen, sermaye düzeni işçilerin en...

UİD-DER Aylık Bülteni

Broşürlerimiz