Navigation

Buradasınız

Şaşkın Bir Bakışın Anlattıkları

Haksız savaşların, işçi sınıfına getirdiği acıları anlatmak için söylenecek çok şey vardır elbet. Ama bazen kelimeler bir bakışın, dokunuşun, bir annenin feryadının ya da bir çocuğun şaşkınlığının anlatacağı şeye yetmez. Son birkaç gündür gazetelerde, televizyonlarda “Suriyeli Ümran”dan bahsediliyor. “Suriyeli Ümran’ın bakışı dünyanın içine işledi”, “Suriyeli çocuğun bakışları dünyaya çok şey anlatıyor” gibi haber başlıkları atılıyor. Doğru, Ümran’ın bakışları, şaşkınlığı gerçekten çok şey anlatıyor. Dünyaya gözlerini savaş cehenneminde açan Ümran ve onun gibi daha pek çok çocuk bu acıları yaşamak zorunda bırakılıyor. Peki ama bu kadar üzülen, Ümran üzerinden haberler yapan burjuva medya mensupları böyle bir savaşın neden yaşandığına dair gerçekleri neden yazmıyor? Neden bir kaç çarpıcı kare üzerinden günah çıkarmayı tercih ediyorlar? Kim bu savaşın sorumluları?

Evet, Ümran da, Aylan bebek de, daha adını belki hiç duymadığımız binlerce çocuğun ve masum insanın da çektiği acılar dünyaya çok şey anlatmalı. Yıllardır Ortadoğu’da süren bir savaşa öyle ya da böyle dâhil olmayan büyük güç kalmadı. Direkt ya da dolaylı yollarla savaşın alevlerini büyütmek için çalışıp durdular, dâhil oldular. Eli kanlı çeteler yaratıldı. Emperyalistler, kokuşmuş düzenlerini ayakta tutabilmek için dünyayı ateşe vermiş durumda. Bizim dünyamızı! O ateşte yananlar da ne zenginler ne de her alanda ahkâm kesen burjuva siyasetçiler. Bizim dünyamızda bizi ateşe veriyorlar.

Biz işçiler olarak Ümran’ın o bakışlarına, yaralarına sebep olan savaşın neden yaşandığını bilmeliyiz. Bu savaşın sorumlularını görmeliyiz. Ümran gibi çocukların böyle acılar yaşamasına izin vermemeliyiz. Kuru bir “bakışları çok şey anlatıyor” cümlesinin ötesinde, bu acıların son bulması için neyin gerekli olduğunu anlayıp, harekete geçmeliyiz. Unutmayalım kardeşler, Türkiye’de de Suriye’de de dünyanın başka bir yerinde de çıkan savaşlarda yiten canlar, bizler ve bizim çocuklarımız olacaktır. Üzülmenin ötesine geçip, zalimlere karşı mücadeleye atılmak için daha fazla beklemeye gerek yok. Bir sınıf olarak, işçi sınıfı olarak, o şaşkın bakışları patronların yüzünde görmek için mücadeleye!

21 Ağustos 2016

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!” Hemen hemen herkesin bildiği bu sözleri, Fransa kraliçesi Marie Antoinette söylemiştir. Halk ekmek bulamayıp açlık ve yoksulluktan kırılırken, kral ve soylular saraylarda vur patlasın, çal oynasın bir yaşam...
  • İngiltere merkezli uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, servet ile sefalet arasındaki derin uçurumu gözler önüne seren bir rapor açıkladı. Oxfam raporunda ironik bir dille şu çarpıcı ifadeler yer alıyor: “Eğer herkes 100 dolarlık banknotlardan oluşan...
  • Merhaba dostlar! Metal işçisi kadınlar ve işçi eşleri olarak yazıyoruz bu satırları sizlere. Farklı şehirlerde, metale, demire şekil veren 130 binden fazla işçiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmesini bizler de yakından takip ediyoruz. Kimimiz...
  • Birleşik Metal-İş üyesi binlerce işçi, 19 Ocakta Gebze’de MESS dayatmalarına karşı coşkulu bir miting gerçekleştirdi. Saat 11.00’de Gebze Trafo Meydanı’nda toplanan metal işçileri, “Metal işçisinin sabrı taştı! Çocuklarımız için grev! Haklarımız...
  • 86 fabrikada 130 bin işçiyi kapsayan metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi, MESS’in dayatmaları nedeniyle anlaşmazlıkla sonuçlanmıştı. Haftalardır kitlesel basın açıklamaları, iş bırakma eylemleri ve yürüyüşler gerçekleştiren on binlerce metal...
  • “MESS dayatmalarına sabrımız taştı” diyen, yaptıkları eylemlerde “grev” diye haykıran metal işçileri Gebze’de buluşuyor. Birleşik Metal-İş üyesi binlerce işçi, 19 Ocak Pazar günü Gebze’de bir araya gelerek MESS dayatmalarına karşı seslerini...
  • Öyle zamanlardan geçiyoruz ki doğru bildiklerimiz yanlış, yanlış bildiklerimiz doğru addedilir oldu. Namuslu, dürüst olmak enayilik, saflıkmış gibi yansıtılıyor. Gerçekler bilinçli bir şekilde ters yüz ediliyor. İnsanı insan yapan kıymetli...
  • İstanbul/Bakırköy Belediyesi’nde çalışan işçiler ve kamu emekçileri toplu sözleşmenin uygulanmaması, sosyal haklarının verilmemesi ve ücretlerin geciktirilerek ödenmesine karşı eylem yaptı. Belediye-İş Sendikası İstanbul 2 No’lu Şubenin çağrısıyla...
  • Hesabını bilmek, her işçi için önemlidir. Tabi bunun için az da olsa matematikten, dört işlemden anlamak gerekir. İlkokul yıllarımda ve daha sonrasındaki okul hayatımda, tıpkı benim gibi matematikten pek de haz etmeyen arkadaşlarımın yaptığı gibi,...
  • Çocuk denildiğinde muhtemelen hemen herkesin aklına masumiyet ve saflık gelir. Çocukluk leke tutmaz bir dönemidir insanın. Çirkinlikler, kötülükler çocuklara yakıştırılmaz, çocuk hep hoş görülür. Oynanan oyunların etkisiyle yıpranmış, kirlenmiş...
  • Petrol-İş Sendikası İzmir Şubesinin örgütlü olduğu rüzgâr türbini kanadı üreten TPI Kompozit’in T1 ve T2 işletmelerinden 3’er işçi işten atıldı. Atılan işçilerden birisinin sendika temsilcisi, bir kısmının ise delege olduğu öğrenildi. ABD menşeli...
  • Nâzım Usta’nın dediği gibi “Bir yara açıldığında hücreler onu kapatmak için bir araya gelir. Bunu yapmasalar vücut ölür. Bir yara var ve bizim bir araya gelmemiz gerekiyor…”
  • Metal işkolundaki grup toplu sözleşme sürecinde işveren sendikası MESS’in dayatmaları karşısında işçiler boyun eğmiyor, mücadele ediyor. Üç yıllık sözleşme süresi, esnek çalışma ve sefalet zammı dayatan MESS’in, ücret zammı teklifini ilk altı ay...