Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları/18

Kasım 2013, No:68

İşçi işyerinin taşınması durumunda çalışmaya devam etmek istemezse, kıdem tazminatını alarak işten ayrılabilir mi?

İşyerinin taşınması durumunda işçinin kıdem tazminatı alabilmesi birkaç koşula bağlıdır.

İşyeri belediye sınırları ya da büyükşehir belediye sınırları içinde bir yere taşınıyorsa, bu durumda işçi yeni yerde işe devam etmek durumundadır. Şayet devam etmezse kıdem tazminatı talep edemez. Ancak özellikle İstanbul gibi ulaşımın sorun olduğu büyükşehirlerde durum değişir. Çünkü yeni taşınılan yere ulaşım sorunu olabilir ya da işçiye ekstra yol parası yükü binebilir. Örneğin, yasaya göre işçi işverenin yeni yerinde çalışmak zorunda olsa da iş koşullarında esaslı bir değişiklik ve zorlaşma meydana gelebilir. Böyle durumlarda işçi, mağduriyetinin giderilmesini talep edebilir. Giderilmemesi durumunda yeni yerde işe başlamayı reddederek kıdem tazminatı talebinde bulunabilir. Yasada böyle bir madde yer almasa da, açılan davalarda işçinin lehine sonuçlanmış pek çok örnek Yargıtay kararı bulunmaktadır.

İşyeri il dışında, belediye veya büyükşehir belediyesi sınırları dışında bir yere taşınıyorsa, burada da koşullara bakmak gerekiyor:

a-) İşçi işe girerken şehir dışında çalışmayı kabul ettiğine dair herhangi bir sözleşme imzalamamışsa; bu durumda işçi taşınılan yere gitmeyi kabul etmek zorunda değildir. Kendisine gelen sözlü ya da yazılı talebi 6 gün içerisinde reddederek kıdem tazminatını talep etme hakkına sahiptir.

b-) İşçi işe girerken işverenin kendisini il sınırları içinde veya dışında başka bir yerde çalıştırabileceğine dair bir maddenin yer aldığı bir sözleşmeyi imzalamışsa; bu durumda işçi işverenin gösterdiği yere gitmek durumundadır. Gitmediği takdirde kıdem tazminatına hak kazanamaz.

Ancak bu durumda bile işveren kafasına göre işçiyi bir yere gönderemez. Haklı bir gerekçesi olmalı, işçiye bu gerekçeyi yazılı olarak bildirmelidir. Şayet işveren kötü niyetli ise yani örneğin sırf tazminatını ödemeden işten çıkarmak için işçiye böyle bir gerekçe sunuyorsa, o halde işçi gitmeyi reddedebilir ve mahkemeye başvurarak tazminatını talep edebilir. Haklı bir gerekçesi olduğunu ispat etme yükümlülüğü işverene aittir. Bu şekilde açılmış pek çok davada işçi haklı bulunmuştur.

İşyeri taşındığında işçi çalışmayı kabul edip daha sonra vazgeçerse tazminatını alıp işten ayrılabilir mi?

Böyle bir durumda işçinin tazminat hakkı bulunmamaktadır. Ancak diyelim ki yeni taşınılan yerde doğacak olan ulaşım sorununun çözüleceğine ilişkin söz verilmiş, işçi de bu söze istinaden yeni yerde çalışmaya devam etmişse, ancak işveren bu sözü tutmamışsa bu durumda işçiye kıdem tazminatı talep ederek işten ayrılma hakkı doğabilir. Ama öncelikle işçi kendisine verilen sözün tutulmasını isteyen bir ihtar çekmelidir.

İşçinin işvereni değişirse ve işçi yeni işverenle çalışmak istemezse tazminatını alıp işten ayrılabilir mi?

İş Kanunu’nun 6. maddesine göre işyerinin devri yani patronun değişmesi işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. Böyle bir durumda işçi işten çıkmak isterse kıdem tazminatını talep edemez. Ancak yine kimi Yargıtay kararlarının işçi lehine karar verdiği üzere, işyerinin şahıs şirketi olması durumunda işçi, yeni işverenin kıdem tazminatını ödeme imkânı olmayabileceğini öngörerek, haklı fesih yaparak devreden işverenden kıdem tazminatını talep edebilir.

22 Kasım 2013

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kapitalist sömürü düzeni tarihinde eşi görülmemiş bir ekonomik krizle boğuşuyor. Sistemin efendileri ise bu krizin sosyal sonuçlarından bir süreliğine de olsa kurtulmanın, zaman kazanmanın şimdilik iyi bir formülünü bulmuş görünüyor: Koronavirüs!...
  • Neredeyse günün her saati konuşulan konu Covid-19! Salgından etkilenen ve ölen insanların sayıları adeta skorlar halinde gündemimize taşınıyor. İş öyle bir hal aldı ki hangi ülkeden kaç kişinin öldüğünü ve ülkemizdeki ölüm oranlarını konuşup sürekli...
  • Neredeyse tüm ülkelerde sağlık sistemi çökmüş durumda. Kapitalizm altında her şeyi paralı hale getiren patronlar sınıfı, sağlığa da aynı mantıkla yaklaşıyor. Hastanelere ticarethane, hastalara ise müşteri gözüyle bakıyorlar. Sağlık sistemlerinin...
  • Her yerde olduğu gibi bizim fabrikada da gündem koronavirüs. İlk haftalarda göstermelik bazı tedbirler alındı. Bir A4 kâğıdına yapılması ve yapılmaması gerekenler yazıldı. Tabi tek düşünceleri “işçinin sağlığı” olan patronlarımız bunlarla yetinmedi...
  • Patronların koronavirüs salgınını bahane etmelerine, fırsatçılığına şahit oluyoruz. Kapitalist sistemin debelendiği kriz çağındayız. Ekonomik kriz nedeniyle biz işçilerin, emekçilerin payına düşen hayat şartları daha da kötüye gidiyor. Bu da...
  • Kamu hastanesinde sağlık emekçisi olarak çalışıyorum. Tüm dünyanın ve özellikle sağlık emekçilerinin gündeminde olan Covid-19 salgınıyla ilgili işyerinde başka bir arkadaşımla yaptığım sohbeti aktarmak istedim. Bizler genelde nöbet çıkışlarında...
  • Kardeşler, bizler çeşitli sektörlerde sendikalı çalışan işçileriz. Sendikalarımızın bağlı olduğu konfederasyonların patron örgütleriyle birlikte aynı bildiriye imza attığını duyunca çok öfkelendik. Bu durumu size yazmak istedik. Sermaye sınıfı, “...
  • Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gündemi ile birlikte sermaye sınıfı işçilerde, yoksul emekçilerde ve emekçi ailelerin çocuğu olan öğrencilerde tedirginlik ve korku oluşturmaya çalışıyor. Ne yapacağını bilemeyen örgütsüz kitleler bu korkunun...
  • Son günlerde malum herkesin tek bir gündem konusu var: Koronavirüs. Telefonlarda, sokakta, işyerinde, otobüslerde herkesin sadece bu konuyu konuşuyor. Gazetelerde, televizyonlarda tüm programlar koronavirüs üzerine. İnsanlar evden çıkmaya korkar...
  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...