Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları/56 - [Çalışma Süreleri, Fazla Mesailer]

İşçiler haklarını bilmediklerinde ve sahip çıkmadıklarında, patronlar sömürüyü alabildiğine yoğunlaştırıyorlar. İş Yasasında var olan haklar gün geçtikçe kâğıt üzerinde kalıyor. Yasada var olan fakat son yıllarda patronların kendilerine göre değiştirdikleri, uygulamadıkları işçi haklarının bazıları şunlardır:

  • Çalışma sürelerinin en fazla kaç saat olacağı yasayla belirlenmiştir. Yasanın belirlediği bu süreleri işçi ve patronlar anlaşarak arttırma yoluna gidemezler. Haftalık ya da günlük çalışma sürelerini tarafların anlaşarak arttırdığı sözleşmeler geçersizdir. Haftalık çalışma süresi 45 saattir. 45 saati aşan çalışma süresi bir dakika olsa bile fazla çalışmadır. Yedi günlük bir zaman dilimi içerisinde 45 saat çalışan bir işçi en az 24 saat kesintisiz dinlenme (hafta tatili) hakkına sahiptir.
  • Fazla mesai yapılması için işçinin rızasını almak şarttır. İşçi bu rızayı her yıl tek bir belge imzalayarak verebilir. İşçinin rızası olsa dahi bir yılda 270 saatin üzerinde fazla çalışma yapmaya işçiler zorlanamaz. Yarım saatten az süren fazla çalışmalar yarım saat, yarım saatten fazla 1 saatten az süren fazla çalışmalar 1 saat olarak hesaplanmalıdır. Günlük çalışma süresi, fazla mesai dâhil günde 11 saati aşamaz.
  • Günlük çalışma süresi 7,5 saat olan işgünlerinde yarım saat, günlük çalışma süresi 9 saat olan işgünlerinde 1 saat ara dinlenmesi zorunludur. Ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz. Ara dinlenme süreleri tümüyle işçiye ait olan zaman dilimleridir. İşçiler dilerse ara dinlenmesi içerisinde işyerini terk edebilir.
  • Saat 20.00’da başlayan ve sabah 06.00’da sona eren süreye gece çalışma süresi denilir. Gece çalışmasında işçilerin 7,5 saatten fazla çalıştırılmaları yasaktır. Vardiyalı çalışmalarda yarıdan fazlası gece çalışmasına denk gelen çalışmanın tamamı gece çalışması olarak kabul edilir.
  • Ücretin en geç ayda bir ödenmesi gerekir. Ücretin kararlaştırılan ödeme gününü yirmi gün geçmiş olmasına karşın ödenmemesi halinde, işçinin çalışmama hakkı doğar.  Bu durumda topluca işi bırakabilirler. Bu şekilde iş bırakma yasa dışı grev olarak kabul edilemez. İşveren işçinin ücretini tek taraflı olarak düşüremez.
  • Sigortalı çalışıp çalışmamak patronun rızasına bağlı olan bir konu değildir. İşçinin işe ilk başladığı günden itibaren sigortası yapılmalıdır. İşçinin sigortaya hiç bildirimi yapılmamışsa,işçi, hizmetin sona erdiği tarihi takip eden yılbaşından itibaren beş yıl içerisinde hizmet tespiti davası açabilir. İşçiler işe giriş bildirgesiyle SGK’ya bildirilmiş ancak çalıştığı sürelerin primleri yatırılmamışsa her zaman dava açarak bu durumun tespitini isteyebilir.

Bu kurallar  tüm işçiler için geçerlidir. Çalışanın beyaz yaka, mavi yaka, taşeron, sözleşmeli, çağrı üzerine çalışan, kiralık işçi olmasının bir önemi yoktur. Çalışanlar hangi sektörde çalışıyor olursa olsunlar bu kurallar yine geçerlidir. Örneğin “reklam piyasasında haftalık çalışma süresi 53 saattir denilmesi ya da günlük 16 saat fazla mesaiye kalacaksın” denilmesi yasaya aykırıdır.

24 Mart 2017

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Pandemiyi işçilerin haklarını gasp etmenin fırsatına çeviren patronların elindeki en kullanışlı silahın Kod 29 olduğunu sürecin başından beri vurguluyoruz. Zaman içinde emekçilerin gözünde teşhir olan Kod 29’a yönelik Aile, Çalışma ve Sosyal...
  • Pandemi süreci başladığından beri Kod 29 ile işten çıkarılan işçilerin sayısı 200 bini buldu. İşçi sınıfına karşı genel bir saldırıya dönüşen Kod 29’a karşı mücadele sürüyor. İstanbul’da PTT, Sinbo, Tur Assist ve Bayrampaşa Belediye işçileri,...
  • İnsan, toplumsal iletişim aracı olarak dil ve yazının yanı sıra sembollere de başvurur. Semboller duygu, düşünce ve hayalleri etkili şekilde anlatabilmenin, toplumsal aidiyet duygusunu güçlendirmenin aracıdır. Döneme, coğrafyaya, kültüre göre...
  • AKP’li belediye yönetimi tarafından işten atılan İstanbul Bayrampaşa Belediye işçileri hakları için mücadele ediyor. Aralarında işyeri temsilcilerinin de bulunduğu pek çok işçi, 30 aydır gasp edilen toplu iş sözleşmesinden doğan haklarını talep...
  • Geçtiğimiz ay genç Sarah Everard isimli genç bir kadının bir polis tarafından kaçırılıp öldürülmesinden bu yana İngiltere’de polise, sağcı hükümete ve sisteme olan öfke giderek büyüyor. Haftalardır İngiltere’nin çeşitli kentlerinde eylemler ve...
  • Sendikalı oldukları için Kod 29 bildirimiyle tazminatsız işten atılan, aralarında PTT-Sen yöneticilerinin de olduğu işçiler, haklarını almak mücadelelerini sürdürüyor.
  • Emekçi kadınların ekmek ve gül mücadelesinin sembolü olan 8 Mart’ı geride bıraktık. “Emekçi Kadın: Direncin ve Değişimin Öyküsü” yayın akışımızın gösterdiği gibi; işçi sınıfı ve onun bir parçası olan emekçi kadınlar dirençleriyle, mücadeleleriyle...
  • Hayat, toplum, dünya, insan, her şey ve herkes bir değişim ve dönüşüm içinde. Değişim hayatın gerçeği, olmazsa olmazı. Oysa ne çok duyar ya da söyleriz şu cümleleri: “Hiçbir şeyin değişeceğine inanmıyorum”, “İnsanların değişeceğine inanmıyorum”, “...
  • İstanbul İşçi Sağlığı ve Güvenliği (İSİG) Meclisi, Türkiye’de 2013 ilâ 2020 yılları arasında gerçekleşen intiharlara ilişkin bir rapor yayınladı. Rapora göre son sekiz yılda en az 502 işçi ve emekçi intihar ederek hayatına son verdi. İSİG Meclisinin...
  • Siyasi iktidar geçtiğimiz yıl Nisan ayında, işçilerin yaşamını zehir eden sözde işten atma yasağıyla birlikte kısa çalışma ve ücretsiz izin uygulamasını başlatmıştı. Nisan 2020-Şubat 2021 tarihleri arasında 3 milyon 800 bin işçi Kısa Çalışma Ödeneği...
  • 30 yaşında üniversite mezunu bir işsiz kadın arkadaşımız KPSS’den barajın üstünde puan aldıktan sonra devlet memurluğuna başvuru için klavye kursuna gidiyor. Anlattıkları milyonlarca gencin hikâyesi. Bin bir hayalle üniversiteden mezun olduktan...
  • Fırat Eroğlu henüz 17 yaşındaydı, uzun kirpikleri, kara gözleriyle şirin mi şirin bir delikanlıydı. Motokurye olarak çalışıyordu. Ne yazık ki her gün iş kazalarında yaşamını yitiren onlarca işçiden biri oldu gençliğinin baharında. UİD-DER’li...
  • Kapitalistler sadece çeşit çeşit mallar, ürünler satmaz, olağanüstü başarı hikâyeleri de satarlar. Amazon, Microsoft, Disney, Apple, Tesla… Ya da yerli hikâyeler? Sabancı, Zorlu Holding veya Acun Medya… İmkânsızlıklardan doğan bu başarı...

UİD-DER Aylık Bülteni