Navigation

Buradasınız

İnançlarımızın Sömürülmesine Hayır!

Geçen gün diyanetin internet sitesinde isyan etmemek gerektiğini, maddi ve manevi sıkıntıların kader olduğunu belirten bir cuma hutbesi yayınlandı. İnsanlar, dini değerlerinin bu şekilde kullanılmasına ve hutbede söylenenlere tepki gösterdiler. Diyanet ne derse desin biz örgütlü işçiler maddi ve manevi sıkıntıların kader değil patronların kâr hırsından kaynaklanan sıkıntılar olduğunu biliyoruz.

Geçen gün diyanetin internet sitesinde isyan etmemek gerektiğini, maddi ve manevi sıkıntıların kader olduğunu belirten bir cuma hutbesi yayınlandı. İnsanlar, dini değerlerinin bu şekilde kullanılmasına ve hutbede söylenenlere tepki gösterdiler. Diyanet ne derse desin biz örgütlü işçiler maddi ve manevi sıkıntıların kader değil patronların kâr hırsından kaynaklanan sıkıntılar olduğunu biliyoruz. Çünkü aldığımız ücretler günden güne eriyor. Her geçen güne yeni hak gasplarıyla uyanıyoruz. Patronlar emeğimizi sömürüp haklarımızı ellerimizden alarak zenginliklerini katlıyorlar. Bütün bunlar yetmezmiş gibi bunları görmeyelim, bilmeyelim, mücadele etmeyelim diye ellerinden geleni yapıyorlar. Egemenler, ideolojik aygıtları ve kurumlarıyla bizlere sürekli kendi çıkarlarına olan düşünceleri aşılıyorlar. Değerlerimizi, inançlarımızı, zevklerimizi ve insani duygularımızı kullanarak bizleri kandırmaya çalışıyorlar. Bunlardan en çok kullandıkları ise dini inançlarımız oluyor. Bunun farkında olan emekçiler de yok değil elbette. Çalıştığım yerde bununla ilgili şahit olduğum bir örnekle devam etmek istiyorum.

Bizim arkadaşlardan cuma namazına düzenli giden iki kişi vardı. İkisi beraber cumaya gittikten sonra onlara hutbenin konusunu sorduk. Hutbede iktidarın politikalarını döne döne öven vaazlar verildiğini anlattılar. Tabi iktidarın politikaları nedeniyle maddi manevi pek çok sıkıntılar çeken inşaat işçileri olarak bu duruma tepkiliydiler. Bir sonraki hafta ise isteksiz bir şekilde gittiler. Bu sefer de benzer hutbeler dinleyince öfkeleri daha da arttı. Bundan sonra cuma namazına gitmemeye karar verdiler. Molada oturup bu konuyla ilgili konuştuk. Arkadaşlardan biri, imamların hükümetin sözcüleriymiş gibi konuştuklarını söyledi. Ayrıca “elini kaldırıp amin desen bir dert demesen bir dert” diye ekledi. Böylesi bir duruma düşmek öfkenin yanında gerginliği de getiriyor. Bu yaşananlar bana üniversitede yaşadığım benzer bir olayı hatırlattı. Aynı şekilde ben de cuma namazında aynı durumla karşılaşmıştım. Beni de büyük bir öfke sarmıştı.

Bütün bunlar gösteriyor ki egemenler medyayı, kurumları ve dini duygularımızı kullanarak aslında bize zehir şırınga ediyorlar. Bizleri bertaraf etmek ve kendi düzenlerini korumak için kandırmaya çalışıyorlar. Ama bütün bunlara kanmayan, tepkili olanlar da var. İnancımız ne olursa olsun kazanılmış haklarımıza nasıl sahip çıkmak zorundaysak, inançlarımızın kullanılmasına da o derece karşı çıkmalıyız. Mesela 1960-70’li yıllarda grev ve direniş olduğunda “Allah’ını seven direnişçilere yardım etsin” diye minareden çağrı yapan imamlar vardı (https://uidder.org/serefeden_yukselen_ses.htm). Böyle bir ortamı elbette işçi sınıfının örgütlü gücü yaratmıştı. Bugün de bizler örgütlü olup mücadele bayrağını yükseltmezsek patronlar, emeğimizin yanında değerlerimizi, inançlarımızı, duygularımızı da sömürmeye devam ederler. Buna karşı durabilmek için mücadele saflarını sıklaştıralım.

7 Aralık 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Sanıyorlar ki, onlar;/ Cehennem ateşi demir ocaklarında,/ Etleri lime lime yanarken/ Öyle sessiz sedasız duracaklar,/ Ve çocukları/ Her gün yeniden/ Aç ve çaresiz uyanırken sabahlara/ Ağızlarına ve yüreklerine/ Bir daha açılmasın diye mühür...
  • MESS’e karşı onurlu direnişleriyle grev kararı alan metal işçilerine sağlık işçilerinden selam olsun! Bizler çeşitli hastanelerde çalışan sağlık işçileriyiz. İşyerlerinde bizler de birçok sorun yaşıyoruz. Zaten kuş kadar olan ücretlerimize kriz...
  • Pahalılığın arttığı, bireysel olarak geçinmenin bile zorlaştığı şu dönemde aile olarak geçinmek neredeyse imkânsızlaştı. Artık sadece kendisini geçindirmekle yükümlü bir birey bile ya mesaiye kalıyor ya da ek iş peşinde koşuyor. Ben bir sağlık...
  • Kocaeli’nin Darıca ilçesinde yer alan VIP Tekstil’de sendikalaşmak istedikleri için işten atılan işçilerin, 27 Kasımda işyeri önünde başlattıkları direniş devam ediyor. İzmir Gaziemir Serbest Bölgede üretim yapan Sf Trade Tekstil’de...
  • İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk 1 Ocak 2018’den bu yana uygulanıyor. Zorunlu arabuluculuk, iş mahkemelerinin yükünü ve birikmiş dava dosyalarını azaltacağı, işçilerin alacaklarını çok daha kısa sürede alacağı propagandasıyla pazarlandı. İşveren...
  • Kardeşler, SGK soyuluyor. Nasıl mı? 2012 yılında yeni bir online sisteme (MEDULA) geçiş yapılmıştı. Bu sistemle birlikte sağlık hizmetlerinin devlet tarafından elektronik ortamda izlenebileceğini söyleyen yetkililer, soygun düzeninin tamamen...
  • Metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin taraflarından biri olan DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası, kamuoyuyla bir araştırma paylaştı. 5 Şubatta çıkacağı greve hazırlanan sendikanın “Metal İşçisinin Gerçeği” başlıklı araştırmasında,...
  • Türk Metal Sendikası, Bursa’da ve Gebze’de üretim yapan Akwel otomotiv’de örgütlenme çalışmasıyla çoğunluğu sağladı. Ancak işçilerin sendikalaşma hakkını tanımayan Akwel patronu, işten atma saldırısına girişti. 13 Aralıkta 2 işçiyi işten çıkarttı....
  • Mutsuzluk, yalnızlık, karamsarlık ve geleceğe dair umutsuzluk! Gençlik yılları insanın en güzel çağı olmalıyken, sermaye düzeni yüzünden en kâbus dolu yıllar olarak geçiyor. Geleceğe dair kurduğumuz hayallerimiz birer birer sönüyor. Bu tablo tabii...
  • 3 yıllık sözleşme, esnek çalışma ve sefalet ücreti gibi dayatmalarında ısrar eden metal patronlarının örgütü MESS, Birleşik Metal-İş ve Türk Metal’in grev kararının ardından lokavt ilan etti. MESS gerçek enflasyonun yüzde 30’ların üzerinde...
  • Geçtiğimiz günlerde MESS Genel Sekreteri Özgür Barut, bir TV kanalında metal sözleşmesine dair açıklamalarda bulunmuştu. Bu “açıklamalarda” çarpıtma ve manipülasyon arşa çıktı. Hazırlanan sorular ve buna verilen cevaplarla patronlarımızın ne kadar...
  • Gebze Organize Sanayi Bölgesinde bulunan 2 fabrikasında iş makinelerinde kullanılan endüstriyel hortumlar üreten Trelleborg’da işçilerin grevi 44. gününde kazanımla sonuçlandı. Petrol-İş Sendikasının örgütlü olduğu Trelleborg fabrikalarında grev, 10...
  • “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!” Hemen hemen herkesin bildiği bu sözleri, Fransa kraliçesi Marie Antoinette söylemiştir. Halk ekmek bulamayıp açlık ve yoksulluktan kırılırken, kral ve soylular saraylarda vur patlasın, çal oynasın bir yaşam...