Navigation

Buradasınız

Biz Kadınlar Boyun Eğmiyoruz

Tüm dünya işçilerinin, birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs’ı, her yıl olduğu gibi bu yıl da heyecanla bekliyoruz. Yıllardır biz işçiler 1 Mayıs’ta bu sömürü düzenine dur demek için alanlarda bir araya geliyoruz ve taleplerimizi haykırıyoruz.

Peki, taleplerimiz ne? İşçiler olarak hele ki kadın işçiler olarak bizler ne istiyoruz? Bugün yaşadığımız toplumda ne kadar söz hakkına sahibiz? Çoğumuzun buna cevabı aynı olur sanırım. Daha bir hafta önce işyerimden bir arkadaşım eşinden şiddet gördüğünü ve hakarete uğradığını anlattı. Ve tüm bunlara çocuklarından dolayı katlandığını söylüyor. “Artık dayanamıyorum, ayrılmak istiyorum” diyor ama eşi tehdit ettiği için ayrılamıyor. Başka bir arkadaşım, çocukluktan bu yana, uğradığı tacizleri utanarak anlatıyor. Bir başkası ise, sürekli ev işleri yapmaktan ve ömrünün büyük bölümünü böyle geçirmekten bunalıma giriyor. Evin bütün sorumluluğunu tek başına yüklendiği için, bir işe girip çalışamıyor.

Tüm bunları tek tek yazmama gerek yok. Elbette hepimiz biliyoruz bunları ve bu saydıklarım neredeyse birçok kadının ortak sorunu. Egemenler bugün kadınların hayatının bu şekilde cendereye alınmasını meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Kadın eve hapsediliyor, yemek, temizlik ve moda gibi konular dışında söz hakkı tanınmıyor. Taciz, tecavüz gibi ahlaksızlıkları kadının giyimi üzerinden değerlendiriyorlar. Kadın işçiler erkek işçilerle aynı koşullarda çalıştıkları halde aynı ücreti alamıyorlar. Ama sanki tüm bunların kadınların beceriksizliğinden kaynaklandığı algısını yaratan bir politika izliyorlar.

Ben de bir kadın işçi olarak diyorum ki, bu yaşadıklarımız bizim tercihimiz değil. Hiç birimizin böyle bir hayatı yaşama hayali olamaz. Bu cehennem gibi koşulların değişmesini istiyoruz. Bizler hayatı var ediyoruz. İşte bu nedenle 1 Mayıs alanlarında erkek işçi kardeşlerimizle yan yana, omuz omuza taleplerimizi haykıralım. UİD-DER müzik grubumuzun bestelediği “Emekçi kadınlar bir adım öne” marşımızı hep beraber söyleyelim.


Kadınız insanız köle değiliz

Alın teri döküp emek veririz

Şiddet dayak taciz izin vermeyiz

Boyun eğeceğiz sananlara bak!

29 Nisan 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Sermaye sınıfı, ekonomik krizin üzerini örtmek ve faturayı işçi sınıfına kesmek için muazzam bir bahane keşfetmiş durumda: Koronavirüs salgını! Yıllardır bağıra çağıra geliyorum diyen ekonomik kriz, daha öncekileri adeta mumla aratırcasına sonunda...
  • Türkiye’de koronavirüsün tespit edilmesinin üzerinden iki haftadan fazlaca bir zaman geçti. Bu süre zarfında, televizyon ekranlarından sürecin açık ve şeffaf bir şekilde yürütüldüğü, tüm bilgilendirmelerin yapıldığı, önlemlerin alındığı ileri...
  • Geçtiğimiz günlerde patron bize “virüsten dolayı işlerin çok düştüğü” gerekçesiyle ücretsiz izin kâğıtları imzalattı. Sonrasında bir kısmımızı ücretsiz izinde olmamıza rağmen parasını ödeyeceğini iddia ederek 10 gün daha çalıştırdı. Aynı zamanda çok...
  • Geçen günlerde yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de işçilerin yaklaşık yüzde 70’i işini kaybetme korkusuyla yaşıyor. Nasıl yaşamasın? Daha şimdiden birçok işyeri işçileri işten çıkardı. Çıkarmaya da devam ediyorlar. Fakat bu kargaşanın içinde...
  • Her gün, her tarafta karşımıza 14 madde çıkıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından ilan edilen bu maddelerin bizi koronavirüsten koruyacağı söyleniyor, işyerlerinden billboardlara, TV’lerden cep telefonlarına gelen mesajlara kadar bu maddeler tekrar...
  • Ben yaklaşık 10 yıldır çeşitli sektörlerde çalışan bir işçiyim. Uzun zamandır İşçi Dayanışması bültenini okuyorum, orada ortaklaştırdığımız deneyimlerden nasibimi alıyorum ve arkadaşlarımla bu deneyimleri paylaşıyorum. Bu mektup ile de sizlere ilk...
  • Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, Microsoft’un sahibi Bill Gates, dünyanın en iyi yatırımcısı olarak tanınan Warren Buffet ve diğer sayılı zenginler… Dünyanın en zenginlerinden olan bu isimler zenginliklerinin yanı sıra “hayırseverlikleriyle” de...
  • Koronavirüs salgını nedeniyle korku büyüyor çünkü insanlar egemenler tarafından bilinçli olarak korkutuluyor. İnsanların karşısına düşman diye bir grip virüsü çıkartılıyor, tehdit algısı sürekli büyütülerek körükleniyor ve bu da insanları fazlasıyla...
  • Dünyanın ana gündemi haline gelen koronavirüs adeta bütün kötülüklerin anası gibi gösteriliyor ve insanlarda korku, panik, endişe yaratılıyor. Neredeyse bütün ülkelerin yönetimleri bu virüse özel bir anlam yüklüyorlar ve tüm sorunların üstünü...
  • Merhaba arkadaşlar, ben devlet hastanesinde çalışan taşeron sağlık işçisiyim. Pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de çoğu işyeri üretimi durdurarak işçileri evlerine yolladı, kimi yerlerde evden çalışma adı altında esnek çalışma sistemi getirildi...
  • Yaklaşık iki yıldır İşçi Dayanışması gazetesini alıyordum. Ama sadece “alıyordum”. Gazete, odamda bir köşede durmaya devam ediyordu. Ama arkadaşım inatla bana gazete ulaştırmaya devam etti. Her defasında “bana getirmek yerine başka birine versen...
  • Savaşlar, çıkarlar, iktidar, rekabet… Hangimiz bu kelimelerden haberdar doğdu? Peki ya hangimiz bu kelimeleri isteyerek öğrendi? Hiçbirimiz. Öyle değil mi? İnsan canının, Türk lirasından bile değersiz olduğu şu dönemde ne yazıktır ki çıkarlar için...
  • Geçtiğimiz günlerde kısa bir video düştü internet âlemine… Sosyal medyada paylaşım rekorları kıran videoda tır şoförü Malik Yılmaz, “Evde Kal Türkiye” çağrısına cevap veriyor ve “Beni bu virüs öldürmez, düzeniniz öldürür” diyordu. Koronavirüs...