Navigation

Buradasınız

Metal İşçileri MESS’in Sefalet Zammını Kabul Etmiyor

180 işyeri ve 130 bin metal işçisini ilgilendiren toplu iş sözleşmesi sürecinde metal patronlarının örgütü MESS ile Birleşik Metal-İş ve Türk Metal arasında anlaşma sağlanamadı. Birleşik Metal-İş Sendikasının yürüttüğü görüşmelerde 63 maddede uyuşmazlık tutuldu. MESS metal işçilerine başta 3 yıllık sözleşme olmak üzere yüzde 3,2 gibi oldukça düşük bir zam, esnek çalışma, telafi çalışmasının sözleşmeye girmesi ve deneme süresinin 4 aya çıkarılması gibi dayatmalarda bulunuyor.

180 işyeri ve 130 bin metal işçisini ilgilendiren toplu iş sözleşmesi sürecinde metal patronlarının örgütü MESS ile Birleşik Metal-İş ve Türk Metal arasında anlaşma sağlanamadı. Birleşik Metal-İş Sendikasının yürüttüğü görüşmelerde 63 maddede uyuşmazlık tutuldu. MESS metal işçilerine başta 3 yıllık sözleşme olmak üzere yüzde 3,2 gibi oldukça düşük bir zam, esnek çalışma, telafi çalışmasının sözleşmeye girmesi ve deneme süresinin 4 aya çıkarılması gibi dayatmalarda bulunuyor.

Birleşik Metal-İş Sendikası, örgütlü olduğu işyerlerinde, MESS dayatmalarını yarım saat ve 1 saatlik iş bırakma eylemleriyle protesto ediyor. Türk Metal’in yetkili olduğu MESS işyerlerinde ise fazla mesaiye kalmama ve yemekhane eylemleriyle işçiler tepkilerini gösteriyor. Türk Metal 47 maddede uyuşmazlık tuttu.

MESS toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanmasının ardından Birleşik Metal-İş Genel Yönetim Kurulu bir açıklama yayınladı. Açıklamada, MESS’in metal işçilerine sefaleti reva gördüğü, işçilerin ağır çalışma koşulları altında iş kazalarını göze almalarının karşılığı olarak aldıkları ücretin, ikramiye dâhil ortalama 2 bin 145 lira olduğunun altı çizildi. Ücret zammı teklifinin ilk 6 aylık dönem için ortalama ücret bazında yüzde 30,47 olduğu, bunun da bu dönem için 695 liraya karşılık geldiği ifade edildi.

“Sefalet zammının kabul edilmesi mümkün değil!”

Açıklamanın devamında, 1 Aralıkta yapılan toplantıda MESS’in bütün 6’şar aylık dönemler için enflasyon oranında ücret zammı teklif ettiği, bunun da ilk 6 ay için yüzde 3,2 zam oranına karşılık geldiği dile getirildi. Bu teklifin karşılığınınsa, işyerlerine göre net ikramiye dâhil 59 lira ile 101 lira arasında değiştiği belirtildi. Birleşik Metal-İş, sefalet zammının kabul edilemeyeceği, MESS’in bu teklifle metal işçileriyle alay ettiğini dile getirildi.

Öte yandan, enflasyon rakamlarının patronların lehine olacak şekilde hesaplandığına, otomotiv sektöründe üretimin sürekli arttığına, yoğun talep nedeniyle tatillerin ötelendiğine de dikkat çekildi. Birleşik Metal-İş Sendikası, önümüzdeki döneme ilişkin mücadele kararları ve yol haritasını belirlemek üzere 8 Aralıkta Merkez Toplu Sözleşme Komisyonunu toplayacağını duyurdu.

Türk Metal, MESS’in dayatmalarını kabul etmeyeceğini açıkladı. Ancak Türk Metal bir önceki dönemde işçilere rağmen 3 yıllık sözleşmeye ve düşük zam oranına imza atmıştı.

Metal işçileri yoksullaştı

Metal işçilerinin aldığı ücretler, diğer işkollarında çalışan işçilerin ücretleriyle beraber, geçen dönemki sözleşmeden bu yana enflasyon karşısında sürekli eridi. Vergi dilimi nedeniyle de ücretlerde kesintiler yapıldı. Torba yasayla vergi diliminden kaynaklanan kaybın telafi edileceği söylense de, gıda enflasyonu ve vergiler nedeniyle meydana gelen gelir kaybını işçiler sineye çekmek zorunda kalacaklar. BİSAM[i] raporuna göre işçilerin vergi dilimi kaybı telafi edilse bile asgari ücretli işçilerin kaybı yüzde 6,8 olacak.

TÜİK’in açıkladığı Kasım ayı rakamlarına göre enflasyon 2003’ten bu yana en yüksek düzeyine ulaştı. Yıllık TÜFE 12,98 olarak açıklandı. Enflasyonun bu denli yüksek olmasına karşın, MESS’in yüzde 3,2’lik zam teklifinin, metal işçilerinin ücretlerinin alım gücü bakımından bir önceki döneme göre bile daha düşük kalması anlamına geliyor. Birleşik Metal-İş’in açıklamasında da ifade edildiği gibi, hem düşük zam teklifi, hem esnek çalışma ve 3 yıllık sözleşme dayatması, işçileri sefalete mahkûm etmekten ve işçilerle alay etmekten başka bir anlama gelmiyor.

MESS’in teklifi, EMİS’le Birleşik Metal-İş Sendikası arasında geçen Ocak ayında gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinde sağlanan anlaşma rakamlarının bile oldukça altında kalıyor. EMİS de toplu sözleşme pazarlıklarında düşük zam dayatmış metal işçileriyse dayatmalara grevle karşılık vermişti. 20 Ocakta başlayan grev yasaklanmasına rağmen metal işçileri yasağı tanımayacaklarını açıklamıştı. İşçiler fabrikalarda üretim yapmayarak fiili olarak greve devam ettiler. Bu durum karşısında Çalışma Bakanlığı çağrıda bulunmuş ve taraflar tekrar bir araya gelmişti. Yapılan görüşmede işçilerin talepleri önemli oranda kabul edilmişti. Birleşik Metal-İş, 2 yıllık sözleşmede birinci 6 ay için yüzde 18,5 artışa tekabül eden 443 lira ile 510 lira arasında net artış sağlandığını açıklamıştı.[[ii]]

OHAL koşulları altında grevin yasaklanmasına ve baskılara rağmen toplu sözleşme sürecinde daha iyi bir sözleşmeye imza atan işçilerin mücadelesi, MESS fabrikalarında çalışan işçiler için önemli bir referans oluşturuyor. MESS, EMİS’in kabul ettiği şartların altında verdiği teklifleri Türk Metal’e güvenerek kabul ettirebileceği beklentisinde. Şurası çok açık ki, ücretlerin arttırılması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve dayatmaların geri çekilmesi metal işçilerinin mücadelesine bağlıdır.


[i] Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi.

6 Aralık 2017

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Son günlerde gündemde olan tek bir konu var, o da koronavirüs. Belli ki bu virüs daha uzun süre gündemde olmaya devam edecek. Hal böyle olunca fabrikalarda, işyerlerinde, evlerde sadece bu konu konuşuluyor. Toplumun büyük bir çoğunluğu adeta...
  • Malum koronavirüs salgını hayatımızın her alanını sarmış durumda. Bu virüsün fiziksel açıdan vereceği zarardan ziyade psikolojik ve ideolojik açıdan zararlarına, saldırılar ve hak gaspları için bahane edilmesine dikkat etmeliyiz. Patronlar sınıfının...
  • Merhaba dostlar! Son zamanlarda koronavirüs sebebiyle biz işçi sınıfı ve emekçi çocukları olarak zor dönemlerden geçiyoruz. Haftalardır süren salgın haberleri, açıklamalar, sosyal medya paylaşımları insanları içinden çıkması hayli zor bir korku ve...
  • “Sakin ol şampiyon, evdeyim!” Bu lafı sosyal medyadan duymuşuzdur muhakkak. Zengin muktedir, tuzu kuru bir emek sömürücüsü, bir takipçisi “neden dışarıdasınız?” deyince böyle bir yanıt verdi. Yalısının boğaz manzaralı bahçesinde spor yapıyordu. Ne...
  • Sermaye sınıfı, ekonomik krizin üzerini örtmek ve faturayı işçi sınıfına kesmek için muazzam bir bahane keşfetmiş durumda: Koronavirüs salgını! Yıllardır bağıra çağıra geliyorum diyen ekonomik kriz, daha öncekileri adeta mumla aratırcasına sonunda...
  • Türkiye’de koronavirüsün tespit edilmesinin üzerinden iki haftadan fazlaca bir zaman geçti. Bu süre zarfında, televizyon ekranlarından sürecin açık ve şeffaf bir şekilde yürütüldüğü, tüm bilgilendirmelerin yapıldığı, önlemlerin alındığı ileri...
  • Geçtiğimiz günlerde patron bize “virüsten dolayı işlerin çok düştüğü” gerekçesiyle ücretsiz izin kâğıtları imzalattı. Sonrasında bir kısmımızı ücretsiz izinde olmamıza rağmen parasını ödeyeceğini iddia ederek 10 gün daha çalıştırdı. Aynı zamanda çok...
  • Geçen günlerde yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de işçilerin yaklaşık yüzde 70’i işini kaybetme korkusuyla yaşıyor. Nasıl yaşamasın? Daha şimdiden birçok işyeri işçileri işten çıkardı. Çıkarmaya da devam ediyorlar. Fakat bu kargaşanın içinde...
  • Her gün, her tarafta karşımıza 14 madde çıkıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından ilan edilen bu maddelerin bizi koronavirüsten koruyacağı söyleniyor, işyerlerinden billboardlara, TV’lerden cep telefonlarına gelen mesajlara kadar bu maddeler tekrar...
  • Ben yaklaşık 10 yıldır çeşitli sektörlerde çalışan bir işçiyim. Uzun zamandır İşçi Dayanışması bültenini okuyorum, orada ortaklaştırdığımız deneyimlerden nasibimi alıyorum ve arkadaşlarımla bu deneyimleri paylaşıyorum. Bu mektup ile de sizlere ilk...
  • Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, Microsoft’un sahibi Bill Gates, dünyanın en iyi yatırımcısı olarak tanınan Warren Buffet ve diğer sayılı zenginler… Dünyanın en zenginlerinden olan bu isimler zenginliklerinin yanı sıra “hayırseverlikleriyle” de...
  • Koronavirüs salgını nedeniyle korku büyüyor çünkü insanlar egemenler tarafından bilinçli olarak korkutuluyor. İnsanların karşısına düşman diye bir grip virüsü çıkartılıyor, tehdit algısı sürekli büyütülerek körükleniyor ve bu da insanları fazlasıyla...
  • Dünyanın ana gündemi haline gelen koronavirüs adeta bütün kötülüklerin anası gibi gösteriliyor ve insanlarda korku, panik, endişe yaratılıyor. Neredeyse bütün ülkelerin yönetimleri bu virüse özel bir anlam yüklüyorlar ve tüm sorunların üstünü...