Navigation

Buradasınız

Savaşa Karşı Emekçi Kadınlar Mücadeleye!

Savaşlar yıkımı, felâketi, insanların ve doğanın katledilmesini, milliyetçiliği, binlerce insanın göçmen hale gelmesini beraberinde getiriyor. Erkek sınıf kardeşlerimiz cephelerde katledilirken, geride kalan kadınlarımız gözü dönmüşlerin insanlık dışı muamelelerine maruz bırakılıyor. Binlerce çocuk bu savaşlarda hayatını kaybediyor.

Ortadoğu’yu cehenneme çeviren savaşta her gün yüzlerce insan katlediliyor. Filistin’de, Suriye’de, Irak’ta binlerce yıllık tarihe sahip olan kentler, yağan bombalar altında paramparça ediliyor. On binlerce insan bu cehennemden kaçmak için evini, yaşadığı toprakları, yakınlarını terk etmek zorunda kalıyor. Yüzyıllardır bir arada yaşayan ve farklı inançlara mensup halklar birbirine kırdırılmak isteniyor.

Ortadoğu üzerine yapılan emperyalist planlar neticesinde yüz binlerce kardeşimiz katledilirken, kadınlara yönelik alçakça zorbalık da gün geçtikçe ayyuka çıkıyor. Suriye’de savaştan kaçan kadınlar ve kız çocukları sığındıkları ülkelerde “ortada kalmasınlar” denerek parayla evlendiriliyorlar. Kendisinden onlarca yaş büyük biriyle ya da kuma olarak evlendirilmek, alınıp-satılmak Suriyeli kadınlara reva görülenlerin sadece birkaç örneği. Savaşın alevleri tüm Ortadoğu’ya yayılırken şimdi de Ezidi kadınlar bu alçakça zorbalığa mahkûm edilmektedir. Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) denilen gözü dönmüş örgüt tarafından kaçırılan yüzlerce kadın, kurtuluşu ölümde aramaya itilmektedir. IŞİD’in saldırdığı Şengal dağlarından kaçırılan kadınlar, bu kanlı örgütün tacizine ve tecavüzüne uğramakta, binlerce dolara Arap yarımadasında satılmaktadırlar. Bu zorbalıktan kaçarak Türkiye’ye sığınan Ezidi kadınların feryadı her geçen gün daha yüksek sesle duyulmaktadır.

Savaş cehenneminde katledilen, kılıçtan geçirilen eşlerinin, ailelerinin yokluğunda çaresizliğe itilen kadınlar, bir kez daha savaş cenderesinde kadın olmanın zorluğuyla karşı karşıya kaldılar. “500’e yakın kadın ve kızımız kaçırıldı. Kimi esir alındı, kimi kuma olarak satıldı. Genç kızlarımız ise Arap yarımadasına götürüldü. Burada zenginlere 5 bin dolar gibi bir paraya satılmaya başlandı. Bu durumu hiç kimse görmüyor mu?” Ezdilerin aktardığı bu sözler, yaşanan vahşetin boyutunu gözler önüne sermektedir. Tecavüze uğrayan kadınların bileklerini keserek ya da yazmasıyla kendini boğarak ölüme gittiğini, yine bu vahşetten kaçabilen Ezidi kadınlar anlatıyor.

Savaşlar yıkımı, felâketi, insanların ve doğanın katledilmesini, milliyetçiliği, binlerce insanın göçmen hale gelmesini beraberinde getiriyor. Erkek sınıf kardeşlerimiz cephelerde katledilirken, geride kalan kadınlarımız gözü dönmüşlerin insanlık dışı muamelelerine maruz bırakılıyor. Binlerce çocuk bu savaşlarda hayatını kaybediyor.

Peki, ne uğruna dökülmektedir bunca kan? Kimin çıkarına yürütülmektedir bu savaş? Emperyalist ülkelerin başlattığı bu savaş, Ortadoğu tarihindeki ilk savaş değildir. Ortadoğu’da bir işçi iktidarı kurulamadığı müddetçe son savaş da olmayacaktır.

UİD-DER Kadın Komitesi diyor ki, çocuklarını emperyalist savaşlarda kurban etmek istemeyen analar, her türlü haksızlığa, eşitsizliğe, zorbalığa boyun eğdirilmek istenen kadınlar bu haksız savaşa isyan etmedikçe bu vahşet son bulmaz. Savaş çığırtkanlarının değil emekçi kadınların çığlığı tüm Ortadoğu’da yankılanmadıkça anaların, kadınların maruz bırakıldığı bu insanlık dışı zulüm devam edecektir. Kadınıyla erkeğiyle özlemini duyduğumuz barış dolu bir dünya için mücadelemizi büyütmeliyiz. Ortadoğu’da barışın egemen olması için, tüm halkların ve inançların özgürce yaşayabilmesi için biz kadınlar mücadelede en önde yerimizi almalıyız. Kapitalizmin yerle bir olması için ilk yumruğu biz vurmalıyız!

18 Eylül 2014

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçi sınıfının ozanı Nâzım Hikmet 3 Haziran 1963’te sonsuzluğa uğurlandı. O, 61 yıllık ömründe hangi renkten, hangi dilden, hangi ırktan olursa olsun büyük işçi sınıfı ailesinin yaşamını ve mücadelelerini anlatan şiirler, oyunlar ve romanlar yazdı....
  • Koronavirüs nedeniyle Nisan ayı başlarında 20 yaş altındaki gençlere sokağa çıkma yasağı getirildi. Kayıtlara göre Türkiye’de 20 yaş altı 26,9 milyon genç var. Bu gençlerin 1 milyon 385 bini genç ve çocuk işçilerdir. Bu genç ve çocuk işçilerin 470...
  • Korona günlerinin vazgeçilmezi, alışveriş listelerimizin gözdesi, bu zor günlerimizde soframızdan eksik etmediğimiz makarna... İhtişamlı zengin sofralarının yalnızca süsü, yoksul sofralarımızın ise ana yemeği makarna… Faydalarını sayarak...
  • ABD’de Minneapolis’te bir polisin George Floyd’u katletmesinin ardından protestoların ve gösterilerin devam ettiği günlerde, benzer bir cinayet de Toronto’da yaşandı. Regis Korchinski-Paquet adında 29 yaşında bir siyah kadın evinin balkonundan aşağı...
  • Örgütlü ve sınıf bilinçli mücadeleci işçiler, insanlığın özgürlük dolu bir dünya kurması için çalışıp didiniyor. Bizler, yürüdüğümüz bu yolda tarihin dehlizlerinde saklı dersleri bulup gün yüzüne çıkartmanın, bugünün genç işçi kuşaklarını geçmişiyle...
  • Bugün 2 Haziran… İşçi sınıfının sömürüsüz, sınıfsız, savaşsız bir dünya kurma kavgasının namuslu kalemlerinden Orhan Kemal’in 50. ölüm yıldönümü. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te hayata gözlerini yumduğunda, geriye tepeden tırnağa onurlu bir hayat...
  • Bir Kızılderili atasözü der ki;/ “Son ırmak kuruduğunda/ Son ağaç yok olduğunda/ Son balık öldüğünde/ Beyaz adam / Paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”/
  • Her işin başı sağlıktır. “Sağlık olsun da gerisi hallolur” deriz hani. Peki, nedir sağlık? Sağlık, “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmak” şeklinde tanımlanıyor. O halde sağlık...
  • Zaman ilerliyor, bilim ve teknoloji gelişiyor. İnsanlık uzayın derinliklerinde yeni gezegenler keşfediyor. Bir tuşla dünyanın başka ucuna kitaplar dolusu bilgi gönderiyor, kilometrelerce ötedeki biriyle görüntülü konuşulabiliyor. Makineleşmenin...
  • Bağışıklık sistemi, bir canlıyı hastalıklara karşı koruyan mekanizmadır. Sistem, canlı vücudunda virüslerden parazitlere vücuda giren veya vücutla temasta bulunan her yabancı maddeyi taramadan geçirir ve onları, canlının sağlıklı vücut hücrelerinden...
  • Merhaba dostlar, bu özlem dolu günlerimizde UİD-DER birliğimizden, ailemizden bahsetmek istiyorum. Özellikle de bugünlerde çoğumuz UİD-DER’in kıymetini ve içinde bulunduğumuz sürecin ilerleyişini çokça düşünmüştür. Uzak gibi görünsek de buluşmaya,...
  • Ekonomik krizin işçilerin, emekçilerin yaşamını altüst ettiği bir dönemin içinde uzunca bir zamandır dünyamız. Her geçen yıl bir önceki yılı, yaşanmakta olan gün ise bir önceki günü aratır oldu. İşsizliğin her geçen gün katlanarak arttığı, hayat...
  • 25 Mayısta ABD’de George Floyd adlı bir siyahî daha ırkçı nefretin ve polis şiddetinin kurbanı oldu. Minnesota/Minneapolis’te yere yatırılarak boğazına basılan Floyd’un son sözleri “nefes alamıyorum” olmuştu. Bu cümle bugün ABD’de bir çığlığa...