Buradasınız
Doyacaksa Karnımız Beraber Doysun, Aç Kalacaksak da Beraber Olsun
İkitelli’den bir tekstil işçisi
16 Ağustos Pazar günü UİD-DER’in düzenlediği deniz organizasyonunda birlikteydik. Denize Halkalı Kâğıt’ta çalışan ve 1 ayı geçkin süredir grevde olan ağabeylerimiz, arkadaşlarımız da katıldılar. Beraber Silivri’ye gittik. Kahvaltının ardından denize girdik. Öğleden sonra UİD-DER’deki ağabeylerim ve arkadaşlarımla Halkalı Kâğıt işçileriyle beraber oturduk. Bir yandan çay içtik, bir yandan sohbet ettik. Deniz bir tarafa, günün en güzel yönü grevci ağabeylerimle konuşmaktı. Onlara aklıma takılan bütün soruları sordum. Grev nedir? Neden yapılır? Hayatımda grev nedir görmedim bugüne kadar. Onlar bir ayı geçti grevdeler. Anlatılanlardan çıkardığım sonuç açık. Sendika denilen şey çok önemli işçiler açısından. Benim çalıştığım işyerinde ne yazık ki sendikamız ve işçi arkadaşlarımızla örgütlülüğümüz yok.
Bu dünyada hakkını arayan suçlu sayılıyor nedense. Grevci işçiler sadece haklarını istiyorlar. Senelerdir orada çalışmış olan bir ağabey, ilk defa grevle tanıştık demişti. Genci yaşlısı, oraya senelerini verenler, aylarını verenler, herkes bir aydır orada. Her gün beraberler ve mücadelenin içindeler. En önemlisi birlik var. UİD-DER olarak daima onların yanında olmaya, destek vermeye çalıştık. Çıkarlarını savunduğumuz işçi sınıfı kimsenin bilmediği kadar güçlü aslında.
Son olarak deniz dönüşü grev yerine gittik. Grevci ağabeylerimizi, arkadaşlarımızı bıraktık. Yine oturup biraz sohbet ettik. Sonra hep beraber halay çektik, sloganlar attık, çok güzel bir gündü. En çok hoşuma giden yoldan geçen arabaların korna çalıp destek olmalarıydı. Hele bir tanesi vardı ki “helal olsun size” diye bağırıyordu. O an gurur duydum yaptığımız şeyle.
Ortada birilerinin haklı mücadelesi varsa bu hepimizin haklı davasıdır. Dertsiz başıma dert almayayım, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diye bakarsanız olaya yanlış düşünürsünüz. İstemeyerek bilincimize akıttığımız önyargı zehrinin zamanla dağılmasını bekleyemeyiz. Bir şeyler yapmak lazım. Patron tayfasının kabul etmek zorunda olduğu şey, işçi sınıfının haklarının göz ardı edilmemesidir.
Benim içimde büyüyen ve gitgide daha da derinleşen bir arzu söz konusu şimdilerde. Grevin ne olduğunu ve nasıl yapıldığını onların yanında yerimi alarak yeni yeni öğreniyorum. Ve öğrenecek çok şeyler var diye düşünüyorum.
Direniş içinde olan insanların birbirlerine besledikleri inanç ve güven beni çok mutlu ediyor. Doyacaksa karnımız beraber doysun, aç kalacaksak da beraber olsun.
Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber, Ya Hiçbirimiz!
“İşte Özgür Dünya!”
- UİD-DER 1 Mayıs’a Hazırlanıyor: Umut Örgütlü Mücadelede!
- Birlik ve Dayanışmamızı Büyütmeye Devam Edeceğiz
- Çatalca’da “Polonez İşçileri Diyor ki: Birlik ve Dayanışmamızı Büyütelim!” Etkinliği
- UİD-DER’de “İşçi Sınıfının Mücadelesi Durdurulamaz” Etkinlikleri Devam Ediyor
- “Orta Doğu’da İşçiler ve Sendikal Hareket” Kitabı Üzerine Söyleşi
- UİD-DER Mersin’de 1 Mayıs Etkinliği Düzenledi
- UİD-DER’de “Sermayenin ve İktidarın Saldırılarına Karşı 1 Mayıs Ruhuyla Mücadeleye!” Etkinlikleri
- UİD-DER’de Bir Kez Daha 8 Mart Coşkusu
- UİD-DER’de 8 Mart Etkinlikleri: Geçmişten Geleceğe Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!
- Ukrayna Savaşının 2. Yıldönümü: “Emperyalist Savaşa Karşı Mücadeleye!”
- “Ben Rosa Luxemburg” Oyunu İşçilerle Buluştu
- UİD-DER’in Coşkulu 1 Mayıs Etkinlikleri Devam Ediyor
- UİD-DER’den Coşkulu Etkinlik: 1 Mayıs’ta ve 14 Mayıs’ta Değişim İrademizi Gösterelim!
- Rosa Luxemburg: İnsanlığın Büyük Davasına Adanmış Bir Ömür, Yaşam Dolu Cesur Bir Yürek!
- Bu Heyecan Farklı Bir Heyecan
- Heyecan ve Duygu Dolu Bir Film Şeridiydi
- İşçi Sınıfının Aktarma Kayışı UİD-DER’e Teşekkürler
- Gerçeğin Işığını Taşıyanlara Selam Olsun!
- Ekim’in İzinde: Yeni Bir Dünyaya Mecburuz
- The Strike/Grev Resmi Bana Üniversitedeki Eğitim Seviyesini Hatırlattı
Son Eklenenler
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla İstanbul Kadıköy’de yapılan mitinge binlerce kişi katıldı. Kadıköy Söğütlüçeşme’de toplanan kitle, “Savaşa ve Sömürüye Karşı Demokrasi ve Barış Kazanacak” pankartı arkasında rıhtımdaki miting...
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...