Navigation

Buradasınız

Hayaller ve Gerçekler

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 98

“Büyüyünce ne olacaksın?”, “hangi mesleğin hayalini kuruyorsun?”, “eğitimini hangi alanda tamamlamak istiyorsun?”, “geleceğin için gerçekleşmesini istediğin en büyük hayalin nedir?”, “ilerleyen yıllarda seni nasıl bir hayatın beklediğini düşünüyorsun?”… Çocukluk döneminin bir klasiği haline gelen bu sorularla hepimiz karşılaşmışızdır. Bazı çocukların doktor olup hayat kurtarmak istediği, bazılarının öğretmen olup çocukları eğitmeyi düşlediği, bazılarının da pilot olup mavi derinliklerde uçmayı hayal ettiği onlarca cevap verilmiştir bu soruya. Peki, yıllar sonra dönüp baktığımızda bu hayallere ne kadar ulaşabildik?

İnsanlar hayal kurarken hep gerçekleşmesini dilerler. Oysa sermayenin hizmetindeki yalan makinesi medya ve eğitim sistemi, gençleri gerçekleşmesi imkânsız hayallerin peşinden koşturuyor. Onları gerçeklerden uzaklaştırıp kendi yarattığı sahte ışıltılarla bezenmiş hayaller dünyasına itiyor. İnsanı körelten, duygu ve ruh halini çökerten, boş bir rekabete ve hazin hırslara yönelten kapitalizm, gençler için koca bir yalandan oluşan gelecek vaatlerinde bulunuyor. Tüm sınıfların gençlerine eşit imkânlar sunduğunu iddia ediyor ve hepsinin aynı hayallerin peşinden koşmasını istiyor. Hiç zenginlik ve ihtişam içinde yüzen ve gelecek kaygısı olmayan sermaye sınıfının gençleri ile işsizlik ve yoksulluk içinde hayata tutunma çabası içinde olan işçi sınıfının gençlerinin hayalleri bir tutulabilir mi?

Adaletsiz düzenlerinde, “herkesin eğitim alma hakkı var” diyerek, eşitsiz eğitim olanaklarına sahip emekçi çocuklarıyla patron çocuklarını aynı sınavlara tâbi tutuyorlar. Bir yanda kolejlerde ve özel okullarda eğitim gören burjuva çocukları, diğer tarafta okul masraflarını çıkarmak için yaz tatillerinde taşeronlarda, eğitim dönemlerinde kafelerde, atölyelerde çalışmak zorunda olan emekçi çocukları. Tüm eşitsizliklere rağmen üniversiteye girmeyi başaran işçi sınıfının gençlerini tabii ki güllük gülistanlık bir üniversite yaşantısı beklemiyor. Yetersiz barınma olanakları, geri ödemeli krediler ve yoksulluk içinde bir üniversite hayatı yaşıyor emekçi çocukları. Eğitim hayatının sonunda, kendisini bir cennet bahçesinin beklediğine inandırılan gençler için hayal kırıklıklarının sunulduğu kapı ardına kadar açılıyor. İşsizlik, güvencesiz çalışma, uzun iş saatleri, düşük ücretler! Karamsarlık içine itilen gençler, hiçbir işe yaramadıklarını düşünüp yaşamlarına son verecek raddeye geliyor, psikolojik bunalıma giriyorlar.

İnsanın gençlik dönemleri heyecan, duyarlılık, arzu ve coşku doludur. Kapitalist düzende iktidar sahipleri, gençliğin bu özelliklerini köreltmek için her şeyi yaparlar. Ama kapitalist kâr düzeni gençlerin içindeki isyan ve değişim isteğini hiçbir dönem tam bastıramadı, bastıramayacak! Bu çürümüş ve kokuşmuş sömürü düzenine karşı, işçi sınıfının gençliği elbette mücadele yolunu seçecektir. Genç işçilerin tek umudu örgütlü mücadelededir! Ancak isyan bayrağını örgütlü mücadeleye katılarak dalgalandıran gençler, yaşamının gidişatını kapitalistlerin yaydığı boş hayallere bırakmaz!

29 Mayıs 2016

Son Eklenenler

  • Sakarya Hendek’te bir havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaşamını yitirmiş, 126 işçi de yaralanmıştı. Olayın ardından gerçek sorumlular yerine fabrikada çalışan mühendis, ustabaşı ve iş güvenliği uzmanı tutuklandı. Tepkilerden...
  • Tüm dünyada egemenler koro halinde aynı nakaratı tekrarlıyorlar: “Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.” Koronavirüs tedbirlerinin “gevşetilmesiyle” “yeni normale” geçiş sürecinin başladığı söyleniyor. Koronavirüs bahanesiyle işçilerin çalışma ve...
  • Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayına ait işgücü istatistiklerini açıkladı. Rakamların bolluğuna rağmen dikkatle okunması gereken TÜİK raporu şöyle diyor: “Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, Nisanda geçen yılın aynı ayına...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 2019’un son günlerinde sokaklara dökülmüş, zamlara, hayat pahalılığına, yolsuzluklara, aşırı vergilere duydukları öfkeyi ortaya koymuşlardı. Hükümet eylemleri polis ve asker baskısıyla bastırmayı denemiş ama başarılı...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması, önlem almayan patronlara ciddi bir yaptırım uygulanmaması nedeniyle gerçekleşen iş cinayetleri her ay yüzün üzerinde işçinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Haziran...
  • Yeni bir şehirde yaşamayı öğrenebiliriz. Yeni komşularımızla yaşamayı öğrenebiliriz. Dünyanın hiçbir yerinde din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm emekçi kardeşlerimizle bir araya gelip birlikte mücadele etmeyi öğrenebiliriz. Bunlar hayatımızın yeni...
  • Sabah 07.40. Servis geldi, arkadaşımla beraber bindik gidiyoruz SASA fabrikasına. Arkadaşım kendi servislerine binebileceğimi söylemişti. “Yol parası verme oraya gelmek için” demişti. SASA fabrikasını önceden duymuştum ama hiç görmemiştim. Arkadaşım...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda meydana gelen patlama sonucunda 7 işçi yaşamını yitirmiş 126 işçi ise yaralanmıştı. Ayrıntılar belirginleştikçe işçilerin bir kez daha sermayenin kâr hırsının kurbanı...
  • Kıdem tazminatına devlet güvencesi geliyor! Bir gün çalışan işçi dahi kıdem tazminatı alacak! Kıdem tazminatında devrim! Gündemdeki yerini işte bu “müjdelerle” aldı kıdem tazminatıyla ilgili yeni tasarı. Biz işçiler de epey zamandır bu müjdeli...
  • Nejat Elibol Direnen Haliç romanında 1970’li yılları anlatır. Üç fabrikada işçilerin mücadelesinin ve yürüttükleri direnişin öyküsünü aktarır. Olaylar geliştikçe işçilerin değişimini görürüz. Hakları için mücadele ettikçe, birlik olmanın önemini...
  • İktidara geldiğinden beri işçi düşmanı yasaları yapmakta pek mahir olan AKP iktidarı, uzun zamandır peşinde olduğu kıdem tazminatını fon aracılığıyla ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Burjuvazi her fırsatta işçi sınıfının mücadelelerle...
  • Bir bilginin veya haberin ya da bir olayın değiştirilip, bozulup, çarpıtılıp çıkar sağlamak amacıyla yeniden dolaşıma sokulmasına dezenformasyon deniliyor. Burjuvalar yüzlerce televizyon kanalını, sayısız gazete ve dergiyi, koca bir troller ordusunu...
  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...

UİD-DER Aylık Bülteni