UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Emekçi Kadınlar Mücadeleyle Özgürleşecek!

Mart 2009, no:12

8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü, sömürüye, baskıya ve eşitsizliğe karşı emekçi kadınların açtığı isyan bayrağının sembollerinden biridir. Kadın işçiler 8 Mart 1857’de, sömürü ve baskıyı doğuran ücretli kölelik düzenine karşı, mücadele bayrağını yükselttiler. Bu mücadele bayrağı, sınıfların ve sömürünün olmadığı, savaş ve baskıların son bulduğu bir dünya özlemiyle göndere çekilmişti.

1857 yılının 8 Martında Amerika’nın New York kentindeki kadın tekstil işçilerinin “eşit işe eşit ücret” talebiyle yükselttikleri mücadele, patronların saldırısı ile karşılaşmış ve 129 kadın işçi bir tekstil fabrikasında çıkartılan yangınla katledilmişti. Barbarca bir katliamın yaşandığı o günü işçi sınıfı hiç unutmadı. 1910 yılında işçi sınıfının uluslararası örgütlerinden birinin toplantısında, sınıfımızın kadın önderlerinden Clara Zetkin’in önerisiyle 8 Mart’ın Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanılmasına karar verildi. O günden bu yana emekçi kadınlar, sömürü ve baskıyı yok etmek ve yaşanan katliamların hesabını sormak için 8 Martta mücadele bayrağını yükseltiyorlar.

Günümüzde kadın emekçiler sermaye düzeninden kaynaklanan ağır sorunlarla karşı karşıyalar. Fabrikalarda sendikasız, sigortasız uzun saatler boyu çalışıyor, erkek işçilerden daha düşük ücret alıyor, toplumda ikinci cins olarak görülüyor, taciz ve tecavüzlerle karşılaşıyorlar. Tüm bunların yanı sıra, evde de ev işlerinin ve çocukların bakımının ağır yükü altında ezilmekle kalmıyor bir de sıklıkla şiddetle, horlanma ve aşağılanmayla yüz yüze kalıyorlar. Asgari ücret ve işsizlikle boğuşan kadın emekçilerin yaşadığı sorunlar her geçen gün katmerleşerek artıyor.

Emperyalist, haksız ve gerici savaşlarda da kadın işçi ve emekçiler katlediliyor, tecavüze uğruyor, açlığa mahkûm ediliyorlar. Üstelik bu kanlı savaşların yürütücüleri arasında kadın patronlar, siyasetçiler ve generaller de bulunuyor. İsrail dışişleri bakanı Livni, ABD eski dışişleri bakanı Rice ya da şimdiki Clinton ve Türkiye eski başbakanlarından Çiller, haksız savaşların sorumlularından yalnızca birkaçıdırlar.

Ekonomik krizlerde ilk işten atılan, çalışma koşulları ağırlaşan, geçim zorluğu yaşayan ve kıt kanaat çocuklarını geçindirmeye çalışanlar da emekçi kadınlardır. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün yaptığı açıklamaya göre, 2009 yılı içinde 22 milyon kadın işçi işsiz kalacak. İşten atılan, ücretsiz izne yollanan ve kazanımları yok edilenler, patron olan kadınlar ya da erkek patronların karıları ve kızları değil, kadın işçilerdir.

Kadınlar fabrikada ve evde çifte ezilmişlik ve sömürüye maruz kalmaktadırlar. Sınıflı toplumların ürettiği erkek egemen yaklaşımlar, hayatı kadınlar için iki kat daha zor hale getiriyor. Dayak ve şiddet olağan karşılanıyor. Fabrikada ucuz işçi olarak sömürülen kadın, sokakta, işyerlerinde tacize uğruyor, ev işlerinin ağır yükünü tek başına çekiyor. Ayrıca bu kapitalist sömürü düzeni kadın bedenini her gün medya aracılığıyla ticari bir mal olarak pazarlıyor.

İkiyüzlü kadın ve erkek egemenler, “Dünya Kadınlar Günü” adı altında, 8 Mart’ın emekçi özünü gözlerden saklamaya çalışıyorlar. Oysa işçi, emekçi kadınlarla burjuva kadınların yaşadıkları sorunlar hiçbir zaman bir olmadı. Desa Deri’de, Sinter Metal’de, E-Kart’da, Kızılay’da ve daha nice işyerinde mücadele veren ve fabrikalarda alınteri akıtan kadın işçilerle, sermaye sınıfının kadınlarının sorunları aynı değildir.

8 Mart tüketim ve magazin gününe dönüştürülmekte, gerçek sorunların üstü örtülmektedir. Egemen sınıfın kadınları patroniçe, başbakan, bakan vs. olabilmekte, sömürü ile elde ettikleri zenginliklerle erkek sınıfdaşlarıyla zevkü sefa içinde yaşamaktadırlar. Emekçi kadınların mücadelesini saptırmaya çalışan egemen sınıfların kadınlarının ikiyüzlü tutumlarına aldanmamalı ve sınıf düşmanlarımıza karşı kadınıyla erkeğiyle birlikte mücadeleye etmeliyiz.

152 yıl sonra bugün de kadın ve erkek emekçilerin insanca, eşit ve özgür yaşamalarının önünde hâlâ aynı engel var: Tüm dünyada hüküm süren sermaye düzeni! Kapitalist sömürü düzeni yerle bir edilmedikçe ne emekçi kadınların ne de emekçi erkeklerin yüzü gülecek. Sömürü ve savaş düzenini yıkmak ve yerine hiçbir ayrımcılığın olmadığı, sınıfsız, sömürüsüz bir dünya yaratmak, kadınıyla erkeğiyle tüm dünya işçi sınıfının elindedir. İnsanlığı bir savaş cehennemine sürükleyen emperyalist-kapitalist düzeni alaşağı edip, cinsel, ulusal, dinsel ayrımcılığın olmadığı, sınıfların ve sömürünün son bulduğu, müreffeh ve barış dolu bir dünya yaratmak bizlerin elindedir. O halde birleşelim, örgütlenelim ve yeni bir dünya için mücadeleyi yükseltelim!

15 Mart 2009






Son Eklenenler

  • adaletsizlik-890x395.jpg
    Hayatımızın her alanını saran ve geçinmemizi git gide daha da zorlaştıran ekonomik kriz; gün geçtikçe hayatlarımızı daha çok etkiliyor, akıllarımızı meşgul ediyor. Ben de üniversitedeki ev...
  • ahmet-kaya-bir-mesajla-kabus.jpg
    Arkadaşlar mektubuma başlamadan önce sizleri uyarmak istiyorum. Yazının ortasına bile gelmeden birçoğunuz “Bu kadar da değil. Gerçek değildir bu!” diyecektir. Birazdan paylaşacağım gazete haberini...
  • cinde-tokat-motivasyonu.jpg
    Bir insan niye çalışır? Hiç kimse “bu gün canım sıkıldı, gideyim de biraz araba parçası üreteyim, montaj yapayım, pantolon dikeyim” demez. Yaşamak için çalışmak zorunda olduğundan çalışır. Hatta bazı...
  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...
  • bulasikci.jpg
    Geçenlerde Kadıköy’e sendikama gideyim dedim. Ama sendikamız o gün erken kapanmış. Sekreterimiz de çıkmış. Oraya gitmek için de biraz aceleyle yürümüştüm. Geri dönüp yürüyecek gücü bulamadım. Bir...
  • yoksulluk-artiyor.jpg
    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesi görüşmeleri, bir önceki gün Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda yapıldı. Görüşme sırasında ortaya konulan veriler, yoksulluğun ne kadar yayıldığını...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this