Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları/63 - SGK Sayıştay Denetiminden Neden Çıkartıldı?

İşçi Dayanışması Bülteni, No:125

Milyonlarca işçi ve emekçinin hastalık, işsizlik, sakatlık, ölüm ve analık halinde korunmasını sağlamakla, emekli aylıklarını ve sağlık harcamalarını ödemekle yükümlü Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Cumhurbaşkanının imzaladığı bir kararnameyle Sayıştay Denetiminden çıkarıldı. Başka bir düzenleme yapılmaması durumunda SGK artık her yıl Sayıştay tarafından denetlenmeyecek ve oluşturulan raporlar kamuoyu ile paylaşılmayacak.

Sayıştay, kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığını denetlemektedir. Sayıştay tarafından son olarak 2016’da yapılan denetlemede kurumun neden denetim dışına çıkarıldığı açıkça belli olmaktadır. Sayıştay denetçilerinin SGK “mali rapor ve tablolarının doğru ve güvenilir bilgiler içermediği” kanaatini ifade ettikleri rapordaki tespitlerden bazıları şöyle:

  • Tablolar, kurumun mali sistemini, kurum alacağına dönüşmüş tutarların gerçek durumunu göstermemekte, alacakların yönetiminde mali saydamlık ve hesap verilebilirlik tam olarak sağlanmamaktadır.
  • Kurumun kamu zararı ile fazla ve yersiz ödemelerinin takip ve tahsilât işlemlerine ait muhasebe kayıtları mali tablolara tam ve doğru olarak yansıtılmayıp, tahsilât süreci etkin ve verimli bir şekilde yürütülmemektedir.
  • İcra takibinde bulunan alacaklara ilişkin izleme ve takip işlemlerinin muhasebe sistemine intikal ettirilmemesi nedeniyle icra takibindeki toplam 45 milyar 160 milyon TL tutarındaki alacak mali tablolarda raporlanmamaktadır.
  • 2016 yılı içerisinde silinen 4 milyon 873 bin TL tutarındaki kurum alacağı Sayıştay’a bildirilmedi.
  • 14 bin 659 işverene 54 milyon 44 bin 555 TL tutarında idari para cezasının tebligat işlemlerinin yapılmadığı görüldü.
  • Bazı işverenler ilave istihdam şartını sağlamamalarına rağmen prim teşvikinden yararlandılar, 3 bin 206 işyerine toplam 8 milyon 929 bin TL tutarında prim indirimi yapıldı.
  • Kamu işyerlerinde çalışan kişilere 700 bin 87 TL hatalı yaşlılık aylığı ödemesi yapıldı.

SGK’nın eninde sonunda hesap verme ihtimali, hükümeti rahatsız etmiş olacak ki kurum denetimden çıkarılmış. Zaman zaman haberlerde SGK’yla ilgili olarak “SGK rekor açık verdi, SGK bütçesi yetersiz tüm ilaçları karşılayamıyor” gibi başlıklar yer alıyordu. Bu haberlerin kaynağının ne olduğu ve milyonlarca işçi ve emekçi için hayati önem taşıyan kurumun doğru düzgün işletilemediği ortadadır. Kurumda biriken paralar sistemli bir şekilde, hiçbir hükümete bağlı olmadan işçilerin denetiminde işletilseydi, biriken paralarla karşılanmayan ilaç kalmazken, tüm işçiler nitelikli ve ücretsiz bir sağlık hizmetinden yaralanırlardı.

SGK’nın bütçesi işçilerden ve onlar adına kesilen primlerden oluşuyor. 2017 sonu itibariyle 288 Milyar TL geliri ve 312 Milyar TL gideri ile neredeyse devlet bütçesinin yüzde 48’i oranında bir bütçeye sahip olan SGK’nın keyfi bir düzenlemeyle Sayıştay denetimi dışına çıkarılması bu fonun da çeşitli bahanelerle başka kanallara aktarılacağının göstergesidir.

Sosyal güvenlik sistemi işçi ve emekçiler açısından hayati bir önem taşıyor. SGK, geniş işçi yığınlarının sağlık sorununda başvurabilecekleri, çalışamaz duruma geldiklerinde, emekli olduklarında onların güvencesi olacak kurumdur. Sosyal güvenlik sistemi bir toplumsal dayanışma fonudur. Bu dayanışma fonu işçilerin mücadelesi ile ortaya çıkmıştır. Bu fondan işçi ve emekçilerin yararlanmasını engellemek için hükümet tarafından türlü uygulamalar düzenlemeye konularak bu güvence ortadan kaldırılmak istenmektedir. Özel hastanelere teşvikler, sağlıkta reform düzenlemeleri, emeklilik yaşının ve prim gün sayısının yükseltilmesi, emeklilik maaşının kademeli olarak düşürülmesi, hastaneye adım atar atmaz ödenen ücretler, Aile Hekimliği uygulaması… Bunlar hep sosyal güvenliğin ortadan kaldırılması için hükümetin yaptığı yasal uygulamalardır. “Paran kadar sağlık” politikasıyla işletilen sağlık sistemi gün geçtikçe işçi ve emekçilerin belini daha da bükmektedir.

Parası olanın geleceğini garanti altına aldığı, parası olmayanların açlık ve ölümle yüz yüze kaldığı kapitalist sistemde, sosyal güvenlik kurumları herkese parasız ve ayrımsız hizmet vermemiştir. Ancak yine de işçi sınıfının ekmek-su kadar muhtaç olduğu hizmetleri kısmi de olsa karşılayan bu kurumun varlığı önemlidir. Bu yüzden tüm işçi ve emekçiler, sosyal güvencelerine ve kendilerinden kesilerek oluşturulan fonlarına mücadele ederek sahip çıkmalı ve denetlemelidirler.

19 Ağustos 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 2018’de, 10 Eylül Dünya İntiharı Engelleme Günü vesileyle gazeteler, televizyonlar şöyle haberler yapmışlardı: “Dünya Sağlık Örgütü, dünyada her 40 saniyede bir intiharın, her 3 saniyede ise bir intihar girişiminin gerçekleştiğini, son 45 yılda...
  • İnsanlar çocuklarının başlarına kötü bir şey gelmesin isterler. Bunun için canla başla çalışır, çocuklarını olası tehlikelere karşı korumanın yollarını ararlar. Elbette böyle davranmaları son derece anlaşılır bir durumdur. Mevzubahis yaşamlarını...
  • Sanıyorlar ki, onlar;/ Cehennem ateşi demir ocaklarında,/ Etleri lime lime yanarken/ Öyle sessiz sedasız duracaklar,/ Ve çocukları/ Her gün yeniden/ Aç ve çaresiz uyanırken sabahlara/ Ağızlarına ve yüreklerine/ Bir daha açılmasın diye mühür...
  • MESS’e karşı onurlu direnişleriyle grev kararı alan metal işçilerine sağlık işçilerinden selam olsun! Bizler çeşitli hastanelerde çalışan sağlık işçileriyiz. İşyerlerinde bizler de birçok sorun yaşıyoruz. Zaten kuş kadar olan ücretlerimize kriz...
  • Pahalılığın arttığı, bireysel olarak geçinmenin bile zorlaştığı şu dönemde aile olarak geçinmek neredeyse imkânsızlaştı. Artık sadece kendisini geçindirmekle yükümlü bir birey bile ya mesaiye kalıyor ya da ek iş peşinde koşuyor. Ben bir sağlık...
  • Kocaeli’nin Darıca ilçesinde yer alan VIP Tekstil’de sendikalaşmak istedikleri için işten atılan işçilerin, 27 Kasımda işyeri önünde başlattıkları direniş devam ediyor. İzmir Gaziemir Serbest Bölgede üretim yapan Sf Trade Tekstil’de...
  • İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk 1 Ocak 2018’den bu yana uygulanıyor. Zorunlu arabuluculuk, iş mahkemelerinin yükünü ve birikmiş dava dosyalarını azaltacağı, işçilerin alacaklarını çok daha kısa sürede alacağı propagandasıyla pazarlandı. İşveren...
  • Kardeşler, SGK soyuluyor. Nasıl mı? 2012 yılında yeni bir online sisteme (MEDULA) geçiş yapılmıştı. Bu sistemle birlikte sağlık hizmetlerinin devlet tarafından elektronik ortamda izlenebileceğini söyleyen yetkililer, soygun düzeninin tamamen...
  • Metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin taraflarından biri olan DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası, kamuoyuyla bir araştırma paylaştı. 5 Şubatta çıkacağı greve hazırlanan sendikanın “Metal İşçisinin Gerçeği” başlıklı araştırmasında,...
  • Türk Metal Sendikası, Bursa’da ve Gebze’de üretim yapan Akwel otomotiv’de örgütlenme çalışmasıyla çoğunluğu sağladı. Ancak işçilerin sendikalaşma hakkını tanımayan Akwel patronu, işten atma saldırısına girişti. 13 Aralıkta 2 işçiyi işten çıkarttı....
  • Mutsuzluk, yalnızlık, karamsarlık ve geleceğe dair umutsuzluk! Gençlik yılları insanın en güzel çağı olmalıyken, sermaye düzeni yüzünden en kâbus dolu yıllar olarak geçiyor. Geleceğe dair kurduğumuz hayallerimiz birer birer sönüyor. Bu tablo tabii...
  • 3 yıllık sözleşme, esnek çalışma ve sefalet ücreti gibi dayatmalarında ısrar eden metal patronlarının örgütü MESS, Birleşik Metal-İş ve Türk Metal’in grev kararının ardından lokavt ilan etti. MESS gerçek enflasyonun yüzde 30’ların üzerinde...
  • Geçtiğimiz günlerde MESS Genel Sekreteri Özgür Barut, bir TV kanalında metal sözleşmesine dair açıklamalarda bulunmuştu. Bu “açıklamalarda” çarpıtma ve manipülasyon arşa çıktı. Hazırlanan sorular ve buna verilen cevaplarla patronlarımızın ne kadar...