Navigation

Buradasınız

Köleymişiz Gibi Davranılmaya Hayır!

Saat, 10 çayına geliyordu. Çalıştığımız odada başka bir usta ve bizim yardımcı ile beraber bekliyorduk. Odada işimiz bitmişti. Biraz dinlendikten sonra diğer odaya geçecektik. Su ısıtıcımız da suyu kaynatmak üzereydi. Tam bu esnada içeriye şimşek hızıyla bir adam giriverdi. Bize, “Ooo çay, muhabbet haa… Kartlarınızı verin çıkışınız yapıldı” dedi. Ne olduğunu anlamadığımız gibi bu adamın kim olduğuna dair de hiçbir fikrimiz yoktu. Çünkü bu adamı şantiyede ilk kez görüyorduk. Koridora çıkması, bağırıp çağırması, bizim şeflerimizi azarlamasıyla oradaki çalışanların hepsi toplanmaya başladı. O zaman etraftakilerden öğrendik ki sorgusuz sualsiz çıkışımızı veren şantiyenin proje müdürüymüş. Şeflerin işten çıkarılmamızı önlemek için ısrarlarına karşı o daha fazla öfkeleniyordu. Şeflere, üçümüzün işten çıkarılmaması durumunda bütün firmayı işten çıkaracağına dair tehditler yağdırdı.

Olaydan sonra çıkış işlemleri devam ederken, öğle arasında ofiste şeflerle oturuyorduk. Şefler, bizim haklı olduğumuzu, haksız ve vicdansız olanın proje müdürü olduğunu tekrar edip duruyorlardı. Bunun için son defa şanslarını deneyip müdürle konuşmaya gidebileceklerini söylediler. Biz de tamam dedik. Ne yazık ki elleri boş döndüler. Konuşmak için giden şefleri ofisin yakınına bile sokmamışlar. Biz üç arkadaş önceden karar vermiştik. Gidip o adamla konuşup bizi haksız yere işten çıkardığını ve bizi hangi sebepten, hangi maddeye dayanarak işten çıkardığını öğrenmek istediğimizi söylemeyi ve olanlara itiraz etmeyi planlamıştık. Proje Müdürlüğüne giderken bizim şeflerle ana firmanın başka şefleri, ofise gitmememiz için dil dökmeye başladılar. Yanımdaki diğer iki arkadaş ikna oldu. Onlar aylardır yatırılmayan maaşlarının bu olay neticesinde yatırılacağı ve ihbar tazminatı da alıp kurtulacakları için sevinmeye bile başlamışlardı. Üç gün sonra paralarının yatırılacağı garanti edilince hepten geri çekildiler. Öte yandan şefler tam olarak neden işten çıkarıldığımızı bize ayrıntılı olarak anlattılar. Proje müdürü ana firmanın patronundan sonra gelen en yetkili kişisidir. Kendi şantiyesinde çay molaları istemiyordu. Bunun için taşeron firmaları uyarıyordu. Kimi taşeron firmalarda çay içiliyordu, kimisinde içilmiyordu. Bazılarında içildiğinden rahatsız olunsa bile uyarmaya çekiniyorlardı. Kaçak göçek de olsa içilmeye devam ediliyordu. Çünkü şantiyenin azımsanmayacak kesiminin çay molaları vardı. Neticede fatura bize kesildi. Her ne kadar bu haksızlığa karşı gelmeye çabaladıysam da değişen bir şey olmadı. Çünkü bu duruma tepkili kalan yalnız ben vardım.

Haksız bir şekilde işten çıkarılmıştık. Çünkü bizim emeğimizi sömürenler sorgusuz sualsiz, “uyarı” aşamasını kullanmaya bile gerek duymadan işimize son vermişlerdi. Biz kimiz ki onların gözünde! Uyarıyı bize niye yapsın ki, bizimle muhatap değil ki o adamlar! Ama işten çıkarmaya gelince tabi ki olan bize olacak, ekmeğinden olan biz işçiler olacağız. Suçu bizim çay içmemizde gördüler. Üstelik bizim hiçbir şeyden haberimiz olmadığı halde. İlk başlarda çay içmenin işten çıkarılmaya kadar yolu olduğunu bir kez olsun söylememişlerdi. Üstelik çay molası bizim hakkımızdır. Olaylar bu raddeye gelince de güya zamanında bizi uyardıklarından dem vurdular. Bizim başka bir şef de proje müdürlerinin işlerinin bu olduğunu söyledi. Yani adamın işi sahaya çıkıp inşaat ne durumda, çalışmalar nasıl gidiyor, iş güvenliği önlemleri alınıyor mu diye kontrol etmek değil. Aksine bugün bakalım kaç kişinin ocağına incir ağacı dikerim diye uğraşmak imiş.

Biz bu ve başka haksız nedenlerden dolayı işten çıkarılan birçok işçiden sadece bir kaçıyız. Patronların keyfi ve pervasız bir şekilde işten atmaları her geçen gün artıyor. Ertesi gün öğrendim ki şefleriyle birlikte 10 kişi daha işten çıkarılmış. Oysa bir gün önce biz haksızlığa uğradığımız zaman hep beraber karşı durabilseydik, bir gün sonra onları da işten atamazlardı. Bütün bunlar bilinçsiz ve örgütsüz olduğumuz için başımıza geliyor. Her şeyi üreten, var eden biz işçileriz. O zaman bu dizginsiz sömürüye ve haksızlıklara karşı da tek yumruk olup buna bir son verelim!

1 Ağustos 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Merhaba İzmir Aliağa Belediyesi’nde direnen emekçiler! Ben İstanbul Avcılar Belediyesi’nde sizlerle aynı sorunları yaşamış olan ve sizin gibi haksızlığa boyun eğmeyip direnen bir işçinin kızıyım. Bu mektubu sizlere, Dayanışma TV’de yayınlanan...
  • Resmi verilere göre enflasyon oranı yüzde 15, işsizlik oranı ise yüzde 13… Bu iki rakamı kolayca telaffuz edebiliyoruz. 15 ve 13… Rakamlar basittir ve rakamların dili soğuktur. Ama bir de o rakamların gerçek hayatta karşılıkları vardır. Meselâ...
  • Tarih 11 Eylül 1980… Türkiye işçi sınıfı yıllardır ayakta. Ülkede adeta örgütlenme ve hak alma seferberliği var, işçiler, gençler, kadınlar mücadelenin en önünde. O gün 74 işyerinde grev var. 30 bin işçi grevde. İşçiler ücretlerinin yükseltilmesini...
  • 20 Eylülde 139 ülkeden milyonlarca insan hükümetleri iklim değişikliği konusunda harekete geçmeye zorlamak için “Küresel İklim Grevi” eylemleri düzenlendi. Dünya çapında yapılan eylem çağrısına birçok ülkede yüz binler karşılık verdi. Türkiye’de de...
  • Daha önceki toplumlardan farklı olarak, kapitalist toplumda ürün çeşitliliğinde ve üretim kapasitesinde sıçramalı bir gelişme görülmüştür. Bugünkü teknoloji ile 10 milyar insanı doyurmak mümkündür. Diyeceksiniz ki, “peki, neden her gün bir milyara...
  • Otomotiv devi General Motors, geçtiğimiz yıl Kasım ayında ABD ve Kanada’daki 5 fabrikasını kapatacağını ve 14 bin işçiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Bunun üzerine ABD Başkanı Trump hayal kırıklığına uğradığını belirtmiş, devletin şirkete...
  • 17 Ağustos 1999’da 7,4 şiddetinde yaşanan korkunç depremden sonra pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Ama sadece artçı depremler değil artçı saldırılar da geldi. O gün hem bastığımız toprak korkunç şekilde sarsılıyor hem de emekçiler olarak geleceğimizi...
  • Türkiye İş Bankasının sanayi ve hizmet grubu iştiraklerinden Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan işçiler Tez-Koop-İş Sendikasında örgütlendiler. Bunun üzerine yöneticiler işçilere dönük baskılarını arttırdılar. İşçilere yapılan baskı bir basın...
  • Gümüşhane’de 17 Temmuzda atık su borusunun kopması nedeniyle faaliyetleri durdurulan Yıldız Bakır Madencilik firmasında çalışan işçiler, biriken alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem gerçekleştirdiler.
  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...