Navigation

Buradasınız

İşçiler Ölüyor, Sermaye Büyüyor, AKP İzliyor!

Eylül 2014, No:78
2002 ilâ 2014 arasında 14 binden fazla işçi iş kazalarında ölüme gönderildi. Bu durumun savaştan ne farkı var? İş güvenliği önlemleri alınmayarak cinayete davetiye çıkartılıyor. Bu cinayetlerin sorumlusu patronlardır. Her gün ortalama 5 ya da 6 işçi iş kazası geçirerek iş cinayetine kurban gidiyor.

6 Eylülde İstanbul Mecidiyeköy’de yapımı süren Torunlar İnşaat’ın asansörü 32. kattan zemine çakıldı ve 10 işçi kardeşimiz yaşamını kaybetti. 10 işçi ailesinin evine ateş düştü, acı ve gözyaşı yürekleri dağladı. Aynı inşaatta daha 5 ay önce 19 yaşındaki Erdoğan Polat iş kazası geçirerek yaşamının baharında ölmüştü. Ama gerekli iş güvenliği tedbirleri alınmadı ve daha büyük bir kazaya davetiye çıkartıldı. İşçilerin sağlığı ve güvenliği patronun umurunda değildi, onun için önemli olan binanın bir an önce bitmesi, satılması ve kârın cebe indirilmesiydi. Bu nedenle katliama göz yumuldu.

Bu işçi katliamının sorumlusu olan şirketin patronu Aziz Torun’un tek derdi şirketinin ticari itibarıydı. Kameraların karşısına geçip işçileri suçladı ve şirketin itibar kaybetmesine izin vermeyeceklerini açıkladı. İnsan demeden edemiyor; itibarınız batsın! 10 işçi paramparça olmuş, ölen işçilerin yakınları ve milyonlarca insan acıya boğulmuşken, Aziz Torun utanıp sıkılmadan “Biz eğitimleri versek de çalışanların aynı hassasiyeti göstermediğini de biliyoruz” diyebiliyordu. İnsan pes diyor; insanda biraz izan ve vicdan olur, ama ne gezer! Torunlar İnşaat’ın sahibi paraya tapan kapitalist sistemin ürünüdür. Böylece bir kez daha kapitalist kâr düzeninin ne kadar alçak, ne kadar paragöz, insana değer vermeyen bir sistem olduğunu görmüş olduk.

Kâr hırsı patronların gözünü öyle bir bürümüş ki, onlar için işçilerin ölmesi yalnızca bir ayrıntıdır. Onların bambaşka bir dünyaları ve farklı duyguları var. Lüks arabalarının çizilmesine üzüldükleri kadar işçilerin ölmesine üzülmüyorlar. İşçilerin ölmesi ve medyada gündeme gelmesi onlar için işin durması ve sahip oldukları şirketlerin hisse senetlerinin borsada değer kaybetmesi anlamına gelmektedir ki, onlar için bu daha önemlidir. Dur durak bilmeyen iş kazaları ve işçi ölümleri bu gerçeği gözler önüne seriyor. 2014’ün yalnızca ilk 9 ayında 1300’e yakın işçi iş kazalarında yaşamını kaybetti. Bunların 300’ü inşaat işçisiydi. Bu kadar işçi ölmesine rağmen patronlar kıllarını kıpırdatmıyor, aileleriyle birlikte lüks yaşamlarına devam ediyorlar. AKP hükümeti ise işçilerin ölmesini seyrediyor. Acaba bu ölenler işçiler değil de patronlar olsaydı durum yine aynı olur muydu?

2002 ilâ 2014 arasında 14 binden fazla işçi iş kazalarında ölüme gönderildi. Bu durumun savaştan ne farkı var? İş güvenliği önlemleri alınmayarak cinayete davetiye çıkartılıyor. Bu cinayetlerin sorumlusu patronlardır. Her gün ortalama 5 ya da 6 işçi iş kazası geçirerek iş cinayetine kurban gidiyor. Soma’da 301 maden işçisi toplu olarak katledilmesine rağmen, ne patronlar ne AKP hükümeti bir adım attı. İş güvenliği önlemlerinin alınıp alınmadığını denetlemesi ve alınmadığı takdirde yaptırımlar uygulaması gereken AKP hükümeti, sorumluluğu üzerinden atıyor. Torunlar İnşaat’taki katliamdan sonra konuşan Çalışma Bakanı Faruk Çelik, sanki sorumlu AKP ve kendi bakanlığı değilmiş gibi, “neden bizi suçluyorsunuz?” diye sorabiliyor. Hesap vermesi gerekenlerin soru sorma hakkı yoktur. AKP hükümeti sıkı bir denetim yapıp ağır cezalar getirsin, bakın o zaman güvenlik önlemleri nasıl alınıyor. Ancak AKP’nin böyle bir derdi yoktur.

AKP’nin tek derdi ekonominin büyümesidir. Patronlar ile AKP arasında bir anlaşma vardır. İnşaat sektörü, AKP’nin çok övündüğü ekonomik büyümenin lokomotifidir. AKP hükümeti ve belediyeleri, her türlü kuralı, kanunu çiğneyerek inşaatlara izin veriyorlar. Arazileri talana açıyorlar. Böylece patronları alabildiğine zengin ediyor, karşılığında ise kendi paylarına düşeni fazlasıyla alıyorlar. Rantı ve yağmayı paylaşmaya dayanan bu kirli ilişkinin çarpıcı örnekleri var. Meselâ AKP’nin oy toplamak için dağıttığı bedava kömürleri, 301 işçinin katili olan Soma Holding sağlıyordu. Bedava gıda maddelerini sağlayan şirketlerden biri ise Torunlar Gıda’dır. Yani işçilerin katili Torunlar İnşaat’ın sahibi Aziz Torun! Patronlar ile AKP arasındaki bu ilişki nedeniyle, AKP katil patronları korumak için seferberlik ilan ediyor.

İş kazaları ve iş cinayetleri işçi sınıfımızın en büyük sorunlarından biridir. Bu konuda duyarlılık oluşturmak amacıyla bir kampanya yürüten derneğimiz UİD-DER, “İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!” sloganıyla yüz binlerce emekçiye ulaşmış, 100 bini aşkın imza toplamıştı. Ve bu imzaları işçilerin sesini duyurmak amacıyla Meclis’e de ulaştırmıştı. Süregiden iş kazaları ve iş cinayetleri, derneğimizin kampanyasının ne denli önemli olduğunu bir kez daha doğruluyor. Şunu hiç unutmayalım: İşçi sınıfı örgütlenip mücadele etmediği müddetçe, patronlar ve onların hizmetindeki hükümetler gerekli güvenlik önlemlerini almayacaklar. İş cinayetleri işçi sınıfı için yakıcı bir mücadele konusudur. Bu konuda yükseltilecek mücadele ise, kapitalist sömürü sistemini hedef almadan asla amacına ulaşamaz!

26 Eylül 2014

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • “Bir adım öne geçme zamanı! 60 yıllık tecrübemizi çalışma hayatımızın yarınları için seferber ediyoruz. Ülkemizi geleceğin merkezi yapmak için teknoloji hareketini başlatıyoruz.” Metal Sanayicileri Sendikası MESS ilk ürününü paylaşmaktan gurur...
  • Sağlıklı bireyler olabilmek başta sağlıklı beslenmekten geçiyor. İyi beslenenler daha az hasta olurlar. Özellikle kanser gibi önemli hastalıklara yakalanma riskleri de düşer. Bağışıklık sistemleri güçlü olduğundan Covid-19 gibi bulaşıcı hastalıklara...
  • Koronavirüs salgını dünyanın her yerinde sağlık işçilerinin iş yükünü daha da arttırdı. Bu süreçte hayata geçirilen tüm uygulamalar bilim kisvesi altında yapılırken gelin biz de artan iş yükü ve gece mesailerini bilimsel çerçevede değerlendirelim....
  • Ah ah ne günlerdi! Hasta olmaktan ve iğnelerden korksam da hasta olunca yiyeceğim güzel yemeklerin hayalini kurardım çocukken. O zamanlar pek öyle dolabımız dolmazdı. Okula giderken yılda toplasan beş defa bile harçlık aldığımı bilmem. Alsak bile en...
  • Pandemi ortaya çıktığından beri biz işçilerin sırtına binen yük her geçen gün artıyor. Biz işçiyiz, yük hayvanı, bir alet ya da makine parçası değiliz. Bizlerin de yaşamları, aileleri ve özlemleri var. Ama öyle bir düzende yaşıyoruz ki, biz işçiler...
  • Dünyanın birçok ülkesinde ücret artışı, iş güvenliği önlemlerinin alınması, ağır çalışma koşullarının düzeltilmesi, sağlık alanında daha fazla istihdam gibi taleplerle sokaklara çıkan sağlık işçilerine İranlı sağlık işçileri de katıldı. İşçiler 2...
  • UİD-DER olarak, sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yılbaşı akşamı ve takip eden üç gün boyunca yaptığımız yayın akışı sırasında dünyanın dört bir yanından sınıf kardeşlerimizin mücadelelerini hatırlattık. “Zamanı Karanlığa Boğanlara İnat Umut...
  • 2020 yılı işçi sınıfının haklarına yönelik büyük saldırıların gerçekleştiği bir yıl olarak geride kaldı. İşçilerin haklarını kırpmak, gasp etmek için her fırsatı değerlendiren sermaye sınıfı, koronavirüs salgınını da büyük bir fırsat olarak gördü ve...
  • Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle sık iş cinayetlerinin gerçekleştiği sektörlerin başında gelen tersanelerde yine bir iş cinayeti yaşandı. İstanbul’da Tuzla Gemi Tersanesinde 9 Ocakta gerçekleşen iş cinayetinde 25 yaşındaki İsmail...
  • Cargill işçileri 11 Ocak’ta direnişlerinin 1000. gününde Tarım ve Orman Bakanlığı önünde basın açıklaması yapmak ve çeşitli görüşmeler gerçekleştirmek için Ankara’ya gittiler. Tek Gıda-İş Sendikası Ankara Şubesine gelen işçiler buradan Bakanlığa...
  • Hindistanlı tarım emekçilerinin mücadelesi 40 günü aşkın bir zamandır sürüyor. Kötü hava koşullarına, su baskınlarına rağmen bir araya geldikleri ve kamp kurdukları eylem alanlarından ayrılmayan tarım emekçileri protesto gösterilerine devam...
  • “Zamanı Karanlığa Boğanlara İnat, Umut Ekiyoruz Yarınlara!” yayın akışını farklı evlerde ama aynı duygularla takip eden genç metal işçilerinin duygu ve düşüncelerini paylaşıyoruz.

UİD-DER Aylık Bülteni