Navigation

Buradasınız

İşçilerden 1 Mayıs Kutlama Mesajları

1 Mayıs, işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak kabul edildiği günden bu tarafa, yani 1889’dan beri ilk kez meydanlarda kitlesel olarak kutlanamıyor. Bunun sorumlusu, koronavirüs salgınını bir felaket olarak sunan, OHAL ilan eden, meydanları boşaltan, toplantı ve gösterileri yasaklayarak demokratik hakları gasp eden egemenlerdir. Dünya ekonomisi çökerken, sermaye sınıfı krizin faturasını işçi sınıfına kesiyor. Eğer koronavirüs korkutması olmasaydı, 1 Mayıs’ta, bu şanlı günde, dünya meydanları işçi sınıfının öfkeli sloganlarıyla inleyecekti! Ama sömürücü egemenler unutmasınlar, işçi sınıfının bağrında derinden derine bir öfke birikiyor. Bu öfkenin bir volkan gibi ne zaman patlayacağı belli olmaz!

2 Mayıs 2020

AÇIKLAMA:

Yüreği 1 Mayıs coşkusuyla, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya özlemiyle çarpan tüm işçilere selam olsun! Egemenler koronavirüsü kullanarak toplumsal atmosferi gri bulutlarla karartmak istiyorlar ama bunu asla başaramayacaklar. Yüzü güneşe dönük, mücadele azmiyle dolu sınıf bilinçli işçiler, dünyanın dört bucağında egemenlerin kara bulutlarını dağıtmak için mücadele ediyor. Bu sayede, egemenlerin emekçilerin gözüne çektiği koronavirüs gözbağı parçalanıyor. Bunu, 30 Nisanı 1 Mayıs’a bağlayan geceden itibaren UİD-DER’i 1 Mayıs kutlama mesajı yağmuruna tutan ve sermayeye öfkesini dile getiren işçilerden, Yunanistan’dan Avusturya’ya, oradan Lübnan’a 1 Mayıs’ta meydanlara çıkan işçilerin öfkeli sloganlarından da anlayabiliriz. 30 Nisanı 1 Mayıs’a bağlayan gece, gerçekten de 1 Mayıs kutlama mesajı sağanağı altında kaldık. Türkiye’nin birçok kentinden, fabrikalardan, işyerlerinden ve işçi mahallelerinden gelen kutlama mesajlarını 30 Nisanı 1 Mayıs’a bağlayan geceden başlayarak gün boyu ve 1 Mayıs’ı 2 Mayıs’a bağlayan geceye kadar yayınladık. Gönderilen tüm mesajları yayınlamaya fırsat bulamadığımız gibi, işçi kardeşlerimizin coşkulu mesajları akmaya devam ediyor. Bu coşku selini selamlıyor ve işçi kardeşlerimizin bugün de 1 Mayıs mesajlarını yayınlamaya devam ediyoruz.

23.00

Yalnız Değilsin!:

Hep birlikte söyleyelim; milyonların içinde yalnız değiliz!

Çocuklarımız, işçi sınıfımızın evlatları... Güzel, güneşli günler görsünler diye mücadele ettiğimiz çocuklarımız, tüm işçilerin birlik, mücadele ve dayanışma gününü, 1 Mayıs’ını kutluyor. Bizler de söz veriyoruz çocuklarımıza: Sömürüsüz bir dünya kurmak için daha fazla çalışacağız! UİD-DER yürüyecek, mücadelemiz büyüyecek! 1 Mayıs ruhu asla solmayacak. Çocuklarımızın ışıklı gözleri için; Biz yeni bir dünya kuracağız, yeni, yepyeni bir dünya! Sınıfsız, savaşsız ve sömürüsüz bir dünya!

22.50

Dünya üzerinde resmi sayıya göre 153 milyon çocuk işçi var, tam tamına 153 milyon! Çocukların koşup oynadığı, hayallerinin çalınmadığı, çocukluklarını yaşadıkları bir dünya hayalimiz var. Güzel günler göreceğiz çocuklar, motorları maviliklere süreceğiz. 1 Mayıs’ımız kutlu olsun!

[Apple madenlerinde çalıştırılan çocuk işçiler]

İstanbul’dan bir grup genç

22.35

Bizler UİD-DER’li üniversite öğrencileri olarak, 1 Mayıs ruhumuzu, bilincimizi UİD-DER saflarında kazandık. Bizler gerçek tarihimizi, işçi sınıfının tarihini, UİD-DER’le öğreniyoruz, kavrıyoruz. En güzel yaşlarımızı kapitalist sisteme köle etmeyeceğiz. Bu sistemin kirli oyunlarına kanmayacağız. Bizler için örgütlü mücadeleden başka yol yoktur! Biz tekrar dostların arasında, güneşin sofrasında olacağız. 1 Mayıs türkülerimizi haykıracağız meydanlarda. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

UİD-DER’li öğrenciler

1 Mayıs meydanları

Korkuttu patronları

Doldurdu alanları işçinin bayrakları!

Bugün 1 Mayıs kardeş işçilerin bayramı

Seninle sıklaşacak mücadele safları!

Evet kardeşler, patronlar alanları doldurmamızdan her zaman çok korkuyorlar. Bizleri boşuna korkutup evlerde tutmak istemiyorlar. Fakat örgütlü işçileri asla bu yalanlarla korkutamazlar. Örgütlü işçiler zor koşullarda birliğini korumak zorundadır. Sınıf mücadelesinde biz işçiler sadece meydanlarda değil evlerde, işyerlerinde, her yerdeyiz! 1 Mayıs demek mücadele demektir. Sağlık çalışanları olarak hastanelerde birliğimizi güçlendiriyoruz, saflarımızı sıklaştırıyoruz. Bizi asla yıldıramayacaklar. Yaşasın UİD-DER ile örgütlü mücadelemiz!

Fatih’ten sağlık işçileri

Biz Olmazsak

Hayat zordur işçiye

Her daim emek vermesi gerekir

Ve hayat daha zordur işverene

Her daim hak yemesi gerekir

Biz ki, emek veren, alın teriyle çalışan

Biz ki, çabalayan ay sonunu denk getirmeye çalışan

Ve yine biz ki, emek veren her zaman sömürülüp ekmek parası için susan

Asgari ücret derler maaşa, açlık sınırında bile değildir

Zam derler devletin verdiği üç kuruşa, zaten o hakkımız değil midir?

Ey kardeşler! Şimdi söyleyin bu yaptıkları reva mıdır?

Kumaşı kesen, diken biziz

Çayı toplayan, raflara koyan biziz

Hastaları iyileştiren,

Yerin en dibinden canını yok sayarak maden çıkartan biziz

Ey kardeşler! Şimdi söyleyin kim olmazsa bu çark dönmez?

Esenyurt’tan kadın tekstil işçisi

Bir Arada Örgütleneceğiz ve Mücadele Edeceğiz!

Merhaba arkadaşlar, ben bir eğitim işçisi ve aynı zamanda bir anneyim. Yönetenlerin ve arkasında yedeklenen medyanın yarattığı korku ile evlere hapsedildik. Egemenler, işçileri ve yoksul aileleri hakir görüp cahillikle suçlayanlar, saraylarda yaşayanlar bize seslenirken “evde kal mutlu kal” diyorlar. Ben evde kalıyorum, ama mutlu olamıyorum. Eğitimime devam ederken özel bir okulda İngilizce öğretmenliği yapıyordum. Aynı zamanda dışarıdan resim dersi verdiğim öğrencilerim de vardı. Artık işsizim, çünkü ders verdiğim öğrenciler uzaktan eğitime uygun değil. Eşim Togo’lu bir eğitim işçisi, İngilizce öğretmeni. Çalıştığı özel okul online eğitim veriyor, ama online eğitimlerden ücret alıp almayacağı da henüz kesin değil. Ben Ocak ayından beri, eşim de Şubat ayından beri maaş alamadı. Okulun sahibi virüsü bahane ediyor ama bizim maaşlarımız ortada virüs yokken de verilmiyordu. Şu anda yaşadığımız ekonomik kriz virüsle başlayan bir süreç değil aslında. Yönetenler televizyon ve medyadan “Her kesimden insanımızın yanında olduk” diyorlar. Ben ne anne, ne öğrenci, ne de işçi olarak yanımda eşimle çocuğumdan başka kimseyi göremiyorum. Bize çözüm olarak bankaları gösteriyorlar. Zaten kredi borcumuzun olduğundan dolayı hiç bir kredi talebinde bulunamıyoruz. Ödeyemediğim için kredi borcumda yapılandırmaya gidilmişti. Devlet bankaları başvurularıma da olumsuz cevap geldi. Gözle göremediğimiz bir düşmanla savaştan bahsediyorlar. Silahımız maske ve sosyal mesafe! Yalnız bu silahlar ne fatura ödüyor ne de kira! Marketlerde kasaplarda kasaya geldiğimde kimse aldırmıyor bu silahlara. Çevremizde bizim gibi sıkıntılar yaşayan onlarca aile var. Gün geçtikçe öfkemiz kabarıyor, egemenlerin iddialarındaki yalanları çelişkileri daha iyi görüyoruz. Aslında hem Türkiye’de hem dünyada meydanların işçilere yasaklanmasının gerçek sebebi gün gibi ortada, korkuyorlar! Tüm bu baskılara, tehditlere, kanunsuzluklara rağmen bizleri susturamazlar. Bir arada örgütleneceğiz, direneceğiz mücadele edeceğiz. 1 Mayıs işçi bayramımız kutlu olsun! Geçmişten günümüze sınıf mücadelesinde var olanlara, bu uğurda savaşanlara selam olsun! 1 Mayıs işçi emekçi bayramımız kutlu olsun!

Zonguldak Çaycuma’dan UİD-DER’li işsiz bir eğitim işçisi

22.10

Şiir düşmana karşı direnme aracı olarak, tarih bilinci edinme ve örgütlenme aracı olarak kullanılmıştır asırlar boyunca. Bizler de sınıfımızın mücadelesi içinde yazılmış bir şiiri paylaşmak istiyoruz. 1882’de dünyaya gelen ve ömrü yoksullukla, türlü acılarla geçen Yaşar Nezihe’ye ait bir şiir bu… “Proleter Şair” olarak bilinen Yaşar Nezihe, bu topraklardaki işçi sınıfının ilk kadın şairiydi. Türkçede bilinen ilk 1 Mayıs temalı şiiri yazan da oydu. Biz de bu toprakların ilk proleter kadın şairinin 1925’te yazdığı bu şiiri kavgamızın en az yarısı olan kadın mücadele arkadaşlarımıza armağan ediyoruz.

Ey işçi…

Bugün hür yaşamak hakkı seninken

Patronlar o hakkı senin almışlar elinden.

Sa’yınla edersin de “tufeyli”leri zengin

Kalbinde niçin yok ona karşı yine bir kin?

Rahat yaşıyor, işçi onun emrine münkâd;

Lakin seni fakr etmede günden güne berbâd.

Zenginlere pay verme, yazıktır emeğinden.

Azm et de esaret bağı kopsun bileğinden.

Sen boynunu kaldır ki onun boynu bükülsün.

Bir parça da evlatlarının çehresi gülsün.


Ey işçi…

Mayıs birde bu birleşme gününde

Bişüphe bugün kalmadı bir mani önünde…

Baştanbaşa işte koca dünya hareketsiz;

Yıllarca bu birlikte devam eyleyiniz siz.

Patron da fakir işçilerin kadrini bilsin

Ta’zim ile, hürmetle sana başlar eğilsin.

Dün sen çalışırken bu cihan böyle değildi.

Bak fabrikalar uykuya dalmış gibi şimdi.

Herkes yaya kaldı, ne tren var, ne tramvay

Sen bunları hep kendin için şan-ü şeref say…

Bir gün bırakınca işi halk şaşkına döndü.

Ses kalmadı, her velvele bir mum gibi söndü.

Sayende saadetlere mazhar beşeriyet;

sen olmasan etmezdi teali medeniyet.

Boynundan esaret bağını parçala, kes, at!

Kuvvetedir hak, hakkını haksızlara anlat.

UİD-DER’li bir grup işçi

Ey egemenler! Başınızdaki çatıyı ben yaptım. Sofranızdaki kristalleri ben ürettim. Yediğiniz ekmeğin her diliminde benim alın terim var. Üzerinizdeki ipek elbiseyi de ben dokudum. Benim ellerim nasırlıdır. Ben emek verir, ben can veririm. Ben kara elmasa gün yüzü gösterenim. Toprağa can verir, yaşama umut olurum. Güzel günlerin şairiyim. Ben işçiyim, emekçiyim.

Yaşasın 1 Mayıs’ımız. Yaşasın kardeşliğimiz, umudumuz, emeğimiz…

Gürpınar’dan bir grup işçi

21.50

UİD-DER’li arkadaşlardan önce koronavirüsten çok korkuyorduk. Bize bulaşacak, bizi hasta edecek diye. Dışarı çıkamıyorduk, işe gidince bulaşır diye korkuyordum. İznimi uzatacaktım ve işe dönmeyi düşünmüyordum. UİD-DER’liler eve geldiğinde bizim korkumuz azaldı, daha doğrusu korkacak bir şey olmadığını gördük. Çocuklarım artık UİD-DER’lileri dört gözle bekliyor. Gelsinler ki insan görelim diye... Benim işe dönmemin sebebi de sizsiniz, işsiz kalacaktım yoksa bu ortamda.

1 Mayıs işçilerin, emekçilerin günü, ben daha önce katılmadım ama çocuklarımla birlikte çok katılmak istiyordum. Bu sene kutlayamadık ama bunun acısını da çıkarmak istiyoruz. Orada gümbür gümbür kutlamak istiyorum. Emekçi kadınların, mücadeleci işçilerin yanında olmak istiyorum. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın UİD-DER! Sağlık İşçileri Patronlara İnat Mücadeleye Devam!

Şirinevler’den bir temizlik işçisi

Emek insanın en kutsal değeridir. Emeğine sahip çıkmak da insanın en onurlu duruşudur. Haksızlıkların, eşitsizliklerin, adaletsizliklerin olmadığı, emeğin sömürülmediği, aydınlık ve güzel bir dünyayı göreceğimiz günlerin geleceği umuduyla… Tüm sınıf kardeşlerimin 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü en içten duygularımla kutlarım.

Büyükçekmece’den bir işçi

Bizler farklı sektörlerden UİD-DER’li genç işçileriz. Yüzyıllardır süren sınıf kavgasında mücadele bayrağımızı dalgalandıranlara, bugünlere taşıyanlara selam olsun. Geçmişin mücadeleci kuşaklarının biz genç işçilere bıraktığı mirasın farkındayız ve ona sahip çıkıyoruz. Mücadele bayrağımızı yükseltmek ve bizden sonra gelen sınıf kardeşlerimize devretmek de bize tarihten gelen bir borçtur, görevdir. Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan bir dünya kuruluncaya kadar kavgamız sürecek.

Şirinevler’den bir grup genç işçi

Ben de çocuklarım da korkuyorduk. Sizden sonra ne korktum, ne de çekindim. Artık biliyorum bu bir oyundur ve milleti kandırıyorlar. İşte mesela böyle eve tıktılar. Çok şükür rabbime seviniyorum, yalana dolana kanmıyoruz. Yaşsın işçiler, yaşasın 1 Mayıs!

İstanbul’dan bir temizlik işçisi kadın

İnsanın en büyük düşmanı unutkanlıktır. Unutmak, tarihsel-toplumsal gelişmeleri geçmiş-bugün-gelecek ilişkisi üzerinden, bir süreklilik olarak, değişim ve dönüşüm üzerinden anlayamamak demektir. İşte bu unutkanlıkla sakatlanmış insanlar bugünkü duruma bakarlar ve sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi algılar, hayal kırıklığına uğrarlar. Bu hayal kırıklığının panzehiri tarih bilinci ve mücadeledir. Fotoğrafta, ağır baskı ve yasak koşullarında 8 Ekim 1928’de greve giden İstanbul tramvay işçileri görünüyor.

UİD-DER’le 2012’den beri 1 Mayıs heyecanını yaşıyorum. Bizler bu yıl 1 Mayıs’ı meydanlarda kutlayamadık maalesef ama derneğimiz UİD-DER’in hazırladığı 1 Mayısla ilgili çok anlamlı bir video izledik. Videoyu izlerken bile heyecanlandım. Öncelikle derneğimiz UİD-DER’e tekrar teşekkür ediyorum. Bize bu heyecanını yaşattığı için kendimi çok şanslı hissediyorum. Böylesine güzel bir mücadelenin parçası olduğum için çok gururluyum. Arkadaşlarımın da bu heyecanı yaşamasını istiyorum. Çevremizin ve işçi arkadaşlarımızın da aynı duyguyu yaşaması için mücadelemizi güçlendirelim. Yaşasın örgütlü mücadelemiz, ya hep beraber ya hiç birimiz!

Kıraç’tan bir tekstil işçisi kadın

Kapitalist düzenin tarihsel bir kriz ile sarsıldığı bugünlerde işçi sınıfının geniş kesimlerinin yaşam koşulları giderek daha kötü bir hal alıyor. Bu nedenle eşitsiz ve acımasız kapitalist düzene karşı öfke de derinden derine mayalanıyor. Bizler devrimci gençler olarak biliyoruz ki bir depremin enerjisinin yıllar boyu fay hatlarında birikmesinin ardından yeryüzünü sallaması gibi, işçi sınıfının da devrimci öfkesinin güçlendiği günümüz koşullarında, muhakkak bu sistemi köklerinden sarsacağı günler yakındır. Bu 1 Mayıs’ta kitlesel bir şekilde meydanlarda olamasak da bu bilinçle ve 1 Mayıs ruhuyla mücadelemizi büyütmeye ve gelecek 1 Mayıslar için hazırlanmaya devam ediyoruz.

Yaşasın 1 Mayıs!

Yaşasın Sosyalizm!

Gebze’den bir öğrenci

21.40

Bugün, biz işçilerin emekçilerin dünyayı yaşanır kılanların bayramı. Normal olarak 1 Mayıs, meydanlarda bulunduğumuz, flamaları salladığımız, pankartlar açıp türküler söylediğimiz ve en önemlisi sömürü düzeni tarafından gasp edilen haklarımızı talep ettiğimiz gündür. Ama bugünlerde başımızda koronavirüslü kapitalizm var. Dolayısıyla egemenler sınıfının bugün meydanlarda kulağını çekemiyoruz ama bu bizim haklarımızı talep etmekten alıkoyamaz, çünkü biz emekçiler dayanışma içinde evlerde, işyerlerinde, fabrikalarda molalarda sorgulamaya ve talep etmeye devam edeceğiz. Başarana kadar azimle mücadeleye devam edeceğiz. Kapitalist sistemi çöküşe uğratacağız o bizleri öldürmeden, ayrıştırmadan önce. Yaşasın işçilerin kardeşliği, yaşasın dünyanın bütün renkleri. Unutmayalım kapitalizm milyarlarca emekçiyi bir kafese sığdıramaz! Onun için ver elini emekçi kardeş, göğüs ger şu musallat sisteme!

Kıraç’tan genç bir işçi

1 Mayısın önemini UİD-DER’in etkinliklerine katılarak öğrendim. Geçen sene çok istememe rağmen babam izin vermediği için evde oturarak geçirmiştim. Çok üzülmüştüm. Bu sene de salgından dolayı yine evlerdeyiz. Önümüzdeki 1 Mayıs’a katılabilmek, hep beraber meydanlarda olmak dileğiyle 1 Mayıs emek ve dayanışma günümüz kutlu olsun!

Esenyurt’tan tekstil işçisi bir kadın

Emeğin sömürülmediği, ezilenin olmadığı daha aydınlık güneşli günleri göreceğimiz günlerin umuduyla 1 Mayıs İşçi Dayanışma Günümüz kutlu olsun!

Esenyurt’tan tekstil işçisi bir kadın

21.30

Dostlar, dostlarımız merhaba...

1 Mayıs nedeniyle heyecanlıyız, coşkuluyuz ve tabi ki kızgın ve öfkeliyiz. Covid-19’la mücadele etmek için haftalardır bizi çalıştırıyorlar, hafta sonları da evlere kapatıyorlar. Yan yana gelemiyoruz, doyasıya sohbetler edemiyoruz, dolaşıp gezemiyoruz sarılıp öpüşemiyoruz. Sürekli bize öğütledikleri şey “uzak durun bir araya gelmeyin, sosyal mesafeyi koruyun, ne kadar uzak durursanız o kadar çabuk yeneriz bu salgını.” İşyerlerinde hangi koşullarda çalıştığımızı soran da, söyleyen de yok. Yaptıkları açıklama ve uygulamalarda bir biriyle çelişen o kadar çok konu var ki. Tabii milletin beynini allak bullak ettiklerinden kimsenin oraları sorgulayacak gücü de bilinci de kalmadı. Şunu çok iyi biliyoruz ki yaptıkları ve söyledikleri her şeyi bilinçli bir şekilde yapıyorlar. Ekonomik bir çıkmazın içinde debeleniyor kapitalist sistem, şapka düşüp kel görünmesin diye bulduğu her şeyi kullanıyor. Bunlardan biri de Covid-19 salgınıdır. Neyse ki bizim UİD-DER’imiz var da her konuda olduğu gibi bu konuda da bizleri bilgilendiriyor. Bültenimizi okuyor, sitemizi düzenli takip ediyor gerçekleri öğreniyoruz. Korkmuyoruz, rehavete kapılmıyor panik olmuyoruz. Onların duyma dediklerini duyuyor, görme dediklerini görüyor ve sorguluyoruz. Sosyal mesafe değil, illa da dayanışma diyoruz. Salgının panzehiri örgütlü olmaktır, UİD-DER’dir.

Eğer bugün bu salgın olmasaydı 1 Mayıs’da tüm meydanlar hınca hınç dolup taşacaktı. Kadınlar, gençler, emekliler, işçiler dünyadaki tüm emekçiler sisteme öfkelerini kusacak, yepyeni bir dünya istiyoruz diye haykıracaklardı. “Yaşasın işçilerin birliği, Yaşasın 1 Mayıs, kahrolsun sisteminiz” diyecektik. 1 Mayıs’ın sözlerinde de dediği gibi; “Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır, ancak bu böyle gitmez sömürü devam etmez, yepyeni bir hayat gelir, bizde ve her yerde!”. YAŞASIN 1 MAYIS, YAŞASIN İŞÇİ DAYANIŞMASI!

Esenyurt’tan bir grup emekçi kadın

Dünyayı elleriyle yaratan işçi sınıfına selam olsun. Güzel günler çok yakındır dostlar, hep beraber meydanlarda 1 Mayıs marşını haykıracağımız günlere selam olsun! Her ne kadar biz işçi sınıfı bu gün meydanlarda olamasak da mücadelemiz devam ediyor ve edecek de… Ta ki bu sistem yerle bir olana kadar. Yaşasın 1 Mayıs yaşasın ÖRGÜTLÜ mücadelemiz! UİD-DER yürüyor mücadele büyüyor!

Kıraç’tan bir kadın işçi

21.00

1 Mayıs senin, 1 Mayıs benim, 1 Mayıs işçinin emekçinin günüdür! Nice beraberliklere!

Kıraç’tan genç bir işçi

Bugün 1 Mayıs, bugün tüm işçi ve emekçilerin tarihteki mücadelesini unutmadığını ve sürdüreceğini dosta düşmana gösterdiği bir gün. Sömürü düzeni sürdürdüğü müddetçe işçi sınıfının varlığını sürdüreceğini, kapitalistlerin sınıfımızdan korkması gerektiğini hatırlattığı gün bugün. Kapitalistler korkmakta haklılar. Ne olursa olsun mücadelemiz devam ediyor. Mücadele sadece sokaklarda, meydanlarda olmuyor, bazen iki üç kelime uzağındaki sınıf dostlarını birleştiriyor, el ele tutuşturuyor. Emeğin sömürüldüğü, hakların gasp edildiği bu sistemde her zaman mücadele eden işçi sınıfına selam olsun. Yaşasın işçi sınıfı, yaşasın işçi ve emekçinin bayramı 1 Mayıs!

Ataköy’den bir işçi

Elbet kalkacak bu karanlık

Elbet boğazımıza düğümlenenler bir nefesle çıkacak

Elbet birbirine dokunmaya korkan o nasırlı eller tek yumruk olacak.

Elbet 1 Mayıs türküleri ile dağılacak sessizlik, İstanbul’un tüm sokaklarında

Meydanlarında umudun sesi çınlayacak.

Elbet yerin dibine girecek kapitalizm

Elbette ki kızıl bir güneş doğacak yeni günün sabahında

Samatya’dan bir sağlık işçisi

20.25

Merhaba arkadaşlar, bizler İstanbul’dan bir grup belediye işçisiyiz. Hepimizin bildiği gibi patronlar sınıfı korona bahanesi ile işçilerin bayramı 1 Mayıs’ta sokağa çıkmamızı engelledi. Onlar sandılar ki bu şekilde bizler 1 Mayıs’ı kutlayamayacağız ve dayanışmamızı erteleyeceğiz. Oysa tam tersi oldu. 1 Mayıs ruhunu evlerimize kadar getirdik, dayanışmamızı kuvvetlendirdik. İşyerinde sendikamızla 1 Mayıs etkinliği düzenledik. Toplanma alanımızda 1 Mayıs Marşı eşliğinde kutlamamızı yaptık. İnanıyoruz ki sınıf bilinciyle örgütlenip birlikteliğimizi güçlendireceğiz.

İster işyerinde ister dışarıda, işçi arkadaşlarımızla aramıza hiçbir ayrımın girmesine izin vermeyeceğiz. 1 Mayıs’ı işçi sınıfına armağan eden geçmişin mücadeleci işçileridir, biz de bu geleneği yaşatacağız. Bize bu konuda yardımcı olan UİD-DER’e de çok teşekkür ederiz. Hem sendikalaşma döneminde, direniş sürecinde bizi yalnız bırakmadılar hem de yıllardır bizimle birlikteler. Korona korkusunu bile üzerimizden atmamızda ve gerçekleri görmemizde yardımcı oldular. Biz gerçekten büyük bir aileyiz. Kıymetini bilelim. Mücadele saflarında bir araya gelelim. Yaşasın işçilerin birliği ve kardeşliği!

İstanbul’dan bir grup belediye işçisi

20.00

2008’de kapitalizm bir kez daha ve bu sefer küresel krizle sarsıldı. Bankalara, dev tekellere trilyonlarca dolar akıtılırken, 1929’dan bu yana görülmedik bir işsizlik ve yoksullaşma dalgası yaşandı. Kapitalist sistemin yarattığı krize karşı tüm dünyada büyük bir protesto dalgası patlak verdi. 2010’un sonunda patlak veren halk isyanları tüm Arap coğrafyasını sardı. Avrupa’dan Amerika’ya onlarca ülkede “biz yüzde 99’uz” diyerek isyan eden emekçi kitlelerin temel sloganı şuydu: “İşgal et!” Finans merkezlerini, meydanları ve sokakları, fabrikaları “işgal et!” Fotoğrafta, “Wall Street’i İşgal Et!” eylemleri kapsamında Zuccotti Parkta toplanan on binlerce işçi görünüyor. Şöyle haykırıyorlar: “Biz Yüzde 99’uzuz!” Dövizde şöyle yazıyor: “Yüzde 99 Suskun Kalmayacak!” Şimdi koronavirüsü neden bu kadar abarttıkları üzerine bir daha düşünelim!

İşten çıkarmalar yasaklansın! Her işçiye insanca yaşayabileceği miktarda gelir verilsin. Eğitim öğretimin içeriğine ve şekline işçiler, emekçiler karar versin. Herkesin dünyanın farklı yerlerini rahatça gezebildiği sınırların olmadığı bir yaşam istiyoruz. İnsanın insanı sömürmediği kardeşçe yaşayabileceği bir dünya istiyoruz. İnsanlığa yaşam hakkı tanımayan kapitalist sistemin yerle yeksan olmasını istiyoruz.

Sefaköy’den bir işçi

Her zaman söyleriz geçmişini bilmeyenin geleceği olmaz. İşçi sınıfının bize bıraktığı mirasa sahip çıkıyor, daha örgütlü ve umut dolu yarınlara koşuyoruz. Bulunduğumuz her alanda mücadelemizi büyütmeye, birliğimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Örgütlülüğümüzün gücü ve ışığında geleceğe yürüyen işçi sınıfımıza selam olsun. Mücadelemizle yaşasın 1 Mayıs, yaşasın sınıf mücadelemiz! Kahrolsun kapitalist sömürü düzeni!

İstanbul’dan bir kadın işçi

19.55

Zonguldak deyince, haliyle insanın aklına kömür ve kömüre bürünmüş işçiler geliyor. Yaşamı kahırlı madencilerin büyük bir mücadele tarihi var. Bunlardan biri de 1965’teki Kozlu direnişidir. Haklarını isteyen işçiler, “GREV” kararı alırlar. Kilimli’de, Gelik’te, Karadon’da ve Kozlu’da başlayan grevlere binlerce işçi katılır, direniş büyür. Egemenler işçilerin üzerine jandarmayı sürerler, Satılmış Tepe ve Mehmet Çavdar adlı iki grevci maden işçisi yaşamını kaybeder. Ama işçilerin mücadelesini bastıramazlar. 1960’da yükselen mücadele dalgası giderek daha fazla kabarır. İşçi sınıfı bugüne kadar birçok bedel ödese de asla sömürü düzenine karşı mücadeleden geri durmamıştır!

19.40

Her 1 Mayıs öncesi yürüttüğümüz çalışmada arkadaşlar, “bu sene çok önemli” derlerdi. Evet, arkadaşlar bu sene 1 Mayıs her zamankinden daha önemli! Yılmayacağız, korkmayacağız, mücadelemizi sürdüreceğiz. 1 Mayıs, milyonlarca dünya işçisinin isyanıdır. Geçmiş dönemde mücadele etmiş işçilerin, bizlere bıraktığı en değerli mirastır, emanettir. Sınıfsız, sınırsız ve sömürüsüz bir dünyanın sembolüdür 1 Mayıs. Egemenler 130 yıl boyunca baskılarla, tehditlerle, yalanlarla işçilere bu günü unutturmaya çalıştı ama olmadı! Unutmayacağız, unutturmayacağız! Yaşasın İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü!

Kıraç’tan bir işçi

1 Mayıs hepimizin bayramıdır. UİD-DER’e çalışmalarından dolayı çok teşekkür ediyoruz. Hepinizin eline yüreğine sağlık... Yalnız değilsiniz, değiliz. Hepinizle gurur duyuyoruz. Emekçinin, işçinin hakkını kimse yiyemez!

Bahçelievler’den bir işçi ailesi

19.30

2008 krizinden sonra çizilmiş bir karikatür.
“İnsanı insan yapan manevi değerler toplumsal yaşamdan bütünüyle kovulmaya ve paylaşım, dayanışma, insaf, merhamet, adalet gibi duygular para adlı şeytanın yardımıyla ayaklar altında ezilmeye çalışıldı. Şimdi kapitalizmin küresel krizine ilişkin haberler dünyayı sardıkça, burjuvaların aklına da, kapitalist sistemin ölmeye yazgılı olduğunu yıllar öncesinden bilimsel kanıtlarıyla kâinata ilan eden Marx’ın hayali düşüyor. Günümüzde dünyanın üzerinde burjuvazinin yüreğine korku salan bir heyulâ dolaşıyor.” Elif Çağlı, Dünyanın Üzerinde Bir Heyulâ Dolaşıyor.

19.25

Merhaba arkadaşlar bizler Esenyurt bölgesindeki çeşitli fabrikalardan işçileriz. Dünya işçi sınıfı yoğun bir saldırı altında! Tehditler, baskılar, yasaklamalar, hak gaspları… İşçileri, virüs değil kapitalizm felakete götürüyor. Bu sistem var olduğu sürece krizler, savaşlar, virüsler bitmeyecek. Dünya işçi sınıfının mücadele tarihindeki en önemli gün olan 1 Mayıs ruhu ile örgütlülüğümüzü, dayanışmamızı güçlendirelim. Unutmayalım ki bugün patronlar sınıfı, en ufak kıvılcımdan korktuğu için meydanları işçilere kapatmış olabilir ama yarın dünyanın her yerinde alevler yükselecek. Egemenler bu ateşi asla söndüremeyecek. Sömürülen milyonlarca işçinin isyanıdır 1 Mayıs. Yaşasın 1 Mayıs!

Esenyurt’tan bir grup işçi

Yaşam standartlarımız gitgide düşüyor. Alım gücümüz göz göre göre yok oluyor ve yoksullaşıyoruz. Emeğimiz sömürülüyor ve iş cinayetlerine kurban gidiyoruz. Baskılar artarak devam ediyor. Haklarımıza, geçmişimize, birliğimize, mücadelemize sahip çıkalım. Bizler üreteniz var edeniz gücümüzün farkına varalım. Bizler olmadıkça bu dünyanın çarkları dönmez. Gücümüz patronlar tarafından çok iyi biliniyor. Birlik ve beraberlik kurduğumuzda neler yapabileceğimizi çok iyi biliyorlar. İşte bu yüzden bizi ayrıştırmaya çalışıyorlar. Baskıyla, korkutmayla birbirimizle bağ kurmamıza engel olmak istiyorlar. Gücümüzün, birliğimizin kıymetini bilelim işçi kardeşlerim. Yaşasın 1 Mayıs!

Halkalı’dan bir işçi

Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs! 1 Mayıs kutlu olsun biz işçilere.

Esenyurt’tan bir öğrenci

19.15

Tüm işçi kardeşlerime selam olsun. Egemenlerin korona virüs bahanesiyle sokağa çıkma yasağı ilan ettiği bugünlerde dayanışmamızı ve mücadelemizi yılmadan bıkmadan kesintisiz devan ettireceğiz. Tekrardan tüm işçikardeşlerimin 1 Mayıs emek ve mücadele gününü kutlarım.

Kıraç’tan bir öğrenci işçi

Yarına dair endişemizin olmayacağı, dünyanın tüm emekçileriolarak özgürce yaşayabileceğimiz; savaşsız, sömürüsüz bir dünya özlemiyle 1 Mayıs kutlu olsun!

Gençlik olarak yer aldığımız UİD-DER kortejinde taleplerimizi haykırıyorduk: “Nitelikli, parasız eğitim hakkı!” Bugün ise sıkıştırıldığımız evlerde onlara inat taleplerimize talepler ekleyerek daha güçlü haykırmaya devam edeceğiz.

Yaşanası bir dünya kurma yolunda bedeller ödeyerek bizlere bugünü miras bırakan emekçilere selam olsun. Yaşasın 1 Mayıs!

Güzel bir dünya özlemiyle atan kalplerimizle, meydanlarda halaya durduğumuz dostlarımızla, tekrar alanlarda buluşup kucaklaşacağımız güzel günleri, daha da büyüyerek karşılayacağız.

Gellek ked hat danîn di dîroka paşeroja mirovahîyêda, herwuha rojek ji van rojan jî 1 Gûlan’e. Ev roj ne dîyarekî zuwaye, belê diyarekî zindîye da ku were bilindkirin. Karkêrin hemü cîhanê bî temena vê rojê yekîtîyaxwe xurt dike. Bîjî 1 Gûlan, Bîjî Yekîtîya Karkêran. [İnsanlığın geçmiş tarihinde çokça mücadeleler verildi. O günlerden biri de 1 Mayıs. Bize kuru bir armağan olarak değil, aksine canlı ve daha da güçlendirmemiz gereken bir gün olarak bırakıldı. Dünyanın tüm emekçileri bu günün ruhuyla birliğini güçlendiriyor. Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın Dünya İşçilerin Birliği!]

İstanbul’dan bir grup işçi

19.05

İşçi sınıfının ozanlarından Nâzım Hikmet’in 1 Mayıs üzerine yazdığı yeni bir şiiri gün yüzüne çıktı. TÜSTAV (Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı) arşivindeki 1925 yılına ait belgeler arasında bulunan şiir, ilk kez Latin harflerine çevrildi. Sınıfımızın mücadelesine yaptıkları değerli katkıları için vakıf gönüllülerine teşekkür ederiz.

“İstanbul’da 1 Mayıs” başlığını taşıyan şiiri, Nazım Ustanın da tüm benliğinde hissettiği bir özlem ve inançla sınıf kardeşlerimize sunuyoruz. Kavgamızın şehri İstanbul’un ve tüm cihan yurdunun işçi sınıfının olacağı günlere bugünlerden selam olsun!

“Kıpkızıl, kan kırmızı bayraklarımızın alevinden

Sarı korsan bir balon gibi soldu güneş.

Ciğerlerimizde şişen türküler ateş!

Kol kola

Düştük yola…

Yedikule’den amele evleri Sirkeci’ye dayandı,

Karagümrük kırmızıya boyandı.

Kasımpaşa tersaneyi yüklendi sırtına,

Geçtik köprüden

Geliyoruz:

Yol ver bize Cadde-i Kebir!

Kaldırımları söken topuklarımızla

Tokatlıyan’da göbekli mebusları tokatladık.

Osmanbey’in ensesine atladık!

Zifosladık Şişli’nin kadife mantosunu!

Bugün toz kondurmuyoruz keyfimize!

Bugün “Mayıs Bir”!

Bir Mayıs’ta İstanbul

Bizim olmuş gibidir!


***

Hürriyet-i Ebediye tepesinde taş kesilen

Mahmut Şevket’in iskeleti!

Seni oraya diken sınıf

Zırnık kadar bile vermedi bize hürriyeti;

Yıkıl karşımızdan!

Yangınları haykıran Yangın Kulesi tepeden bakma bize

Bir gün elbet

Seni borazan yapacağız kendimize,

İstanbul’un ağzı

Haykıracak kızıl inkılâbımızı!”


Nâzım Hikmet

18.55

Azimle 1 Mayıs Marşını söyleyen Silifkeli Ninemize teşekkür ediyoruz.

İşçilerin birlik ve beraberlik duygusuyla kenetlendiği, emekçi kadınların hak ettiği ücreti aldığı, çocuk işçiliğin olmadığı aydınlık bir gelecek kardeşçe ve eşit bir yaşam sürebilmek dileğiyle. 1 Mayıs mücadele günümüz kutlu olsun. YAŞASIN 1 MAYIS!

Küçükköy’den emekçi bir kadın

Kapitalist sistemin yarattığı bu çürümüş düzeni biz dünya işçileri birleşerek yeniden yepyeniden inşa edeceğiz. Gezegenimizde, insanlık da hak ettiğimiz bir yaşamı bir arada hep beraber süreceğiz. 1 Mayıs Emek Dayanışma Mücadele Günümüz kutlu olsun!

Sütlüce’den emekçi bir kadın

18.40

Ben bir anneyim, patronlara gidip hiç çalışmadım. Hep evimdeydim. Benim çocuklarımın hepsi işçiler. Alın terinin emeğinin kıymetini biliyorum. Sizlerle beraber 1 Mayıslarda ben de yürüdüm. İstediğim, tüm işçiler hak ettiği ücreti alsın, işsizlik olmasın. Çocuk işçilik yasaklansın, çocuklar okusun eğitimlerini alsınlar. Emekçinin günü kutlu olsun!

Esenyurt’tan bir emektar anne

1 Mayıs birlik dayanışma günü biz işçilere kutlu olsun! Bizler sağlık işçileri olarak bugün meydanlarda olamasak da yüreklerimiz aynı heyecanla çarpıyor. Hiç bir güç işçi sınıfının mücadelesine engel olamaz. Bölüm bölüm, hastane hastane örgütlenmeye devam ediyoruz. Selam olsun 1 Mayıs’ın ilk ateşini yakanlara, selam olsun UİD-DER’li mücadeleci yürekli işçilerine!

Bahçelievler’den bir grup sağlık işçisi

18.30

Almanya

Almanya’nın Berlin, Münih, Köln gibi pek çok kentinde işçiler ve emekçiler 1 Mayıs’ı kutlamak için sokaklara çıktı. Sendikaların 1 Mayıs’ı sosyal medyadan kutlama çağrısına karşı çıkan binlerce işçi, dövizleriyle, pankartlarıyla, sloganlarıyla caddelerde ve meydanlarda yerlerini aldı. Bavyera eyaletinin başkenti olan Münih’te 1 Mayıs kutlamalarına 50 kişi, Hamburg’da ise 25 kişi sınırlaması getirildi. Ancak protesto gösterilerine yüzlerce işçi ve emekçi katıldı. Onlarca farklı yerde gerçekleştirilen protesto gösterilerinde kapitalizme duyulan öfke ve göçmen işçilerle dayanışma çağrıları öne çıktı. İşçiler evlerinin balkonlarına “Hasta Olan Sistem” yazılı pankartlar astı. Sağlık emekçileri için hastane önlerinde etkinlikler gerçekleştirildi. Yapılan konuşmalarda “işçileri koronavirüs değil, kapitalizm öldürür” vurgusu yapıldı. Dünya işçi sınıfı selamlanarak enternasyonal dayanışma sloganları atıldı.

18.05

Bugün 1 Mayıs, işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü. Ben UİD-DER’li bir eğitim işçisi olarak, içerisinden geçtiğimiz zor günlerin geçeceğine, işçi sınıfının mücadelesinin muhakkak yükseleceğine inanıyorum. 1 Mayıslar bize hep mücadelemizin haklılığını, sınıfımızın büyüklüğünü gösterdi. Bundan sonra da böyle olacaktır. Selam olsun dünya işçi sınıfına. Selam olsun mücadelemizi büyütenlere. Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Sefaköy’den bir eğitim emekçisi

Korona virüs bahanesiyle evlerimize kapatıldığımız şu günlerde UİD-DER’li arkadaşlarımızla ne yalnız ne de çaresiziz. Kapitalistler her ne kadar bizi birbirimizden uzak tutmaya çalışsa da biz her zamankinden daha güçlü bir şekilde mücadele etmeye devam edeceğiz. Yaşasın İşçinin, Emekçinin Bayramı! Yaşasın İşçi Sınıfının Mücadelesi! Yaşasın 1 Mayıs!

Bağcılar’dan bir öğrenci

17.50

Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihinde “Açların Yürüyüşü” diye bir eylem vardır. 3 Mayıs 1962’de Ankara’da yapılan eyleme katılanların çoğunluğunu kısa süreli, istikrarsız işlerde, senenin sadece birkaç ayı çalışabilenler oluşturmaktadır. Eylemi Türkiye Yapı-İş Federasyonu örgütler. İşçiler, Ankara’nın Ulus Meydanından Meclis’e doğru yürüyüşe geçer. 5 binin üzerinde işsiz “Af değil, iş!” diye haykırarak Meclise ulaştığında, milletvekilleri korkuyla Meclis’in arka kapısından kaçarlar. Dönemin Çalışma Bakanı Bülent Ecevit için “Ecevit İstifa” sesleri yükselir. Yine dönemin Başbakanı İsmet İnönü için de “İnönü İstifa” diye tepkiler ortaya konur. Fotoğrafta işçilere öncülük eden İsmet Demir görünüyor.

Merhabalar, ben daha kundaktayken tanışmışım UİD-DER’li dostlarla… Ben onları tabii hatırlamıyorum ama onlar beni hatırlıyorlar. Yıllar geçti ben büyüdüm, görüyorum ki onların saçlarına da aklar düşmüş. Ne yaparsın deneyim sahibi olmanın da belli sonuçları oluyor. Şaka bir yana yıllar geçti, sadece ben değil örgütlülüğümüz de büyüdü. Ben ve benim gibi yüzlerce genç katıldı mücadele saflarına… Kocaman bir aile olduk. Ben babam sayesinde UİD-DER’li oldum. Şimdi ikimiz de mücadeleci işçileriz. Sadece küçük ailemizi geçindirmek için değil büyük ailemizi, UİD-DER’i güçlendirmek için de çalışıyoruz. Şu an hepimiz fiziksel olarak bir araya gelemesek de ruhen birlikteyiz. Belki bugün meydanlarda buluşamıyoruz ama umuyorum ki en kısa sürede dünya meydanları yeniden dolup taşacak. O zaman işçi sınıfını hiçbir güç ayıramayacak. Yaşasın İşçilerin Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs!

Gazi Mahallesi’nden genç bir işçi

17.40

Merhabalar dostlar, ben bir üniversite öğrencisiyim. Ama küçücük yaşta babamın elinden tutup tuğla fabrikasına çalışmaya giderken işçi oldum ben. Boyumun yetmediği bantlara tuğla parçaları atarken de gözüme giren toz parçalarını temizlerken de… Boyum yetmediği için tuğla yüklü vagonlar arasında sıkışma tehlikesi geçirirken işçi oldum ben. 13 yaşımda, babamla, ağabeylerimle aynı bantta… Küçücük, çocuk bir işçi... Ama ne olduğumu, kim olduğumu, işçiliğin ne olduğunu mücadele saflarında, 1 Mayıs saflarında öğrendim. UİD-DER’den öğrendim. Her ne yaparlarsa yapsınlar asla umutsuzluğa sürükleyemeyecekler bizi. Hep diridir bizdeki umut, hep diri kalacaktır.

Sefaköy’den bir işçi çocuğu

1 Mayıs 1977: Aydın ve Sanatçıların 1 Mayıs Coşkusu

1 Mayıs 1977’de yüz binlerce işçi Taksim Meydanını ve yürüyüş kollarını doldurmuştu. İşçi sınıfının yükselen mücadelesi, toplumun geniş kesimlerini de etkilemiş, aydın ve sanatçıları mücadele saflarına çekmişti. Aydın ve sanatçılar, 1 Mayıs coşkusuna eşlik ediyorlar:

17.20

Merhaba dostlar, ben 14-15 yaşlarından beri metal sanayide çalışan bir işçiyim. İlk zamanlar çok zordu benim için, küçük yaşta metal sanayide çalışmak ağır geliyordu. Fakat çalışmaya mecburdum, babama destek olmak zorundaydım. Zamanla da alıştım. 3 yaşımdayken işçi babamın omzunda gitmişim 1 Mayıs’a, UİD-DER’le de ilk kez geçen sene katıldım. Çok yoğun duygular içine girdim, gururlandım. UİD-DER nerden geldiğimi, ne olduğumu, 10 seneyi aşan işçilik hayatımda neler yaşadığımı hatırlatıyor, ailemle katıldığım 1 Mayısları hatırlatıyor ve beni duygulandırıyor.

Dünyadaki tüm güzellikleri üreten, yaratan ve bu güzelliklerden mahrum bırakılan, sömürülen işçi sınıfına selam olsun. Bu çarkı bozuk düzeni yerle yeksan edecek işçi sınıfının 1 Mayıs kutlu olsun.

Bağcılar’dan bir metal işçisi

Merhaba UİD-DER’li arkadaşlarım, içinde bulunduğumuz durum yüzünden 1 Mayıs’ta alanlarda buluşamadık ama örgütlü mücadelemizin içinde bulundukça güçleniyoruz. Nice 1 Mayıslar bekliyor bizi. UİD-DER sayesinde ayaktayım ve yaşadığımız zorlu süreçten birlikte kurtulacağımıza dair umudum da dipdiri. Sağlıcakla ve 1 Mayıs ruhuyla kalmanız dileğiyle... Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

İstanbul’dan bir lise öğrencisi

1978, Kemal Sunal sömürüye karşı mücadeleyi keşfediyor. Kemal Sunal ile 1 Mayıs Marşı!

15.50

Bizi eve kapatarak öfkemizin dineceğini sananlar çok yanılıyorlar. Bizim kavgamız gelecek kavgası, sürüyor, sürecek! Korkmuyoruz baskılarınızdan çünkü ben değil biziz, milyonlarız, birliğiz güçlüyüz. Yaşasın 1 Mayıs!

Bize yardım etmeyin, bizleri yardıma muhtaç eden sizsiniz. Yardım değil, iş ve iş güvencesi, gelecek güvencesi istiyoruz. Yaşlılarımız ölmekten değil, çocuklarının işsiz ve aç kalmasından korkuyorlar. Sizin düzeniniz korkutuyor insanları, koronavirüs değil! Yıkılsın bu sömürü düzeni!

Metal işçisi bir kadın

Bizler UİD-DER’li işçiler olarak işsizlik ve hayat pahalılığına, taşeron ve esnek çalıştırmaya HAYIR diyoruz. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın örgütlü mücadelemiz!

Kıraç’tan bir grup metal işçisi

Dün değişti, bugün de değişiyor, örgütlü mücadelemizle kapitalist sistem de değişecek. Yaşasın 1 Mayıs yaşasın enternasyonalist mücadelemiz!

Kıraç’tan bir metal işçisi

15.40

Sokakları, meydanları, günleri değerli yapan işçi sınıfının birliğinin ve örgütlülüğün güzelliğidir. 1 Mayıslarda mücadelenin görkemli bayrakları, azgın sömürü koşullarına, saltanat kalelerinden bizi yalanlarla yasaklarla engellemeye çalışanlara inat, 1800’lü yılların sonundan beri meydanlarda, sokaklarda dalgalandı. Meydanlara çıkamadığı zamanlarda da hep bir yolunu bulup geleneğini yaşatmaya, taleplerini haykırmaya devam etti. Biz de geleneğimizi yaşatmaya, örgütlülüklerimizi büyütmeye devam edeceğiz. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın işçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü!

Pendik’ten işsiz bir işçi

1929’daki büyük kriz sonrası başlayan grev fırtınasının en önemli merkezlerinden biri General Motors fabrikalarıydı. General Motors işçileri 1936’da üye oldukları sendikanın tanınmaması üzerine peş peşe fabrikaları işgal etti. Flint kentindeki işçilerin başlattığı işgal eylemi, General Motors’un diğer kentlerde yer alan 15 fabrikasına da sıçradı. Böylece üretimi durdurup eyleme katılanların sayısı 150 bine çıkmış oldu. Fabrikaların elektriği kesilerek işçiler açlığa ve soğuğa terk edildi, üzerlerine asker ve polis gönderildi. Ama kararlı işçilerin mücadelesi kırılamadı ve General Motors yönetimi işçilerin taleplerini kabul etmek zorunda kaldı. Grev sırasında Detroit kentinde yürüyüş yapan işçiler. Pankartlardan birinde şöyle yazıyor: Örgütlü Emek Yürüyor!

1 Mayıs’ta, daha kısa işgünü istiyoruz ama ücretlerimiz azalmasın, artsın istiyoruz. Çalışırken daha az yorulup, daha az yıpranıp, daha dinç ve sağlıklı olmak istiyoruz.

1 Mayıs’ta, ailelerimizle beraber rahatça yaşayabileceğimiz, çocuklar için oyun alanları, yaşlılar için dinlenme alanları ve herkes için eğlence ve spor alanlarının olduğu konutlar istiyoruz.

1 Mayıs’ta, günlerce sıra beklemeden, paramız yetmez diye düşünmeden muayene olup tedavi edileceğimiz, bizleri hastalıklara karşı koruyacak sağlık merkezleri istiyoruz.

1 Mayıs’ta, ekonomik krizlerin ve hegemonya savaşlarının olmadığı bir dünya istiyoruz.

1 Mayıs’ta, dünyamızı ve bizleri yok oluşa götüren kapitalizmi istemiyoruz.

Artık yeter, artık yeter, artık yeter diyerek işçi sınıfı olarak ayağa kalkıp hakkımız olan dünyayı almak ve bizler için yaşanası bir dünya haline getirmek istiyoruz.

1 Mayıs kutlu olsun!

Gebze’den bir metal işçisi

15.20

Kapitalist sistem açlık, yoksulluk, savaş ve salgın hastalıklardan başka bir şey üretmiyor. Bu çürümüş sisteme karşı yaşasın işçi sınıfının örgütlü mücadelesi. Yaşasın işçi sınıfının birlik mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs.

Büyükçekmece’den bir metal işçisi

Ben hem bir tekstil işçisi hem de bir kadın olarak 2012’den beri 1 Mayıs’lara katılıyorum. İlk katıldığımdaki heyecanım hiç değişmedi. Her ne kadar bu yıl alanlarda olamasak da 1 Mayıs birlik dayanışma ve mücadele günüdür, o yüzden bizim mücadele alanlarımız da çalıştığımız fabrikalardır. 1 Mayıs alanlarında olmak için mücadelemizi güçlendirelim. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın örgütlü mücadelemiz!

Kıraç’tan bir kadın işçi

1 Mayıs’ı bize armağan eden Amerikan işçi sınıfının önderlerinden August Speis, onları asan sermayenin mahkemesine şöyle seslenmişti:

“Eğer bizi asarak tahakküm altındaki milyonların, sefalet içinde çalışan ve kurtuluşu bekleyen milyonların bu hareketini, işçi hareketini ezebileceğinizi umuyorsanız, eğer düşünceniz buysa, o zaman asın bizi! Burada bir kıvılcımı ezeceksiniz, ama şurada burada veya orada arkanızda ve önünüzde, her yerde alevler yükselecek. Bu gizli bir ateştir. Bunu asla söndüremezsiniz, asla!”

Bahçelievler’den bir eğitim işçisi

O ateş hiç sönmedi, sınıfsız ve sömürüsüz bir toplum yaratana kadar da yanmaya devam edecek.

İstanbul’dan bir işçi

15.10

Kapitalizm, 1929’da büyük bir krizle sarsıldı. ABD’de 15 milyon işçi işten atılırken, sokaklar işsiz ve aç dolaşan insanlarla dolup taştı. Ama işçi sınıfı, bu duruma rıza göstermedi, krizin faturasını ödemeyi kabul etmedi. O zaman koronavirüs gibi kullanışlı bir korku aracı icat edemeyen sermaye sınıfı, işçi sınıfının sert mücadelesiyle karşı karşıya kaldı. Krizden sonra başlayan grev fırtınası, baştanbaşa ABD’yi sardı. New York’ta işsizlerin yürüyüşünden bir kare… İşçiler iş ya da işsizlik ücreti talep ediyor.

UİD-DER kadın komitesinden kadın emekçiler olarak tüm kadın ve erkek işçilerin 1 Mayıs’ını kutluyoruz. Emekçi kadınlar olarak korkmuyoruz, yılmıyoruz mücadeleye devam ediyoruz. Emekçi kadınlar bir adım öne, sömürüye karşı gel UİD-DER’e! Emekçi kadınlar mücadelede bir adım öne!

Fabrikalardan bir grup UİD-DER’li kadın

Bence dünyada büyük haksızlıklar oluyor. Bunu da patronlar işçilere yapıyor. İşçilerin sessiz kalmaması lazım, mücadele etmeleri iyi bir şey… 1 Mayıs bana işçilerin böyle bir hakkı olduğunu hatırlatıyor.

Aydınlı’dan bir işçi çocuğu

Merhaba dostlar bizler Esenyurt’tan bir grup petrokimya işçisiyiz. Bugün patronlar virüsü bahane ederek haklarımıza saldırıyorlar. Yıllık izinlerimizi ücretsiz izinleri bizlere dayatıyorlar. UİD-DER’li işçiler olarak bu hak gasplarına karşı öfkemiz büyüyor. 1 Mayıs ruhuyla mücadele ediyoruz. Alanlarda yan yana olamasak da yüreklerimizdeki hınç aynıdır.

Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır

Ancak bu böyle gitmez sömürü devam etmez.

Yep yeni bir hayat gelir bizde ve her yerde.

Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

Esenyurt’tan bir grup petrokimya işçisi kadın

14.50

Dostlar biz işçiler tercih etmediğimiz koşullarda, tercih etmediğimiz bir sistemin içinde yaşıyoruz. Bugün 1 Mayıs, bizim bayramımız ve yine bizim tercihimiz olmayan şartlarda geçiriyoruz bugünü. Ama bizim bir tercihimiz var dostlar ve biz bu tercihte kararlıyız. İşçi sınıfının örgütlü mücadelesi ile sınıfsız sömürüsüz insanca yaşamın olduğu bir dünya kurmak istiyoruz. Ve bunun için mücadelemizin simgesi olan 1 Mayıslarda da diğer günlerde de bizim tercihimiz olan bir dünya kuralım!

Esenyurt’tan bir eğitim emekçisi

Biz emekçi insanlarız. Hakkımız için ölür, küllerimizden doğarız. Biz mücadeleci işçiler her günümüzü hakkımız için 1 Mayıs gibi yaşarız. İşçi kardeşlerime selam olsun. Dayanışmanın, birliğin, alın terinin, sembolü 1 Mayıs kutlu olsun!

Bahçelievler’den bir kadın işçi

14.20

“Ve bayraklı pankartlı yürüyüşlere

Halaylı horonlu grev şenliklerine

Katılmayı aşk gibi duymamışsan şuranda

Sen de iş yok be kardeşim.”

Biz de iş yok be kardeşim. Tutuşamıyorsak işçi dostlarımızla el ele yüreğimizden, özlemini duymuyorsak meydanların... Biriktirmiyorsak öfkemizi deyyuslar saltanatına... Evlerimiz kapı duvar olmuşsa ve giremiyorsak artık kol kola… Biz artık hapı yutmuşuz.

Yaşama, dostluğa, kardeşliğe borçlu olurduk biz de UİD-DER olmasaydı. İşçilerin birliği için var gücüyle çalışan ve daha güzel yarınlar için bizlere umut olan tüm dostlarımıza selam olsun. Yaşasın bir Mayıs! Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

Antalya’dan UİD-DER’li bir aile

Bir hemşire olarak hepimizin 1 Mayıs’ını kutluyorum. Mücadele edenlere selam olsun.

Cerrahpaşa’dan bir sağlık işçisi

14.10

1993 1 Mayıs’ından bir görünüm

Sahip olduğunuz servet, bizden çaldıklarınızdır. Cinsiyet eşitsizliği, hak gaspları, çocuk işçiliği ve emek sömürüsü son bulsun. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın emeğin bayramı ve emekçinin gücü!

Sefaköy’den bir emekçi kadın

Dünya, işçi sınıfının emeğiyle dönüyor. Emekçi kadınların alın teri ve emeği ise hayatın her alanında görmezden geliniyor. Çalışma hayatında yer alan ya da almayan, sigortasız, güvencesiz çalıştırılan tüm kadınlar adına emek sömürüsüne hayır diyorum. İnsanca yaşam, daha güzel bir dünya için yaşasın sınıf mücadelemiz ve yaşasın 1 Mayıs!

Maltepe’den bir basın emekçisi

13.40

Kapitalizm en ölümcül virüsün ta kendisidir. İnsanların hayatlarına ve beyinlerine girerek felce uğratıyor. İşçi ve emekçilere hayatı zehir ediyor. Biz UİD-DER’li işçiler ise bağışıklığı yükselten antikorlarız. Dün olduğu gibi bugün de örgütlenerek, birliğimizi güçlendirerek işçi sınıfının bağışıklığını yükseltiyoruz. Korku, baskı ve yasaklara karşı 2020 1 Mayıs’ında da mücadele bayrağımızı yükseltiyoruz. Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

UİD-DER’li bir grup sağlık işçisi

 

Merhabalar.
Bizler matbaa-yayın sektöründe çalışan bir grup işçiyiz.
Sizleri en içten duygularımızla selamlar, işçi sınıfının birlik,
mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayısı kutlarız.

Biz işçiler 1 Mayıs’ı büyük bedeller ödeyerek kazandık. Bir çok
sınıf kardeşimiz bu uğurda toprağa düştü. İşçi önderleri
tutuklandı, asıldı. İşçilerin üzerine kurşunlar yağdırıldı. Fakat
sökmedi, söndürülemedi bu ateş. Daha da büyüyerek yayıldı.

Dünyanın her yerinde bir tomurcuk gül olup açtı. Güçlendi, dev
gövdesiyle asalak patronların karşısına dikildi.

Bunun korkusunu her daim ensesinde hisseden kapitalistler
yeni bir aldatmaca ile karşımıza çıktılar. Hiç şaşırmadık!

Bizleri koronavirüs ile tehdit edip evlerimize hapsetmeye çalıştılar.
Birbirimizden yalıtmaya çalıştılar.

Oysa bu virüsü bizzat bu sistem yaratmıştır.

Patronlar ve hükümetleri ise bu durumu fırsata çevirip haklarımıza
saldırdı. Bizleri açlığa, yoksulluğa, ölümle yüz yüze bıraktılar.
Bir çoğumuz işsiz kaldı, bazılarımız ücretsiz izne çıkarıldı.
Sağlık, gıda, temizlik, inşaat ve daha bir çok sektörden işçi
kardeşimiz en pespaye en rezil şartlarda çalıştırılıyor. Ve saymakla
bitiremediğimiz bir sürü sorunlar yığını… Bugün tüm bu kaoslara
rağmen 1 Mayıs kutlanıyor.

Şuna tüm kalbimizle inanıyoruz; bir gün tarihin çanları yeryüzünü
cehenneme çeviren kapitalistlerin defterlerini dürmek için çalacak!

İŞÇİ SINIFININ ULUSLARARASI BİRLİK, MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ 1
MAYIS KUTLU OLSUN!
YAŞASIN 1 MAYIS!
YAŞASIN İŞÇİLERİN BİRLİĞİ!

1 Mayıs mitinglerinde yoruluyordum ama çok da mutlu oluyordum. Meydanlarda olmamamız içimizdeki dayanışma ruhumuzu değiştirmez. Yaşasın 1 Mayıs!

UİD-DER’li bir çocuk

“Yürüteceğimiz bu gemi

Yolunu tamamlamalı.

Pruvada kaptan

Tarih bilinciyle

Her yanında insan

Sesleniyor kaptan

Alesta Viya, Alesta Viya!

Baştan sona tarih bilinciyle donanmış mürettebatı

Haykırıyor

Alesta Viya, Alesta Viya!”

Bu şanlı günde, denizlerde de 1 Mayıs coşkusu yaşandı. Gemilerin sirenleri çalınarak deniz emekçileri başta olmak üzere işçi sınıfımızın 1 Mayıs’ı kutlandı. Biz de UİD-DER’li genç denizciler, deniz okulu öğrencileriyiz. Her yer mücadele alanlarımızdır bizim; hava, kara, deniz… 1 Mayıs coşkumuzu gemi sirenlerine katıyor ve haykırıyoruz; Alesta viya, alesta viya! Hazır, daima hazır! Denizlerin kahramanlarına selam olsun! Alın terini açık denizlere akıtan, örgütlülüğümüzü büyüten tüm deniz emekçilerine selam olsun! Yaşasın işçi sınıfımızın denizaşırı mücadelesi, yaşasın enternasyonalizm!

Bir grup denizcilik öğrencisi

13.10

“Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çokturlar;

korkak, cesur, cahil, hakim ve çocukturlar

ve kahreden

yaratan ki onlardır

destanımızda yalnız onların maceraları vardır.”

Bu destan bizi anlatır sınıf dostlarım. Tarihi yazan işçi sınıfımıza selam olsun. Topraktan yaratan, hamdan üreten, metale şekil verenlere selam olsun. Selam olsun onur mücadelesi verenlere, susup köşesinde oturmayanlara... Yaşasın nakış nakış geleceği dokuyanlar. Yaşasın işçi sınıfının destanına alnının terini, yüreğinin coşkusunu katanlar…

İstanbul’dan bir kadın işçi

Onlarla aynı gemide değiliz! Bize ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye çalışan sermaye sınıfına sözümüz bellidir; ne ölüme ne de sıtmaya razıyız. Bugün 1 Mayıs, sınıf dostlarım! Bugün bizim günümüz, aynı yarınlar gibi. Sanmasınlar işçi sınıfının genç neferleri unuttu tarihini, sanmasınlar pes ettik. Mücadelemizi daha da büyüyerek yürüyoruz geleceğe… Daha örgütlüyüz, daha bilinçli ve daha hazırız! Kahrolsun sömürü sistemi, yasasın işçi sınıfı ve örgütlü mücadelemiz!

Sefaköy’den bir işçi

Türkiye’de 1 Mayıslar!

Uzun yılların ardından 1976’da coşkulu ve kitlesel bir şekilde kutlanan 1 Mayıs, işçi sınıfının kapitalizme karşı mücadelesinin sembolü olmuş ve egemenler Türkiye’de 1 Mayıs’ı işçilerin hafızasından silememişlerdir.

“Hoş geldin 1 Mayıs işçinin günü, Dağıt rüzgâr gibi gönülden gamı, Karakış günleri yansın kül olsun, Kırmızı çiçekli bahar uyansın”

Merhabalar dostlar, yağmur gibi yağan mesajlarınızı okuyor ve büyük kıvanç duyuyoruz. Aynı coşku ve heyecanla çarpıyor yüreklerimiz. Yüreği bizim gibi 1 Mayıs coşkusuyla atan bütün sınıf dostlarımıza yaklaşık bir asır önceden, 1927 yılından bir armağan gönderiyoruz. Türkiye’de demiryolu işçileri tarafından yazılan, daha sonra marşı da yapılan şiirde söylendiği gibi; “Hoş geldin 1 Mayıs ey ulu münci/ Kurtuluş yolunun ilk dönemeci. 1 Mayıs, 1 Mayıs ilk dileğimiz/ Yaşatacak seni tunç bileğimiz!”

İstanbul’dan bir grup genç işçi

2 Mayıs 2020, saat 11.30

Lübnan

Koronavirüs korkutmacasına rağmen günlerdir sokakları dolduran Lübnanlı işçiler, 1 Mayıs’ta da binler olup meydanlarda bir araya geldiler. Şarkılar söyleyen, kol kola girerek danslar eden işçiler yolsuzluk batağına sürüklenen iktidarı ve mevcut tüm siyasileri artık göndermek zorunda olduklarını haykırdılar. İşsizliğin %60’lara yükseldiği Lübnan’da çalışan işçilerin ise ücretlerini alamadığını ifade eden işçiler, “Korona, yoksulluk, açlık, işsizlik… Lübnanlı işçilerin artık kaybedecek hiçbir şeyi yok” diyerek mücadeleyi büyüteceklerini haykırdılar.

Avusturya

Viyana’da 15 farklı yerde sokağa çıkan işçiler, parasız ve kaliteli sağlık hizmeti, ücretlerin yükseltilmesi ve işten atmaların yasaklanması için mücadeleye devam edeceklerini haykırdı. Eylemde koronavirüs bahane gösterilerek işçi haklarına yönelik saldırılara karşı bu krizin bedelini işçilerin değil kapitalistlerin ödemesi gerektiği ifade edildi.

Yunanistan

Yunanistan İşçi Sendikaları üyesi işçiler, Atina’da parlamento binası önündeki Syntagma Meydanı’nda bir araya gelerek 1 Mayıs’ın anlam ve önemine vurgu yapan bir miting gerçekleştirdiler. “Patronlar için fedakârlık yok” yazılı pankartın taşındığı mitingde, ekonomik krizin işçilere kesilen faturasına karşı mücadele şiarları yükseltildi.

1 Mayıs, işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak kabul edildiği günden bu tarafa, yani 1889’dan beri ilk kez meydanlarda kitlesel olarak kutlanamıyor. Bunun sorumlusu, koronavirüs salgınını bir felaket olarak sunan, OHAL ilan eden, meydanları boşaltan, toplantı ve gösterileri yasaklayarak demokratik hakları gasp eden egemenlerdir. Dünya ekonomisi çökerken, sermaye sınıfı krizin faturasını işçi sınıfına kesiyor. Eğer koronavirüs korkutması olmasaydı, 1 Mayıs’ta, bu şanlı günde, dünya meydanları işçi sınıfının öfkeli sloganlarıyla inleyecekti! Ama sömürücü egemenler unutmasınlar, işçi sınıfının bağrında derinden derine bir öfke birikiyor. Bu öfkenin bir volkan gibi ne zaman patlayacağı belli olmaz! Yine unutmasınlar, ne yaparlarsa yapsınlar dünya işçi sınıfının 1 Mayıs geleneğini yok edemeyecekler! İşte işyerlerinden, fabrikalardan, işliklerden, işçi mahallelerinden gelen işçi mesajları bu gerçeği ayan beyan ortaya koyuyor. Aşağıda, işçilerden ve işçi ailelerinden gelen kutlama mesajları yayınlıyoruz:

00.30

00.00

Türkiye işçi sınıfının büyük şairi Nazım Hikmet, 1959 yılında yurtdışında bir radyo kanalına verdiği 1 Mayıs mesajında sanki bugünü anlatıyor. Bugün de grevler yasaklanıyor, sendikal haklar baskı altında, koronavirüs bahane edilerek meydanlar işçi sınıfına kapatılıyor! Ama Nazım'ın vurguladığı gibi, mücadele sürüyor!

23.50

Egemenler ne yaparlarsa yapsınlar; kırk bin kere kırsınlar isterlerse dallarımızı, isterlerse kollarımızı ta kökünden koparsınlar, yerlerde sürüsünler umutlarımızı… Yedikleri ekmeği, yürüdükleri yolları, oturdukları evleri ve ne çalınıyorsa gözlerine, yapan bu eller, o gün geldiğinde dünyayı başlarına yıkmasını da bilecektir. And olsun ki bu hesap böyledir.

Mersin’den bir işçi

Telafi çalışmasına HAYIR! Esnek ve güvencesiz çalışmaya HAYIR! Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın örgütlü mücadelemiz! Salgın ile korkutulan işçiler hak gaspları karşısında sessizleştiriliyor. Hak gasplarına karşı yaşasın 1 Mayıs, yaşasın örgütlü mücadelemiz!

Esenyurt’tan bir grup metal işçisi

Heyyyy kapitalizm, yine yaptın yapacağını, yine sığındın korkunun ve manipülasyonun gölgesine! Her ne yapsan da, yaptıkların işçi sınıfının sana olan öfkesini büyütmekten başka bir işe yaramayacak. Yerle yeksan olacaksın.

Bursa’dan bir deri işçisi

1 Mayıs 2007, UİD-DER kortejinden bir görünüm

23.40

Her yıl 1 Mayıs alanına gittiğimde işçi sınıfının ne kadar güçlü olduğunu hissederim. 1 Mayıs’ın benim için yeri bambaşka. Bana mücadeleyi, başı dik durmayı, onurlu olmayı hatırlatıyor. 1993’ten 2006’ya kadar Deri Organize Sanayinde çalıştım. Köyden çıkmış gelmiş bir kadın olarak işçiliği de mücadeleyi de orada öğrendim. İşyerinde alnımızın teriyle çalışıp, karşılığını patronlardan beklerdik. Vermediğinde de söke söke alırdık. Haksızlıklar karşısında dimdik durur, birbirimize de sahip çıkardık. Sendika sendikaydı, işçi de işçi! Yılda en az birkaç kere patronları korkutan büyük yürüyüşler yapardık. En önde olmaktan hep onur ve gurur duydum. Biz mücadele ettikçe hak kazandık. 1 Mayıslar benim için mücadeleyi, mücadele edenlerin kazanacağını, insan olarak da başının dik olacağını hatırlatır. Bugün bir kere daha anlıyorum ki örgütlü olursan ve mücadele edersen her şeysin, etmezsen de hiçbir şey!

Emekli bir deri işçisi

Korkunun bilerek arttırıldığı, kullanıldığı bu dönemde gittikçe artan eşitsizliğe karşı daha da güçlenerek, inanarak dalga dalga akacağımız meydanlarda buluşmak ümidiyle 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma günümüz kutlu olsun!

Balıkesir’den bir öğretmen

23.30

Bugün 1 Mayıs, bu uğurda can veren kardeşlerimiz var. Mitinglerimiz koronavirüs bahanesiyle engellendi. Olsun, biz bu durumu fırsata çeviren patronlara karşı mücadeleye devam edeceğiz. Hakkımızın yenmesine izin vermeyeceğiz. Bütün işçi kardeşlerimin 1 Mayıs bayramını kutlar ve mücadeleye devam diyerek sözlerimi bitiririm.

Yenibosna’dan bir sağlık işçisi

1 Mayıs uluslararası mücadele günümüz kutlu olsun, dostlar! Bu zor zamanlarda yalnız olmadığımızı hissettiren tüm mesajlar içimdeki ateşi körüklüyor ve yeniden meydanlara çıkacağımız günü iple çekiyorum. İnsanca yaşayacağımız güzel günler yakın. Mücadelede yan yana, omuz omuza, kol kola olalım, mesafeleri kaldıralım! Yaşasın örgütlü mücadelemiz, Yaşasın 1 Mayıs!

Ataşehir’den bir öğretmen

1 Mayıs 1918, Saray Meydanı-Kışlık Saray önü Petersburg. Rusya’da 1917 Ekiminde iktidarı ele alan işçi sınıfı kitlesel bir mitingle 1 Mayıs’ı kutluyor. Mitingin bir cephesinden bir kare… Fotoğrafın merkezindeki pankartta şöyle yazıyor: Yaşasın Uluslararası Emek Günü! Yaşasın Sosyalizm!

23.20

Bu 1 Mayıs öncekilerden farklı, malum dünyanın durumu… Fakat yılmayacağız, çevremizdeki işçi arkadaşların yılmasına izin vermeyeceğiz. Hiç bir şey korkutamaz bizleri, korkutmasın da! Biz dayanışma içinde olursak her şeyin üstesinden gelebiliriz. Tüm işçi ve emekçi kardeşlerimizin 1 Mayıs’ı kutlu olsun.

Güngören’den bir işçi ailesi

1 Mayıs’ın işçi sınıfı için anlam ve önemini UİD-DER’den öğrendim. Bugün de olumsuz koşullara rağmen 1 Mayıs’ın mücadele ruhunu yaşamaya ve yaşatmaya devam ediyoruz. UİD-DER’li genç bir işçi olarak 2020 1 Mayıs’ını, tüm işçi sınıfının mücadele gününü içtenlikle kutlarım. Yaşasın dünya işçi sınıfının mücadele günü 1 Mayıs!

Avcılar’dan bir sağlık işçisi

Bizler işçiliğe yeni adım atmış bir grup genç işçiyiz. Öğrencilik yıllarımızda her 1 Mayıs’ta UİD-DER’in saflarında yerimizi aldık. Patronların aklımızla alay ettiği bu günlerde birer işçi olarak UİD-DER’de mücadeleye kenetlenmenin gururunu yaşıyoruz. 1 Mayıs’a sahip çıkıyoruz ve 1 Mayıs’ın mücadele ruhunu etrafımızdaki genç işçi kardeşlerimize ulaştırıyoruz. Bizlere 1 Mayıs’ın ve mücadelenin anlamını ve önemini kavratan mücadele örgütümüz UİD-DER’e ve UİD-DER’li işçilere sonsuz teşekkür ederiz. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

İstanbul’dan Genç İşçiler

22.35

Geçmişi tarihi mücadelelerle dolu olan ve gelecek günlerde yolları mücadeleye çıkan biz işçilerin alın teridir 1 Mayıslar. Bizden önceki işçi kardeşlerimizin canını dişine takarak uğrunda canlarını verdiği bir gündür. Onlar geçmişte çok mücadeleler verdi, bize ise bugünü miras bıraktılar, mücadele edelim ve onların kazandıklarını sınıfımız adına kaybetmeyelim diye. Tarihe kazınan destanların en yücesi biz işçi kuşaklarının verdiği mücadelelerdir. Hayatı boyunca iki kuruşa muhtaç yaşayan biz işçilerin şanlı bayramı ve kapitalizme korku salan bir milattır. Bugün salgını bahane ederek haklarımıza saldıran kapitalistler sanmasınlar ki yaptıkları yanlarına kâr kalacak. Belki bu 1 Mayıs günü meydanlarda olamayacağız, ancak önümüz büyük mücadelelere gebe. Önümüz işçi sınıfının ellerini toprağa basarak doğrulacağı ve kapitalist sömürüyü tarihin çöp sepetine yollayacağı vakittir. Gün gelecek, rüzgâr biz işçilerden yana dönecek. İşte o günlerde 1 Mayısların ve daha nice mücadelenin bayrağını, esen rüzgârda dalgalandıracağız.

Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın örgütlü mücadelemiz, birliğimiz!

Yaşasın Devrim! Yaşasın Sosyalizm!

Mersin’den bir işsiz işçi

Egemenler 1 Mayıs’ı bugüne kadar çok kere yasakladı, unutturmaya çalıştı. Ama 1 Mayıs’ın sönmeyen ateşi mücadeleci işçiler sayesinde bugünlere kadar yanmaya devam etti, ediyor. 1 Mayıs meşalesini devralan UİD-DER’li işçiler olarak egemenlerin yarattığı korkunun esiri olmadan ve bu korkuya kapılıp 1 Mayıs’ı geçiştirmeye çalışanlara rağmen meşaleyi harlamaya devam ediyoruz. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın İşçi Sınıfının Uluslararası Mücadele Birliği!

Pendik’ten bir metal işçisi

1 Mayıs 1919 İspanya. İspanyol işçiler Rusya'daki işçi iktidarını selamlıyor: Yaşasın Rusya!

22.20

Alın terimizin sömürülmesine HAYIR! Yaşasın örgütlü mücadelemiz! Yaşasın 1 Mayıs!

Emeğimize ve 1 Mayıs’ımıza sahip çıkıyoruz. Sömürüye izin vermeyeceğiz. Yaşasın 1 Mayıs!

Bir işçi ailesi

Korkularınızdan bugün meydanları kapatmış olabilirsiniz. Ama korkularınız baki kalsın… Öfkemizi, birlikteliğimizi büyüterek yeniden döneceğiz o meydanlara!

UİD-DER’li bir işçi olarak karşılıyorum bu 1 Mayıs’ı. Gururluyum, bu mücadelenin içinde olmaktan onur duyuyorum. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın İşçilerin Uluslararası Mücadele Birliği!

Selam olsun dünya işçi sınıfına! Selam olsun korkuya teslim olmayan işçi sınıfının mücadele neferlerine!

UİD-DER’in feneriyle korkuya teslim olmuyoruz! 1 Mayıs’ın mücadele ruhuyla, alanları dolduracağımız günlere hazırlanıyoruz. Öfkemizi ve örgütlülüğümüzü büyütüyoruz!

Bir grup metal işçisi kadın

22.10

Biz işçiler olarak, tuzu kuruların evde kal yalanlarına kanmamalıyız. Krizin faturasını ödememek için örgütlü mücadelede alanlarda buluşalım.

Esenyurt’tan bir işçi

İşte o şanlı gün geldi; 1 Mayıs, işçilerin, emekçilerin bayramı! Her ne kadar içerisinden geçtiğimiz şu dönemde virüs bahane edilerek biz emekçilerin bir araya gelmesi engellenmiş olsa da biz kaç kişi olursak olalım, olduğumuz her yeri 1 Mayıs alanı yapmalıyız. Coşkumuzu ve heyecanımızı ulaştırabildiğimiz herkese ulaştırmalıyız. Benim 1 Mayıs coşkum günler öncesinden başladı. Geçmiş 1 Mayısları hatırlayıp gelecek 1 Mayısların hayalini kurmaya başladım. Gelecek 1 Mayısların daha güzel olması ancak biz işçilerin birleşip örgütlenmesi ile olur. Tüm işçi kardeşlerimin 1 Mayıs’ını kutlar, herkesi işçi sınıfının mücadelesini hakkıyla veren UİD-DER saflarında örgütlenmeye beklerim.

Ankara’dan bir işçi öğrenci

1 Mayıs 2007, UİD-DER kortejinden bir görünüm.

21.50

Merhaba UİD-DER’li dostlar, koronavirüs bahanesiyle sokakların ve meydanların boşaltıldığı günlerde 1 Mayıs’ı kutluyoruz. Bugünler de bitecek, bizler özgürce kutlayacağız 1 Mayıs’ları, coşkuyla yaşayacağız. Yapacağımız en doğru şey örgütlü gücümüze ve sınıf kardeşlerimize güvenmek. Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın İşçilerin Birliği!

Gazi Mahallesi’nden bir tekstil işçisi

Tek adam rejimi yarattığı korku iklimiyle işçi sınıfını bölmek parçalamak, var olan haklarını gasp etmek istiyor. Rejimin yalanlarına değil işçi sınıfının gerçeklerine koşalım, kahrolsun sömürü düzeni, yaşasın enternasyonalizm, yaşasın 1 Mayıs!

Haramidere’den bir işçi

21.40

1 Mayıs 2007 UİD-DER korteji

Merhaba kardeşler, merhaba gençler, kadınlar, mücadeleci sınıf kardeşlerim. Yıllarca Türkiye’de 1 Mayıslar yasaklıydı. Ben yaşım itibariyle bu yasaklı yılları yaşamış işçilerden değilim. Bugün meydanlarda olamamanın burukluğunu ve yarattığı öfkeyi çok daha iyi anlıyorum. Ama geçmişte olduğu gibi bugün de mücadeleci, örgütlü işçiler 1 Mayıs ruhunu yaşatmaya devam ediyor. UİD-DER bulunduğu her yerde gelenekten geleceğe şiarıyla 1 Mayıs ruhuna sahip çıkıyor. Ben de size bunun gururuyla sesleniyorum. Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın İşçilerin Uluslararası Mücadele Birliği! Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Ankara’dan bir kadın işçi

Çocuklarımıza iyi bir gelecek vermek için sürüyor mücadelemiz ve sürecek! Biz onlara mücadelemizi miras bırakacağız. Bizden sonra da mücadeleye, dayanışmaya devam etmeleri dileğiyle tüm işçi ve emekçilerin 1 Mayıs bayramı kutlu olsun! Yaşasın sınıf mücadelemiz!

Sarıgazi’den bir emekçi kadın

21.30

Kardeşlerim hepimizin uluslararası birlik, mücadele günü, 1 Mayıs kutlu olsun!

Oğul: 10 yaşındayım. Bir süredir okullarımız koronavirüsten dolayı kapalı. Sokağa çıkamıyoruz. Ama ben virüsten korkmuyorum. Sokakları biz çocuklara ve amcalarımıza yasakladılar. Babam hep işe gidiyor. Sormak istiyorum 1 Mayıs’ta meydanları işçilere neden yasaklıyorlar? Ben merak edip bunu anneme sorduğumda, annemin cevabı “Allah onların belalarını versin. Koronavirüsü bahane ettiler” dedi. Ben tüm çocuklar için şunu diyorum: Daha güzel günlerde oyun oynayabilmek için Yaşasın 1 Mayıs!

Baba: Bir metal işçisi olarak işçi sınıfımızın 1 Mayıs’ını kutluyorum. Öfkemiz büyük, egemenler tarafından işçi sınıfına dönük saldırılar artarak devam ediyor. Her yıl 1 Mayıs alanlarında öfkemizi ve taleplerimizi haykırıyorduk. Bu yıl bizler açısından buruk geçse de, sınıf bilinçli, mücadeleci işçiler olarak moralimizi bozmadan mücadele etmeye devam edeceğiz. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın Örgütlü mücadelemiz!

Bir işçi ailesi

Bizler yalnız değiliz. Biz UİD-DER’li örgütlü işçileriz! İktidarlar ve patronlar dünya ölçeğinde yaşanan ekonomik krizin bedelini işçi sınıfının üzerine yıkmak için koranavirüsü bahane ederek, kazanılmış haklarımıza saldırarak, biz işçileri hem zihinsel hem de bedensel anlamda esir almak istiyorlar. İşçi sınıfı olarak idam sehpalarında, zindanlarda, meydanlarda kurşunlandık. Unutmadık unutturmayacağız!

Spartaküsleri, Fransa devrimlerini, 1917 Ekim Devrimini unutmadık, unutturmayacağız! 15-16 Haziran direnişini, 1977 1 Mayıslarını unutmadık, unutturmayacağız! İşçi sınıfının büyük önderlerini, Şeyh Bedrettin’i, Nâzım Hikmet’i, Mustafa Suphi ve arkadaşlarını, yiğit işçi önderdi Kemal Türkleri, işçi sınıfı mücadelesine gönül vermiş, hayatını bu uğurda kaybetmiş sosyalistleri unutmadık unutturmayacağız!

1 Mayıs’ı bize armağan edenlere selam olsun! Bu ateşi yüreklere, kalplere, akıllara taşıyanlara selam olsun!

Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Gebze’den emekli bir işçi

1 Mayıs'ın Doğuşu

İşçi sınıfı 8 saatlik çalışma hakkını kazanmak için büyük mücadeleler vermiş ve büyük bedeller ödemiştir.

20.10

Viyana’dan merhaba sınıf kardeşlerim!

Uzun yıllardır Avusturya Viyana’da yaşamakta olan bir ulaştırma sektörü emekçisiyim. Kendim, bütün göçmen emekçiler ve Avusturya işçi sınıfı adına Türkiye işçi sınıfının ve özelde tüm UİD-DER’li işçi kardeşlerimin 1 Mayıs işçi bayramını kutlarım. Küresel neo-liberalizmin tükenmişlik ve çıkışsızlığının korona krizi şalı altında emekçi yığınlardan gizlenmeye çalışıldığı koşullarda, emekçilerin sınıfsız ve sömürüsüz özgür bir dünya kurma yolundaki mücadelesi, 2020 1 Mayıs’ına özel bir anlam ve önem kazandırmıştır. Kapitalist sömürü ve talan düzeni tarihin çöplüğündeki yerini bir gün mutlaka bulacak! Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın işçi sınıfının sosyalizm mücadelesi!

Viyana’dan bir işçi

1 Mayıs’ı ilk günden buyana her yıl alanlarda, meydanlarda kutladı işçi sınıfı. Tarihte ilk kez işçi sınıfı dünya çapında alanlara, meydanlara çıkamadığı için evlerin balkonlarında kutluyor. Ben de 1 Mayıs’ı evin balkonunda 1 Mayıs marşını çalarak kutlamaya başladım. Yakın komşulardan benimle birlikte alkışa katılanlar oldu. Ardından balkonda UİD-DER’in 2020 1 Mayıs için hazırladığı vidoyu izledim. 1 Mayıs marşında da dendiği gibi “bu böyle gitmez.” Ne korona, ne yasaklar böyle gitmez. Elbet sömürü de ilelebet sürmez. 1 Mayısları bizlere miras bırakan işçi sınıfına selam olsun. Bizler de gelecek işçi nesillerine örgütlü bir mücadeleyle sömürüsüz, sınıfsız bir dünya bırakmak için mücadeleyi miras bırakacağız. Yaşasın işçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 MAYIS!

İzmir’den emekli bir işçi

1 Mayıs 1907, Bourke Caddesi Melbourne Avustralya.

20.00

Günlerin getirdiği egemenlerin rüyaları olsa da

Durdururuz dünyayı tek yumruğumuzla

Dalları sarkık ağaçlardan yiyemiyorsak o meyveleri

Sanılmasın ki bu böyle gider

Biz suladık o ağaçları,

Ve günü gelince

Gölgesinde 1 Mayıs türküleri söyleyeceğiz!

Baskıların bu denli arttığı şu günlerde 1 Mayıs heyecanı her zamanki gibi yüreklerimizde. Selam olsun sınıf dayanışmasına. Selam olsun yürekleri mücadele ile dolu sınıf kardeşlerimize. Yaşasın İşçilerin Uluslararası Birliği! Yaşasın 1 Mayıs!

Adana’dan yağ fabrikasında çalışan bir işçi

Merhaba dostlar biz UİD-DER’li bir aileyiz. Mücadele geleneğini burada öğrendik ve geleneğimize sahip çıkıyoruz. 1 Mayıs işçi bayramımız tüm işçi sınıfına kutlu olsun. Mücadele uzun ömürlü bir yoldur. Eşimle birlikte bu mücadelenin bir parçasıyız. Yaşasın 1 Mayıs yaşasın işçilerin birliği!

Küçükçekmece’den bir işçi ailesi

Bütün emekçilerin birlik, dayanışma ve haksızlıklara karşı mücadelesinin sembolü olan 1 Mayıs’ı bu sene meydanları doldurup büyük bir coşkuyla kutlayamamış olmamız elbette hepimizi üzdü ve bir o kadar da öfkelendirdi. Kapitalist düzenin her alanda olduğu gibi kendi çıkarlarına kullanmış olduğu salgını bu defa da biz emekçilerin mücadele sembolü olan 1 Mayıs’ta alanları boşaltmak için kullandığını biliyoruz. Elbette meydanlarda olamayışımız birikmekte olan öfkemizi arttırdı. Fakat meydanlarda omuz omuza olamayışımız gönüllerimizin de ayrı olacağı anlamına gelmez. Biz yine aynı coşkuyla ve birliktelikle bu 1 Mayıs’ı da kutlayacağız. Hepimizin mücadele günü kutlu olsun. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Mersin’den bir öğrenci

Kapitalizmin yaşattığı kaosa inat “bir rüyamız var.” Bu rüyayı gerçeğe dönüştürecek dünya işçi sınıfının uluslararası mücadele ve dayanışma günü kutlu olsun! Yaşasın 1 Mayıs!

Emekçi kadınlar

Yıl 1902, ABD Pennsylvania. Çocuk işçiler grevde. Şöyle diyorlar: Adalet istiyoruz, daha fazla okul istiyoruz!

2020 1 Mayıs’ı bütün dünyada hüzünle kutlanıyor. Çünkü patronlar virüs bahanesiyle milyonlarca işçiyi işten attı. Esnek çalışma asıl çalışma haline getirilmeye çalışılıyor. Fakat bugünler de geçecek işçiler örgütlenip ayağa kalkacak ve bu kokuşmuş düzeni yıkacaklar. Yaşasın 1 Mayıs!

Mersin’den İzocam işçisi

Tüm dünyada kapitalistlerin koronavirüsü bahane ederek işçi sınıfını korku tüneline itmelerine, evlere kapatarak krizi, sömürü düzenini, işsizliği ve savaşları unutturmaya çalışmalarına kanmayalım. Onların yalanlarına inanmayalım. İşçilerin uluslararası mücadelesini daha da büyütelim. Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz, Yaşasın İşçilerin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs!

Kartal’dan bir kadın işçi

Metal sektöründe çalışan ve koronavirüs salgını gerekçesiyle ücretsiz izne çıkarılan bir işçiyim. Patronların koronavirüsü fırsata çevirerek işçileri işten atmalarını, ücretsiz izne çıkarmalarını kabul etmiyorum. Sermayeye değil emekçiye bütçe diyorum. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın İşçilerin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü! Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz!

Bir metal işçisi

Osmanlı döneminde 1909'da 1 Mayıs Selanik'in yanı sıra diğer Balkan kentlerinde de kutlandı. Üsküp Sosyal Demokrat Örgütünün çağrısıyla bir araya gelen çeşitli milletlerden işçiler 1 Mayıs'ı kutluyor.

19.40

İşyerlerinde kadın-erkek cins ayrımcılığı yapılıyor. Bu ayrımların ortadan kalkması ve özgürlük, adalet için 1 Mayıs’ta alanda olmak isterdim.

Genç bir kadın işçi

Gelecek kaygısı olmasın istiyorum artık sokağa çıkarken bile korkuyoruz. Yaşasın 1 Mayıs!

Genç bir metal işçisi

Adaletsizlik her konuda var, sadece ekonomik anlamda değil. Savaştan kaçıp göç eden çocukların kıyıya vuran bedenlerini görünce ağlıyorum. Çocuklar savaşlarda ölmesin istiyorum. 1 Mayıs’a daha önce hiç katılmadım. Bu yıl katılmayı çok isterdim.

Genç bir işsiz kadın

19.30

1 Mayıs, işçi ve emekçilerin dünya çapında kutladığı birlik, dayanışma ve haksızlıklara karşı mücadele günüdür. Yüzlerce işçiyle bir ağızdan aynı istekleri haykırıyor olmak, aynı duyguları yaşamak umut verici. Sınıf kardeşlerimizin mücadeleyle kazanmış olduğu haklara bugün bizlerin sahip çıkıyor olmasından dolayı gurur duyuyorum. Bu sene sloganlarımızı hep birlikte haykıramıyor olsak da birliğimizi güçlendirmeliyiz. El ele verdikçe sağlıklı ve güzel günlerin geleceğini göreceğiz, umudumuzu kaybetmeyelim!

Balıkesir’den bir sağlık işçisi

Ben Bodrum’da yaşayan bir kadınım, ev işçisiyim. Bugüne dek mücadele eden işçi emekçilerin, bütün halkların 1 Mayıs bayramını kutluyorum. Yaşasın Mücadelemiz, Yaşasın 1 Mayıs!

Muğla’dan bir emekçi kadın

Kemal Türkler’in 1976 1 Mayıs’ında yaptığı konuşmadan: “Türkiye burjuvazisi 1 Mayıs’ların kutlanmasını engellemek için elindeki tüm baskı organlarını seferber etti. Her 1 Mayıs’tan önce hiçbir gerekçe gösterilmeden örgütlü, bilinçli işçi önderlerini tutukladı. Pek çoğunu işkenceden geçirdi. Her 1 Mayıs öncesinde olağanüstü tedbirler alarak yılgınlık, korku ve terör yaratmaya çalıştı. Sermaye sınıflarını bu denli korkutan olgu, 1 Mayıs’ın özünde yatmaktadır. Çünkü 1 Mayıs, her şeyden önce, her ülkede ve tüm dünyada işçilerin sermaye egemenliğine ve zulme karşı birlik ve mücadelelerinin bayrağıdır.”

ABD'de geçmişte yapılan 1 Mayıs mitinginden bir görünüm

18.55

Türkiye’de 1 Mayıs inatçı bir geleneğe sahiptir. 1914’te savaşın araya girmesiyle 1 Mayıs kutlaması yapılamaz. Ancak 1920’de tüm zorluklara rağmen 1 Mayıs kutlamaları yeniden yapılır. İstanbul’daki işgal kuvvetleri ve yerli egemenler 1 Mayıs kutlamalarını yasaklamak istese de başaramazlar. 1921’de ise 1 Mayıs oldukça etkili olur. İşgal kuvvetlerinin engelleme çabalarına rağmen, işyerlerinin büyük çoğunluğu çalışmadığı için 1 Mayıs’ta İstanbul bir genel grev havasına bürünür. Fakat 1925’ten sonra işçi sınıfı üzerinde baskı artar, fiilen yasaklanır. 1935’te 1 Mayıs Bahar ve Çiçek Bayramı olarak ilan edilir, amaç 1 Mayıs’ı unutturmaktır. Ama egemenler başaramazlar. 1976’da işçi sınıfı yeniden sel olup meydanlara akar. Özetle egemenler dün olduğu gibi bugün de emellerine ulaşamayacaklar!

Bir rüyamız var… Savaşların, sömürünün son bulduğu, çocukların yüzlerinin hep güldüğü bir dünya rüyamız… İnsanın insana kulluk etmediği, eşitlik ve özgürlüğün hâkim olduğu bir yeryüzü cenneti yaratma rüyalarımızı, hayallerimizi asla ve asla solduramayacaklar! Bugün evlerimize hapsedilmiş olabiliriz ama kararmasın sol mememizin altındaki cevahir… Yarın çok daha güçlü bir şekilde 1 Mayıs meydanlarında taleplerimizi haykıracağız ve bugün bizleri evlerimize hapseden egemenler kaçacak delik arayacaklar!

Pendik’ten bir işçi

Sınıfımıza yönelik baskıların ve saldırıların arttığı bu dönemde tüm mücadeleci işçi dostlarımızı selamlıyoruz. Önümüzdeki günlerin zorlu olacağını bugün yaşadıklarımız bize gösteriyor. Ama biz biliyoruz ki örgütlü ve sınıf bilinçli işçilerin mücadelesi her zorluğu aşacak güce sahiptir. Örgütlü, mücadeleci, kararlı işçilerin önünde hiçbir güç duramaz. Bizden önceki işçi kuşaklarının bizlere mirası olan 1 Mayıs geleneği bunun en iyi örneğidir. Bu duygularla, sahip çıktığımız 1 Mayıs geleneğinin ateşinin sönmesine koşullar ne olursa olsun izin vermeyeceğiz.

Yaşasın 1 Mayıs!

Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Mersin’den liman işçileri

18.25

İşçi sınıfının tarihe yazılmış 15-16 Haziran 1970 “Büyük İşçi Direnişi” ya da 1977 kitlesel Taksim 1 Mayıs mitingi gibi pek çok büyük mücadelesi uzun süren sessizlik dönemlerinden, yasaklı yıllardan sonra gelmiştir. Bugün yaratılmaya çalışılan korkuyu yara yara mücadeleye atılmak yeni ve büyük zaferlerin önünü açacaktır.

Ve zafer hiçbir şeyi affetmeyecek kadar tırnakla söküp koparılacaktır.

Bu inançla bugünden hazırlanıyoruz yeni kavgalara ve yeni zaferlere,

Bu inançla YAŞASIN diyoruz ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ,

Ve yine bu inanç ve inatla YAŞASIN DÜNYA İŞÇİLERİNİN ENTERNASYONAL MÜCADELESİ!

Ankara’dan genç bir sağlık işçisi

Salgın hastalık bahanesiyle dört duvar arasına sıkıştırılmaya çalışılan dünya işçi sınıfı, şanlı mücadelemizin tarihsel günü 1 Mayıs’ı maalesef alanlarda kutlayamıyor. Fakat bizler alanlarda olamasak da mücadele etmeye devam ediyoruz. Elbet bu günler sürekli değil. Alanları mutlaka tekrar dolduracağız. Çünkü biz korkmuyoruz, pes etmiyoruz. Bu köhne düzeni yerle bir edinceye dek mücadelemiz sürecek.

Yaşasın 1 Mayıs!

Yaşasın İşçi Sınıfının Uluslararası Mücadele Birliği!

Tuzla’dan işsiz bir işçi

Kapitalistlerin hiçbir oyunu işçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı unutturamamıştır ve unutturamaz. Mücadeleci, örgütlü işçiler buna izin vermez. Biz buna izin vermeyiz.

Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın İşçilerin Birliği

Ankara’dan bir kadın işçi

18.05

Umudumuz hiç bitmesin, her karanlığın sonu bir ulu şafaktır!

Tuzla’dan bir tekstil işçisi

Gelecek 1 Mayıs işçi ve emekçi bayramlarını alanlarda hep beraber kutlamak dileğiyle... Umutla kalın!

Tuzla’dan bir işçi

Emeği ve işçilerin birliğini yücelten 1 Mayıs, biz işçilerin en haklı mücadelelerindendir. İnsanlık onurunun ayaklar altında olduğu bir zamanda işçilerin onurlu ve fedakâr mücadelesiyle kazanılmış “Emek Günü’dür.” Bugün de bu bilinçle sahip çıkıyoruz 1 Mayıs’a.

Yaşasın İşçilerin Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs!

Ankara’dan turizm işçisi

Herkes kendi fikirlerini korkmadan, özgür bir şekilde söyleyebilmeli. Basın özgürlüğünün olmasını, gazetecilerin fikirlerinden dolayı tutuklanmamasını istiyorum. Basın ve toplanma özgürlüğü olsun istiyorum. Yaşasın 1 Mayıs!

Genç bir tekstil işçisi

Uzaydan dünyanın sesini dinleyelim. Yaşasın 1 Mayıs!

17.45

UİD-DER’le tanışınca sorunlarımızın kaynağının kapitalist sistem olduğunu anladık. Yaşadığımız tüm sorunlara karşı bu yıl 1 Mayıs alanında olmak isterdik. Hep beraber taleplerimizi dile getirmek ne kadar güzel olurdu.

UİD-DER’le yeni tanışan bir grup genç

Birlik ve dayanışma inancıyla tüm ezilenlerin 1 Mayıs işçi bayramını en içten dileklerimle kutluyorum. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın işçilerin birliği!

Adana’dan bir kargo işçisi

Benim için 1 Mayıs, geleceğe duyulan heyecan ve umuttur her zaman. Bu yıl 1 Mayıs’ı meydanlarda kutlayamayacak olmamız canımızı sıksa da mücadelemizi asla sekteye uğratmayacaktır. Covid-19 pandemisi dedikleri ekonomik kriz sürecinde hükümet ve patronların işçiler üzerindeki baskısı daha artmış durumda. İşsizlik, düşük ücret, uzun çalışma saatleri gibi sorunlarımız büyüyecek, buna karşı mücadele sınırlarımız da genişleyecek.

Gelecek 1 Mayıslarda bu mücadele azmimize, bu yılki coşkumuzu ve öfkemizi de ekleyip daha da çoğalarak alanlarda olacağız.

Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Ankara’dan bir sağlık işçisi

17.35

Türkiye’de işsizlik giderek artıyor. Ben de aylardır iş arayan o işsizlerden biriyim, bu 1 Mayıs’ta da UİD-DER ile meydanlarda taleplerimi haykırmayı yürekten istiyordum. Bu sene emekçileri evlere hapsettiler ama mücadelemiz sürüyor. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın İşçi Sınıfının Mücadele Birliği! Yaşasın UİD-DER!

Antakya’dan işsiz bir işçi

Bir tohum

Bir başak

Sapsarı bir deniz

Biz

Bütün açları doyuran

Toprak ananın bereketiyiz

Ve yarın

Yani o gün geldiğinde

Şafakla beraber kalkıp hücuma

Düşmanın kalelerini yıkacak olan

Kadın ve erkek işçileri emziririz

Mersin’den işsiz bir kadın işçi

Bu yıl işçi sınıfı olarak farklı bir 1 Mayıs geçiriyoruz. Sınıfımıza yönelik saldırılar virüs bahanesiyle daha da dizginsiz bir şekilde artmış durumda. Birlikteliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. 1 Mayıs’ta alanlarda olamasak da mücadelemizi ve umudumuzu durmadan büyütüyoruz. Şimdilik milyonların öfkesini sokaklardan alıkoyabilir patronlar ve onların temsilcisi siyasi iktidar. Fakat biz çok iyi biliyoruz ki sınıfımızın öfkesi durmadan artmaktadır. Biz UİD-DER’li işçiler olarak büyük kavgamız için durmadan körüklüyoruz ateşi.

Ankara’dan bir metal işçisi

17.25

Covit-19 bahanesiyle yaratılan korku ve panikle birlikte biz işçilere meydanları kapatan patronlar sınıfı ve onların siyasi iktidarları şunu bilsinler ki 1 Mayıs; “birlik, mücadele ve dayanışma günü” her daim yüreğimizde sönmeyen bir ateş olarak var olacaktır. Geçmişten bu güne, bu günden yarına 1 Mayıs mücadele bayrağı her daim taşınmaya devam edecektir. Selam olsun ilk ateşi yakanlara, selam olsun suyun önünü açanlara, selam olsun kızıl bayrağı yarınlara taşıyanlara! Tüm işçi kardeşlerimizin “birlik, mücadele ve dayanışma” günü olan 1 Mayıs kutlu olsun.

Hadımköy’den bir metal işçisi

Ben ilkokul öğrencisiyim. Haksızlığa ve çaresizliğe hayır demek için 1 Mayıs diyoruz!

Ben bir ev kadınıyım/işçisiyim. Ev işleri toplumsallaştırılsın. 1 Mayıs biz işçilerin bayramıdır.

Ben dokuma işçisiyim, talebim ücretlerin yükseltilmesi, iş saatlerinin kısaltılmasıdır. Yaşasın 1 Mayıs!

Ben bir eğitim işçisiyim. Hep bir ağızdan haykıralım: Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın hakların kardeşliği!

Ben bir kadın işçi olarak eşit işe eşit ücret istiyorum. Yaşasın 1 Mayıs!

Metal işçisi bir kadınım. 1 Mayıs’ımız kutlu olsun işçi kardeşlerim.

Esenyurt ve Kıraç’tan UİD-DER’li işçi ve gençler

Örgütümüz UİD-DER ile ellerimizde kızıl bayraklarımızla, dilimizde 1 Mayıs marşlarımızla emekçi dostlarımız, kardeşlerimizle beraber yan yana, kol kola meydanlarda olmayı çok isterdik. Ama o günlere tekrar daha güçlü döneceğiz mutlaka. Baskılara boyun eğmeyeceğiz.

Yaşasın örgülü mücadelemiz! Yaşasın 1 Mayıs işçi ve emekçilerin bayramı!

Aydınlı’dan bir işçi ailesi

16.40

Gebzeli metal işçileri, tüm engellemelere ve zor şartlara rağmen işyerlerinde 1 Mayıs’ı kutladılar.

Sermayenin ekonomik krizin faturasını, koronayı bahane ederek işçi sınıfına kestiği bir dönemde 1 Mayıs’ı karşılıyoruz. Yarattıkları korku atmosferiyle işçileri yalnızlaştırıp eve hapsetmeye çalıştıkları bu dönemde 1 Mayıs’ın dünya işçilerinin birliğinin, dayanışmasının ve mücadelesinin bir günü ve sembolü olduğunu bir kez daha gördük. Milyonlarca işçinin işsiz kalmasını, yoksulluğun katlanarak artmasını koronaya bağlayan ve alanları 1 Mayıs kutlamalarına kapatan egemenler 1 Mayıs’ın mücadele ruhunu asla bizlere unutturamazlar. Bizler kargo işçileri olarak bütün işçi kardeşlerimizi 1 Mayıs’ın mücadele ruhuyla selamlıyoruz. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın işçilerin uluslararası mücadele birliği!

UİD-DER’li kargo işçileri

Egemenler korkuyla tutuşup, korkuyla yanıyorlar. Korksunlar! Çünkü dünya işçi sınıfının gür sesiyle meydanları yeniden doldurmasına engel olamayacaklar. İşçi sınıfı dört bir yanda özgürlük ve eşitlik şarkıları söylemeye devam edecek! Ve bir gün bu bezirgân saltanı, bu sömürü son bulacak! Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın İşçilerin Uluslararası Mücadelesi!

Bir grup kadın işçi

Bir ev kadını olarak birkaç sene öncesine kadar işçi sınıfı, patronlar sınıfı, hak mücadelesi, grev ve direniş nedir bilmiyordum. Bunları ve 1 Mayıs’ın anlamını UİD-DER sayesinde öğrendim. Bu yıl koronavirüs bahanesiyle meydanları biz işçilere yasakladılar. Onlar istedikleri kadar yasaklasalar da, evlere hapsetseler de 1 Mayıs geleneğini unutturmayacağız. Umutsuzluk bizim kapımızda asla olmayacak.

Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın UİD-DER! UİD-DER yürüyor, mücadele büyüyor!

Gebze’den bir emekçi kadın

Bu yıl 1 Mayıs alanlarını dolduramıyoruz ancak her gün bizim için 1 Mayıs’tır. Mücadele coşkumuz ve kapitalistlere duyduğumuz öfke ile örgütlü bir şekilde mücadelemize daha çok sarılacağız. Kapitalizmin kendisi bir virüstür. Bu virüsü mücadelemiz sayesinde yeneceğiz. Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz!

Ankara Sincan OSB’den bir işçi

2020 1 Mayıs’ını daha da olağanüstü koşullarda geçiriyor olsak da mücadelemizde kararlıyız. Biz yine 2 Mayıs’tan itibaren önümüzdeki 1 Mayıs’a hazırlanacağız. Görkemli 1 Mayıs kortejlerinde buluşmak için mücadeleye…

Yaşasın 1 Mayıs, Yaşısın Örgütlü Mücadelemiz!

Mersin’den KHK’lı bir öğretmen

16.30

Bu zorlu süreçleri birlik ve beraberlik içerisinde atlatarak bütün dünyada daha güçlü 1 Mayıslar kutlayacağımıza inancımız tamdır.

Yaşasın 1 Mayıs!

Adana Havalimanından bir işçi

1 Mayıs 2018, yer Maltepe, UİD-DER kortejindeki çocuklar

Bütün Ülkelerin Bebekleri 1 Mayıs’ta Birleşin!

Bu kapitalistler yüzünden 2 aydır güneşi göremiyorum. İlk 1 Mayıs’ımda olmadı ama 15-16 Haziranda meydanlarda olmayı diliyorum.

Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın Bebekler!

Ankara’dan 10 aylık bir bebek adına, annesi

16.00

Bu umut özgür olmanın kapısı Mutlu günlere insanca aralık Bu sevinç mutlu günlerin ışığı Vurur üstümüze usulca ürkek Gel yurdumun insanı, görün artık Özgürlüğün kapısında dal gibi Ardında gökyüzü kardeşçe mavi.

İşçi sınıfı insanlık tarihinin değiştirici öznesidir.

UİD-DER Yürüyor Mücadele Büyüyor!

Adana’dan bir öğretmen

Baskıların her geçen gün arttığı, işçi sınıfının yalnızlaştırılmaya çalışıldığı şu dönemde birlikte hareket etmemizin tek kurtuluş yolu olduğunu öğrendiğimiz geleneğimize ve UİD-DER’imize sahip çıkıyoruz. Yaşasın 1 Mayıs! Kurtuluş Yok Tek Başına!

Adana’dan işsiz bir işçi

15.15

Bu umut özgür olmanın kapısı

Mutlu günlere insanca aralık

Bu sevinç mutlu günlerin ışığı

Vurur üstümüze usulca ürkek

Gel yurdumun insanı, görün artık

Özgürlüğün kapısında dal gibi

Ardında gökyüzü kardeşçe mavi.

İşçi sınıfı insanlık tarihinin değiştirici öznesidir.

UİD-DER Yürüyor Mücadele Büyüyor!

Adana’dan bir öğretmen

Baskıların her geçen gün arttığı, işçi sınıfının yalnızlaştırılmaya çalışıldığı şu dönemde birlikte hareket etmemizin tek kurtuluş yolu olduğunu öğrendiğimiz geleneğimize ve UİD-DER’imize sahip çıkıyoruz. Yaşasın 1 Mayıs!

Kurtuluş Yok Tek Başına!

Adana’dan işsiz bir işçi

14.35

Biz petrokimya işçisi kadınlar olarak işyerlerimizde işçi sınıfımızın genel taleplerinin yanı sıra kadın işçilerin sorunlarını gündem ederek 1 Mayıs’ımızı kutladık. Evet, taleplerimiz var. Her işyerine kreş istiyoruz! Gece vardiyaları yasaklansın! İşten atmalar yasaklansın! Ücretsiz izin dayatmasına hayır! Krizin faturasını patronlar ödesin! Ama biliyoruz ki haklarımız bize bahşedilmeyecek, taleplerimiz mücadele etmeden gerçekleşmeyecek. Kadın erkek birlikte mücadele ederek kazanacağız. Yaşasın 1 Mayıs! Birlikte yürüyeceğiz! Birlikte kazanacağız!

Bir grup petrokimya işçisi kadın

Merhaba dostlar,

Bu sene virüs bahanesiyle 1 Mayıs’ta sokağa çıkma yasağı getirilmesi nedeniyle alanlarda bir arada değiliz. Burjuvazi inatla “salgın sonrası her şey çok farklı olacak” diye diye iyice birbirimizden uzak durduğumuz, kendimizi zayıf ve çaresiz hissettiğimiz bir dünya oluşturmaya çalışıyor. Bu sermaye düzeninde yaşadığımız şartlar ve dünya zaten hiç de iyi değildi. Üstüne bir de açlığın ve yoksulluğun daha da artacağı bir dünyayı kabul etmemizi istiyorlar. Bunu da bizim yan yana duruşumuzu, moralimizi, örgütlülüğümüzü en aza indirerek yapacaklarını sanıyorlar. İstedikleri kadar çabalasınlar, başaramayacaklar! Yine yan yana geleceğiz, bir arada mücadele edeceğiz. Her zaman çok anlamlı bulduğum bir sloganla bitirmek istiyorum sözlerimi: Dünyanın bütün işçileri birleşin!

Yaşasın 1 Mayıs!

Yaşasın Onurlu Mücadelemiz!

İstanbul’dan bir işçi

14.30

1 Mayıs 1977’de ve sömürüsüz bir dünya kavgasında yitirdiğimiz sınıf kardeşlerimizi asla unutmadık, unutmayacağız! Anıları mücadelemizde yaşamaya devam edecek!

14.00

Koronavirüs üzerinden yarattığınız korku atmosferi ile işçi sınıfının 1 Mayıs’ta alanlara çıkmasına bugün engel olabilirsiniz ama işçi sınıfının alanları yeniden dolduracağı günler yakındır. 1 Mayıs işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. Burjuvazinin tüm yasaklarına ve baskılarına rağmen bu gerçek hiçbir zaman değişmedi ve değişmeyecek. Biz UİD-DER’li işçiler olarak 1 Mayıs’a ve sınıfımızın mücadele tarihine sahip çıkıyoruz.

Yaşasın 1 Mayıs!

Pendik’ten bir işçi

Egemenler kapitalist krizin üstünü koronavirüs ile örtmeye çalışıyorlar ve krizin faturasını biz işçi sınıfına kesiyorlar. İşten atmalara, ücretsiz izinlere, hak gasplarına karşı susmuyoruz. Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Pendik’ten bir işçi

Egemenler bozuk düzenlerini korumak için virüsü bahane ederek bizleri korkutmaya çalışıyorlar. Oysa bizleri virüs değil, yalnızlık, örgütsüzlük, işsizlik, açlık ve bunları bize yaşatan kapitalizm virüsü öldürür. Fırtınadan önceki sessizlik bizleri ürkütmesin, elbet meydanlar işçilerin sesleriyle şenlenecek, dolup taşacak. İşçiler bu karanlığı yırtacak, gökyüzünde parıldayan güneş mücadelemize şahit olacak. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın güzel günlere olan inancımız!

Pendik’ten bir işsiz

Bizleri korku tüneline atıp sınıf tarihimizi unutturmaya çalışıyorlar. Ama bizler, UİD-DER’li işçiler olarak nehirlerin azimle dağları aşması gibi, onların korku dağlarını öfkemizle aşacağız. Bize oynadığınız oyunun farkında olarak ne bugün yaşananları, ne de önümüzdeki 1 Mayıs’ın anlamını unutacağız. Korkuya ve paniğe kapılmayacağız. 1 Mayıs’a herhangi bir günmüş gibi yaşanıp gitti demeyeceğiz. 1 Mayıs’ı, işçi sınıfın birlik ve dayanışma gününü unutturmayacağız. Gün gelecek bu kokuşmuş ve çürümüş kapitalist düzeninizi işçi sınıfı olarak tarihin derinliklerine göndereceğiz.

Yaşasın İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs!

Tuzla’dan bir işsiz

13.50

Kapitalist sömürü düzeninin salgın öcüsü, biz mücadeleci UİD-DER’li öğretmenleri yıldıramadı. UİD-DER’li öğretmenler olarak bizler, diğer farklı iş kollarından sınıf kardeşlerimizin de yaptığı gibi 1 Mayıs’ı bütün engellemelere rağmen coşkuyla kutladık. Yaşasın işçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs!

Bahçelievler’den bir grup öğretmen

Egemenler ne yaparlarsa yapsınlar işçi ve emekçilerin hafızasından, hafızamızdan 1 Mayıs geleneğini silemeyecekler. Bu geleneği yaşatmaya, daha da çoğalarak mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz. Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Bir grup kadın işçi

Bizleri çifte ezilmişliğe, şiddete, tacize, tecavüze mahkûm eden kapitalist sistemin ta kendisidir. Bizler, işçi sınıfının kadınları, sömürü düzenine karşı mücadelede ön saflarda yerlerimizi alıyoruz. Erkek işçi kardeşlerimizle omuz omuza mücadeleyi büyütüyoruz. Yaşasın işçilerin birliği!

UİD-DER’li kadın işçiler

13.40

Merhaba dağlarımın koynunda uyuyan kardeşlerim

Özgürlüğe kanat çırpan kelebekler merhaba

Ben de metal işçisi bir kadın olarak hepinizin 1 Mayıs’ını kutluyorum. Bu onurlu gün hepimize kutlu olsun. Bir kadın işçi olarak eşit işe eşit ücret istiyorum. İş saatleri kısalsın ücretler artsın istiyorum. Gece vardiyaları yasaklansın istiyorum. 1 Mayıs ruhuyla haydi mücadeleye!

Esenyurt’tan bir kadın işçi

UİD-DER’li bir işçi olarak koronavirüs bahanesiyle yalanların, baskıların arttığı bir zamanda geçirdiğimiz 2020 1 Mayısında, bir araya gelmenin, sınıfımızın penceresinden bakmanın ve kapitalizme karşı mücadelenin önemini daha fazla hissediyorum. Her günümüzün mücadeleyle geçeceğine olan inancım ve umudumla, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz! Yaşasın 1 Mayıs!

Ankara’dan hizmet sektörü işçisi

13.10

Osmanlı topraklarında ilk 1 Mayıs 1909’da Türk, Yunan, Bulgar, Sırp ve Yahudi işçilerin katılımıyla kutlanır. İşçiler Selanik Limanında toplanıp rıhtım boyunca yürür ve ellerinde kızıl bayraklar taşırlar.

Sınıfımızın mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı sınıf kardeşlerimizle birlikte kutlamamıza hiçbir kuvvet engel olamadı. UİD-DER’li öğretmenler olarak mücadele saflarında öğrendiğimiz dayanışma ruhunu inatla yaşatacağımızı bir kez daha vurgulamak isteriz. Yaşasın işçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs!

İstanbul’dan öğretmenler

12.50

Ben ölümcül olduğu söylenen koronavirüs salgınıyla korkutulmaya çalışılan milyonlarca fabrika işçisinden biriyim. Bu nasıl bir çelişki ki, bizi “ölümcül virüsten korumak” adına sokağa çıkma yasağı ilan ettikleri günlerde bizim fabrika tam kapasiteyle çalışmaya devam etti, ama bayramım olan 1 Mayıs’ı kutlamama, sokağa çıkmama izin verilmiyor! Bizleri virüsle korkutarak alanlardan uzak tutmaya çalışıyorlar. Ama bilmedikleri şey 1 Mayıs tek bir gün değildir. 1 Mayıs benim yaşam tarzımdır. Benim örgütlülüğüm, benim mücadelemdir. Ne ben onların korkularına boyun eğerim, ne de yaşamdan ve mücadelemden vazgeçerim!

Yaşasın 1 Mayıs!

Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Sancaktepe’den bir işçi

Bugün 1 Mayıs. Alanlarda olmamız gerekirken ya evlere ya işyerine hapsettiler bizleri. Ama ne kadar sürdürecekler bu durumu? Yeniden alanlarda olacağız! Yaşasın 1 Mayıs!

Kıraç’tan bir işçi

12.35

1886’da bir yazar Chicago’yu şöyle betimliyordu: Kesif bir duman bulutu, yolların, demiryollarının, kanalların kesişmesi, hızla gidip gelen insanlarla dolu sokaklar, Kudretli Dolar'a adanmış bir abide. İşte işçi sınıfı bu dolar abidesini sarsmaya başlıyordu.

Amerika genelinde ise 350 bin işçi greve çıkmıştı. Burjuva gazeteleri o günü şöyle tasvir ediyorlardı: Fabrika bacaları tütmüyor, öylece terk edilmişler, her şey Pazar sabahlarını andırıyor. Ve nefret dolu bir üslupla şöyle devam ediyorlardı: Emek bir tür evrensel böcek tarafından sokuldu, çılgınca dans ediyor!

Fakat işçiler bu sözlere aldırmadan, ellerinde pankartları ve kırmızı bayraklarıyla meydanlara ilerliyor, ellerindeki kırmızı bayraklar mavi gök altında uçsuz bucaksız bir gelincik tarlası gibi dalgalanıyordu.

İlk l Mayıs'ta sekiz saatlik işgününün uygulanması talep edildi. Ama bu hedefe ulaşıldıktan sonra da, l Mayıs'ın kutlanmasına son verilmedi. İşçilerin burjuvazi ve egemen sınıf karşısındaki mücadelesi devam ettiği sürece ve tüm talepleri karşılanmadığı sürece, l Mayıs, işçi sınıfının bu taleplerinin her yıl dile getirildiği gün olacaktır. Ve daha iyi günler doğduğunda, dünya işçi sınıfı kurtulduğunda, büyük bir olasılıkla insanlık o zaman da l Mayıs'ı, geçmişte verilen zorlu mücadelelerin ve çekilen acıların anısına yine kutlayacaktır.

Rosa Luxemburg, “1894, 1 Mayıs’ın Kökenleri Nedir?” yazısından

1860’ların ikinci yarısından sonra peş peşe gelen grevler ve 1 Mayıs 1886 kalkışması sınıf mücadelesinin sert karakterini açığa vurdu. İşçi sınıfının önderlerinden Friedrich Engels, 1 Mayıs 1886’dan önce hiç kimse hareketin böylesine kısa zamanda öylesine karşı konulmayacak bir güçle patlayacağını, hızla yayılacağını ve Amerikan toplumunu temellerinden sarsacağını tahmin etmemişti diye yazacaktı.

 

1886'da meydanları dolduran yüz binlerce Amerikalı işçi, şu talepleri dile getiriyordu: "8 saat iş, 8 saat uyku, 8 saat canımız ne isterse!"

10.00

Selam Olsun 1 Mayıs’a!

Mersin’den bir işçi

Bayrakları dalgalanıyor o muhteşem anın

Güneş eski güneş değil

Mavi eski mavi

Ve

Rüzgâr eski rüzgâr…

Sokaklar

Hiç böylesine bir coşkuya tanıklık etmedi

Biz hep bir ağızdan

“Yaşasın 1 Mayıs” diye haykırıncaya kadar

Yüreğimizde öfke

Dilimizde marşlar

Çınlattık dört bir yanını dünyanın

Avuçlarımız patlayıncaya kadar

Biz;

Amele sınıfının evlatları

Biz

Toprakta tohum

Yürekte öfke

Zincirlerinden başka kaybedecek şeyi olmayanlar

Biz;

Amerika’dan, Avrupa’dan, Asya’dan

Biz

Beyaz, Kızıl, Siyah Sarı,

Biz serf, biz köle

Biz modern zamanların paryası

Biz

Fırtınalar koparan denizlerde gemileri yürüten

Biz

Dağı, taşı ve demiri eriten

Biz

Birikmiş bütün zamanların en son halkası

Selam olsun bütün dünya proletaryasına

Selam olsun

Bütün dünya proletaryasının1 Mayıs’ına

 

Yaşasın İşçilerin Uluslararası Mücadele Birliği!

 

Bugün, olmasa da

Yarın elbet döneceğiz 1 Mayıs alanlarına.

Coşkumuz, öfkemiz ve inancımızla

Bugün de yarın da

Sorarız bizden çaldıklarının hesabını patronlara.

Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

 

Ankara’dan genç bir işsiz işçi

Korkunun ve baskıların giderek arttırıldığı bu dönemde bizler, toplumun korkularından ve umutsuzluğundan beslenenlere inat, ne onların yalanlarına kanıp korkuyoruz ne de umudumuzu kaybediyoruz. Yılmıyoruz, baskıya, sömürüye ve yalanlara karşı direniyoruz. Çünkü bizler UİD-DER’li işçiler olarak, yarınlarımıza sahip çıkmanın yolunun, 1 Mayıs ruhuna, geleneğine sahip çıkmaktan geçtiğini biliyoruz. 1 Mayıs geleneğini yaşatmak ve geleceğe taşımak için çalıştığımız fabrikalarda, işçi evlerinde, işçi mahallelerinde, sendikalarımızda bunu gündem ediyor, tartışıyor ve unutturmuyoruz. İşçi sınıfının şanlı mücadele tarihinden aldığımız güçle yolumuza devam ediyoruz.

Yaşasın İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü1 Mayıs!

Gebze’den bir grup kadın işçi

01.45

Yıllarca sendikalı olarak çalıştım ve işyeri temsilciliği yaptım. 2010 yılında UİD-DER ile tanıştım. İnsanların eve kapatıldığı şu günlerde de UİD-DER bizlere hep doğru yolu gösterdi. İşçi kardeşlerimin 1 Mayıs bayramı kutlu olsun. UİD-DER’i takip edelim, sesine kulak verelim. Hep birlikte korku duvarlarını yıkıp işçilerin sesini yükseltelim.

Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın İşçilerin Uluslararası Mücadele Birliği!

Adana’dan emekli bir işçi

Selam dostlar. Bu 1 Mayıs’ta bir arada olmasak da dileklerimiz aynı; bir sonraki 1 Mayıs’a gümbür gümbür hazırlanmak. Patronlar bugün bizi alanlarda birleşmekten alıkoymuş gibi görünse de su akar yolunu bulur. Bizim 1 Mayıs’lara hazırlanışımız 2 Mayıs’la başlar. Direniş çadırlarından, grev alanlarına, fabrikalardan evlere mücadele ile kalalım birlik olalım.

Örgütlüysek Her Şeyiz Örgütsüzsek Hiçbir Şey!

Mersin’den bir sağlık işçisi

Kapitalistler içinde oldukları derin ekonomik krizi aşmak için işçileri, emekçileri evlere kapatmaya çalışıyor. Virüs bahanesiyle meydanları boşaltıyor, 1 Mayıs kutlamalarını yasaklıyor. Ama biz örgütlü işçiler bu oyunlara gelmiyor, bu yalanlara kanmıyoruz. Kapitalistlerin tüm saldırılarına inat daha fazla yan yana geliyor, mücadeleye devam ediyoruz. İnatla haykırıyoruz: Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Ankara’dan bir inşaat işçisi

01.15

Yukarda

Yıldızların arasında bir kadın

Sıcağına tutulur güneşin

Döner durur alevin ışığında

Bir adam

Sımsıkı sarılır bir çocuğa

Geleceğin masalını anlatır ona

Aşağıda

Çiğdem tarlalarında

Bir ana

Açlığı ve acıyı geçirir şişlerine

Geleceği dokur oğullarına

Kolan vurur rüzgâr

Bir aşağıya, bir yukarıya

Hızlanır bulutlar

Şimşekle evlere sokulurlar

Bir çocuk bekler sabırsızca

Özlemle bekler bulutları

Değiştirmek için gözündeki ıslaklığı

Şimşeğin ışığıyla…

Elif Çağlı, Yüreklerin Gezintisi Şiirinden

Emekçi kadın kardeşler! Kahırlı, yoksul, evlatlarını yitirmiş mülteci kadınlarımız. Dünyanın bütün acılarını yüreklerinde duyan, dünyanın bütün zalimlerine kafa tutan mücadeleci kadınlarımız! 1 Mayıs’ımız kutlu olsun! Yaşasın örgütlü mücadelemiz! Yaşasın UİD-DER!

Avcılar’dan bir kadın işçi

Ne yalnız ne de çaresiziz. Yürekleri yepyeni bir dünya özlemiyle çarpan örgütlü işçiler olarak, tüm sınıf kardeşlerimizin 1 Mayıs’ını kutluyoruz. Yaşasın işçilerin birliği!

UİD-DER’li kadınlar

1886’da Amerikan işçi sınıfının elinde yükselen ve işçi sınıfın uluslararası mücadelesinin simgesi olan 1 Mayıs bayrağını bugün de gururla taşıyoruz. Sermayenin esareti bitene kadar da 1 Mayıs bayrağını yükseltmeye devam edeceğiz. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın Sosyalizm!

Sefaköy’den bir büro işçisi

Çok büyük bir krizin ortasındayız. Yüz binlerce işçinin işsiz kalması bunun en belirgin kanıtı. Böyle saldırılara 1 Mayıs’ta meydanları doldurarak cevap vermemiz gerekir. Fakat meydanlara çıkmamız korona bahanesiyle yasaklanıyor. Ama biz yılmıyoruz ve kararlıyız. Meydanlar, yeri geldiğinde fabrikalarımız, evlerimiz, yakın çevremiz ve fikirlerimizin, yüreğimizin ulaştığı her yerdir. Biz de bir işçi ailesi olarak işyerimizde, misafirliklerde arkadaşlarımıza, akrabalarımıza 1 Mayıs’ı anlatıyor ve bunun üzerine sohbetler ediyoruz. Bizi 1 Mayıs ruhundan ve dayanışmasından uzak tutamazlar!

Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın İşçilerin Birliği!

Gebze’den bir işçi ailesi

00.20

Geleneğimiz geleceğimizdir dedik,

Geleceği düşledik,

Sarıldık bayrağımıza!

İşçilerin vatanı bütün dünyadır dedik,

Yeni bir dünya düşledik,

Sarıldık bayrağımıza!

Ferdî kurtuluş yok dedik,

Birliğimizi düşledik,

Sarıldık bayrağımıza!

Dünya işçilerinin birliği dedik,

1 Mayıs’ı düşledik,

Sarıldık bayrağımıza!

1 Mayıs dünya işçi sınıfına kutlu olsun

Avcılar’dan bir işçi

En hakiki, en müthiş rüyamızı gece gündüz düşleyenler! Elleri torna, elleri mala, elleri kalem tutan “yapıcılar!” Sınıfsız dünyanın özlemiyle yanıp tutuşan sınıf kardeşlerim! Kutlu olsun 1 Mayıs’ımız! Mücadelemiz gelenekten geleceğe yol olsun! Yaşasın Devrim! Yaşasın Sosyalizm!

UİD-DER’li bir kadın emekçi

00.15

2011 1 Mayıs, yer Şişli, UİD-DER dev gövdesiyle alanlarda

Soframızdaki ekmekten çayımıza kadar her türlü yiyeceği, içeceği üreten, işleyen ve paketleyen biz gıda işçileri, dünya işçi sınıfımızın 1 Mayıs’ını kutluyoruz, tüm işçi kardeşlerimizi 1 Mayıs coşkusuyla selamlıyoruz. Alın terini sofralara akıtan işçiler olarak diyoruz ki barışın ve kardeşliğin sofrasında asalaklara yer yok! Ürettiğimiz nimetlerden bizi mahrum edenlere, kârlarını her şeyden önemli görenlere karşı birleşelim. Tüm dünyada açlığa son verebilmek için haydi hep birlikte mücadeleye! Ya hep beraber ya hiç birimiz!

Yaşasın 1 Mayıs!

Gebze’den bir grup gıda işçisi

“8 saat iş, 8 saat uyku, 8 saat canımız ne isterse” diyerek suyun yolunu açan Amerikalı sınıf kardeşlerimize selam olsun! Biz işçi sınıfının gençleri olarak bu mirasa sahip çıkıyor ve mücadelemizi büyütüyoruz. Yaşasın işçilerin mücadele birliği!

Bir grup öğrenci

00.05

Yıllardan sonra ilk kez işçi sınıfı olarak 1 Mayıs’ta meydanlarda değiliz. Evet, kapitalistler krizlerinin bahanesini buldular: Koronavirüs. Bu salgını bahane ederek bizleri yalıtmaya korkutmaya, sindirmeye çalışıyor, haklarımıza saldırıyorlar.

Evet, onlar birleşen ellerimizin o kahrolası düzenlerini yıkacağını iyi biliyorlar. Biliyorlar ve bu yüzden “evden çıkmayın” diyorlar. Ama ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar biz işçilerin bir araya gelmesini ve “kahrolsun sizin düzeniniz” demesini engelleyemeyecekler. Bizler 1 Mayıs ruhuyla her gün mücadele ediyoruz.

Korkmuyoruz!

Susmuyoruz!

Bir arada durarak güçleniyoruz!

Tuzla’dan bir işçi

Merhaba işçi ve emekçi kardeşlerimiz. Bizler Esenyurt’tan bir grup metal işçisi kadınız. Sizlerin 1 Mayıs’ını kutluyoruz. Biz emekçi kadınlar 1 Mayıs’ın ruhuyla mücadelemizi sürdürüyoruz. İnanıyoruz ki bu karanlık günler bitecek. Siz emekçi dostlarımızla tekrar alanlarda buluşacağız.

Yaşasın 1 Mayıs Yaşasın işçilerin birliği!

Beylikdüzü’nden bir grup metal işçisi kadın

00.00

Egemenler yarattıkları korku ve panikle 1 Mayıs ruhunu ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Onların bu politikalarına inat örgütlü mücadelemiz devam edecek. 1 Mayıs mücadele ruhunu yok edemeyecekler! Ne kadar saklanırsa saklansın gerçekler inatçıdır. İşçi sınıfının haklılığı, mücadelesi daha da inatçıdır! Yaratılan korku ve paniğe, 1 Mayıs ruhunu yok etmeye çalışmalarına inat, Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Samandıra’dan bir kadın işçi

İşçi sınıfının bir parçası olarak UİD-DER saflarında mücadele yürüten biz öğretmenler sınıf bilinciyle örgütlenip sınıfsız, sömürüsüz bir dünya için mücadele yürütüyoruz ve yürütmeye devam edeceğiz. Yaşasın işçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs!

Sefaköy’den bir grup öğretmen

Sömürü düzeni ekonomik çöküşün eşiğine gelmişken, “pandemi” ilan etti sistemin egemenleri. Sistem krizini gizlemek, sınıfımıza yönelik saldırıları meşrulaştırmak, elimizi kolumuzu bağlamak için kullanıyorlar salgını. Başaramayacaklar! Çünkü kanmayacağız, susmayacağız! Gaflet karanlığını örgütlü gücümüzle yırtacağız! Yaşasın 1 Mayıs!

UİD-DER’li bir havalimanı işçisi

1 Mayıs 2020

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor ve patronlar yine krizin faturasını işçilere kesiyorlar. Bu da milyonlarcamızın işsiz kalmasına neden oluyor. Böyle bir durumda bile teşvikler, destekler yine patronlara akıyor. İşçilerin maaşlarından kesilen...
  • Yaşadığım mahallede yaklaşık on gündür sokaktan geçen ve bağıran insanların seslerini duyuyorum. Bir sütçünün ya da bir hurdacının sesi değil bu sesler. “Açım!” diye bağıran insan sesleri… “Açım ablalar, açım abiler... Ne olur yemek verin, bir parça...
  • Dünya egemenleri, kapitalist sistemin krizini gizlemek için koronavirüs salgınını adeta bir örtü olarak kullanıyorlar. Her fırsatta ekranlardan boy gösterip “sosyal mesafeye” dikkat etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Sözde alınan önlemler kapsamında...
  • Pandemi bahanesiyle milyonlarca Amerikalı işini kaybetmeye devam ediyor. Çalışma Bakanlığının verilerine göre dönemsel olarak görülen işsiz sayısının dışında Mayıs ayının ikinci haftasında 3 milyon kişi daha işini kaybetti. Böylelikle Mart ayının...
  • Sosyal Güvenlik Kurumu 7 Mayısta özel bir genelge yayınladı. Bu genelgeyle Covid-19’un iş kazası ya da meslek hastalığı kapsamında sayılmayacağı bildirildi. Yani bu genelgeye göre çalışırken işyerinde, fabrikada Covid-19’a yakalanan işçiler için iş...
  • Tüm dünyada olduğu gibi bu topraklarda da emekçi kitleler çok zor günlerden geçiyor. İşçiler işsizlikten açlıktan, yoksulluktan intihar ediyor. İşçi ailelerinde ekonomik sorunlar nedeniyle şiddet artıyor, psikolojiler bozuluyor. Sefaletin kör...
  • 2020 1 Mayıs’ını koronavirüs korkutmasının gölgesinde bırakmayan UİD-DER, hem internet sitesiyle hem de İşçi Dayanışması bülteniyle işçilere moral ve güç verdi. Koronavirüsten başka bir şey konuşulmadığı, insanların bırakın meydanlara evinin önüne...
  • Dünyanın çeşitli coğrafyalarında bugün farklı diller konuşuluyor fakat insanlık, ağızdan dökülen sözcükler dışında iletişim kurmanın sayısız yolunu icat etti tarih boyunca. Jestler, figürler, simgeler, semboller… İçlerinde biri var ki arkasında...
  • Kıssalar, anlatmak isteyip de anlatamadıklarımızı özlü biçimde anlatır. Dilimize söz, duygularımıza tercüman olan, hikâye ve masal tadında dinleyende de anlatanda da güzel hisler bırakan bu kıssalardan kendimize hisseler çıkarırız. Az sonra...
  • Makine gürültüsü, iş stresi, fazla mesai bile bugün siyasi iktidarın yarattığı koronavirüsle mücadele önlemlerinden daha çok zarar vermiyor bünyemize. Ekonominin krize girmesi ve acı faturanın bize yıkılması, pek çok insanda gelecek kaygısına sebep...
  • Sağlık Bakanının Türkiye’de de koronavirüs salgınının varlığını ilan etmesi ve bunun tüm medyada hızlı bir şekilde yayılmasıyla beraber, herkesin evinde olduğu gibi bizim evi de korku ve panik sardı. Başta babam olmak üzere, hepimizde ciddi bir...
  • Sen evdeyken ücretsiz izinler yasal hale geldi. Sen evdeyken yılık izinlere patronlar el koydu. Sen evdeyken kısa çalışma adı altında patronların yükü azaldı. Sen evdeyken elektrik, su, doğalgaz, internet, yemek, yol parasını işçi kendi...
  • Selam olsun işçi sınıfının tarihine şanlı destanlar yazan işçi kardeşlerimize! Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan kadın işçileriz. 1 Mayıs’ta meydanları kapatanlara inat UİD-DER bizleri çatısı altında topladı. Bazı anlar gelir duygu ve...