Buradasınız
Bu Patronlar Böyle Devam Ederse Bu İşçilerden Çok Şey Olur
Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nden bir işçi

Sincan Organize’de 73 ülkeye üretim yapan bir fabrikada çalışıyorum. Patron işçileri toplayıp yaptığı balkon konuşmasında her zaman övünerek “73 ülkeye üretim yapıyoruz” diyor. Ancak maaşa gelince övünerek “maaşınızı zamanında yatırıyorum” diyemiyor. Çünkü maaşlarımız zamanında yatmıyor. Patronun, kendi getirdiği sendikayla (Çelik-İş) yaptığı toplu sözleşmede ayın 5’i ile 15’i arasında maaşları yatırması gerekiyor. Ancak bu ayın 15’ini geçtiği halde bu ay yine maaşlar yatmadı. Ayın 18’inde yatırır umuduyla bekliyorduk çünkü önümüz bayram ve okullar açılıyor. Bu umut ayın 18’inde Cuma günü saat 15.30’da isyana döndü. Öğlen çay molasında maaşların bayramdan sonra yatırılacağı duyuldu işçiler arasında ve işler bölüm bölüm durdurulmaya başlandı. Sorumlular ve müdürler ne olduğunu bile anlamamıştı. Hemen üretim sahasına inerek işçileri yatıştırmak ve işlerin yeniden aynı tempoyla devam etmesi için dört dolanmaya başladılar. Üretim operasyon direktörü, “patron finansla görüştü bu gün maaşınız yatacak” diye işçileri ikna etmeye çalıştı. Bunun üzerine işçiler işi yavaşlatarak çalışmaya devam etti. Ama işçiler tam olarak ikna olmamıştı.
Saat 18.15’te patronun balkon konuşması yapacağı duyuruldu. Patron bile şaşkınlıkla konuşmasına başladı. Çalışma hayatı boyunca başına ilk kez bunun geldiğini (işçilerin iş durdurmasından bahsediyor), maaşların yarısının bugün yatırıldığını geri kalanını da bayramdan önce yatırmaya çalışacaklarını söyledi. “Maaşları iş durdurulduğu için yatırdık zannetmeyin” demeyi de unutmadı. Zaten uğraşıyorlarmış, hatta bu isyan üzerine yatırmaktan vazgeçebilirlermiş bile ama onlar büyüklük yapıp yatıracaklarmış. İşçileri kışkırtanları da biliyorlarmış. Bu kışkırtıcılarla aralarına mesafe koyacaklarmış. İşçiler bu sözleri yemediler tabii. Konuşma bittikten sonra işçiler hoşnutsuz bir şekilde, söylenerek servislere bindiler. Cumartesi günü için mesaiye yazılan işçilerin yarıdan çoğu mesaiye gelmedi. Yani bu demek oluyor ki patronun verdiği gözdağı işe yaramadı. Bu da patrona işçilerin cevabı oldu.
İşçilere ve emekçilere güvenmeyenler “Bu Araplardan bir şey olmaz” dediler. Arap baharı meydana geldi. Metal işçilerinden bir şey olmaz dendi metal direnişi meydana geldi. Benim çalıştığım fabrikada da bir şey olmaz diyenlere de işçilerin bu hareketi güzel bir cevap oldu. Bu patronlar böyle devam ederse bu işçilerden çok şey olur!
Yaşasın İşçilerin Haklı Mücadelesi
- Çare Sınıfımızda ve Örgütlü Mücadelemizde
- “Eşim Öyle Yerlere İzin Vermiyor”
- Hafta Tatili Haktır, Gasp Edilemez!
- Adres Doğru mu?
- Emekliler “AÇIZ” Diyor, Onları Kim Duyuyor?
- Geleceğimizi Kurmak İçin Birliğimizi Büyütelim
- “Asıl Haber Biziz Be Abla”
- Sağlık Çalışanlarına Sağlıksız Yemekler
- Sorunlar Mücadeleyle Çözülür
- İşyerinde “Paralı Eğitim!”
- Onların İnsafına Bırakmayalım!
- “Sana Ceza Veriyorum Tayfun!”
- Emekli Maaşı Ne Zaman Ödenecek?
- “Çalışanlarımıza Rapor Vermeyin!”
- “Kırtasiye Ürünleri İkinci Ele Düştü”
- Örgütlü Olmak ve Toplu İş Sözleşmeleri
- Alo 170: Yanlış Numara Çevirdiniz!
- Turgut Özal, Gökova Santrali ve Sonrası
- TÜİK Kimin Hizmetinde?
- Emekliler Sendika Kuramazmış!
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...