Navigation

Buradasınız

Emekçi Kadınların Yüzü Nasıl Gülecek?

Kasım 2015, İşçi Dayanışması No:92

“Hep onlar için takvimlerin mutlu günleri

içimizin karanlığı

soframızın öksüzlüğü

hiç gülmemesi yüzlerimizin

      hep onlar için…”

            (Hasan Hüseyin Korkmazgil)

Başbakan Davutoğlu katıldığı bir toplantıda “Eğer bir ülkede kadınlar gülümsüyorsa, eğer o ülkenin sokaklarında yürüdüğünüzde kadınların yüzüne baktığınızda, kadınların yüzünde tebessüm varsa ve daha iyi dünya ümidiyle yaşıyorlarsa emin olabilirsiniz ki o ülke mutlu bir ülkedir” demişti.

Elbette Başbakan burada bildiğimiz anlamda gülümsemeyi değil mutlu olmayı kast ediyor. Evet, kendi çevremizde görmesek de bu ülkede yüzü gülen kadınlar var. Geçim derdi olmayan, lüks içinde yaşayan kadınların yüzü gülüyor gerçekten. Her gün eğlence programlarında, dizilerde bize ait olmayan bir hayatı yaşayan, gülücükler saçan kadınları izliyoruz. Emekçi semtlerine uzak rezidanslarda, villalarda yaşayan, lüks mağazalarda çıldırmışçasına alışveriş yapan zengin ve mutlu kadınları ancak haberlerde görüyoruz. Evinin işini yaptıracağı hizmetçileri olan, çocuklarını dadıyla büyüten, kolejlerde okutan, bedelini ödeyip askere göndermeyen, savaşlarda, iş kazalarında çocuklarını kaybetme korkusu yaşamayan kadınların yüzü neden gülmesin ki?

İşçi-emekçi kadınların yüzü gülüyor mu peki? Bin bir çileyle boğuşan bu kadınların yüzüne bir bakın. Kreşe verecek parası olmadığı için küçük çocuğunu evde tek başına bırakmak zorunda kalan bir annenin gece vardiyasında akıttığı gözyaşlarını görürsünüz. Fabrikadaki yorucu çalışma gününün ardından yol çilesini de çekerek evine döndüğünde evin işini, çocukların bakımını üstlenmek zorunda kalan emekçi kadınlarımızın yüzünde yorgunluk ve bezginlikten başka bir şey görebiliyor musunuz? İşe giderken tıklım tıkış otobüslerde yolculuk yapmak zorunda kalan işçi kadınların yüzü nasıl gülsün?

Yaz tatilinde üç kuruş para kazanmak için çalışmak zorunda kalan gencecik kızların taciz edildiği, kendisini taciz eden ustayı mahkemeye veren tekstil işçisi kadının işyerinde psikolojik baskıya maruz kaldığı yetmezmiş gibi tacizci adam tarafından dövdürüldüğü bir ülkede yaşıyoruz. Erkekler tarafından öldürülen yüzlerce kadının katillerine “iyi hal” indiriminin uygulandığı, yaşam güvencesinden ve adaletten bahsedilemeyen bir ülkede emekçi kadınların yüzünde ancak öfkeyi görebilirsiniz.

Her an işten atılma korkusu, gelecek kaygısıyla yaşayan kadınların yüzüne bir bakın gerçekten. O yüzlerde endişe ve çaresizlikten başka ne var? Kadınlar “sen şimdi çocuk da yaparsın” denilerek işe alınmıyor, hamile kaldığı için psikolojik baskıya maruz kalıyor ya da işten atılıyorlar. Doğum ve emzirme izinleri gerektiği gibi kullandırılmıyor. Kamyon kasasında işe gitmek zorunda kalan tarım işçisi onlarca kadın trafik kazalarında hayatını kaybediyor. İşçi statüsünde bile sayılmayan ev emekçisi kadınlar, temizliğe gittikleri evde cam silerken düşerek ölüyorlar. Ağır işlerde çalıştırılan kadınlar meslek hastalıklarına yakalanıyorlar.

Belki yaşamdaki tek mutlulukları olan çocuklarını kendilerine ait olmayan bir savaşta kurban veren anaların gözlerine bakın. Bu gözlerde öfkeyi de, çaresizliği de, acıyı da görürsünüz ama mutluluğu değil. Soma’da, Ermenek’te, fabrikada, inşaatta oğlunu ya da eşini kaybeden kadınların yüzü nasıl tebessüm etsin?

Eğer emekçi kadınların yüzlerine bakıp o ülkenin mutluluğunu anlayacaksak, bu ülkede çoğunluğu oluşturan işçiler, emekçiler mutlu değiller. Oysa bütün emekçiler mutluluğu hak ediyor. Yüzümüzde biriken acı, öfke, çaresizlik, umutsuzluk ancak yaşadığımız hayatı değiştirme iradesini gösterebildiğimiz zaman umuda dönüşebilir. Emekçi kadınlara sesleniyoruz: Gelin, kendimiz ve çocuklarımız için, yüzümüzün hep gülmesi için, bize bu hayatı reva görenlere karşı örgütlü mücadeleyi büyütelim.

21 Kasım 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kocaeli’nin Darıca ilçesinde yer alan VIP Tekstil’de sendikalaşmak istedikleri için işten atılan işçilerin, 27 Kasımda işyeri önünde başlattıkları direniş devam ediyor. İzmir Gaziemir Serbest Bölgede üretim yapan Sf Trade Tekstil’de...
  • İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk 1 Ocak 2018’den bu yana uygulanıyor. Zorunlu arabuluculuk, iş mahkemelerinin yükünü ve birikmiş dava dosyalarını azaltacağı, işçilerin alacaklarını çok daha kısa sürede alacağı propagandasıyla pazarlandı. İşveren...
  • Kardeşler, SGK soyuluyor. Nasıl mı? 2012 yılında yeni bir online sisteme (MEDULA) geçiş yapılmıştı. Bu sistemle birlikte sağlık hizmetlerinin devlet tarafından elektronik ortamda izlenebileceğini söyleyen yetkililer, soygun düzeninin tamamen...
  • Metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin taraflarından biri olan DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası, kamuoyuyla bir araştırma paylaştı. 5 Şubatta çıkacağı greve hazırlanan sendikanın “Metal İşçisinin Gerçeği” başlıklı araştırmasında,...
  • Türk Metal Sendikası, Bursa’da ve Gebze’de üretim yapan Akwel otomotiv’de örgütlenme çalışmasıyla çoğunluğu sağladı. Ancak işçilerin sendikalaşma hakkını tanımayan Akwel patronu, işten atma saldırısına girişti. 13 Aralıkta 2 işçiyi işten çıkarttı....
  • Mutsuzluk, yalnızlık, karamsarlık ve geleceğe dair umutsuzluk! Gençlik yılları insanın en güzel çağı olmalıyken, sermaye düzeni yüzünden en kâbus dolu yıllar olarak geçiyor. Geleceğe dair kurduğumuz hayallerimiz birer birer sönüyor. Bu tablo tabii...
  • 3 yıllık sözleşme, esnek çalışma ve sefalet ücreti gibi dayatmalarında ısrar eden metal patronlarının örgütü MESS, Birleşik Metal-İş ve Türk Metal’in grev kararının ardından lokavt ilan etti. MESS gerçek enflasyonun yüzde 30’ların üzerinde...
  • Geçtiğimiz günlerde MESS Genel Sekreteri Özgür Barut, bir TV kanalında metal sözleşmesine dair açıklamalarda bulunmuştu. Bu “açıklamalarda” çarpıtma ve manipülasyon arşa çıktı. Hazırlanan sorular ve buna verilen cevaplarla patronlarımızın ne kadar...
  • Gebze Organize Sanayi Bölgesinde bulunan 2 fabrikasında iş makinelerinde kullanılan endüstriyel hortumlar üreten Trelleborg’da işçilerin grevi 44. gününde kazanımla sonuçlandı. Petrol-İş Sendikasının örgütlü olduğu Trelleborg fabrikalarında grev, 10...
  • “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!” Hemen hemen herkesin bildiği bu sözleri, Fransa kraliçesi Marie Antoinette söylemiştir. Halk ekmek bulamayıp açlık ve yoksulluktan kırılırken, kral ve soylular saraylarda vur patlasın, çal oynasın bir yaşam...
  • İngiltere merkezli uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, servet ile sefalet arasındaki derin uçurumu gözler önüne seren bir rapor açıkladı. Oxfam raporunda ironik bir dille şu çarpıcı ifadeler yer alıyor: “Eğer herkes 100 dolarlık banknotlardan oluşan...
  • Merhaba dostlar! Metal işçisi kadınlar ve işçi eşleri olarak yazıyoruz bu satırları sizlere. Farklı şehirlerde, metale, demire şekil veren 130 binden fazla işçiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmesini bizler de yakından takip ediyoruz. Kimimiz...
  • Birleşik Metal-İş üyesi binlerce işçi, 19 Ocakta Gebze’de MESS dayatmalarına karşı coşkulu bir miting gerçekleştirdi. Saat 11.00’de Gebze Trafo Meydanı’nda toplanan metal işçileri, “Metal işçisinin sabrı taştı! Çocuklarımız için grev! Haklarımız...