Navigation

Buradasınız

UİD-DER İşçi Sağlığı ve Güvenliği Komitesi’nin Çağrısı

İşçilerin sermaye sınıfının saldırıları karşısında bu denli dağınık ve örgütsüz olduğu koşullarda, UİD-DER’in yüzlerce işçinin emeği ile yürüttüğü “İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!” kampanyasının önemi ve öne çıkarılan taleplerin yakıcılığı gün geçtikçe daha açık bir biçimde hissediliyor.

İşçi kardeşler,

İş kazaları, iş cinayetleri, işçi katliamları sınıfımızın en büyük sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Davutpaşa, Ostim, İvedik, Esenyurt, Soma ve Mecidiyeköy Torunlar katliamlarında olduğu gibi, işyerleri işçiler için toplu mezarlara dönüşüyor. Resmi rakamlara göre Türkiye’de her ay 150 civarında işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Kayıt altına alınmayan, örtbas edilen iş cinayetlerini kattığımızda durum daha da vahim bir hal alıyor. Patronların kâr hırsı, sömürü düzenini koruyup kollayan hükümet, taşeronlaştırma ve sendikasızlaştırma, uzun iş saatleri işçilerin hayatını karartıyor. Sermaye büyümeye, işçiler ölmeye devam ediyor.

İşçilerin sermaye sınıfının saldırıları karşısında bu denli dağınık ve örgütsüz olduğu koşullarda, UİD-DER’in yüzlerce işçinin emeği ile yürüttüğü “İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!” kampanyasının önemi ve öne çıkarılan taleplerin yakıcılığı gün geçtikçe daha açık bir biçimde hissediliyor. “Bizler karşı çıkmazsak, adım atmazsak, harekete geçmezsek hiçbir sorunumuz çözülmez, sömürü son bulmaz” diyen UİD-DER’li işçiler, iş kazalarına ve cinayetlerine karşı mücadeleyi güçlendirmek için örgütlenmeye devam ediyorlar. UİD-DER’li işçilerin bu çabasına güç vermek, işçi sınıfının kapitalist sömürüye karşı verdiği mücadeleye güç vermektir.

İşçi kardeşler,

UİD-DER İşçi Sağlığı ve Güvenliği Komitesi olarak, metalden petrokimyaya, madenden inşaata, tekstilden ulaşıma, hizmetten sağlığa, inşaattan tarıma tüm işkollarındaki işçileri iş kazalarına ve cinayetlerine karşı mücadeleyi güçlendirmeye çağırıyoruz:

Gelin çalıştığımız fabrikalarda, işyerlerinde, sanayi sitelerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınması için birlikte mücadele edelim. Patronların maliyet olarak gördüğü fakat hayatımızı doğrudan ilgilendiren taleplerimizi işçi mektuplarıyla UİD-DER’e ulaştıralım. Alınmayan önlemleri, ihmalleri, vurdumduymazlığı, hak gasplarını ve tüm bunlara karşı yürüttüğümüz mücadeleyi UİD-DER aracılığıyla işçi sınıfına, sendikalara, işçi örgütlerine ve basına duyuralım. Yaşanan bunca olumsuzluğa seyirci kalmayacağımızı dosta düşmana gösterelim. Tepkimizi örgütlü iradeye dönüştürelim. İş güvenliği önlemleri maliyet değil hayattır diyelim. UİD-DER çatısı altında güçlü ve örgütlü olalım.

20 Eylül 2014

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...
  • Sermaye sınıfının hizmetindeki siyasi iktidar, 2018’de ülkenin yeni bir krize sürüklenmesiyle, Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Yönetmeliğinde yaptığı değişikliklerle işverenlerin bu uygulamadan yararlanmasını kolaylaştırdı. Bu kez dünya...
  • Tüm dünyada egemen sınıf bir olmuş, koronavirüs üzerinden korku salıyor. Fakat öte yandan en basit önlemleri bile almıyorlar. Bu nasıl ikiyüzlülük? Üstelik bu süreç kapitalizmin nasıl vicdansız ve aşağılık bir sistem olduğunu başka bir noktadan da...
  • Kapitalist sistem çürümeye başladı ve yaşadığı büyük krizin içerisinde çırpınıp duruyor. Sermaye sınıfı, uzun süredir bu büyük krizi atlatma politikaları üretip, kendini aklama derdinde. Son aylarda adını bol bol duyduğumuz Covid-19’u bahane ederek...
  • Her sabah felaket senaryoları ile açıyoruz gözlerimizi. Yakın çevremizden, ailemizden aldığımız haberlerden ücretsiz izinlerin ve işten atmaların yaygınlaştığını, çalışma koşullarının ağırlaştığını ve haklarımızın git gide ellerimizden alındığını...
  • Hollywood filmlerine taş çıkartan senaryolarla küresel bir tantananın kopartıldığı, muazzam bir ikiyüzlülüğün sergilendiği günlerden geçiyoruz. Her gün yeni sayılar açıklanarak koronavirüs salgınının nasıl da hızlı yayıldığı ilan ediliyor, panik...
  • Dünyanın dört bir yanında koronavirüs salgını bahanesiyle patronlar sınıfı toplu işten atmalara başladı. Daha şimdiden dünya genelinde 20 milyonun üzerinde işçi işsiz kaldı. Henüz işten atılmayanlar ise ya ücretsiz izne çıkarılıyor ya da esnek...
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz Bize Yeteriz” adıyla başlattığı bağış kampanyası “hayırsever” patronlar ve siyasetçiler tarafından büyük destek gördü! Açılışı yedi aylık maaşını bağışlayarak bizzat Cumhurbaşkanı yaptı. Hemen ardından MHP Genel Başkanı...
  • Son günlerde gündemde olan tek bir konu var, o da koronavirüs. Belli ki bu virüs daha uzun süre gündemde olmaya devam edecek. Hal böyle olunca fabrikalarda, işyerlerinde, evlerde sadece bu konu konuşuluyor. Toplumun büyük bir çoğunluğu adeta...
  • Malum koronavirüs salgını hayatımızın her alanını sarmış durumda. Bu virüsün fiziksel açıdan vereceği zarardan ziyade psikolojik ve ideolojik açıdan zararlarına, saldırılar ve hak gaspları için bahane edilmesine dikkat etmeliyiz. Patronlar sınıfının...