Buradasınız
Kapitalizm Toplumu Çürütüyor
Pendik’ten bir kadın işçi

Kapitalizm kendi pisliğini yalnızca ekonomik krizler ve emperyalist savaşlarla dışa vurmuyor, toplumu her alanda çürütüyor, insani değerleri yok ediyor. Bugün yaşanan gericiliğin, yozlaşmanın içinde, bencillik, duyarsızlık toplumu oluşturan bireylerde makbul görülen kişilik özellikleri halini alıyor. Bu kokuşmuşluğun içinde ahlakî, ya da insani düşünceler paramparça edilerek her şey bir meta haline getiriliyor. Her şeyin yerine para ve çıkar ilişkileri konuyor. İnsan hayatı bile hiçe sayılıyor.
Pakistan’da kanalizasyon temizliği işinde çalışan İrfan Masih adlı işçi kanalizasyon temizliği yaparken baygınlık geçirdi. Devlet hastanesine kaldırılan 30 yaşındaki Masih doktorlar tarafından oruçlu oldukları ve hastanın “temiz olmadığı” gerekçesiyle tedavi edilmedi. İşçinin ailesi hastanın bedenini temizledi. Doktorlar ancak bundan sonra oksijen tüpü gönderdi. Ancak gönderilen tüp boş çıktı! Yeni tüp gelene kadar işçi hayatını kaybetti. Hasta yakınları yaşanan bu insanlık ayıbını hastane önünde on saat boyunca protesto ettiler.
İnsanın nutku tutuluyor. Hangi kir bir insan hayatına bedel olabilir? Kapitalizmin insanlığı manevi olarak getirdiği nokta, vaat ettiği insan modeli işte budur! “Pakistan geri bir ülke, orada böyle şeyler yaşanabilir. Bizim yaşadığımız ülkede böyle şeyler olmaz” diye düşünenler olabilir. Geçtiğimiz günlerde yaşanan başka bir örnek böyle düşünmenin doğru olmadığını çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi. Göcek Tüneli’nden geçmek isteyen hasta nakil ambulansından diğer araçlar gibi ücret talep edildi. Fethiye’den Göcek yönüne giden sağlık çalışanlarının bulunduğu aracı durduran ve 7 lira geçiş ücreti isteyen görevliler, ambulansların da ücretli geçiş yapacağını söyleyerek, ambulansın ücretsiz geçişine izin vermedi. Bu durum bile yeterince vahimken tünel görevlileri bununla da yetinmediler; sağlık görevlilerine ücretsiz geçmek istiyorlarsa daha uzun ve dar olan dağ yolunu alternatif olarak gösterdiler.
Sermaye basınında pek de ilgi gösterilmeyen iki “küçük” haber! Evet, iki “küçük” haber. Yoksa iki insanlık ayıbı mı desek? Ya da en iyisi, kapitalizmin doğası!
İzmir’de AKG İşçileri Direnişe Geçti
Diam Vitrin İşçilerinin Direnişi Sürüyor
- Çare Sınıfımızda ve Örgütlü Mücadelemizde
- “Eşim Öyle Yerlere İzin Vermiyor”
- Hafta Tatili Haktır, Gasp Edilemez!
- Adres Doğru mu?
- Emekliler “AÇIZ” Diyor, Onları Kim Duyuyor?
- Geleceğimizi Kurmak İçin Birliğimizi Büyütelim
- “Asıl Haber Biziz Be Abla”
- Sağlık Çalışanlarına Sağlıksız Yemekler
- Sorunlar Mücadeleyle Çözülür
- İşyerinde “Paralı Eğitim!”
- Onların İnsafına Bırakmayalım!
- “Sana Ceza Veriyorum Tayfun!”
- Emekli Maaşı Ne Zaman Ödenecek?
- “Çalışanlarımıza Rapor Vermeyin!”
- “Kırtasiye Ürünleri İkinci Ele Düştü”
- Örgütlü Olmak ve Toplu İş Sözleşmeleri
- Alo 170: Yanlış Numara Çevirdiniz!
- Turgut Özal, Gökova Santrali ve Sonrası
- TÜİK Kimin Hizmetinde?
- Emekliler Sendika Kuramazmış!
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...