Navigation

Buradasınız

Parıltının Ardındaki Karanlık: Mika Çocukları

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 138
Dünya mika ihtiyacının yüzde altmışı Hindistan’ın Jarkand bölgesindeki madenlerden karşılanıyor. Kapitalist sömürü düzeninin en karanlık, en vahşi yüzlerinden biri de burada ortaya çıkıyor işte: Çocuk işçilik! Yüzde sekseni ruhsatsız, yani kaçak olan bu madenlerde çoğunlukla çocuk işçiler çalıştırılıyor. Dört, beş yaşında çocuklar dahi var aralarında…

Güneşte ışıl ışıl parlayan lüks otomobiller, renk renk rujlar, çeşit çeşit farlar, daha nice kozmetik ürün ve hayatımızın her alanında kullandığımız elektronik eşyalar… Hepsinin ortak bir noktası var: Mika! Mika kendinden ışıltılı, elektronikten kozmetiğe, oradan da araba boyalarına varıncaya kadar birçok alanda yaygın kullanımı olan gümüş renkli bir mineral… Güneşte parıl parıl parlayan ve göz kamaştıran bu mineralin toprak altından çıkarılma hikâyesi ise maalesef bir o kadar karanlık.

Dünya mika ihtiyacının yüzde altmışı Hindistan’ın Jarkand bölgesindeki madenlerden karşılanıyor. Kapitalist sömürü düzeninin en karanlık, en vahşi yüzlerinden biri de burada ortaya çıkıyor işte: Çocuk işçilik! Yüzde sekseni ruhsatsız, yani kaçak olan bu madenlerde çoğunlukla çocuk işçiler çalıştırılıyor. Dört, beş yaşında çocuklar dahi var aralarında… Küçücük elleriyle toprağı kazıyor, mikaları çıkarıp temizliyorlar. Çalıştıkları yere maden bile denemez! Bunlar ancak çocukların sığabileceği büyüklükteki çukurlar... Güvenlik önlemi namına hiç bir şeyin olmadığı bu karanlık çukurlarda, her ay ondan fazla çocuk yaşamını yitiriyor. Patronların kâr hırsı, her ay en az 10 Hindistanlı çocuğu birkaç kilogram mikaya kurban ediyor. Madenin çökme riskinin yanı sıra, çocuklar birçok sağlık problemiyle de karşılaşıyorlar. Astım, kalp hastalıkları ve hatta kanser… Çocuklarını tedavi ettirmek isteyen aileler masrafları karşılamak için borç almak zorunda, bu borçları ödemek içinse ailecek daha çok çalışmaları gerekiyor. Tam bir kısırdöngü! Toprak altında kalan, daha yaşamının başında yitip giden çocukların yerine kardeşleri çalışmaya başlıyor. Çünkü bölgede başka hiç bir geçim kaynağı, başka bir iş yok!

Çocuklarla yapılan bir röportaj, Mika Çocuklarının yaşamına dair derin izler taşıyor. “Bugün çalışmak zorunda olmasaydınız ne yapardınız?” diye bir soru yöneltiyor spiker Mika Çocuklarına… Muhtemelen çocuklarla koşup oynardık, gezip tozardık gibi bir cevap bekliyor. Ancak gönlünce koşup oynamak, eğlenmek yani çocukluğunun tadını çıkarmak Mika Çocukları için maalesef hayal bile değil! Çocuklar soruya “karnımız aç, otururduk” cevabını veriyor. Mika madenlerinde çalışan çocuklar, açlıktan ölmemek için her gün ellerinde beyaz mumlar, yüreklerinde dipsiz korkularla giriyorlar karanlık çukurlara… Bir daha o çukurlardan çıkamamak, ertesi güne uyanamamak pahasına…

Peki, kim satın alıyor, çocukların karın tokluğuna çıkardığı mika madenlerini kim kullanıyor? BMW, Volkswagen, L’Oreal ve daha birçok dünya devi marka… Her yıl milyarlarca dolar kâr eden bu büyük markaların patronları da mika madenlerinde çocukların çalıştırıldığını biliyor elbette. Neticede çocuk işçi demek onlar için daha az maliyet, daha ucuz mika demek! Patronlara sorulduğunda da yüzsüzce “çocuklar orada çalışarak yaşam şartlarını iyileştiriyor” diyorlar. Kendi çocukları sınırsız imkânla, bolluk bereket içinde büyüyen bu muktedirler, utanmadan karın tokluğuna bir yük hayvanı gibi çalışmayı “yaşam şartlarını iyileştirmek” olarak yutturmaya çalışıyorlar. Üstelik neden bu çocukların yaşamak için çalışmak zorunda olduğuna dair tek kelime de etmiyorlar. Etmezler, çünkü bunun, efendisi oldukları kapitalist sömürü düzeninin bir sonucu olduğunu onlar da çok iyi biliyorlar.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün raporlarına göre dünyada 5-17 yaş arasında olan 218 milyon çocuk işçi var. Bu dev çocuk-işçi ordusunun 75 milyonu 5-11 yaş aralığındadır, tehlikeli işkollarında ağır sömürüye maruz kalıyorlar. Aynı Mika Çocukları gibi… Türkiye’de de 2 milyonu aşkın çocuk işçi bulunuyor ve bu sayılar her geçen gün artıyor. Bir tarafta daha oyun çağında fabrikalarda, madenlerde çalışmak zorunda olan milyonlarca çocuk, öte yanda onların alın teriyle, kanıyla kârlarına kâr katan, zevkusefa içinde yaşayan bir avuç asalak, yani patronlar sınıfı... Sermaye sınıfı için işçi çocuklarının canının da geleceğinin de bir kıymeti yoktur. Onlar sadece kârlarını ve lüks yaşamlarını düşünürler! Çocuklarımız onlar için ucuz işgücünden başka bir şey ifade etmez. Daha körpecik çocuklarımızın çalışmak zorunda olmadığı, gönlünce oynadığı, güldüğü, güvende olduğu bir dünya ancak bu sömürü düzeni son bulduğunda mümkün olacak. Bunu mümkün kılmak ise bizlerin elinde!

25 Eylül 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Eskiden insanlar kendisine iyi haber veren, örneğin çocuğu olduğunu söyleyen, yani müjde veren birine hediye verirdi. Verilen müjdenin küçük de olsa somut bir karşılığı vardı. Müjdeyi veren “müjdemi isterim” der, aldığı hediyeyle mutlu olurdu....
  • Son haftalarda dünyanın gündemi Covid-19 virüsü. Hemen hemen dünyanın her ülkesinde görüldü ve dünyanın başlıca gündem maddesi haline geldi. Pek çok ülke sözde Covid-19 salgını ile mücadelede çeşitli paketler ve bütçeler açıkladılar.
  • Salgınlar ve hastalıklar her sektörden işçiyi tehdit ettiği gibi denizcilik sektöründe çalışan işçileri de tehdit ediyor. Gerek gemilerde çalışan işçiler olsun gerekse de tersanelerde çalışan işçiler olsun ölümlere rağmen hâlâ kötü koşullarda...
  • Merhaba dostlar, ben İstanbul Havalimanında uçak temizliğinde çalışan genç bir işçiyim. Geçtiğimiz haftalarda koronavirüs adlı yeni tip virüsün yüzü aşkın sayıda ülkede görüldükten sonra Türkiye’ye de geldiği duyuruldu. Virüs nedeniyle market ve...
  • 1. İşçi sağlığı ve güvenliği önlemleri tüm işyerlerinde derhal ve eksiksiz alınsın! İşçilere, gerekli önlemlerin alınıp alınmadığını denetleme yetkisi verilsin! Önlemleri almayan işyerlerine ağır cezalar getirilsin!
    2. İşten atmalar...
  • Sermaye sınıfı, ekonomik krizin faturasını koronavirüsü bahane ederek işçilere kesiyor. Dünya genelinde şu ana kadar kaç milyon işçinin işten atıldığı henüz netleşmiş değil. Ama sömürücü kapitalistler, işçileri milyonlar halinde işsizliğe ve açlığa...
  • Tüm dünyanın gündemine hızla giren ve küresel salgın ilan edilen Covid-19 hastalığı egemenlerin yarattığı sis perdesi altında yayılıyor. Tüm dünyada egemenler işçileri, emekçileri evlerine hapsederken koronavirüs salgınını bir fırsata dönüştürüp...
  • Hepimizin bildiği gibi yeni tip koronavirüs (Covid-19) ile ilgili sosyal medyada, televizyonlarda bulamaç halinde, kafa karıştırıcı yorumlar yapılırken sağlık işçilerinin adı tek bir satırda “minnet duyuyoruz” şeklinde geçiyor. Sizlere bu mektubu...
  • Kapitalist sistem büyük bir sarsıntı geçiriyor. Şu ana kadar dünya çapında milyonlarca işçi işten atıldı ama henüz işten atma saldırılarına bir tepki yükselebilmiş değil. Çünkü egemenler koronavirüs üzerinden topluma korku salıp işçi ve emekçilerin...
  • Bildiğiniz gibi koronavirüs gündemimize girdi gireli dünya işçileriyle ortak bir sorunumuz daha oldu. Sağlık Bakanı, bizim ülkemizde de koronavirüs vakalarının çıktığını ve yayıldığını söyledi. Bu durum insanlarda paniğe ve korkuya sebep oldu....
  • Kapitalist sistem gün geçtikçe çürüyor, çürüdükçe de toplumun hayatını zindana çeviriyor. Sistemin efendileri kasıtlı olarak yalan söylemekte, kendi sömürü sistemlerinin bir sonucu olan koronavirüs salgınından nasıl fayda sağlayacaklarının hesabını...
  • Geçtiğimiz günlerde iktidarın çağrısıyla üç gün, saat 21.00’da insanlar balkonlara, pencerelere çıkıp sağlıkçılara destek alkışında bulundular. Tabii ki insanların birçoğu iyi niyetle bunu yaptı, sözümüz onlara değil. Fakat iktidar sahiplerinin...
  • Söylenene göre Covid-19 hızlı yayılma seyriyle dünyanın büyük bölümüne tesir etmiş. Açıklanan rakamlara göre ölümlerin ve vakaların sayıları hâlâ hızlı bir tempoda artmaktaymış. Ülkemizde de gün geçtikçe vaka sayılarının katlanarak arttığı...