Navigation

Buradasınız

Meslek Lisesi Sayısı ve Meslek Liseli Sömürüsü Artıyor

Eylül 2015, No:90
Patronlar, ulusal ve uluslararası rekabette ucuz işgücünün ne denli önemli bir avantaj olduğunu bilerek genç işçi-öğrencilere özellikle önem veriyorlar. Çünkü patronlar için stajyer ve genç işçiler ucuz işgücünün temel kaynağını oluşturuyor.

Meslek liselerinin sayısı her geçen yıl hızla artıyor. 2000’li yıllarla birlikte patron-devlet işbirliği ile mesleki ve teknik ortaöğretimin ağırlığının arttırılması politikasına başlandı. 2002’de meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş uygulaması getirildi, 2009’da ise üniversiteye girişte katsayı uygulaması kaldırıldı. Koç Grubu’nun 2006 yılında MEB işbirliğiyle yürüttüğü “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” projesi de yine bu politikanın bir parçası oldu. 2014-2018 yıllarını kapsayan Türkiye Mesleki ve Teknik Eğitim Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile devlet ve patronlar işbirliği yaparak özel sektörün ihtiyaçlarını karşılayacak meslek liseleri konusunda anlaştılar. Tüm bu politikalar neticesinde meslek liseleri ve bu liselerde okuyan öğrenci sayısı hızla arttı. 2012 yılında uygulamaya konulan 4+4+4 sistemi ile meslek liselilerin daha yoğun sömürüsünün önü açıldı. 2014-2015 eğitim yılı döneminde mesleki ve teknik liselerin toplam liseler içerisindeki payı %54’lere ulaştı.

Meslek liselerini tercih eden öğrencilerin çok büyük bir bölümünün işçi ailelerinin çocukları olduğu görülüyor. Ailelerin gelir düzeyi, öğrencilerin seçtikleri okulları büyük ölçüde belirliyor. Gelir durumu ortalamanın üzerinde olan ailelerden gelen gençler Anadolu liselerine, düşük gelirli ailelerin çocukları ise meslek liselerine yöneliyor. Yani işçi ailelerin çocukları meslek liselerine yönelerek daha küçük yaşlarda çalışmaya ve işçi sınıfının bir parçası olmaya başlıyorlar.

Patronlar, ulusal ve uluslararası rekabette ucuz işgücünün ne denli önemli bir avantaj olduğunu bilerek genç işçi-öğrencilere özellikle önem veriyorlar. Çünkü patronlar için stajyer ve genç işçiler ucuz işgücünün temel kaynağını oluşturuyor. Stajyer işçiler, mesleki eğitim ve deneyim kazanmak için staja başladıkları fabrikalarda her türlü işi yapıyor ve çoğunlukla kötü muameleye maruz kalıyorlar. Bazı öğrencilere staj ücreti verilmiyor, birçok öğrenci ise iş güvenliği önlemleri alınmadığı için fabrikalarda can veriyor. Okul müdürleri stajyer işçilere adeta patron gibi davranıyor, dışarıdan alınan işler okul atölyelerinde öğrencilere yaptırılıyor. Meslek liselerinde alınan eğitimin niteliği, staj süresi, düşük ücretler ve iş güvenliği önlemlerinin ihmal edilmesi neredeyse tüm stajyer işçilerin ortak sorunları. 2015-2016 eğitim yılı yaklaşırken, bu sorunlar katmerli bir şekilde artarak stajyer ve genç işçileri etkilemeye devam edecek.

Ailelerinin gelir durumuna göre, yani sınıfsal temele göre okullar daha fazla ayrışıyor. Pompalanan “sınıf atlama” ve “bireysel kurtuluş” hayalleri daha fazla duvara çarpıyor. İster meslek lisesi, ister yüksekokul, isterse üniversite mezunu olsun, işçi-emekçilerin çocukları okuldan sonra fabrikanın yolunu tutuyorlar. En fazlasından eğitimli, diplomalı işçi oluyorlar. Kapitalist kâr düzeninde başka türlüsü de olamaz. Bu nedenle, boş hayallere kapılmadan, bir işçi olmanın bilinci ve onuruyla meslek liseliler onlara dayatılan koşullara karşı birleşmeliler. Meslek liselerinde daha şimdiden işçileşen öğrenciler, onlara dayatılan haksızlıkları ve angaryayı kabul etmemek için mücadele vermeliler. Şimdiden haklarını arayan meslek liseliler, yarın okul bitip de işe başladıklarında, onlara dayatılan ağır çalışma koşullarına ve düşük ücrete karşı daha iyi mücadele vermeyi öğrenmiş olacaklar.

26 Eylül 2015

Son Eklenenler

  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda meydana gelen patlama sonucunda 7 işçi yaşamını yitirmiş 126 işçi ise yaralanmıştı. Ayrıntılar belirginleştikçe işçilerin bir kez daha sermayenin kâr hırsının kurbanı...
  • Kıdem tazminatına devlet güvencesi geliyor! Bir gün çalışan işçi dahi kıdem tazminatı alacak! Kıdem tazminatında devrim! Gündemdeki yerini işte bu “müjdelerle” aldı kıdem tazminatıyla ilgili yeni tasarı. Biz işçiler de epey zamandır bu müjdeli...
  • Nejat Elibol Direnen Haliç romanında 1970’li yılları anlatır. Üç fabrikada işçilerin mücadelesinin ve yürüttükleri direnişin öyküsünü aktarır. Olaylar geliştikçe işçilerin değişimini görürüz. Hakları için mücadele ettikçe, birlik olmanın önemini...
  • İktidara geldiğinden beri işçi düşmanı yasaları yapmakta pek mahir olan AKP iktidarı, uzun zamandır peşinde olduğu kıdem tazminatını fon aracılığıyla ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Burjuvazi her fırsatta işçi sınıfının mücadelelerle...
  • Bir bilginin veya haberin ya da bir olayın değiştirilip, bozulup, çarpıtılıp çıkar sağlamak amacıyla yeniden dolaşıma sokulmasına dezenformasyon deniliyor. Burjuvalar yüzlerce televizyon kanalını, sayısız gazete ve dergiyi, koca bir troller ordusunu...
  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...
  • İşçi sınıfının, emekçilerin, ezilenlerin safında yer almış sanatçılarından biri olan Rıfat Ilgaz, 1911’de, yoksul bir ailede, hırçın Karadeniz’in ve dik başlı Ilgaz dağlarının yanı başında doğdu. Yaşadığı döneme savaşlar, devrimler, ayaklanmalar ve...
  • Bir Amerikan hapishanesinde geçiyor Esaretin Bedeli filmi. Suçsuz olduğu halde müebbet hapse mahkûm edilmiş Andy’nin hapishaneden kaçış öyküsünü anlatıyor. Yıllarca dört duvar arasına hapsedilen insanların psikolojilerini, alışkanlıklarını,...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikasında 6 işçinin hayatını kaybettiği, 118 işçinin ise yaralandığı patlama sonrası patron örgütü MÜSİAD, fabrikanın sahibi Yaşar Coşkun’a kol kanat germekte gecikmedi. MÜSİAD Genel...
  • Bir tüccar tüm eşyalarını eşeğinin sırtına yüklemiş atının sırtına binmiş ve yeni pazarlar bulmak için şehre doğru yola koyulmuş. Ne at ne de eşek bir ay sürecek zorlu bir yolculuğa çıktıklarının farkındaymış. Başlangıçta bir zorluk görünmüyor, yol...
  • Kendisini sermayeyi büyütmeye adamış kapitalist egemenler, bu uğurda sürekli politika geliştirmişlerdir. Örneğin yıllarca evin dört duvarı arasına sıkıştırılmış kadın emeği, patronların ihtiyacı olduğunda derhal fabrikalara yönlendirilmiştir. 1....
  • Onların isimlerini okul kitaplarından öğrendik. “Yeni Dünya”nın kurucuları olarak bahsediliyordu onlardan. “İlkellere”, “vahşilere” medeniyet götürmüşlerdi çünkü. Yıllarca Batı uygarlığının kahramanları, medeniyetin sembolleri olarak anılıp...
  • “Gereksiz yere yanan ışıkları kapatın”, “duş süresini kısaltın”, “pencerelerinizi kontrol edin”, “diş fırçalarken suyu kapatın”, “peteklerinizin arkasındaki duvarı kaplayın”… Biz işçi ve emekçiler böyle tavsiyeleri çok sık duyarız. Ama koronavirüs...

UİD-DER Aylık Bülteni