Navigation

Buradasınız

Fazla Mesai Ücretlerimizi Hesaplayalım

Mayıs 2010, No: 26

Patronlar işçilerin sırtından kâr elde edebilmek için her yola başvuruyorlar. Türkiye’de haftalık çalışma süresi 45 saattir. Bunun üzerinde olan çalışmaya ise “fazla mesai” denir. Bir işyerinde fazla çalışma yapılabilmesi için öncelikle işçilerin onaylarının alınması zorunludur. Fakat patronlar bizden onay almak şöyle dursun, bazen paydos ziline 2 dakika kala “sen sen mesaidesin” diyerek fabrikadan çıkmamıza izin bile vermiyorlar.Ama patronlar çalıştığımız her dakikadan kâr elde ettiği halde, sıra bizim hakkımız olan fazla mesai ücretlerini ödemeye gelince ya hiç oralı olmuyorlar ya da kesintiler yaparak alacağımız ücretleri kuşa çeviriyorlar. Mesaiye kalmak istemeyenleri de işten çıkartmakla tehdit edip korkutuyorlar. Oysaki iş kanununda fazla mesai yapılmasının bazı şartları vardır.

Fazla mesai ve süresi:

  • Haftalık 45 saaati aşan çalışma süreleri fazla mesai olur.

  • Her ne şekilde olursa olsun günlük çalışma süresi 11 saati aşamaz.

  • Fazla mesai süresi yıllık 270 saatten fazla olamaz.

  • Patron, fazla mesai yaptırdığı işçiler için bu çalışma saatlerini gösteren bir belge düzenlemek ve imzalı kopyasını işçinin özlük dosyasında bulundurmak zorundadır.

Patronların fazla mesai uygulayamayacağı durumlar:

  • Sağlık kuralları bakımından günde ancak 7,5 saat ve daha az çalışılması gereken işlerde,

  • Maden ocakları, kablo döşemesi, kanalizasyon, tünel inşaatı gibi yer ve su altında yapılan işlerde,

  • 18 yaşından küçük işçilere,

  • Başta fazla mesaiyi kabul etse bile; sağlığının uygun olmadığını işyeri hekimi veya SGK kuruluşlarınca belgeleyen işçilere,

  • Hamile, yeni doğum yapmış veya emziren işçilere,

  • Kısmi süreli (çağrı üzerine, çağırmaya dayalı) iş sözleşmesi ile çalışan işçilere.

Fazla mesai ücretlerimizi hesaplayalım:

Yasalara göre, fazla mesainin her saati için verilecek ücret, normal saat ücretimizin en az yüzde elli arttırılmasıyla hesaplanır. Fazla mesai sürelerinin hesabında yarım saatten az olan süreler yarım saat, yarım saati aşan süreler ise bir saat sayılır. Resmi tatil ve bayramlarda fazla mesai yapıldığı takdirde işçinin çalıştığı her saat için, bir saatlik çalışma ücretinin 2 katı ücret ödenmek zorundadır. Birçok işyerinde manyetik kart sistemi ya da başka kart okuyucu sistemler uygulanır. Ve bizler de bu sistemlere güvenerek fazla mesailerimizi not etmeyiz. Ama bu sistemlere güvenmeyelim ve fazla mesai saatlerimizi mutlaka not edelim. Yani kendi hesabımızı kendimiz tutalım.

Fazla mesai ücretinin hesaplanmasına bir örnek verelim:

Haftada 6 gün çalışan, aylık brüt ücreti 800 TL ve mesai saaatleri 08.00-18.00 olan bir işçi için hesaplama yapalım. İşyerinde geçirdiği toplam süre günlük 10 saattir. Bunun 1 saatini yemek ve dinlenme olarak kullandığını varsayarsak günlük çalışma süresi 9 saat olur.

6 gün × 9 saat = 54 saat haftalık çalışma süresidir. Ancak hatırlayalım, yasada var olan haftalık çalışma süresi 45 saatti ve 45 saatin üzerindeki her bir saat bizim haftalık fazla mesaimiz olur. 54 – 45 = 9 saat haftalık fazla mesaimizdir. Fazla mesaimizin ücret karşılığını hesaplayabilmemiz için öncelikle saat ücretimizi hesaplamamız gerekir.

Aylık ücretimiz bizlere 30 gün üzerinden yani 225 saat karşılığı olarak ödenir.Brüt ücretimizi aylık çalışma saatimize bölerek saat ücretimizi hesaplamış oluruz. 800 / 225 = 3,55 TL, bir saat başına düşen ücretimizdir.

Fazla mesai ücretimizse saat ücretimizin 1,5 katıdır. Yani saat ücretimize yüzde elli ücretimizi ekleyerek hesaplanır: 3,55 × 1,5 =5,325 TL

Haftalık 9 saat fazla mesai ücretimizse 9 × 5,325 = 47,925 TL’dir.

Bugün işçilerin günlük çalışma süresi fiili olarak 10 saate çıkmış durumda. Yani büyük bir çoğunluğumuz her gün fazla mesaili çalışıyoruz. Ama fazla mesai ücretimiz pek çok işyerinde ödenmiyor. 1 yıllık, 1,5 yıllık fazla mesai ücretlerimiz ödenmediği gibi unutulup siliniyor. Oysaki bizler eşimize, ailemize, çocuğumuza ayıracağımız zamanı patronun daha fazla kârı uğruna feda ediyoruz.

Dostlar, aldığımız düşük ücretlerle geçinemediğimiz ya da zorunlu bırakıldığımız için kaldığımız fazla mesailerin ücretlerinin takipçisi olalım. Patronların haklarımızı gasp etmelerine izin vermeyelim. Haklarımızı öğrenelim, öğretelim ve uyanık olalım. Unutmayalım ki bilinçli bir işçiyi hiçbir patron kandıramaz, aldatamaz.

15 Mayıs 2010

Son Eklenenler

  • Sakarya Hendek’te bir havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaşamını yitirmiş, 126 işçi de yaralanmıştı. Olayın ardından gerçek sorumlular yerine fabrikada çalışan mühendis, ustabaşı ve iş güvenliği uzmanı tutuklandı. Tepkilerden...
  • Tüm dünyada egemenler koro halinde aynı nakaratı tekrarlıyorlar: “Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.” Koronavirüs tedbirlerinin “gevşetilmesiyle” “yeni normale” geçiş sürecinin başladığı söyleniyor. Koronavirüs bahanesiyle işçilerin çalışma ve...
  • Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayına ait işgücü istatistiklerini açıkladı. Rakamların bolluğuna rağmen dikkatle okunması gereken TÜİK raporu şöyle diyor: “Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, Nisanda geçen yılın aynı ayına...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 2019’un son günlerinde sokaklara dökülmüş, zamlara, hayat pahalılığına, yolsuzluklara, aşırı vergilere duydukları öfkeyi ortaya koymuşlardı. Hükümet eylemleri polis ve asker baskısıyla bastırmayı denemiş ama başarılı...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması, önlem almayan patronlara ciddi bir yaptırım uygulanmaması nedeniyle gerçekleşen iş cinayetleri her ay yüzün üzerinde işçinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Haziran...
  • Yeni bir şehirde yaşamayı öğrenebiliriz. Yeni komşularımızla yaşamayı öğrenebiliriz. Dünyanın hiçbir yerinde din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm emekçi kardeşlerimizle bir araya gelip birlikte mücadele etmeyi öğrenebiliriz. Bunlar hayatımızın yeni...
  • Sabah 07.40. Servis geldi, arkadaşımla beraber bindik gidiyoruz SASA fabrikasına. Arkadaşım kendi servislerine binebileceğimi söylemişti. “Yol parası verme oraya gelmek için” demişti. SASA fabrikasını önceden duymuştum ama hiç görmemiştim. Arkadaşım...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda meydana gelen patlama sonucunda 7 işçi yaşamını yitirmiş 126 işçi ise yaralanmıştı. Ayrıntılar belirginleştikçe işçilerin bir kez daha sermayenin kâr hırsının kurbanı...
  • Kıdem tazminatına devlet güvencesi geliyor! Bir gün çalışan işçi dahi kıdem tazminatı alacak! Kıdem tazminatında devrim! Gündemdeki yerini işte bu “müjdelerle” aldı kıdem tazminatıyla ilgili yeni tasarı. Biz işçiler de epey zamandır bu müjdeli...
  • Nejat Elibol Direnen Haliç romanında 1970’li yılları anlatır. Üç fabrikada işçilerin mücadelesinin ve yürüttükleri direnişin öyküsünü aktarır. Olaylar geliştikçe işçilerin değişimini görürüz. Hakları için mücadele ettikçe, birlik olmanın önemini...
  • İktidara geldiğinden beri işçi düşmanı yasaları yapmakta pek mahir olan AKP iktidarı, uzun zamandır peşinde olduğu kıdem tazminatını fon aracılığıyla ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Burjuvazi her fırsatta işçi sınıfının mücadelelerle...
  • Bir bilginin veya haberin ya da bir olayın değiştirilip, bozulup, çarpıtılıp çıkar sağlamak amacıyla yeniden dolaşıma sokulmasına dezenformasyon deniliyor. Burjuvalar yüzlerce televizyon kanalını, sayısız gazete ve dergiyi, koca bir troller ordusunu...
  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...

UİD-DER Aylık Bülteni