UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Zamlara, İşsizliğe, İş Saatlerinin Yükseltilmesine Karşı Mücadeleye!

Temmuz 2008, no:4

Patronların has temsilcisi AKP hükümetinin zam yağmuru durmuyor. Yapılan zamlar ile işçi kitleleri sefalete sürükleniyor ve geçim sıkıntısı iyiden iyiye artıyor. Patronlar ise peş peşe kârlarını açıklıyorlar. Rakamlar patronların servetine servet kattığının ispatıdır. Patronların kârları yükselirken işçi ve emekçi halk giderek yoksullaşıyor. Her şeyi üreten işçiler, ama ürettiğine öylece uzaktan bakan da işçiler. Mil­yonlarca işçi işsiz, yoksul ve yarı aç durumda! Kimile­rinin kursağına bir kaşık sıcak çorba bile girmiyor.

Elektrikten doğalgaza, sudan ulaşıma, tuzdan bibere her şeyin, ama her şeyin fiyatına zam geliyor. AKP hükümeti elektrik zammını otomatiğe bağlamış durumda, yani üç ayda bir zam gelecek. Sadece geçen ay elektriğe yapılan zam oranı %23, yılbaşından bu yana yapılan toplam zam ise %50’yi bulmuş durumda. Gıda fiyatları ise almış başını gidiyor. Bir kilo pirincin fiyatı 5 YTL’ye ulaşmış bulunuyor. Yani asgari ücret alan bir işçi günde 3 kilo pirince alın teri döküyor. İşçiler sofralarına kırmızı et koyamıyorlardı, şimdi buna tavuk ve balığı da eklemek gerek. İşçi aileleri en temel besin maddelerinden mahrum yaşıyorlar. Öyle ki kalitesiz ve ucuz ürünleri dahi alamaz hale gelmiş bulunuyoruz. Buna rağmen mutfak masrafları iki, hatta üç katına çıktı.

İşçileri sadece açlığa değil, evlere de hapsetmek istiyorlar. Ulaşıma yapılan zamlar yüzünden bıraktık tatili, pikniğe ve denize bile gidemiyoruz. İstanbul’un bir yakasından öteki yakasına geçmek için bir günlük yevmiyemizi gözden çıkarmak gerekiyor. Geçen ay sessiz sedasız mavi karta, akbile ve biletlere zam yapıldı. Son altı ay içerisinde işçi ve emekçilerin en çok tükettiği ekmeğe dahi üç kez üst üste zam yapıldı. Altı ay önce 25 Ykr olan ekmek 85 Ykr’a (eski parayla 850 bin lira) çıkarıldı. İşçilerin oturdukları mahallelerdeki ortalama ev kiraları 500 YTL’nin üstünde. Bir işçinin bir aylık ücreti çoğu kez yalnızca oturduğu evin kirasını ödemeye bile yetmiyor. Peki, her şey zamlanırken, aynı şekilde işçilerin ücretleri de zamlanıyor mu?

Elbette ki hayır! Asgari ücret yerinde sayarken, toplu iş sözleşmelerinde patronlar sıfır zam dayatıyorlar. 1 Tem­muz­da asgari ücretin günlüğüne 73 Ykr zam yapıldı. Bu “çok iyi zam”la asgari ücretlinin aylığı 435 YTL’den 457 YTL’ye çıkartılmış oldu. Çalışma Bakanı Faruk Çelik gözlerimizin içine baka baka biz işçilerle alay ediyor. Bakan şöyle diyor: “Asgari ücrete çok iyi bir zam yaptık”! Öylesine büyük bir zam ki, her gün bir ekmek almaya dahi yetmiyor.

Toplu iş sözleşmelerinde de durum farklı değildir. Pat­ronlar önce sıfır zam dayattılar, işçilerden gelen tepkiler üze­rine bunu geriye çektiler. Ama alay edercesine, bu kez de %5’i geçmeyen zamlar dayattılar. Ne yazık ki, birçok işyerinde işçiler mücadele etmeye hazır olmasına rağmen sendika bürokratları işçileri sattılar. Toplu iş sözleşmeleri işçilerin aleyhine ve patronların çıkarına bağıtlandı. Satış söz­leşmesine tepki gösteren işçiler ise patron-sendika işbirliğiyle ya işten atıldı ya da atılmakla tehdit edildi. Ama bu durumun böyle gitmeyeceği, işçilerin daha fazla boyun eğmeyeceği de açığa çıkmış bulunuyor.

Her şeye zam yapılıyor, ücretlerimiz yerinde sayıyor, ama iş saatleri uzuyor, açlık ve yoksulluk artıyor, işsizlik oranları giderek büyüyor. İstatistik Kurumuna göre işsizlik oranı %11’i geçmiş bulunuyor. Ekonomik krizi bahane eden patronlar önümüzdeki dönemde on binlerce işçiyi işten çıkartacaklar. Milyonlarca işçinin işsiz kalması, açlıktan kırılması ve yoksulluk içinde kıvranması burjuva devletin de patronların da umurunda değildir. Patronlar sınıfı sadece ama sadece kâr etmeye bakıyor ve dünyanın tüm nimetlerinden istedikleri gibi faydalanıyor. Bırakın patronların kendilerini, kedilerinin ve köpeklerinin günlük masrafı bile bir işçinin aylık ücretini misliyle aşmaktadır.

Sağanak zam yağmuru biz işçileri vuruyor. İşsizlik kırbacı bizim sırtımızda şaklatılıyor. Üç kuruşluk asgari ücrete mahkûm edilen biziz. Bizi açlığa, işsizliğe, yoksulluğa mah­kûm eden, patronlar sınıfı ve onların kapitalist düzenidir. Zamları durdurmanın, ücretleri artırmanın ve iş saatlerini düşürmenin tek yolu örgütlü mücadeleden geçmektedir. İşçi sınıfı örgütlü mücadeleye katılmadıkça, işyerlerinden başlayarak mücadeleyi mahallelere ve meydanlara doğru taşımadıkça saldırılar geri püskürtülemez. Yeni kazanımlar elde edilemez. O halde zamlara, işsizliğe, açlığa, yoksulluğa, iş saatlerinin yükseltilmesine ve kapitalist sömürü düzenine karşı mücadeleye!

17 Temmuz 2008
AttachmentBoyut
no4.pdf1021.71 KB






Son Eklenenler

  • adaletsizlik-890x395.jpg
    Hayatımızın her alanını saran ve geçinmemizi git gide daha da zorlaştıran ekonomik kriz; gün geçtikçe hayatlarımızı daha çok etkiliyor, akıllarımızı meşgul ediyor. Ben de üniversitedeki ev...
  • ahmet-kaya-bir-mesajla-kabus.jpg
    Arkadaşlar mektubuma başlamadan önce sizleri uyarmak istiyorum. Yazının ortasına bile gelmeden birçoğunuz “Bu kadar da değil. Gerçek değildir bu!” diyecektir. Birazdan paylaşacağım gazete haberini...
  • cinde-tokat-motivasyonu.jpg
    Bir insan niye çalışır? Hiç kimse “bu gün canım sıkıldı, gideyim de biraz araba parçası üreteyim, montaj yapayım, pantolon dikeyim” demez. Yaşamak için çalışmak zorunda olduğundan çalışır. Hatta bazı...
  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...
  • bulasikci.jpg
    Geçenlerde Kadıköy’e sendikama gideyim dedim. Ama sendikamız o gün erken kapanmış. Sekreterimiz de çıkmış. Oraya gitmek için de biraz aceleyle yürümüştüm. Geri dönüp yürüyecek gücü bulamadım. Bir...
  • yoksulluk-artiyor.jpg
    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesi görüşmeleri, bir önceki gün Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda yapıldı. Görüşme sırasında ortaya konulan veriler, yoksulluğun ne kadar yayıldığını...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this