Buradasınız
Tek Başına Hiçbir Şeyi Değiştiremezsin!
Gebze’den bir işçi

Geçen gün mahallemizde yine elektrikler kesilmişti. Bu son bir ay içerisindeki beşinci ya da altıncı kesintiydi sanırım. Üst üste yaşanan bu kesintilerden dolayı evdeki herkes gergindi. Babam odada dolanırken “bilerek mi Pazar gününü seçiyorlar anlamıyorum ki!” diye söyleniyordu. Sonra kardeşim “aşağıdaki trafoda bir arıza varmış ve yenilenmesi gerekiyormuş. Ama çok maliyetli olduğu için böyle kesintiler yaparak idareli tamiratlarla geçiştiriyorlar” diyerek karşılık verdi. Bu bizi daha da sinirlendirdi tabi. Annem de, içten içe canı sıkılsa da bizi sakinleştirmeye çalışıyor, bir yandan da ellerini iki yana açarak “ne yapabiliriz ki, gelmesini bekleyeceğiz” diyordu. Annemin sorduğu bu soru üzerine önce bir sessizlik oldu. Sonra, bu basit sorunun hayatımızın her alanında karşımıza çıktığını fark ettim.
UİD-DER’li arkadaşlarla bir araya geldiğimiz bir kahvaltı sofrasında, çaylarımızı yudumlarken bu olayı anlattım. Bu soruyu hep birlikte bir kez daha sorduk. Hayatın hemen her alanındaki çeşitli sorunlar karşısında “ne yapabiliriz?” diyoruz ve cevaplarımızı da sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Arkadaşlardan birisi mezun olduktan sonra, uzun zamandır iş aradığından ve bulamadığından yakınarak şöyle diyordu: “Okulumu elimden geldiğince iyi bir şekilde bitirmeye çalıştım. Türkiye’yi karış karış gezerek nerede işe alım varsa mülakata girdim. Bir türlü olumlu bir sonuç alamıyorum. Denemediğim yöntem kalmadı. Sadece ben değil benim gibi milyonlar var. Genç işsizlerin sayısı her geçen gün artıyor. Ama elimden bir şey gelmiyor. Ne yapabilirim?”
Bir başka arkadaş ise bu soruya soruyla karşılık verdi: “Ben bir haftadır evimdeki interneti kullanamıyorum. Yetkili firma ile görüşmeme rağmen bir sonuç alamadım. Tüm mahallede internet kesik üstelik. Ama tek tek arayıp anlatınca ciddiye almıyorlar. ‘O zaman iptal ettirmek istiyorum aboneliğimi’ diyorum, bu sefer de bir sürü şart koşup yüklü bir maliyet çıkarıyorlar. Hâlbuki tüm mahalle ortak tepki versek, hemen düzelttirebiliriz. Sen milyonlarca üniversite mezunu işsizin sorununa ‘ben ne yapabilirim?’ diyorsun. Ben de sana diyorum ki, tek başına parasını ödediğin interneti bile kapatamıyorsun. Var sen buradan hesap et. O halde ilk olarak soruyu değiştirerek başlayalım işe. Biz ne yapabiliriz?”
Basit bir elektrik kesintisinden hayat pahalılığına, gençleri uçuruma sürükleyen işsizlikten çevre sorununa kadar bir yığın sorunun çözümü aynı yoldan geçiyor. Yani bir araya gelmekten, örgütlenmekten. Bu ister mahallemizde, ister okuduğumuz okulda, ister çalıştığımız işyerinde olsun hiç fark etmiyor. Bunu da ortak bir mücadele geleneği altında, ortak bir bilinç ve akılla hareket ederek, sınıfımızın deneyimlerinden yararlanarak yapabiliriz. Ancak bir araya gelerek sesimizi duyurabiliriz. Bir olursak bu sorunların muhatapları olan bizleri görmezden gelenleri bir çözüme zorlayabiliriz.
Bizler şanslıyız, mücadele örgütümüz UİD-DER bize bu olanakları sonuna kadar sunuyor. Bu sayede biliyoruz yalnız olmadığımızı ve örgütlenerek güçleneceğimizi. Kapitalist sistemin yarattığı sorunların üstesinden bu sayede geleceğimizi. Tıpkı UİD-DER Müzik Topluluğunun bir şarkısında dediği gibi; “Tek başına ne yaparım diye düşünme, milyonların içinde yalnız değilsin!”
- Çare Sınıfımızda ve Örgütlü Mücadelemizde
- “Eşim Öyle Yerlere İzin Vermiyor”
- Hafta Tatili Haktır, Gasp Edilemez!
- Adres Doğru mu?
- Emekliler “AÇIZ” Diyor, Onları Kim Duyuyor?
- Geleceğimizi Kurmak İçin Birliğimizi Büyütelim
- “Asıl Haber Biziz Be Abla”
- Sağlık Çalışanlarına Sağlıksız Yemekler
- Sorunlar Mücadeleyle Çözülür
- İşyerinde “Paralı Eğitim!”
- Onların İnsafına Bırakmayalım!
- “Sana Ceza Veriyorum Tayfun!”
- Emekli Maaşı Ne Zaman Ödenecek?
- “Çalışanlarımıza Rapor Vermeyin!”
- “Kırtasiye Ürünleri İkinci Ele Düştü”
- Örgütlü Olmak ve Toplu İş Sözleşmeleri
- Alo 170: Yanlış Numara Çevirdiniz!
- Turgut Özal, Gökova Santrali ve Sonrası
- TÜİK Kimin Hizmetinde?
- Emekliler Sendika Kuramazmış!
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...