Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları / 32

Ocak 2015, No:82

İş Kanunu’nda engelli işçi çalıştırma oranı ve şartları nasıl belirlenmiştir?

İş Kanunu’nun 30. maddesine göre, 50 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde, özel sektörde %3, kamuda ise %4 engelli çalıştırma yükümlülüğü var. Engelli kadrosunda çalışabilmek için en az %40 engelli olmak gerekiyor. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan patronun bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır. 2014 yılı için patronlara çalıştırmadığı her engelli için her ay ayrı ayrı uygulanacak idari para cezası tutarı aylık 1903 lira olarak belirlenmiştir.

Engelli işçilerin hangi işlerde ve hangi şartlarda çalıştırılmaları gerekiyor?

Yasaya göre patronlar engelli işçileri meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmak zorundalar. Engelli işçiler yeraltı ve sualtı işlerinde ve yapabilecekleri işler dışında sağlıklarına zarar verecek diğer işlerde çalıştırılamazlar. İşyerinde herhangi bir iş değişikliği verilecekse bunun işyeri hekimince belirlenmiş bir iş olması gerekiyor. Engelli işçi çalıştıran patronlar işyerlerinde engelliler için rahatlıkla kullanabilecekleri tuvalet, asansör, merdiven gibi gerekli koşulları sağlamak zorundalar. Kanunen patronlar engelli işçilerle diğer işçiler arasında ayrım yapamazlar, düşük ücretle çalıştıramazlar ve diğer işçilere sağlanan sosyal yardımları onlara da sağlamak zorundadırlar.

Fakat ne yazık ki işyerlerinde yaşananlar bunun tam tersini gösteriyor. Patronlar engelli işçilere normal işçi muamelesi yapıyorlar. Engelli kadrosundaki işçiler çalışabilecekleri işlerde değil, boş olan herhangi bir kadroda, yapamayacakları işlerde çalışmak zorunda bırakılıyorlar. Meselâ, doğuştan ayaklarından %45 engelli olan bir metal işçisi yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Beni ayakta çalıştırmamaları gerekirken ayakta çalıştırıyorlardı. Zorunlu fazla mesaiye kalmamı istediler, daha fazla ayakta kalamayacağımı, çok yorgun olduğumu söyleyince işten attılar.” Bu sözler, engelli işçilerin yasada geçen “bedensel ve ruhsal durumlarına uygun işlerde” çalıştırıldıklarını değil, fabrikalarda, işyerlerinde yapamayacakları işleri yapmaya zorlandıklarını çarpıcı bir şekilde gösteriyor.

Engelli işçiler iş bulabilmek ve sağlık kurulu raporu alabilmek için ne yapmalı?

Engelli işçi iş bulabilmek için öncelikle ikamet ettiği ildeki İŞKUR şubesine şahsen başvurmalıdır. İŞKUR şubesi, işçiyi Sağlık Kurulu Raporu almak üzere hastaneye sevk eder. Rapor alındıktan ve istenen evraklar tamamlandıktan sonra, İŞKUR şubesi işçiyi kaydeder ve sıraya koyar. Sırası geldiğinde de işe yerleştirilmek üzere çağırır. Fakat bu sıra engelli işçiler için neredeyse ya hiç gelmiyor ya da yapamayacakları işler için çağrılıyorlar. Şans eseri iş bulabilenler de düşük ücretle, uzun saatler boyunca ve normal bir işçinin yapması gereken işlerde çalıştırıyorlar.

Engelli işçi, kendisine tanınan çeşitli haklardan yararlanabilmek için engelinin türünü ve derecesini gösteren Sağlık Kurulu Raporu almak zorundadır. Bu rapor, duruma göre Türkiye İş Kurumu, Defterdarlık, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) İl Müdürlüğü gibi kuruluşların sevkiyle alınabileceği gibi, hastane başhekimliklerine kişinin bizzat başvurması yoluyla da alınabilir.

Hakları elinden alınan, işten atılan engelli işçiler ne yapmalı?

Diğer işçiler gibi engelli işçiler de çalıştıkları işyerlerinde patronların saldırılarıyla karşı karşıya kalıyorlar. Herhangi bir nedenle işten atılan ya da hakları gasp edilen engelli işçiler için yasalarda farklı bir uygulama yer almamaktadır. Engelli işçiler de İş Kanunu’na dayanarak hem hukuksal hem de fiili olarak haklarını aramak zorundalar. Engelli işçilerin de haksız bir şekilde işten çıkarmalara, uzun saatler boyunca ve yapamayacakları işlerde çalıştırılmaya karşı yılmadan mücadele etmeleri gerekiyor. Örneğin Mersin Silifke Devlet Hastanesi’nde taşeron şirkette 11 yıldır temizlik işçisi olarak çalışan %55 engelli Ayla Bilmez, yıllık izin hakkını kullanırken işten atıldı. İşten atılan Ayla Bilmez, işine geri dönmek için hastane bahçesine çadır kurarak direnişe başladı. 90 gün boyunca hastane önünde direnen Yılmaz sonunda işe iade hakkını kazandı.

17 Ocak 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Şu günlerde işyerlerimizde ve evlerimizde konuşulan tek bir konu var: Covid-19. Bu hastalık günlük yaşamımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Bizim işyerinde de sürekli bu konu konuşuluyor. “Elimizi yıkayalım, kolonya sıkalım, kapının kolunu...
  • Dünya son günlerde koronavirüse karşı adeta “savaş” açtı. Medya aracılığıyla seferberlik ilan edildi. Sokağa çıkma yasaklarından, sınırların kapanmasına ve ticaretin durdurulmasına kadar birçok önlemden bahsediliyor. Çeşitli ülkeler ve aldıkları...
  • Koronavirüs salgını tüm gündemi belirliyor. Bu koşullarda bizler de bir grup genç işçi ve öğrenci olarak bir araya geldik ve bu konuyu kendi aramızda tartıştık.
  • 2018 ve 2019 boyunca pek çok ülkede işçiler, emekçiler sokaklara döküldüler. Çünkü işsizliğe, yoksulluğa, zamlara, pahalılığa çok öfkeliydiler. Elbette yoksul halkın iliğini kemiğini kurutan egemenlerin yolsuzluklarına da. “Yolsuzluk” yetkiyi kötüye...
  • Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir genelgeyle İçişleri Bakanlığının koronavirüs önlemlerinin geçerli olduğu süre boyunca toplu iş sözleşmelerini durdurduğunu açıkladı. Bakanlık, salgın nedeniyle toplu...
  • Sizlerin de bildiği gibi “hayat eve sığar” sözü, devlet yetkilileri tarafından bir kampanya spotu olarak kullanılmasıyla birlikte gerek sosyal medyada gerekse de başka biçimlerde insanların döne döne kullandığı bir argüman haline geldi. Bugünlerde...
  • Ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. Yaşadığımız sorunları ve gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz ki son dönemlerde tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs hastalığı konuşuluyor her yerde, insanlar...
  • Koronavirüs çıktığından bu yana okullarımız tatil edildi. Bu nedenle evde zaman geçiriyorum. Okula gidemediğimizden dolayı uzaktan eğitim alıyoruz. Tabii ki bu eğitim yetersiz, okula göre daha verimsiz oluyor. Okul arkadaşlarımın birçoğunun kafası...
  • Eskiden insanlar kendisine iyi haber veren, örneğin çocuğu olduğunu söyleyen, yani müjde veren birine hediye verirdi. Verilen müjdenin küçük de olsa somut bir karşılığı vardı. Müjdeyi veren “müjdemi isterim” der, aldığı hediyeyle mutlu olurdu....
  • Son haftalarda dünyanın gündemi Covid-19 virüsü. Hemen hemen dünyanın her ülkesinde görüldü ve dünyanın başlıca gündem maddesi haline geldi. Pek çok ülke sözde Covid-19 salgını ile mücadelede çeşitli paketler ve bütçeler açıkladılar.
  • Salgınlar ve hastalıklar her sektörden işçiyi tehdit ettiği gibi denizcilik sektöründe çalışan işçileri de tehdit ediyor. Gerek gemilerde çalışan işçiler olsun gerekse de tersanelerde çalışan işçiler olsun ölümlere rağmen hâlâ kötü koşullarda...
  • Merhaba dostlar, ben İstanbul Havalimanında uçak temizliğinde çalışan genç bir işçiyim. Geçtiğimiz haftalarda koronavirüs adlı yeni tip virüsün yüzü aşkın sayıda ülkede görüldükten sonra Türkiye’ye de geldiği duyuruldu. Virüs nedeniyle market ve...
  • 1. İşçi sağlığı ve güvenliği önlemleri tüm işyerlerinde derhal ve eksiksiz alınsın! İşçilere, gerekli önlemlerin alınıp alınmadığını denetleme yetkisi verilsin! Önlemleri almayan işyerlerine ağır cezalar getirilsin!
    2. İşten atmalar...