Navigation

Buradasınız

Katar: Göçmen İşçilerin Ölüm Vadisi

Petrol geliri sayesinde burjuvazisi sefa içinde yaşayan Katar, göçmen işçiler için ölümden başka bir şey ifade etmiyor. Ülkenin her yanında yüksek gökdelenler ve büyük AVM’ler inşa ediliyor. Bu devasa yapıların inşası sırasında çok sayıda işçi iş cinayetlerine kurban gidiyor. Şimdi de 2022 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak olması nedeniyle ülkenin her yanı şantiyeye dönüşmüş durumda.

Katar, göçmen işçilerin yaşam koşullarını iyileştirebilecekleri parayı kazanmak umuduyla en zor koşullarda çalışmak zorunda kaldıkları küçük bir ülke. İnşaat şirketlerinin insafına kalarak çalışmak zorunda kalan göçmen işçiler, hayatları son derece ucuza sayılan ucuz işgücü kaynağı olarak görülüyorlar. Gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle çok sık yaşanan iş kazalarında hemen her gün birçok işçi hayatını kaybediyor.

Uluslararası İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ITUC), 2022 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmaya hazırlanan Katar’da çalışan göçmen işçilerin çalışma şartlarına dikkat çekti. ITUC’un araştırmasına göre, göçmen işçilerin çoğunluğu Nepal ve Hindistan’dan geliyor. Göçmen işçiler arasında Türkiye’den de gidenler var. İşçiler 50 derece sıcaklık altında çalıştırılıyorlar. Ne ücret güvenceleri ne de iş güvenceleri var. Maaşları aylarca ödenmiyor, pasaportlarına keyfi olarak el konuluyor. İstediklerinde ülkelerine geri dönemiyorlar. Temel gıda maddelerinden ve hatta içme suyundan bile mahrum kalabiliyorlar. 1 milyon 700 bin gibi düşük bir nüfusa sahip Katar’da 1 milyon 200 bin göçmen işçi çalışıyor. Küçük Katar neredeyse nüfusu kadar göçmen işçiyi insanlık dışı koşullarda barındırıyor.

İş cinayetlerinin çok sık yaşandığı inşaatlarda, sadece 4 Haziranla 8 Ağustos arasında 44 Nepalli işçi hayatını kaybetti. Hindistan Büyükelçiliği’nden edinilen bilgiye göre 2013’ün ilk 5 ayında 82 Hintli işçi hayatını kaybetti. Çalışma koşullarından ve baskılardan şikâyetçi olan 1460 işçi büyükelçiliğe başvuruda bulunmuş.

Uluslararası İşçi Sendikaları Konfederasyonu ITUC, göçmen işçilerin durumları iyileştirilmeden mevcut koşullarda çalıştırılmaya devam edilmesi halinde, 2022 Dünya Kupası’na kadar 4 bin işçinin hayatını kaybedebileceğini bildirdi. ITUC, FIFA Yürütme Komitesi’ne göçmen işçilerin haklarının tanınması ve çalışma şartlarının düzeltilmesi için uyarılarda bulundu.

Petrol zenginlikleriyle övünen ülkelerde işçilere sefalet koşullarında yaşam ve çalışma reva görülüyor. Patronlar sınıfı dünyanın neresinde olursa olsun zenginliğini daha da artırmak için sömürüyü daha da yoğunlaştırıyor. İşçinin sofrasından, dinlenme zamanından, gününden çaldıkça daha da zenginleşiyor. Buna dur demek, patronlar sınıfının doymak bilmeyen kâr iştahını tıkamak işçilerin elinde. Dünyanın bütün işçileri birleşir, kendi ürettiği zenginliği gasp eden sermaye sınıfından geri alır. İsterse yapar!

4 Ekim 2013

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Şu günlerde işyerlerimizde ve evlerimizde konuşulan tek bir konu var: Covid-19. Bu hastalık günlük yaşamımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Bizim işyerinde de sürekli bu konu konuşuluyor. “Elimizi yıkayalım, kolonya sıkalım, kapının kolunu...
  • Dünya son günlerde koronavirüse karşı adeta “savaş” açtı. Medya aracılığıyla seferberlik ilan edildi. Sokağa çıkma yasaklarından, sınırların kapanmasına ve ticaretin durdurulmasına kadar birçok önlemden bahsediliyor. Çeşitli ülkeler ve aldıkları...
  • Koronavirüs salgını tüm gündemi belirliyor. Bu koşullarda bizler de bir grup genç işçi ve öğrenci olarak bir araya geldik ve bu konuyu kendi aramızda tartıştık.
  • 2018 ve 2019 boyunca pek çok ülkede işçiler, emekçiler sokaklara döküldüler. Çünkü işsizliğe, yoksulluğa, zamlara, pahalılığa çok öfkeliydiler. Elbette yoksul halkın iliğini kemiğini kurutan egemenlerin yolsuzluklarına da. “Yolsuzluk” yetkiyi kötüye...
  • Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir genelgeyle İçişleri Bakanlığının koronavirüs önlemlerinin geçerli olduğu süre boyunca toplu iş sözleşmelerini durdurduğunu açıkladı. Bakanlık, salgın nedeniyle toplu...
  • Sizlerin de bildiği gibi “hayat eve sığar” sözü, devlet yetkilileri tarafından bir kampanya spotu olarak kullanılmasıyla birlikte gerek sosyal medyada gerekse de başka biçimlerde insanların döne döne kullandığı bir argüman haline geldi. Bugünlerde...
  • Ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. Yaşadığımız sorunları ve gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz ki son dönemlerde tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs hastalığı konuşuluyor her yerde, insanlar...
  • Koronavirüs çıktığından bu yana okullarımız tatil edildi. Bu nedenle evde zaman geçiriyorum. Okula gidemediğimizden dolayı uzaktan eğitim alıyoruz. Tabii ki bu eğitim yetersiz, okula göre daha verimsiz oluyor. Okul arkadaşlarımın birçoğunun kafası...
  • Eskiden insanlar kendisine iyi haber veren, örneğin çocuğu olduğunu söyleyen, yani müjde veren birine hediye verirdi. Verilen müjdenin küçük de olsa somut bir karşılığı vardı. Müjdeyi veren “müjdemi isterim” der, aldığı hediyeyle mutlu olurdu....
  • Son haftalarda dünyanın gündemi Covid-19 virüsü. Hemen hemen dünyanın her ülkesinde görüldü ve dünyanın başlıca gündem maddesi haline geldi. Pek çok ülke sözde Covid-19 salgını ile mücadelede çeşitli paketler ve bütçeler açıkladılar.
  • Salgınlar ve hastalıklar her sektörden işçiyi tehdit ettiği gibi denizcilik sektöründe çalışan işçileri de tehdit ediyor. Gerek gemilerde çalışan işçiler olsun gerekse de tersanelerde çalışan işçiler olsun ölümlere rağmen hâlâ kötü koşullarda...
  • Merhaba dostlar, ben İstanbul Havalimanında uçak temizliğinde çalışan genç bir işçiyim. Geçtiğimiz haftalarda koronavirüs adlı yeni tip virüsün yüzü aşkın sayıda ülkede görüldükten sonra Türkiye’ye de geldiği duyuruldu. Virüs nedeniyle market ve...
  • 1. İşçi sağlığı ve güvenliği önlemleri tüm işyerlerinde derhal ve eksiksiz alınsın! İşçilere, gerekli önlemlerin alınıp alınmadığını denetleme yetkisi verilsin! Önlemleri almayan işyerlerine ağır cezalar getirilsin!
    2. İşten atmalar...