Navigation

Buradasınız

Devlet Malzeme Ofisinde Sorunlarımız

Ben Devlet Malzeme Ofisinde 10 yıldır çalışan bir işçiyim. DMO devlet sektöründe yer alan bir matbaa fabrikasıdır. Maliye Bakanlığının evraklarını, elektrik makbuzlarını, trafik ceza makbuzlarını, yani bize borç yükü olarak gerisingeri dönecek makbuzları üretiyoruz. Her başa gelen hükümet, bu matbaada kullanılan hammaddeyi iktidara yakın olan firmalardan sözümona ihale yaparak alıyor. Dolayısıyla devletin yani hepimizin cebimizdeki paraları iktidar yanlılarına akıtıyorlar.

Diğer tüm sektörlerde olduğu gibi bizim işyerimizde de birçok sorunlar yaşıyoruz. Bazı arkadaşlarımıza neredeyse vizite kâğıdı dahi vermiyorlar. Devlet işi olduğu için işyerinde kaybolan herhangi bir malzemeden işçiler sorumlu tutuluyor. Hırsız muamelesi görüyoruz. İşçi memur ayrımı oldukça fazla yapılıyor. Bir türlü ortak biçimde duramıyoruz. Aynı şekilde işçi arkadaşlarımızın arasında da ayrışmalar var. Özellikle de bilinçsizliğimizden kaynaklı olarak din tartışmaları üzerine yapılan gruplaşmalar ortaya çıkıyor. Namaza giden arkadaşlar gitmeyenleri tuhaf karşılıyor, uzaylı olarak görüyor. Oysaki bizler bu ayrımların tuzağına düşmeden patronların bizlere neler yaptığını görmeliyiz. Bizim paralarımızı yatırım adı altında iktidar yandaşı şirketlere peşkeş çekiyorlar. Bozuk makineleri fabrikaya dolduruyorlar. Fabrika 2 yıl sonra taşınacak olmasına rağmen yatırım adı altında çöpe atılan paranın haddi hesabı yok.

Bizlerin bu sorunlara karşı duyarlı olmamız lazım. Bilinçlenmemiz için bizim sorunlarımızı anlatan, haklarımızı öğreten, mücadeleyi örgütleyen UİD-DER’e katılmamız ve işyerlerimizde sendikal mücadelemizi yükseltmemiz lazım.

27 Ağustos 2008

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Bazen bir film bize yaşadığımız hayatı sorgulatabilir, gerçekleri gösterebilir. İşte Truman Show böyle filmlerden biridir. Filme göre “Truman Show” tüm dünyada canlı olarak yayınlanan bir şov programıdır. Truman adlı genç adamın yaşadığı kasaba...
  • Roma, kudretli “sınırsız” imparatorluk! Kuzey Bri­tanya’dan Cezayir’e, Galya’dan Kudüs’e, Ren’den Nil’e uçsuz bucaksız topraklarda yükselen güç! Fetihten fethe koşan lejyoner ve imparatorların Roma’ya taşıdığı ganimetler: Köleler, hayvanlar,...
  • 25 Mayısta ABD’de siyah derli bir emekçi olan George Floyd’un ırkçı nefretle katledilmesi, ülkenin dört bir yanında gerçekleştirilen eylemlerle protesto edilmeye devam ediyor. ABD’li emekçilerin adalet haykırışları çok sayıda ülkeye yayılmış durumda...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 17 Ekim 2019’da bir isyan başlatmış, yoksulluğa, yolsuzluklara ve işsizliğe karşı aylarca mücadele etmişlerdi. Başbakan Saad el-Hariri’nin istifa etmesini sağlayan işçiler, yeni başbakan için de “eski düzenin yeni...
  • İşçi sınıfının ozanı Nâzım Hikmet 3 Haziran 1963’te sonsuzluğa uğurlandı. O, 61 yıllık ömründe hangi renkten, hangi dilden, hangi ırktan olursa olsun büyük işçi sınıfı ailesinin yaşamını ve mücadelelerini anlatan şiirler, oyunlar ve romanlar yazdı....
  • Koronavirüs nedeniyle Nisan ayı başlarında 20 yaş altındaki gençlere sokağa çıkma yasağı getirildi. Kayıtlara göre Türkiye’de 20 yaş altı 26,9 milyon genç var. Bu gençlerin 1 milyon 385 bini genç ve çocuk işçilerdir. Bu genç ve çocuk işçilerin 470...
  • Korona günlerinin vazgeçilmezi, alışveriş listelerimizin gözdesi, bu zor günlerimizde soframızdan eksik etmediğimiz makarna... İhtişamlı zengin sofralarının yalnızca süsü, yoksul sofralarımızın ise ana yemeği makarna… Faydalarını sayarak...
  • ABD’de Minneapolis’te bir polisin George Floyd’u katletmesinin ardından protestoların ve gösterilerin devam ettiği günlerde, benzer bir cinayet de Toronto’da yaşandı. Regis Korchinski-Paquet adında 29 yaşında bir siyah kadın evinin balkonundan aşağı...
  • Örgütlü ve sınıf bilinçli mücadeleci işçiler, insanlığın özgürlük dolu bir dünya kurması için çalışıp didiniyor. Bizler, yürüdüğümüz bu yolda tarihin dehlizlerinde saklı dersleri bulup gün yüzüne çıkartmanın, bugünün genç işçi kuşaklarını geçmişiyle...
  • Bugün 2 Haziran… İşçi sınıfının sömürüsüz, sınıfsız, savaşsız bir dünya kurma kavgasının namuslu kalemlerinden Orhan Kemal’in 50. ölüm yıldönümü. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te hayata gözlerini yumduğunda, geriye tepeden tırnağa onurlu bir hayat...
  • Bir Kızılderili atasözü der ki;/ “Son ırmak kuruduğunda/ Son ağaç yok olduğunda/ Son balık öldüğünde/ Beyaz adam / Paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”/
  • Her işin başı sağlıktır. “Sağlık olsun da gerisi hallolur” deriz hani. Peki, nedir sağlık? Sağlık, “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmak” şeklinde tanımlanıyor. O halde sağlık...
  • Zaman ilerliyor, bilim ve teknoloji gelişiyor. İnsanlık uzayın derinliklerinde yeni gezegenler keşfediyor. Bir tuşla dünyanın başka ucuna kitaplar dolusu bilgi gönderiyor, kilometrelerce ötedeki biriyle görüntülü konuşulabiliyor. Makineleşmenin...