Navigation

Buradasınız

Canımız mı Çıksın Yoksa Sesimiz mi?

Çalışma koşulları gittikçe ağırlaşıyor. Aldığımız ücretler yetmiyor, uzun iş saatlerine bir de fazla mesailer ekleniyor. Biraz daha iyi şartlarda yaşayabilmek için, daha doğrusu geçinebilmek, borçlarımızı ödeyebilmek için günümüzün 10-12 saatini işyerinde geçiriyoruz. Haftalık izinlerimizde ekstra işlere gitmek zorunda kalıyoruz. İşsizlik almış başını gidiyor. Erken yaşlarda meslek hastalıklarına yakalanıyoruz. Kısacası canımız çıkıyor, ömrümüz tükeniyor. Ailemizin, sevdiklerimizin yüzünü göremiyoruz çoğu zaman. Patronlar sınıfı tarafından bize reva görülen hayat bu. Bu koşullara ses çıkardığımızda ise grevlerimiz yasaklanıyor, polis baskısıyla karşı karşıya kalıyoruz. Patronlar tarafından hain ilan ediliyoruz. Biz işçilere canın çıksa da sesin çıkmasın deniliyor.

Aslında hepimiz bıktık sabahın köründe yollara düşmekten... Çok çalışmaktan, ev-iş arasında hayatı tüketmekten... Bıktık her gün yorgun yüzlere eklenmekten... Bıktık, bıktık, bıktık! Hayat böyle mi geçip gitmeli peki? Hayır, böyle devam etmemeli! Bu katlanılamaz koşulların değişmesi için mücadele etmek bir zorunluluk olarak önümüzde duruyor. Mücadele ise ancak örgütlü bir şekilde verilebilir. İşçiler ancak paylaşarak ve dayanışma içinde var olabilir. Boyun eğmeyip zalimin zulmüne karşı durduğumuzda, mücadele saflarında yerimizi aldığımızda, yaşanılabilir bir hayat yarın bizi bekliyor olacak. Ya mücadele, ya mücadele! Başka türlüsü mümkün değil.

18 Aralık 2017

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kapitalist sömürü düzeni tarihinde eşi görülmemiş bir ekonomik krizle boğuşuyor. Sistemin efendileri ise bu krizin sosyal sonuçlarından bir süreliğine de olsa kurtulmanın, zaman kazanmanın şimdilik iyi bir formülünü bulmuş görünüyor: Koronavirüs!...
  • Neredeyse günün her saati konuşulan konu Covid-19! Salgından etkilenen ve ölen insanların sayıları adeta skorlar halinde gündemimize taşınıyor. İş öyle bir hal aldı ki hangi ülkeden kaç kişinin öldüğünü ve ülkemizdeki ölüm oranlarını konuşup sürekli...
  • Neredeyse tüm ülkelerde sağlık sistemi çökmüş durumda. Kapitalizm altında her şeyi paralı hale getiren patronlar sınıfı, sağlığa da aynı mantıkla yaklaşıyor. Hastanelere ticarethane, hastalara ise müşteri gözüyle bakıyorlar. Sağlık sistemlerinin...
  • Her yerde olduğu gibi bizim fabrikada da gündem koronavirüs. İlk haftalarda göstermelik bazı tedbirler alındı. Bir A4 kâğıdına yapılması ve yapılmaması gerekenler yazıldı. Tabi tek düşünceleri “işçinin sağlığı” olan patronlarımız bunlarla yetinmedi...
  • Patronların koronavirüs salgınını bahane etmelerine, fırsatçılığına şahit oluyoruz. Kapitalist sistemin debelendiği kriz çağındayız. Ekonomik kriz nedeniyle biz işçilerin, emekçilerin payına düşen hayat şartları daha da kötüye gidiyor. Bu da...
  • Kamu hastanesinde sağlık emekçisi olarak çalışıyorum. Tüm dünyanın ve özellikle sağlık emekçilerinin gündeminde olan Covid-19 salgınıyla ilgili işyerinde başka bir arkadaşımla yaptığım sohbeti aktarmak istedim. Bizler genelde nöbet çıkışlarında...
  • Kardeşler, bizler çeşitli sektörlerde sendikalı çalışan işçileriz. Sendikalarımızın bağlı olduğu konfederasyonların patron örgütleriyle birlikte aynı bildiriye imza attığını duyunca çok öfkelendik. Bu durumu size yazmak istedik. Sermaye sınıfı, “...
  • Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gündemi ile birlikte sermaye sınıfı işçilerde, yoksul emekçilerde ve emekçi ailelerin çocuğu olan öğrencilerde tedirginlik ve korku oluşturmaya çalışıyor. Ne yapacağını bilemeyen örgütsüz kitleler bu korkunun...
  • Son günlerde malum herkesin tek bir gündem konusu var: Koronavirüs. Telefonlarda, sokakta, işyerinde, otobüslerde herkesin sadece bu konuyu konuşuyor. Gazetelerde, televizyonlarda tüm programlar koronavirüs üzerine. İnsanlar evden çıkmaya korkar...
  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...