Navigation

Buradasınız

Karga Aptal, Tilki Kurnaz mı?

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 140
Çocukluğumuzdan bu yana dinlediğimiz La Fontain’in “Aptal Karga ve Kurnaz Tilki” hikâyesiyle, karganın “kuş beyinli” bir aptal, tilkininse kurnaz, kıvrak zekâlı olduğuna inandırıldık. Peki, sersemliğiyle, çirkinliğiyle, bet sesiyle bildiğimiz o kargalar gerçekten de bu kadar aptal mı? Bir de Antik Yunan masalcısı Ezop’un hikâyesine kulak verelim...

“Bir gün aptal karga, ağzında peynir ile ağacın dalı üzerinde keyifle tünerken kurnaz tilki aşağıdan seslenir: «Ne güzel sesin var karga kardeş, bize bir şarkı söyle de dinleyelim» diye kargayı kandırır. Pohpohlanan karga durur mu, başlar bülbülleri bile kıskandırırcasına şarkı söylemeye. Tilkinin iki tatlı sözüne inanıp güvenen sersem karga ağzını açar açmaz peyniri düşer yere. Şimdi keyiflenme sırası tilkide. Tilki kardeş peyniri kaptığı gibi kahkahalar ata ata oradan uzaklaşır, karga kardeş de ardından bakakalır.”

Çocukluğumuzdan bu yana dinlediğimiz La Fontain’in “Aptal Karga ve Kurnaz Tilki” hikâyesiyle, karganın “kuş beyinli” bir aptal, tilkininse kurnaz, kıvrak zekâlı olduğuna inandırıldık. Peki, sersemliğiyle, çirkinliğiyle, bet sesiyle bildiğimiz o kargalar gerçekten de bu kadar aptal mı? Bir de Antik Yunan masalcısı Ezop’un hikâyesine kulak verelim: “Susuzluktan bitap düşmüş bir karga, dibinde su olan bir testi bulmuş. Gel gör ki testinin dibindeki suya bir türlü erişememiş. Kara kara düşündükten sonra aklına bir fikir gelmiş. Testiyi küçük çakıl taşlarıyla doldurduğunda su seviyesinin yükseldiğini çözmüş ve durmadan çakıl atarak sonunda suya kavuşmuş.” Ezop’un “Karga ile Testi” masalı yalnızca bir masaldan ibaret değil. Ezop’un da gözlemleyip masallarına konu ettiği üzere, insanlık geçmiş dönemlerden beri kargaların muhteşem zekâsına şahitlik etmiştir. Kargaların, hayvanlar âleminin en zeki türlerinden biri olduğu bir sır değil. Alet kullanma becerileriyle ve karmaşık problemleri çözme yetileriyle tanınan kargalar hiç de söylendiği gibi aptal değil. Tilkiye gelince, La Fontain’in anlatımında bir masal kahramanı olarak karşımıza dikilir fakat bir atasözü der ki; “tilkiden kurnazı yoktur ama pazar onun postuyla doludur!”

Patronlar sınıfı uyanık oldukları ya da çok çalıştıkları için değil işçileri sömürdükleri ve bu düzenin kaptanı oldukları için gemiyi yürütüyorlar. Tüm zenginliği üreten işçi sınıfı, eğer örgütsüz ve sınıf bilincinden yoksunsa aldatılır. Bu düzende patronlar sınıfı, tilkiliğe soyunup örgütsüz işçi ve emekçileri aptal karga yerine koyar.

Bu gibi masallarla, hırsızlık akıllılık, bin bir alavere dalavere ile çalıp çırpmak kurnazlık, insanlara inanıp güvenmek ise aptallık olarak belletilir. Uyanık olan deveyi havuduyla götürür, gemisini yürüten kaptan olur. Aklını kullanmayan ise ağzı açık bakakalmaya mahkûmdur. Oysa gerçekler böyle midir? Milyonlarca işçi-emekçi uyanık olmayıp, aklını kullanmadığı için mi açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşar? Yoksa akıllılık edip maaşını borsaya, altına, dövize yatıracağı yerde sağda solda çarçur ettiği için mi ay sonunu zor getirir?

Patronlar sınıfı uyanık oldukları ya da çok çalıştıkları için değil işçileri sömürdükleri ve bu düzenin kaptanı oldukları için gemiyi yürütüyorlar. Tüm zenginliği üreten işçi sınıfı, eğer örgütsüz ve sınıf bilincinden yoksunsa aldatılır. Bu düzende patronlar sınıfı, tilkiliğe soyunup örgütsüz işçi ve emekçileri aptal karga yerine koyar. Bin bir türlü alicengiz oyunlarına başvurarak, işçinin ağzındaki iki lokma peynire de göz diker. Meselâ “kıdem tazminatı fona devredildiği zaman bir gün çalışan bile tazminat alabilecek” gibi! “Biz işçimizi düşünüyoruz” yalanına sarılıp, kendi ağızlarıyla itiraf ettikleri gibi, kıdem tazminatını tamamen ortadan kaldırıp, ayaklarındaki prangayı söküp atmak istiyorlar. Kim bilir ne zorluk ve emekle elde edilen bir parça peyniri bile karganın kursağından geçirmeyip midesine indiren tilki, patron ve hükümetlere ilham kaynağı oluyor. İşçinin ödenmemiş ücretinin bir parçası olan ve işçiye anasının ak sütü gibi helal olan kıdem tazminatı, sanki patronların bir armağanıymış gibi sunuluyor. İşçi sınıfının mücadeleyle kazanıp koruduğu kıdem tazminatı hakkında, patronların da bunda hakkı varmış gibi algı yaratılmaya çalışılıyor. Tıpkı masaldaki karga gibi, işçilerin de kaybettiklerinin ardından ağzı açık bakakalmakla yetinmesini bekliyorlar.

İşçilerin bilincini felç etmek isteyen patronlar sınıfı, bu uğurda her türlü yola başvurur. Karga masalı da gösteriyor ki, inanmamızı istedikleri şeyi gerçek sanıp hemen inanmamalıyız. Gerçekler bambaşkadır. Tembel diye bildiğimiz ağustosböceğinden, korkak sandığımız devekuşlarından, aptal olduğunu düşündüğümüz kargalardan bile öğrenecek çok şeyimiz vardır. Örneğin, kargalar arasında inanılmaz bir sosyal ilişki ve dayanışma ruhu olduğunu biliyor muydunuz? Kendi iletişim dilleri bulunan kargalar, zor durumda olan bir diğer karganın yardımına gider, yaralı olduğu veya uçamadığı durumlarda ona zarar verecek başka canlıların yaklaşmasını engellerler. Bizim de karga dostlarımızdan feyz alıp, patronların saldırılarına, yalan ve aldatmacalarına, her türlü hakkımızın gaspına karşı dayanışma ağlarını örüp örgütlü mücadele vermemiz gerekir.

27 Kasım 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri zamları, vergi adaletsizliğini, ekonomik krizin faturasının emekçilere çıkartılmasını protesto etmek için Bakırköy’de bir miting gerçekleştirdi. Mitinge DİSK, KESK, emekten yana siyasi partiler, EYT’liler,...
  • Yayınlandığı ilk günden beri işçi sınıfının sesi oldu İşçi Dayanışması. Tarihimizi, haklarımızı, kendi sınıf gerçekliklerimizi buradan öğrendik, öğreniyoruz. Çeşitli işyerlerinden işçiler yaşadıkları haksızlıkları bizimle paylaşıyor, biz de onların...
  • Geçen gün diyanetin internet sitesinde isyan etmemek gerektiğini, maddi ve manevi sıkıntıların kader olduğunu belirten bir cuma hutbesi yayınlandı. İnsanlar, dini değerlerinin bu şekilde kullanılmasına ve hutbede söylenenlere tepki gösterdiler....
  • Fransa’da yüz binlerce işçi Macron hükümetinin emeklilik hakkına yönelik saldırısına karşı genel grevde! 5 Aralıkta başlayan greve öğretmenler, ulaşım işçileri, avukatlar, hastane ve havaalanı çalışanları, temizlik işçileri ve daha pek çok sektörden...
  • Değerli işçi, emekçi dostlarım, merhaba! Ben 3 çocuk büyütüp ev geçindiren işçi bir babayım. 2 öğrenci kızım ve çalışmaya yeni başlayan bir işçi oğlum var. Sistemin yarattığı ekonomik kriz zamanlarında geçinmek hepimiz için çok zor. Bir de yeni...
  • Irak’ta 1 Ekimde başkent Bağdat’ta işsizliğe, yoksulluğa ve yolsuzluklara karşı başlayan eylemler kısa sürede ülke geneline yayılmış, kitlesel protestolara dönüşmüştü. Ekim ayının sonundan itibaren üniversite ve lise öğrencileri de okullara...
  • 186 işyerinden 130 bin işçiyi ilgilendiren metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi patron örgütü MESS’in dayatmalarıyla tıkandı. Metal patronları, gerçek enflasyonun %30’lar düzeyinde olduğu bir süreçte, hükümetin matematik oyunlarıyla düşük...
  • Ankara’nın Sincan ve Kozan ilçelerinde faaliyet gösteren Bozankaya A.Ş. fabrikasında çalışan 33 işçi, sendikalaştıkları için işten çıkartıldı. DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlenen işçiler, Çalışma Bakanlığına yetki başvurusu yapmalarının...
  • Bugün 4 Aralık Dünya Madenciler Günü. İş cinayetlerinin en çok meydana geldiği işkollarından biridir madencilik. Dünyada bir defada yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği çok sayıda madenci katliamı gerçekleştir. Madenlerde iş güvenliği önlemlerinin...
  • 2020 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın başkanlığında gerçekleştirdi. Komisyon, patron örgütleri adına 5 temsilci, devlet adına 5...
  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, 8 Aralık Pazar günü Bakırköy Pazar Alanında bir miting düzenleyeceğini açıkladı. İstanbul Tabip Odasındaki basın toplantısı; “Yoksulluk… İşsizlik… Pahallılık… Enflasyon… Zamlar… Vergiler… Savaş… Bütçe…...
  • 24 Kasımda “kaza” denilen bir iş cinayeti gerçekleşti. Beylikdüzü Ambarlı Limanında bulunan ve uluslararası kargo taşımacılığı yapan bir işletmede, iş makinesi altında kalan Metin Delibaş adlı işçi, yaşamını yitirdi. Olay vardiya değişimi sırasında...
  • İşçilerin çalışma ve yaşam koşulları her geçen gün zorlaşıyor. Uzun çalışma saatleri, esnek çalışma, iş kazaları ve iş cinayetleri hayatın birer parçası haline geldi. Zaten kuş kadar olan ücretlerimiz gerçek enflasyon karşısında eriyip gidiyor. Ayın...