Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları/14

Temmuz 2013, No:64

Az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli işler nelerdir?

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle ağır ve tehlikeli işkolları yönetmeliği kaldırıldı; işkolları az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olarak yasa çerçevesinde yeniden belirlendi. İşyeri tehlike derecesi, iş sağlığı ve güvenliği açısından, yapılan işin özelliği, üretilen malzeme, iş ekipmanı, çalışma ortamı ve şartları gibi hususlar dikkate alınarak belirlenecek. Bir işyerinde birden çok farklı alanda çalışma var ise o işyerinde yapılan asıl iş dikkate alınacak. İşyeri tehlike dereceleri “Tehlike Sınıfları Listesi” başlığı altında toplanıyor.

Buna göre çok tehlikeli işyerlerinde A sınıfı, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde en az B sınıfı ve az tehlikeli olan işyerlerinde ise en az C sınıfı iş güvenliği uzmanları çalıştırılacak. Patronların bir dediğini iki etmeyen AKP hükümeti, yasanın uygulanması için işyerlerine süre vermişti. Buna ek olarak, iş güvenliği uzmanı ya da işyeri hekimi bulundurma zorunluluğunu, 50’den az işçi çalıştıran, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde 1 yıl, 50’den az işçi çalıştıran ve az tehlikeli işyerlerinde ise 3 yıl süreyle yeniden erteledi.

18 yaşından küçük çocuklar tehlikeli işlerde çalıştırılabilirler mi?

Ağır ve tehlikeli işler yönetmeliğinin yürürlükten kaldırılmasıyla birlikte 16 yaşını doldurmuş, 18 yaşından küçük işçiler de bu işkollarında çalışabilecekler. Daha öncesinde “Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılamayacakları İşler” başlığı altında yer alan işkolları listesi “ufak” bir değişiklikle “16 Yaşını Doldurmuş Fakat 18 Yaşını Bitirmemiş Genç İşçilerin Çalıştırılabilecekleri İşler” şeklinde değiştirildi. Çocukların kiremit, tuğla, parafin ve plastik imalatı veya selüloz üretimi gibi işlerde çalıştırılabilmelerinin yolu açılmış oldu. Böylece AKP hükümeti, taze işgücünü patronların emrine vermiş oldu.

Yıpranma payı (fiili hizmet süresi zammı) nedir?

Ağır, riskli, sağlığa zararlı olan ve çalışanları fiziki, ruhi bakımdan olumsuz yönde etkileyen işlerde çalışanların diğer alanlarda çalışanlara göre daha fazla yıpranmalarına neden olan ve ömürlerini kısaltan işlerde fiili hizmet süresi zammı uygulanır. Bu tür işlerde çalışan işçilerin sigortasına, çalıştıkları her yıl için ek sigortalılık süresi ve ek prim ödeme gün sayısı ilave edilir. Bu nedenle erken emekli olma imkânı tanınır. Fiili hizmet süresi zammı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 40. maddesinde düzenlenmiştir.

Çimento, alüminyum fabrikaları, civa üretim işleri, kurşun ve arsenik işleri, kok fabrikaları, termik santraller, cam fabrika ve atölyeleri, döküm fabrikaları, demir ve çelik fabrikaları, radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işler, itfaiye ve yangın söndürme işleri ile asit üretimi yapan fabrika ve atölyeler fiili hizmet zammı uygulanan işkolları arasında yer alır.

Fiili hizmet süresi zammına eklenecek prim gün süresi ne kadardır?

Fiili hizmet zammı ağır ve tehlikeli işkollarında çalışan işçilere, çalıştıkları her yıl için eklenen sigortalılık gün süresi şöyledir:

Alüminyum fabrikaları, kok fabrikaları ve termik santraller, cam fabrika ve atölyeleri, döküm fabrikaları, itfaiye veya yangın söndürme işleri, çimento fabrikalarında çalışan işçiler 60 gün fiili hizmet zammı alırlar. Kurşun ve arsenik işi yapan işyerlerinde çalışanlar çalıştıkları işin mahiyetine göre 60 ilâ 90 gün arasında hizmet zammı alırlar. Civa üretim işleri sanayi, demir ve çelik fabrikaları, radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işler, asit üretimi yapan fabrika ve atölyelerde çalışan işçiler ise 90 gün fiili hizmet zammı alırlar. Maden gibi yeraltı işlerinde çalışan işçiler için ise bu süre 180 gündür.

Fiili hizmet süresi zammı prim oranları ne kadardır?

Fiili hizmet zammına tâbi işyerlerinde çalışanlar için ödenecek prim oranları ise şöyledir.

60 gün fiili hizmet süresi zammı eklenecek işlerde çalışan sigortalılar için %21,

90 gün fiili hizmet süresi zammı eklenecek işlerde çalışan sigortalılar için %21,5

180 gün fiili hizmet süresi zammı eklenecek işlerde çalışan sigortalılar için %23 sigorta primi ödenir.

İşçilerin emeklilik yaş sınırından yararlanabilmesi için bu işkollarından birinde en az 3600 gün çalışması gerekiyor. Yeraltı işkollarında çalışanlarda bu süre 1800 gün. Fiili hizmet süresi zammı, emeklilik yılını ve yaşını doğrudan etkilediği için bu işkollarında çalışan işçiler primlerinin doğru yatıp yatmadığını kontrol etmelidir.

16 Temmuz 2013

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Siyah emekçilere yönelik ırkçı saldırılar devam ediyor. ABD’de geçtiğimiz Mayıs ayında George Floyd’un katledilmesi üzerine tüm dünyada emekçilerin adalet talebi yükselmiş, meydanlar ırkçı nefrete karşı dolup taşmıştı. Kıtadan kıtaya sıçrayan...
  • Sağlık sistemindeki çöküş salgınla birlikte daha görünür hâle geldi. Sağlık çalışanlarının yükü artarken, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de sağlık işçileri bu duruma sessiz kalmıyor. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasının (SES...
  • Çok şahit olmuşuzdur ilginç haber başlıklarına. “Emeklilere Müjde”, “Çalışanlara Müjde”, “Artık Herkes Kıdem Tazminatı Alacak” vs... Ama haber içeriğine baktığımızda hiç de müjdeli bir şeyle ya da başlıkta söylendiği gibi heyecan verici bir haberle...
  • “Bir adım öne geçme zamanı! 60 yıllık tecrübemizi çalışma hayatımızın yarınları için seferber ediyoruz. Ülkemizi geleceğin merkezi yapmak için teknoloji hareketini başlatıyoruz.” Metal Sanayicileri Sendikası MESS ilk ürününü paylaşmaktan gurur...
  • Sağlıklı bireyler olabilmek başta sağlıklı beslenmekten geçiyor. İyi beslenenler daha az hasta olurlar. Özellikle kanser gibi önemli hastalıklara yakalanma riskleri de düşer. Bağışıklık sistemleri güçlü olduğundan Covid-19 gibi bulaşıcı hastalıklara...
  • Koronavirüs salgını dünyanın her yerinde sağlık işçilerinin iş yükünü daha da arttırdı. Bu süreçte hayata geçirilen tüm uygulamalar bilim kisvesi altında yapılırken gelin biz de artan iş yükü ve gece mesailerini bilimsel çerçevede değerlendirelim....
  • Ah ah ne günlerdi! Hasta olmaktan ve iğnelerden korksam da hasta olunca yiyeceğim güzel yemeklerin hayalini kurardım çocukken. O zamanlar pek öyle dolabımız dolmazdı. Okula giderken yılda toplasan beş defa bile harçlık aldığımı bilmem. Alsak bile en...
  • Pandemi ortaya çıktığından beri biz işçilerin sırtına binen yük her geçen gün artıyor. Biz işçiyiz, yük hayvanı, bir alet ya da makine parçası değiliz. Bizlerin de yaşamları, aileleri ve özlemleri var. Ama öyle bir düzende yaşıyoruz ki, biz işçiler...
  • Dünyanın birçok ülkesinde ücret artışı, iş güvenliği önlemlerinin alınması, ağır çalışma koşullarının düzeltilmesi, sağlık alanında daha fazla istihdam gibi taleplerle sokaklara çıkan sağlık işçilerine İranlı sağlık işçileri de katıldı. İşçiler 2...
  • UİD-DER olarak, sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yılbaşı akşamı ve takip eden üç gün boyunca yaptığımız yayın akışı sırasında dünyanın dört bir yanından sınıf kardeşlerimizin mücadelelerini hatırlattık. “Zamanı Karanlığa Boğanlara İnat Umut...
  • 2020 yılı işçi sınıfının haklarına yönelik büyük saldırıların gerçekleştiği bir yıl olarak geride kaldı. İşçilerin haklarını kırpmak, gasp etmek için her fırsatı değerlendiren sermaye sınıfı, koronavirüs salgınını da büyük bir fırsat olarak gördü ve...
  • Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle sık iş cinayetlerinin gerçekleştiği sektörlerin başında gelen tersanelerde yine bir iş cinayeti yaşandı. İstanbul’da Tuzla Gemi Tersanesinde 9 Ocakta gerçekleşen iş cinayetinde 25 yaşındaki İsmail...

UİD-DER Aylık Bülteni