Navigation

Buradasınız

Bal Arıları, Bülbül ve Açgözlü Dev

Bir gün bülbül, yıllardır aynı ağaçta yaşadığı arkadaşlarının vızıltısından rahatsız oldu. Bu vızıltılar doğduğundan beri komşu oldukları balarılarından geliyordu. Bülbül “bu nasıl saygısızlık, muhteşem sesimi duyamıyorum” dedi. Akşama kadar suyun aksinde rengârenk, güzel mi güzel tüylerine hayran hayran bakıp adeta kendine âşık olan bülbül, ayrıca dünyada kendisinden daha güzel bir ses olmadığını düşünüp saatlerce şarkı söylerdi. Bülbül “ben dünyanın en güzel şarkılarını söylerken arılar ‘vız vız da vız vız’ sadece gürültü yapıyorlar, buna bir çözüm bulmalıyım” dedi. Bir şekilde arıları ağaçtan kovmak istiyordu. Fakat arılarla başa çıkamazdı.

Bir gün bülbül, yıllardır aynı ağaçta yaşadığı arkadaşlarının vızıltısından rahatsız oldu. Bu vızıltılar doğduğundan beri komşu oldukları balarılarından geliyordu. Bülbül “bu nasıl saygısızlık, muhteşem sesimi duyamıyorum” dedi. Akşama kadar suyun aksinde rengârenk, güzel mi güzel tüylerine hayran hayran bakıp adeta kendine âşık olan bülbül, ayrıca dünyada kendisinden daha güzel bir ses olmadığını düşünüp saatlerce şarkı söylerdi. Bülbül “ben dünyanın en güzel şarkılarını söylerken arılar ‘vız vız da vız vız’ sadece gürültü yapıyorlar, buna bir çözüm bulmalıyım” dedi. Bir şekilde arıları ağaçtan kovmak istiyordu. Fakat arılarla başa çıkamazdı. Bülbül narin bir hayvandı. Bugüne kadar hep prensesler gibi yaşamıştı. Annesi ve babası bir dediğini iki etmemiş ne isterse yapmışlardı. Arılar gibi hırçın değildi. Üstelik arıların da iğnelerinden epeyce korkardı. Arılar bir araya geldiklerinde çok güçlü oluyorlardı. Bülbül düşündükçe korkmaya başladı.

Oysa arılar, dünyanın en güzel yiyeceklerinden biri olan balı üretmekteydi. Arılar ne iş olsa birlikte yapar ve böylece onlara hiçbir iş zor gelmezdi. Arılar dayanışmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu bilir, şarkılarını bile hep beraber söylerlerdi. Ne yazık ki kişisel zevklerinden başka derdi olmayan bülbül arıların dayanışmasını saçma bulur ve anlamazdı. Bülbül, arkadaşları için bile faydalı şeyleri hiç mi hiç düşünmezdi. Doğanın diğer canlıları bülbülün umurunda bile değildi. “Şu arılardan nasıl kurtulayım, ne yapayım?” diye düşünürken aklına Altın Dağı’nın tepesinde yaşayan açgözlü dev geldi. Peki ama arıları yakalaması için devi nasıl ikna edecekti? Arılar küçücük, dev ise kocamandı. Arıları yakalatmak imkânsız görünüyordu.

Dev, mağarasında tembel tembel oturan, diğer hayvanları kendi emrinde çalıştıran ve zenginliğiyle övünen kötü kalpli biriydi. Gücünün yettiği tüm hayvanlara kötü davranırdı. Bunların farkında olan bülbül devin yanına gitmeye çekiniyordu. Bir süre düşündükten sonra kararını verdi. Kibri ve komşusuna olan nefreti galip geldi. Açgözlü devle konuşacaktı. Soluğu devin mağarasında alan bülbül, deve arıların çok güzel balları olduğunu, mutlaka denemesi gerektiğini söyledi. Tabi bülbül balı öyle bir methetti ki devin ağzının suyu aktı. Hizmetindekilere döndü ve “derhal arıların yuvalarına gidin tüm ballarını alın ve yuvalarını yakıp yıkın, arıları da öldürün” dedi. Bunu duyan bülbül kendi yuvasının da yıkılacağını düşünerek hemen söze girdi ve “hayır olmaz” dedi. Dev, bülbülü avucunun içine alıp sıkmaya başladı. “Sen bana karşı mı geliyorsun?” dedi. Bülbül; “hayır efendim yanlış anladınız. Şöyle ki siz eğer onları öldürürseniz bir daha bal yiyemezsiniz. Oysa ben sizin ömür boyu bu güzel yiyecekten yemenizi isterim” dedi. Bunu duyan dev bülbüle “nasıl olacak bu dediğin, anlat bakalım” dedi. Bülbül başladı anlatmaya “arıların bir kraliçesi var, eğer onu tutsak edersen diğer arılar senin kölen olur ve sana hizmet etmek zorunda kalırlar” dedi. Ayrıca “balarılarının kovanları gizlidir bulamazsın. Ama istersen ben sana kraliçe arıyı getirebilirim. İkinci günün sabahında buradayım” dedi. Devi zekâsıyla ikna eden bülbül hızla oradan uzaklaştı.

Bülbül söz verdiği gibi ikinci günün sabahında kraliçe arıyı getirip deve teslim etti. Kraliçe arıyı bir sandığın içine hapseden dev, artık arıların tüm balına el koymuştu. Dev bülbüle dönüp “teşekkür ederim. Sen çok zeki bir kuşsun, çok güzel tüylerin ve dinleyen herkesi mest eden bir sesin var. Bana çok faydan dokundu. İstersen hep bu mağarada kal, seni buradaki tüm köle hayvanların lideri yapayım. Güzel sesinle onlara emirler verirsin” dedi. Övgüden mest olan bülbül devin teklifini kabul etti. Dev eliyle işaret ederek “bak burası da makam odan” dedi. Devin bülbüle makam odası diye tanıttığı yer aslında bir kafesti. Bülbül aldığı övgülerin verdiği hazla açgözlü devin esas niyetini anlayamadı. Kafese kendi ayağıyla giren bülbül bir anda kapının dev tarafından kilitlendiğini görünce şaşkına döndü. Dev kahkahalarla gülerek, “hah hah ha artık sen de sadece benim için şarkı söyleyeceksin” dedi. Bülbül “ama ben sana güzel bir yiyecek getirdim ve yardım ettim” dedi. Açgözlü dev “bunca yıllık arkadaşlarına ihanet edip benim gibi kötü birinin eline teslim eden biri bana her koşulda ihanet eder” dedi.

Böylece dayanışma, kardeşlik ve birlik olmak gibi erdemlere sahip olmayan, aksine bu gibi kavramları her fırsatta küçümseyen, kendinden başka hiç kimseyi düşünmeyen bülbül, komşularına ihanetin bedelini ömrünün sonuna kadar açgözlü devin kafesinde mahkûm olmakla ödedi.

12 Mayıs 2020

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Koronavirüs bahanesiyle hız kazanan hak gaspları ve saldırılar tüm dünyada işçilerin hayatını derinden etkilemeye devam ediyor. Daha şimdiden milyonlarca işçi koronavirüs bahanesiyle ücretsiz izne çıkarıldı, işten atıldı. Sözde koronavirüse karşı...
  • Koronavirüs yaygarasının giderek daha çok koparıldığı Latin Amerika ülkelerinde emekçilerin öfkesi de büyüyor. Karantina günlerinin uzatıldığı, emekçilerin işsiz kaldığı, açlığın arttığı ülkelerde yaratılan korku atmosferine rağmen işçiler mücadele...
  • Her çağda, her dönemde sömürüye ve zulme karşı mücadele verenler var olmuştur ve olacaktır. Tarihsel hafızada birikip bugünlere, bizlere kadar ulaşmış olan çok büyük deneyimler mevcut. Egemenler her ne kadar toplumda bir korku yaratsalar da korkuya...
  • Dünya işçi sınıfı mücadelesinin en şanlı günü olan 1 Mayıs geride kaldı. Biz işçilere yaşatmamaya çalıştılar gerçi bu şanlı günü, kapitalist sistemin efendileri insanları evlerine hapsederek tekrardan hatırlamayalım istediler mücadele azmimizi,...
  • Kapitalistler koronavirüs bahanesiyle baskıları arttırmaya devam ediyorlar. En son 1 Mayıs’ta sorunlarımızı meydanlarda haykırmamıza engel oldular. Gelecek kaygımız git gide büyüyor ve düzgün bir eğitim alamıyoruz. Krizi virüs örtüsü altına...
  • İşçi sınıfının geçmişinde hep mücadeleler olmuştur. Egemenlerin saldırıları da olmuştur. 1977 1 Mayıs’ı da buna örnektir. 1 Mayıs 1977’de Taksim’de 34 işçi katledildi. Katiller egemenler tarafında cezalandırılmadı. Her ne kadar unutturmaya...
  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor ve patronlar yine krizin faturasını işçilere kesiyorlar. Bu da milyonlarcamızın işsiz kalmasına neden oluyor. Böyle bir durumda bile teşvikler, destekler yine patronlara akıyor. İşçilerin maaşlarından kesilen...
  • Yaşadığım mahallede yaklaşık on gündür sokaktan geçen ve bağıran insanların seslerini duyuyorum. Bir sütçünün ya da bir hurdacının sesi değil bu sesler. “Açım!” diye bağıran insan sesleri… “Açım ablalar, açım abiler... Ne olur yemek verin, bir parça...
  • Dünya egemenleri, kapitalist sistemin krizini gizlemek için koronavirüs salgınını adeta bir örtü olarak kullanıyorlar. Her fırsatta ekranlardan boy gösterip “sosyal mesafeye” dikkat etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Sözde alınan önlemler kapsamında...
  • Pandemi bahanesiyle milyonlarca Amerikalı işini kaybetmeye devam ediyor. Çalışma Bakanlığının verilerine göre dönemsel olarak görülen işsiz sayısının dışında Mayıs ayının ikinci haftasında 3 milyon kişi daha işini kaybetti. Böylelikle Mart ayının...
  • Sosyal Güvenlik Kurumu 7 Mayısta özel bir genelge yayınladı. Bu genelgeyle Covid-19’un iş kazası ya da meslek hastalığı kapsamında sayılmayacağı bildirildi. Yani bu genelgeye göre çalışırken işyerinde, fabrikada Covid-19’a yakalanan işçiler için iş...
  • Tüm dünyada olduğu gibi bu topraklarda da emekçi kitleler çok zor günlerden geçiyor. İşçiler işsizlikten açlıktan, yoksulluktan intihar ediyor. İşçi ailelerinde ekonomik sorunlar nedeniyle şiddet artıyor, psikolojiler bozuluyor. Sefaletin kör...
  • 2020 1 Mayıs’ını koronavirüs korkutmasının gölgesinde bırakmayan UİD-DER, hem internet sitesiyle hem de İşçi Dayanışması bülteniyle işçilere moral ve güç verdi. Koronavirüsten başka bir şey konuşulmadığı, insanların bırakın meydanlara evinin önüne...