Navigation

Buradasınız

SİBAŞ Direnişçilerine Selam!

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 133

SİBAŞ’ta direnen emekçi kadınlar, mücadeleci ağabeylerimiz, ablalarımız. Sizleri ve direnişinizi coşkuyla ve umutla selamlıyoruz. Biz UİD-DER’li genç işçileriz. Geçtiğimiz günlerde Dayanışma TV’de çıkan videonuzu hep beraber izledik. Aslında videoyu tekrar tekrar pek çok kez izledik ve arkadaşlarımıza da izlettirdik. Çünkü coşkunluğunuz, neşeniz ve dayanışmanız öylesine güzel ki duygularımızı anlatacak kelime bulamıyoruz. Direnişinizin belgeselini izlediğimizde umudumuz daha da güçlendi. Yıllar boyu SİBAŞ’ta yaşadığınız acıları, çektiğiniz çileleri duyunca öfkemiz de bir o kadar arttı. Sonra yeryüzündeki milyarlarca sınıf kardeşimizi düşündük. Her birimizin dili, dini, rengi ve çalıştığı fabrika farklı, fakat dünyanın bütün işçileri olarak yaşadığımız acı aynı. Sizin de söylediğiniz gibi her şeyi üreten biziz. Ama bir avuç asalak ürettiğimize el koyuyor ve bizi sömürüyor. Elbette biz işçiler ilk kez bu dertleri çekmiyoruz. Bizden önceki işçi kuşakları da nice ağır çalışma koşullarına, baskı ve yasaklara rağmen mücadele ettiler ve kazandılar.

Biz bu mektubu yazarak hem direnişinizi selamlamak hem de bizde olan bir emaneti size ulaştırmak istedik. Bu emanet yıllar önce yazılmış derinden gelen bir mektup. Derinden Gelen Kökler adlı kitapta yer alan bu mektupta, Türkiye işçi sınıfı tarihinin şanlı mücadelelerinden biri olan Singer direnişi ve direnişten önce işçilerin çalışma koşulları anlatılıyor.

Adem Karabaş o yıllarda Singer’de sendikalaşma mücadelesi vermiş işçi ağabeylerimizden biri. Şimdi hep birlikte onu dinleyelim: “Singer’de işçiler tuvalete bile rahat gidemiyor, hasta olsa da işten atılma korkusuyla çalışmak zorunda kalıyordu, ustabaşılar işçilere kötü davranıyordu. Fabrikanın patronu Amerikalıydı. Her sabah gelir, fabrikayı bir dolaşır, böyle boş duran, tuvaletin yanında dolanan ya da o an çalışmayan birileri varsa, onlara bakar, ustabaşını çağırıp, «Okey, ofis» dedi mi «Hemen atın bunu» demekti. Böyle bir çalışma düşünebiliyor musunuz? Her gün, her an normal ihtiyacını karşılamak için bile patrona yakalanmışsa işten atılma tehdidiyle yaşamak ne kadar zor bir durum. Artık biz böyle yaşamak istemiyor, buna Maden-İş’in bir son vereceğine inanıyorduk. Benim kısımda Eskişehir’li bir işçi vardı. Çocuğu öldü. Patron, bir gün işe geç geldi diye onu çağırdı, «sen bir gün işe gelmemişsin» dedi. İşçi çocuğunun öldüğünü söylemeye çalışırken, patronun «Okey, ofis» sözüyle attılar işçiyi. Yüreğim kan ağladı. Biz Singer’de üç-beş arkadaş patron yanlısı sendikayı değiştirmeyi aklımıza koymuştuk. Maden-İş’e üye olduk ve çalışmaya başladık. Örgütlenmeyi zor koşullarda yapıyorduk. İki-üç işçinin kaldığı odalar vardı. Oraları ziyaret ediyor, sabaha kadar işçilerle konuşuyorduk. İşçiler biliyor ki, işverenin en küçük bir kuşkulanmasında kış ortası kendini sokakta bulacak. Ama işçi, patronun ve onun sendikasının yanında yer almayı içine sindiremiyordu ve «Beni de yaz» diyordu…”

Geçmişte Singer’de işçi kardeşlerimizin yaşadıkları bugün SİBAŞ’ta ve daha pek çok yerde yaşadıklarımıza ne kadar benziyor değil mi? Ama geçmişte olduğu gibi baskı ve sömürüye karşı mücadele de devam ediyor. Ne mutlu bize ki zulme karşı mücadele ediyoruz ve işçi sınıfının dayanışmasını büyütüyoruz. Mektubumuza direnişçi bir ablamızın sözleriyle son vermek istiyoruz: “Güzel günler sana gelmez sen onlara koşmadıkça!”

Umutla ve dayanışmayla kalın.

20 Nisan 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • TÜİK’in Ağustos ayına ait işgücü istatistikleri, işsizliğin her geçen ay daha da arttığını gösteriyor. TÜİK’in rakamlarına göre, 2019 Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre işsiz sayısı 980 bin kişi artarak 4 milyon 650 bine yükseldi....
  • UİD-DER’li bir emekçi kadın çalıştığı işyerinde kadın arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbeti şöyle aktarıyor: “İsviçre’de kadınların eşit işe eşit ücret talebiyle yaptığı grev üzerine sohbet ediyorduk. Arkadaşlarımın bu grevden haberi yoktu....
  • DİSK’e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler, yarım gün iş bırakarak “kıdem tazminatının gaspına hayır, vergi adaleti istiyoruz” sloganıyla Konak Meydanına yürüdü. 181 gündür işlerine dönmek için direnen Aliağa Belediyesi işçileri de kendi...
  • DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, vergi adaletinin sağlanması talebiyle Türk-İş Genel Merkezinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş...
  • Başarıya giden yol nedir, hiç düşündünüz mü? Şimdi bu soruyu niye sordum merak ediyor olabilirsiniz. Kurbağalar ile ilgili bir hikâye okudum. Bu hikâye çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Üzerine biraz düşününce hayatımızda da bu...
  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....