UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Bir Acayip Sohbet!

Sefaköy’den bir işçi

İş çıkışıydı. Uzun uzun yürüdüm. Hava soğuktu ve yakınlardaki bir alışveriş merkezine girdim. Çoğumuzun alışkanlığı haline gelmiş ya… Mağazanın birine girdim. Önümde sıralanmış yüzlerce çeşit kıyafet. Bakıyorum, bakıyorum… Sonra hoşuma giden bir kazağı aldım. İncelerken sesler duyduğumu sandım. Mağazadaki müzikten olduğunu düşündüğümden aldırmadım. Ben hâlâ kazağı inceliyorum. Alabileceğimden değil, fiyat fazla uçuk, ama bakıyorum. Sonra bir ses kulağımın içine kadar işledi. “Kan damlıyor bu kıyafetlerden görmüyor musun?” kazağı tezgâha doğru fırlattım ve ellerime baktım. Yok, hayır ellerim temizdi. Sonra aptallaşmışçasına etrafıma bakındım. Herkes alışveriş âleminde, gardırobuna yeni şeyler eklemenin telaşı içinde.

“Evet, çok yoruldum bugün ondandır” deyip gözüme çarpan bir pantolona doğru yöneliyorum. Önce fiyatına bakıyorum. Ve hemen etiketi eski yerine itiyorum. İçimden “bunlar kafayı yemiş, altı üstü bir pantolon bu fiyat ne böyle?” diyorum. İç sesimle sohbetim sürerken aynı ses yine fısıldıyor. “Bu lüks mağazaların vitrinlerini süsleyen kıyafetlerden kan damlıyor. Her yerde kan var.” Ne oluyor, anlayamıyorum. Pantolon, kazak konuşabilir mi gerçekten? Deliriyor muyum acaba? Etrafıma bakınıyorum tekrar, benim gibi kendi kendine konuşan var mı diye. Her şey olağan, insanlar kendi halinde alışverişe devam ediyor. Anlayamadığım bu durumdan kurtulmak için kapıya yöneliyorum ve sesler geliyor: “Tarih 24 Nisan 2013. Bangladeş’in başkenti Dakka’da 3000 işçinin çalıştığı 8 katlı Rana plaza çöktü. Altında 1127 işçi kaldı. Bizlere can veren o kuru, sert ve nasırlı eller kaldı 8 katın altında. Çoğu çocuktu. Bize dokunan ellerin minikliğinden biliyoruz. Hayatlarını aylık 38 dolara satmak zorunda kalanlardı.” Yüzüm kızarıyor, kalp atışlarım artıyor ve kulaklarım zonkluyor. Hemen hatırlıyorum, patronların ucuz işgücü cennetinde, Bangladeş’te yaşanan katliamı. Ve o birbirini korumak umuduyla sımsıkı sarılan iki işçinin fotoğrafını anımsıyorum. Devam ediyorlar: “Gözleri, bedenleri nice yangınlar gördü. Defalarca öldürüldüler. İlk ölenlerin üzerinden yıllar geçti. Yerlerine çocukları geçti tezgâh başlarına. Ve değişmezse bilinçler, onlar da betonların arasında sıkışıp kalacaklar.” Gözlerim doluyor, boğazım düğüm düğüm, yutkunamıyorum. Kendimi zorlayarak “ben ne yapabilirim ki” diye haykırıyorum delirmişçesine. Aynı anda şöyle sesler geliyor: “Tek başına değilsin. Binlersiniz, milyonlar hatta milyarlarsınız. Bizleri ve her şeyi nasıl üretip var ediyorsanız, dünyayı da değiştirebilirsiniz. Yeter ki ‘ben’ olmaktan çıkıp ‘biz’ olmaya başlayın.”

11 Şubat 2018






Son Eklenenler

  • adaletsizlik-890x395.jpg
    Hayatımızın her alanını saran ve geçinmemizi git gide daha da zorlaştıran ekonomik kriz; gün geçtikçe hayatlarımızı daha çok etkiliyor, akıllarımızı meşgul ediyor. Ben de üniversitedeki ev...
  • ahmet-kaya-bir-mesajla-kabus.jpg
    Arkadaşlar mektubuma başlamadan önce sizleri uyarmak istiyorum. Yazının ortasına bile gelmeden birçoğunuz “Bu kadar da değil. Gerçek değildir bu!” diyecektir. Birazdan paylaşacağım gazete haberini...
  • cinde-tokat-motivasyonu.jpg
    Bir insan niye çalışır? Hiç kimse “bu gün canım sıkıldı, gideyim de biraz araba parçası üreteyim, montaj yapayım, pantolon dikeyim” demez. Yaşamak için çalışmak zorunda olduğundan çalışır. Hatta bazı...
  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...
  • bulasikci.jpg
    Geçenlerde Kadıköy’e sendikama gideyim dedim. Ama sendikamız o gün erken kapanmış. Sekreterimiz de çıkmış. Oraya gitmek için de biraz aceleyle yürümüştüm. Geri dönüp yürüyecek gücü bulamadım. Bir...
  • yoksulluk-artiyor.jpg
    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesi görüşmeleri, bir önceki gün Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda yapıldı. Görüşme sırasında ortaya konulan veriler, yoksulluğun ne kadar yayıldığını...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this