Navigation

Buradasınız

Stajyer Sömürüsü ve İş Kazaları

Kapitalist sistem işçilerin sömürüsüne dayanıyor. Patronlar sınıfı işçileri ne kadar sömürürse o kadar kâra geçiyor ve sermayesini büyütüyor. Stajyer öğrenciler de patronlar için sömürülecek işçiler demektir, hem de en ucuzundan! İşyerlerine mesleki eğitim almak için giden stajyer öğrenciler, patronlar tarafından ağır koşullarda çalıştırılıyor ve sömürülüyorlar. Çok sayıda patron, işçi çalıştıracağına ve bunlara ücret ödeyeceğine, asgari ücretin üçte birine ya da ücretsiz olarak stajyer öğrencileri çalıştırıyor.

Geçtiğimiz günlerde; ağır çalışma koşullarının, patronların kâr hırsının ve ihmallerin bir stajyer öğrencinin canını aldığını öğrendik. Piri Reis Üniversitesi Güverte Bölümü 1. sınıf öğrencisi olan Mustafa Koç, 3 aylık gemi stajı için işe başlar. Uygun olmayan koşullarda konaklamak, çalışmak zorunda bırakılır. Normal koşullarda, gemilerde stajyerlerin kendilerine ait olmayan işleri yapmaları yasaktır Ama Mustafa’ya birinci zabitin zorlamasıyla, 20 metre derinliğinde, 1 metre açıklığında ve ortalama 50 derece sıcaklıktaki tankta 18 gün boyunca temizlik yaptırılır. Uzun saatler boyunca çalıştırılır. İhmaller ve tedbirsizlikler bitmez. Koç rahatsızlanır, rahatsızlandıktan sonra kamarada değil, havalandırma sistemi bozuk olan revirde 45 derece sıcaklıkta bırakılır. Tüm bunların sonucu olarak Koç iş cinayetine kurban gider.

Bu tarzda çalıştırma bilebildiğimizden çok daha fazladır. Pek çok işyerinde stajyer çalıştırılıyor. Çıraklık ve stajyerlik yapan çocuklar, “mesleki eğitim” adı altında, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmadan, sosyal güvenlik koruması olmadan çalıştırılıyor. Yetişkin bir işçinin yaptığı kadar işi yapıp düşük ücretlere çalışmaya mecbur bırakılıyorlar. Durum böyle olunca, patronlar daha fazla stajyer tercih ediyorlar. Devlet de patronlar için, çırak ve stajyer çalıştırmaya dönük teşviklerini eksik etmiyor. Mesela stajyerlerin oranı, 50 ve daha çok işçi çalıştıran işyerlerinde çalışanların yüzde 5’inden az, yüzde 10’undan çok olamazdı. Ama yapılan düzenlemelerle, 10’dan az işçi çalıştıran işyerlerinin de stajyer çalıştırmasına olanak tanındı. SGK verilerine göre Mart 2016’da 393 bin olan çırak, stajyer ve kursiyer sayısı, Mart 2018’de 1 milyon 538 bine yükselmiştir. Sayının bu denli arttığı, iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı koşullarda iş kazalarında stajyer ölümlerinin artması tesadüf değildir.

Türkiye’de iş cinayetleri ve meslek hastalıklarına yakalananların sayısı her geçen gün artıyor. İş güvenliği önlemlerinin alınmaması ve denetimlerin yapılmaması nedeniyle her ay en az ortalama 150 işçi iş cinayetlerine kurban gidiyor. Maalesef iş cinayetleri, “mesleki eğitim” adı altında gencecik stajyer işçilerin de canını alıyor. Ucuz işgücü diye ağızlarının suyu akan patronlar için gencecik fidanlar yaşamını yitiriyor. İş cinayetleri kaza, kader, fıtrat denilerek geçiştiriliyor. Patronların stajyer işçileri köle gibi çalıştırmasının önüne geçecek ve çalışma koşullarını düzeltecek olan, tüm işçilerin bilinçlenmesi, örgütlenmesi ve hakları için mücadele vermesidir.

8 Ağustos 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 25 Mayısta ABD’de siyah derli bir emekçi olan George Floyd’un ırkçı nefretle katledilmesi, ülkenin dört bir yanında gerçekleştirilen eylemlerle protesto edilmeye devam ediyor. ABD’li emekçilerin adalet haykırışları çok sayıda ülkeye yayılmış durumda...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 17 Ekim 2019’da bir isyan başlatmış, yoksulluğa, yolsuzluklara ve işsizliğe karşı aylarca mücadele etmişlerdi. Başbakan Saad el-Hariri’nin istifa etmesini sağlayan işçiler, yeni başbakan için de “eski düzenin yeni...
  • İşçi sınıfının ozanı Nâzım Hikmet 3 Haziran 1963’te sonsuzluğa uğurlandı. O, 61 yıllık ömründe hangi renkten, hangi dilden, hangi ırktan olursa olsun büyük işçi sınıfı ailesinin yaşamını ve mücadelelerini anlatan şiirler, oyunlar ve romanlar yazdı....
  • Koronavirüs nedeniyle Nisan ayı başlarında 20 yaş altındaki gençlere sokağa çıkma yasağı getirildi. Kayıtlara göre Türkiye’de 20 yaş altı 26,9 milyon genç var. Bu gençlerin 1 milyon 385 bini genç ve çocuk işçilerdir. Bu genç ve çocuk işçilerin 470...
  • Korona günlerinin vazgeçilmezi, alışveriş listelerimizin gözdesi, bu zor günlerimizde soframızdan eksik etmediğimiz makarna... İhtişamlı zengin sofralarının yalnızca süsü, yoksul sofralarımızın ise ana yemeği makarna… Faydalarını sayarak...
  • ABD’de Minneapolis’te bir polisin George Floyd’u katletmesinin ardından protestoların ve gösterilerin devam ettiği günlerde, benzer bir cinayet de Toronto’da yaşandı. Regis Korchinski-Paquet adında 29 yaşında bir siyah kadın evinin balkonundan aşağı...
  • Örgütlü ve sınıf bilinçli mücadeleci işçiler, insanlığın özgürlük dolu bir dünya kurması için çalışıp didiniyor. Bizler, yürüdüğümüz bu yolda tarihin dehlizlerinde saklı dersleri bulup gün yüzüne çıkartmanın, bugünün genç işçi kuşaklarını geçmişiyle...
  • Bugün 2 Haziran… İşçi sınıfının sömürüsüz, sınıfsız, savaşsız bir dünya kurma kavgasının namuslu kalemlerinden Orhan Kemal’in 50. ölüm yıldönümü. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te hayata gözlerini yumduğunda, geriye tepeden tırnağa onurlu bir hayat...
  • Bir Kızılderili atasözü der ki;/ “Son ırmak kuruduğunda/ Son ağaç yok olduğunda/ Son balık öldüğünde/ Beyaz adam / Paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”/
  • Her işin başı sağlıktır. “Sağlık olsun da gerisi hallolur” deriz hani. Peki, nedir sağlık? Sağlık, “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmak” şeklinde tanımlanıyor. O halde sağlık...
  • Zaman ilerliyor, bilim ve teknoloji gelişiyor. İnsanlık uzayın derinliklerinde yeni gezegenler keşfediyor. Bir tuşla dünyanın başka ucuna kitaplar dolusu bilgi gönderiyor, kilometrelerce ötedeki biriyle görüntülü konuşulabiliyor. Makineleşmenin...
  • Bağışıklık sistemi, bir canlıyı hastalıklara karşı koruyan mekanizmadır. Sistem, canlı vücudunda virüslerden parazitlere vücuda giren veya vücutla temasta bulunan her yabancı maddeyi taramadan geçirir ve onları, canlının sağlıklı vücut hücrelerinden...
  • Merhaba dostlar, bu özlem dolu günlerimizde UİD-DER birliğimizden, ailemizden bahsetmek istiyorum. Özellikle de bugünlerde çoğumuz UİD-DER’in kıymetini ve içinde bulunduğumuz sürecin ilerleyişini çokça düşünmüştür. Uzak gibi görünsek de buluşmaya,...