Navigation

Buradasınız

“Yıpranma Payı” Hakkı Gasp Ediliyor

Hükümet 27 Temmuzda Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte yaptığı değişiklikle milletvekillerine yine kıyak yaptı. Genelde yıpranma payı olarak bilenen fiili hizmet süresi zammında yapılan değişiklikle birlikte milletvekillerinin ve dışarıdan atanan bakanların artık izinli olduklarında, tatil günlerinde de filli hizmet süresi zamları işleyecek. Milletvekilleri için işleyecek olan bu durum fiili hizmet süresi zammı kapsamında olan diğer işyerlerinde çalışan işçi ve emekçiler için işlemeyecek.

Mevcut yasada hangi mesleklerde fiili hizmet süresi zammının işlediği belirtilse de yapılan değişiklikle işçilerin yıpranma payı hakkından yararlandırılıp yararlandırılmayacağına SGK’nın incelemesinin ardından karar verilecek. Yasada belirtilen mesleklerde çalışan işçiler, artık yıpranma payından doğrudan yararlanamayacaklar.

Yıpranma payı, ağır ve tehlikeli işlerde çalışan işçilere, diğer sektörlere nazaran daha fazla güç gerektiren işlerde çalışmalarından dolayı verilen bir haktır. Örneğin maden işçileri yerin altında, kömür tozunun içinde ve hayati riski yüksek işte çalıştıkları için yıpranma oranları diğer işçilere göre çok daha fazladır. Bu nedenle bu işkolunda çalışan işçiler erken emeklilik hakkına sahipler. Bu hak son derece normal bir uygulamadır. Fakat AKP hükümetinin 2008’de çıkardığı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (GSS) yasasıyla erken emeklilikten yararlanabilenlerin kapsamı daraltıldı. Yıpranma payının adı yasada “fiili hizmet süresi zammı” olarak değiştirildi.

“Fiili hizmet süresi zammı” olan işkolları, bu yasanın 40. maddesinde düzenlendi. Filli hizmet süresi zammı bazı mesleklerde erken emekliliği sağlayan bir uygulamadır. Hükümet yıllardır bu uygulamadan yararlanması gereken mesleklerin sayısını azaltmak için uğraşıyor. Şu an kurşun ve arsenik işlerinde, cam fabrika ve atölyelerinde, cıva üretimi işlerinde, çimento fabrikalarında, kok fabrikalarıyla termik santrallerde, alüminyum fabrikalarında, demir ve çelik fabrikalarında, döküm fabrikalarında, asit üretimi yapan fabrikalar ve atölyelerde, yeraltı işlerinde (maden ocakları, kanalizasyon ve tünel yapım işleri), radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işlerde, su altında veya su altında basınçlı hava içinde çalışmayı gerektiren işlerde, TSK, Emniyet ve MİT’te, itfaiye veya yangın söndürme işlerinde, basın ve gazetecilik mesleğinde çalışanlar, TRT’deki basın kartı sahipleri, TBMM üyeleri ve dışarıdan atanan bakanlar bu haktan yararlanıyor.

Bu kapsamdaki işçiler, çalıştıkları her yıl için yasada belirtilen tabloda mesleğine göre 60, 90 ve 180 gün ilave yıpranma payı alırlar. Daha önce gemi hizmetlerinde çalışan gemi adamları, gemi ateşleyicileri ve kömürcüleri, deri işçileri, sağlık çalışanları (hemşireler, röntgenciler), PTT postacıları AKP hükümetinin getirdiği yasayla kapsam dışına itildiler.

4 Ağustos 2016

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Geçtiğimiz günlerde İstanbul, 5,8 büyüklüğünde depremle ve buna eşlik eden yüzlerce artçıyla sallandı. Herhangi bir can kaybı yaşanmasa da meydana gelen depremler, İstanbul’un olası bir faciaya ne kadar hazırlıksız olduğunu bir kez daha gösterdi....
  • 1977-1978 “büyük grev”inden önce toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin hazırlıkları aylar öncesinden başlamış, talepler bizzat işçiler tarafından belirlenmiş ve Maden-İş de büyük bir kararlılık ve özveriyle grev diyerek süreci kazanımla...
  • Birkaç hafta önce, kamu hastanelerine ayrılan bütçenin kısılması yüzünden bazı hastanelerde ameliyatların ertelendiğini anlatan bir haber görmüştüm. Haberde ayrıca bu kesintilerin makam araçlarına milyonlarca lira harcandığı bir dönemde yapıldığı da...
  • Tarihin derslerini unutmak, insanlığı felakete sürüklüyor. Aslında tarih, insanın en büyük rehberidir. Ama unutmak istemeyen ve bu rehberin izinden gidenler için… Eğer işçi sınıfı ve emekçiler örgütlü değillerse, büyük acılar pahasına öğrendiklerini...
  • Doğduğumuz andan itibaren başlar bu sistem bizi içine çekmeye. Yürümeye başladığımız zaman başlar hayat bizi sınamaya. Okula başladığımızda hayat ilk darbeyi çoktan vurmuştur. Devletin vermiş olduğu, daha doğrusu vermemiş olduğu eğitim hakkı okula...
  • Asıl müjdeyi toplantının sonlarına doğru veren bakanın müjdesini dinleyemeyenler için veriyorum: “Yılda 60-100 milyar lira büyüklük sağlayacak tamamlayıcı emeklilik sistemi sosyal tarafların mutabakatıyla kurularak, özellikle sermaye piyasalarını...
  • Merhaba kardeşler. Bundan üç ay kadar önce çalıştığım yerden, haksız bir şekilde işten atıldım. İşsiz kaldığım süre boyunca, iş bulmak için birçok yere başvurdum. Farklı sektörlerden iş görüşmelerine gittim. Hiçbirinden olumlu bir cevap alamadım....
  • Krizin bedeli işçi sınıfına ödetilmek istenirken dünyanın pek çok ülkesinde işçiler bu saldırılara direniş ve grevlerle karşı duruyorlar. ABD de grev ve direnişlerin yaygınlaştığı ülkelerden biri... Otel, hastane, market işçileri, eylemleri dünyanın...
  • İşsizlik rakamları her ne kadar devletin resmi kurumlarınca düşük gösterilmeye çalışılsa da gerçekler ayan beyan ortada. Bugün 7 milyon insan işsizlikle boğuşuyor. İşsiz sayısı artarken işsiz kalan işçiler de İşsizlik Sigortası Fonundan yararlanmak...
  • Kanada’nın Saskatchewan eyaletinde kamuya bağlı Crown şirketlerinde su ve kanalizasyon, enerji dağıtımı, iletişim hizmetlerinde çalışan ve Unifor Sendikası üyesi yaklaşık 5 bin işçi greve çıktı. Eyalet hükümeti şirket çalışanları için beş yıllık bir...
  • Pakistan’ın Hayber-Pahtunhva eyaletinde doktorlar başta olmak üzere hemşirelerin ve diğer sağlık çalışanlarının da dâhil olduğu yaklaşık 45 bin sağlık işçisi greve çıktı. Eyalet hükümetinin sağlık sektörünü özelleştirme çalışmaları kapsamında...
  • Kapitalist sistemde bir işçinin kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürmesi mümkün değil. UİD-DER Kadın Komitesi olarak emekçi kadınlarla bir araya geldik. Yaşamlarındaki zorlukları, bir sosyal yaşamlarının olup olmadığını sorduk. Bir dokunduk, bin ah...
  • Toplumsal anlamda yaşadığımız sorunlar kat be kat artıyor. Kapitalist sistem, tüm dünyada küresel bir kriz yaratmış durumda. Bu krizi yaratan patronlar ve onların temsilcisi yönetenler, krizin faturasını işçilere, emekçilere ve onların çocuklarına...