Navigation

Buradasınız

Büyükanneye Maaş Projesi Sona Erdi Kreş Sorunu Devam Ediyor

İşçi Dayanışması Büteni, No: 122
16 Nisan referandumu yatırımı olan ve basında büyük bir yaygara koparılarak başlatılan “torun bakan büyükanneye maaş” projesi Mart ayı sonunda sona erdi. Bu proje güya kadınların istihdam sorununu çözmek amacıyla gündeme getirilmişti. Ama sadece 0-3 yaş aralığında çocuğu olan 6500 kadın bu projeden yararlandırıldı ve üstelik büyükannelerin aldığı maaş sadece 425 liraydı. Projenin finansmanının yarısı İŞKUR tarafından, diğer yarısı ise TOBB ve TİSK gibi patron örgütleri ile Türk-İş ve Hak-İş tarafından sağlanmıştı.

16 Nisan referandumu yatırımı olan ve basında büyük bir yaygara koparılarak başlatılan “torun bakan büyükanneye maaş” projesi Mart ayı sonunda sona erdi. Bu proje güya kadınların istihdam sorununu çözmek amacıyla gündeme getirilmişti. Ama sadece 0-3 yaş aralığında çocuğu olan 6500 kadın bu projeden yararlandırıldı ve üstelik büyükannelerin aldığı maaş sadece 425 liraydı. Projenin finansmanının yarısı İŞKUR tarafından, diğer yarısı ise TOBB ve TİSK gibi patron örgütleri ile Türk-İş ve Hak-İş tarafından sağlanmıştı. Sınırlı sayıda ve düşük meblağlı bir katkı bile patron örgütlerine çok gelmiş olmalı ki projenin devamından yana olmadıklarını belirtmişler.

Bu projenin referandum yatırımı olduğunu ve kadınların kreş sorununu hiçbir koşulda çözemeyeceğini UİD-DER Kadın Komitesi olarak o zaman da dile getirmiştik. Bir yılın sonunda görüyoruz ki ortada anlamlı bir kadın istihdamı artışı olmadığı gibi çocuk bakımı sorunu da çözülebilmiş değil. Emekçilerin oylarını istedikleri zaman göstermelik projeleri hayata geçirenler, işleri bittiği zaman emekçilerin sesini duymuyorlar bile. Ama iş reklama geldiğinde bu konuda onlardan iyisi yok. Bu projenin sona erdiği günlerde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Çerkezköy Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü tarafından yaptırılan ÇOSB Kreş ve Gündüz Bakımevi’nin açılışına katıldı ve burada yaptığı konuşmada 300 OSB’ye 300 kreş kazandırma projeleri olduğunu söyledi. Yine projeler ve yine buram buram reklam kokan sözler! Tekirdağ’da bir yerel gazetenin internet sitesinde yer alan bu açılış haberine yorum yapan (belli ki ÇOSB’de çalışan) bir emekçi kadının sözleri madalyonun öteki ve gerçek yüzünü gösteriyor: “Çok güzel olmuş, ama ayda 1300 lira nasıl vereceğiz biz? O kreş sadece zenginler için yapılmış anlaşılan. Bizim gibi asgari ücretle çalışan biri nasıl versin çocuğunu oraya? Aldığımız maaş ne zaten, nasıl verelim? Oraya ben de vermek istedim ama veremedim. Gittim gördüm, aylık fiyatı duyunca ‘ben ne alıyorum zaten size vereyim’ dedim. Bizim sesimizi de duyun, daha makul bir fiyat olabilir.”

“Torun bakan büyükanneye maaş” balonu söndü ama bugün hâlâ gerçek olmayan, insanları yanıltan kreş yardımı haberleri medya tarafından servis ediliyor. Bakan ya da bürokrat sıfatıyla kadınlara “müjdeler” açıklayanlar gerçekte gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar. Ama ne bu yalanları söyleyenler ne de onların yalanlarını servis edenler bu durumdan rahatsızlık duyuyorlar. Mesela 24 Ocakta düzenlediği bir basın toplantısında konuşan İŞKUR Genel müdür vekili “Çok önemsediğimiz bir konu olan kadınlarımızın istihdamı konusunda pozitif ayrımcılıklarımız olacak. İşi ve evi arasında kalan çalışan kadınlarımıza 400 liralık kreş yardımımız olacak” demişti. Peki, var mı ortada böyle bir kreş yardımı? Hayır yok. Zaten yoktu da. Genel müdür vekilinin sözünü ettiği ve Mart ayında kabul edilen yasa aslında işverenlere yapılacak vergi indirimini içeriyordu. Buna göre kadın çalışanlarının kreş ücretini ödeyen işverenlerin yaptıkları ödemenin 304 liralık kısmı gelir vergisinden muaf tutuluyor. Yani ortada çalışan kadınlara değil işverenlere yapılan bir kıyak var. Tabii bir de Türkiye’de kadın çalışanlarının kreş ücretini ödeyen kaç işyeri olduğu sorusunu sormak lazım.

Hükümet yıllardır emekçi kadınlar için can yakıcı bir sorun olan kreş sorununu çözmek yerine çevresinden dolanıp çözüyormuş gibi yapıyor. Hiç boşluk tanımaksızın sürekli olarak emekçi kadınlara boş umutlar pompalanıyor. Kreş hakkı için örgütlenip mücadele etmek yerine çıktı çıkacak sanılan yasalara, yardımlara bel bağlanıyor. AKP hükümetinin yıllardır ortaya koyduğu pratik, bu sorunu çözmeye niyetli olmadığını yeterince göstermiyor mu? Açıkça söylemek gerekirse emekçi kadınların kolay görünen ama hiçbir işe yaramayan beklemek yerine zor olan mücadeleyi seçmek dışında bir şansı yok. Geçmişten bugüne söylenegelen ve çok doğru olan şu sözü unutmayalım: Hak verilmez, alınır!

18 Mayıs 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri zamları, vergi adaletsizliğini, ekonomik krizin faturasının emekçilere çıkartılmasını protesto etmek için Bakırköy’de bir miting gerçekleştirdi. Mitinge DİSK, KESK, emekten yana siyasi partiler, EYT’liler,...
  • Yayınlandığı ilk günden beri işçi sınıfının sesi oldu İşçi Dayanışması. Tarihimizi, haklarımızı, kendi sınıf gerçekliklerimizi buradan öğrendik, öğreniyoruz. Çeşitli işyerlerinden işçiler yaşadıkları haksızlıkları bizimle paylaşıyor, biz de onların...
  • Geçen gün diyanetin internet sitesinde isyan etmemek gerektiğini, maddi ve manevi sıkıntıların kader olduğunu belirten bir cuma hutbesi yayınlandı. İnsanlar, dini değerlerinin bu şekilde kullanılmasına ve hutbede söylenenlere tepki gösterdiler....
  • Fransa’da yüz binlerce işçi Macron hükümetinin emeklilik hakkına yönelik saldırısına karşı genel grevde! 5 Aralıkta başlayan greve öğretmenler, ulaşım işçileri, avukatlar, hastane ve havaalanı çalışanları, temizlik işçileri ve daha pek çok sektörden...
  • Değerli işçi, emekçi dostlarım, merhaba! Ben 3 çocuk büyütüp ev geçindiren işçi bir babayım. 2 öğrenci kızım ve çalışmaya yeni başlayan bir işçi oğlum var. Sistemin yarattığı ekonomik kriz zamanlarında geçinmek hepimiz için çok zor. Bir de yeni...
  • Irak’ta 1 Ekimde başkent Bağdat’ta işsizliğe, yoksulluğa ve yolsuzluklara karşı başlayan eylemler kısa sürede ülke geneline yayılmış, kitlesel protestolara dönüşmüştü. Ekim ayının sonundan itibaren üniversite ve lise öğrencileri de okullara...
  • 186 işyerinden 130 bin işçiyi ilgilendiren metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi patron örgütü MESS’in dayatmalarıyla tıkandı. Metal patronları, gerçek enflasyonun %30’lar düzeyinde olduğu bir süreçte, hükümetin matematik oyunlarıyla düşük...
  • Ankara’nın Sincan ve Kozan ilçelerinde faaliyet gösteren Bozankaya A.Ş. fabrikasında çalışan 33 işçi, sendikalaştıkları için işten çıkartıldı. DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlenen işçiler, Çalışma Bakanlığına yetki başvurusu yapmalarının...
  • Bugün 4 Aralık Dünya Madenciler Günü. İş cinayetlerinin en çok meydana geldiği işkollarından biridir madencilik. Dünyada bir defada yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği çok sayıda madenci katliamı gerçekleştir. Madenlerde iş güvenliği önlemlerinin...
  • 2020 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın başkanlığında gerçekleştirdi. Komisyon, patron örgütleri adına 5 temsilci, devlet adına 5...
  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, 8 Aralık Pazar günü Bakırköy Pazar Alanında bir miting düzenleyeceğini açıkladı. İstanbul Tabip Odasındaki basın toplantısı; “Yoksulluk… İşsizlik… Pahallılık… Enflasyon… Zamlar… Vergiler… Savaş… Bütçe…...
  • 24 Kasımda “kaza” denilen bir iş cinayeti gerçekleşti. Beylikdüzü Ambarlı Limanında bulunan ve uluslararası kargo taşımacılığı yapan bir işletmede, iş makinesi altında kalan Metin Delibaş adlı işçi, yaşamını yitirdi. Olay vardiya değişimi sırasında...
  • İşçilerin çalışma ve yaşam koşulları her geçen gün zorlaşıyor. Uzun çalışma saatleri, esnek çalışma, iş kazaları ve iş cinayetleri hayatın birer parçası haline geldi. Zaten kuş kadar olan ücretlerimiz gerçek enflasyon karşısında eriyip gidiyor. Ayın...