Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları/5

Ekim 2012, No: 55

İş Kazası Nedir? Neler İş Kazası Sayılır?

İş kazası, işçinin işverene ait işi yaparken geçirdiği kaza ve bu kaza sonucunda yaralanması, sakatlanması, ölmesi veya ruhsal olarak hasar almasıdır. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda iş kazası tanımı yapılmamış ancak iş kazası sayılacak haller şöyle sıralanmıştır;

Sigortalı işçinin işyerinde bulunduğu sırada,

Patron tarafından verilen iş ve görevi nedeniyle işyeri dışında,

Bir işverene bağlı olarak çalışan işçinin, işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

Emziren kadın işçinin çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

İşçilerin işveren tarafından sağlanan bir taşıtla işyerine gidip gelmeleri sırasında meydana gelen kazalar iş kazası sayılır.

İş kazaları bazen işçinin yaralanmasıyla ya da hayatını yitirmesiyle sonuçlanıyor. Kimi zaman ise kazanın belirtisi o anda ortaya çıkmayabilir. İşçinin geçirdiği iş kazası ile ilgili olarak daha sonra ortaya çıkan bedensel ve ruhsal rahatsızlıklar doktor raporu ile tespit edilebilirse bu vakalar da iş kazası olarak değerlendirilir.

İş Kazası Raporu Nedir, Nasıl Tutulmalıdır?

İş kazası geçiren işçinin elindeki en önemli delil, kaza sonrası tutulan “iş kazası raporu”dur. Kaza sonrasında işçinin hakkını araması için bu delil şarttır. İş kazası raporu şu şekilde tutulur:

Patron ya da vekili tarafından, şahitlerin ifadeleri alınarak, kazanın oluş şekli açık ve detaylı bir şekilde tutanağa geçirilir. Tutanak, işveren veya vekili ve görgü şahitlerince imzalanır.

Kaza geçiren işçinin götürüldüğü hastanede, hastane polisi olayı kayıt altına almalı ve işçinin iş kazası sonucu hastaneye geldiğini ya da getirildiğini belirtmelidir.

Hemen akabinde olayın yaşandığı bölgedeki Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya bölge karakoluna başvurulması gerekmektedir.

Aynı zamanda iş kazası, olayın meydana geldiği bölge zabıtasına, jandarma veya emniyet birimlerine de bildirilmelidir.

Hemen başvurulamadığı durumlarda kaza, en geç 3 işgünü içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu ile İl Sigorta Müdürlüğü’ne yazılı olarak bildirilmelidir.

İş kazasının yaşanmasının ardından İş Müfettişleri olayı inceleyebilir. İşçinin, işe başlamadan önce aldığı sağlık raporu veya işyeri doktorunun düzenlediği doktor raporu, işi ile ilgili aldığı tüm eğitimler, sertifikalar ve iş kazası anında patron tarafından tutulmuş bulunan tutanağın bir nüshasının ayrı bir dosyada tutulması gerekir. Eğer yapılan iş, ağır ve tehlikeli işlere giriyorsa işçinin ağır ve tehlikeli işlerde çalışabilir raporunun da bulunması gerekir.

Patronlar genellikle iş kazalarını önlemeye değil, gizlemeye çalışır ve SGK’ya bildirmezler. Devlet kurumlarına bilgi vermedikleri gibi, rapor da tutmazlar. Rapor tutmak zorunda kaldıklarında ise, işçi kusurluymuş gibi gösterirler. Bu nedenle patronun tuttuğu raporu okumadan imzalamamak gerekir. Ayrıca iş güvenliği önlemlerinin alınmaması ya da yetersiz oluşu nedeniyle yaşadığımız kazanın ayrıntılarını belirten bir dilekçe ile SGK’ya başvurmalıyız. Hastaneden alınan evraklar da dilekçeye eklenmelidir. Sorumluların cezalandırılması için 6 ay içerisinde savcılığa başvurarak şikâyetçi olmalıyız. 

Sigortasız işçi, iş kazası geçirdiğinde ne yapmalı?

Kaza geçiren işçinin sigortalı ya da sigortasız olması değil, hak talep edebilmesi için kazayı kayıt altına aldırabilmesi önemlidir. Sigortasız işçi de iş kazası geçirdiğinde ilk önce kaza raporu tutulması konusunda ısrarcı olmalıdır. Hastaneye gittiğinde hastane polisine iş kazası raporunu tutturması gerekir. Aynı zamanda Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne de giderek şikâyette bulunabilir.

İş kazası geçiren işçi hangi davaları açabilir?

İş kazası geçiren işçi, kazayı geçirdiği işyerinde çalışırken de, oradan ayrıldıktan sonra da İş Mahkemesine başvurarak maddi ve manevi tazminat davası açabilir. İş kazalarında zaman aşımı süresi kazanın olduğu tarihten itibaren 10 yıldır. Dava açılıp duruşma başlamadan önce, iş müfettişleri incelemelerini yapıp raporlarını hazırlarlar. Bu yüzden dava açmadan önce mutlaka, işçinin bağlı bulunduğu Sigorta Müdürlüğü’ne başvuru yapılması şarttır. İş kazası geçirip SGK’ya bildirilmeyen kazalarda, öncelikle SGK’ya bildirim yapılarak iş kazası tespit davası açılmalıdır. Daha sonra işverene maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

15 Ekim 2012

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • “Bir adım öne geçme zamanı! 60 yıllık tecrübemizi çalışma hayatımızın yarınları için seferber ediyoruz. Ülkemizi geleceğin merkezi yapmak için teknoloji hareketini başlatıyoruz.” Metal Sanayicileri Sendikası MESS ilk ürününü paylaşmaktan gurur...
  • Sağlıklı bireyler olabilmek başta sağlıklı beslenmekten geçiyor. İyi beslenenler daha az hasta olurlar. Özellikle kanser gibi önemli hastalıklara yakalanma riskleri de düşer. Bağışıklık sistemleri güçlü olduğundan Covid-19 gibi bulaşıcı hastalıklara...
  • Koronavirüs salgını dünyanın her yerinde sağlık işçilerinin iş yükünü daha da arttırdı. Bu süreçte hayata geçirilen tüm uygulamalar bilim kisvesi altında yapılırken gelin biz de artan iş yükü ve gece mesailerini bilimsel çerçevede değerlendirelim....
  • Ah ah ne günlerdi! Hasta olmaktan ve iğnelerden korksam da hasta olunca yiyeceğim güzel yemeklerin hayalini kurardım çocukken. O zamanlar pek öyle dolabımız dolmazdı. Okula giderken yılda toplasan beş defa bile harçlık aldığımı bilmem. Alsak bile en...
  • Pandemi ortaya çıktığından beri biz işçilerin sırtına binen yük her geçen gün artıyor. Biz işçiyiz, yük hayvanı, bir alet ya da makine parçası değiliz. Bizlerin de yaşamları, aileleri ve özlemleri var. Ama öyle bir düzende yaşıyoruz ki, biz işçiler...
  • Dünyanın birçok ülkesinde ücret artışı, iş güvenliği önlemlerinin alınması, ağır çalışma koşullarının düzeltilmesi, sağlık alanında daha fazla istihdam gibi taleplerle sokaklara çıkan sağlık işçilerine İranlı sağlık işçileri de katıldı. İşçiler 2...
  • UİD-DER olarak, sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yılbaşı akşamı ve takip eden üç gün boyunca yaptığımız yayın akışı sırasında dünyanın dört bir yanından sınıf kardeşlerimizin mücadelelerini hatırlattık. “Zamanı Karanlığa Boğanlara İnat Umut...
  • 2020 yılı işçi sınıfının haklarına yönelik büyük saldırıların gerçekleştiği bir yıl olarak geride kaldı. İşçilerin haklarını kırpmak, gasp etmek için her fırsatı değerlendiren sermaye sınıfı, koronavirüs salgınını da büyük bir fırsat olarak gördü ve...
  • Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle sık iş cinayetlerinin gerçekleştiği sektörlerin başında gelen tersanelerde yine bir iş cinayeti yaşandı. İstanbul’da Tuzla Gemi Tersanesinde 9 Ocakta gerçekleşen iş cinayetinde 25 yaşındaki İsmail...
  • Cargill işçileri 11 Ocak’ta direnişlerinin 1000. gününde Tarım ve Orman Bakanlığı önünde basın açıklaması yapmak ve çeşitli görüşmeler gerçekleştirmek için Ankara’ya gittiler. Tek Gıda-İş Sendikası Ankara Şubesine gelen işçiler buradan Bakanlığa...
  • Hindistanlı tarım emekçilerinin mücadelesi 40 günü aşkın bir zamandır sürüyor. Kötü hava koşullarına, su baskınlarına rağmen bir araya geldikleri ve kamp kurdukları eylem alanlarından ayrılmayan tarım emekçileri protesto gösterilerine devam...
  • “Zamanı Karanlığa Boğanlara İnat, Umut Ekiyoruz Yarınlara!” yayın akışını farklı evlerde ama aynı duygularla takip eden genç metal işçilerinin duygu ve düşüncelerini paylaşıyoruz.

UİD-DER Aylık Bülteni