Navigation

Buradasınız

UİD-DER Kadın Komitesi'nden: Geride Kalanlara

Kasım 2014, No:80

301 Somalı maden işçisinin geride bıraktığı yakınlarının gözündeki yaş kurumadan, Ermenek’ten acı feryatlar yükseldi. 18 maden işçisi kardeşimiz patronların kâr hırsına kurban gitti. Yerin yüzlerce metre altında sular ve karanlıklar içinde kaldılar. Maden ocaklarının kapısında, bir kez daha gözyaşları içinde çaresizce bekleyen eşlerin, ana-babaların, çocukların acılı yürekleri parçalandı.

Acılı ve öfkeliyiz! İşçi kanı dökmeye doymayan patronlara, onları koruyup kollayan, her fırsatta aklayan AKP hükümetine, işçileri iliğine kadar sömüren kan emici kapitalist düzene karşı öfkemiz çok daha büyük! Gelin evlatlarımızı, eşlerimizi, kardeşlerimizi, hayatlarımızı bizden çalanlardan hesabı birlikte soralım. Gelin başka anaların, babaların, eşlerin, çocukların yürekleri yanmasın diye hep birlikte mücadele edelim.

31 Ekimde Isparta’da işçi kadınların, çocukların ölü bedenleri yollara saçıldı. 27 kişilik midibüse 45 tarım işçisi bindirildi. Fren patladı, hayatlar karardı. Ölen işçilerden üçü 12-16 yaşındaki çocuk işçilerdi. Geride kalan gözü yaşlı aileler, işçilerin günlüğünün 30-35 lira olduğunu, ama başka çareleri olmadığı için bahçe işine gittiklerini anlattılar. “Olmaz olsun fakirlik. Nasıl dayanayım ben bu acıya? Ciğerim yanıyor” diye feryat etti morgda cenazesini teşhis eden bir kadın. “Gitme anam dedim. Çalışma dedim. Yine gitti. Oysa ölüme gitmiş” dedi bir başkası. Henüz 25 yaşında olan bir işçi eşinin sözleri acı ve hüzün doluydu: “Yaşarken ölmek çok zormuş ya İsmail’im.”

Evlatlarını, eşlerini, babalarını, annelerini iş kazası adı altında iş cinayetlerinde kaybeden anaların, babaların, gelinlerin, çocukların çığlığı Soma’dan Ermenek’e, Isparta’dan Zonguldak’a yükselmeye devam ediyor. İşe uğurlanan işçinin ardından “akşam eve dönecek mi?” kaygısı, yürek yakan kayıpların acısı dinmek bilmiyor.

Ermenekli Osman Çoksöyler’in eşi, kocasının gece yarısı gelip ertesi gün madende işe başlayacağını söylediğini, o gün işe gitmemesi için kocasına çok yalvardığını anlatıyor. Şimdi biri beşikte iki çocuğuyla, gözü yaşlı, haber bekliyor. “Oğlum yüzme bilmezdi, suyun içinde ne yaptı?” diye acısıyla savaşıyor Tezcan Gökçe’nin annesi. “Perişanız. Gitti mi benim oğlum, saklamayın” diyerek gözyaşı döküyor babası. Madenden cansız bedeni çıkarılan İsa Gözbaşı’nın ona annelik yapan halası, içindeki tarifsiz acıyı şu sözlerle anlatıyor: “Kardeşimden aldım, bu yaşa kadar büyüttüm. Eşimin gözü görmez, benim ayağımın biri sakat. Sigorta için kömür ocağında çalışıyordu. Gitme dedim, benim sigortam sensin dedim, dinlemedi. Şimdi onsuz kaldık. Evimizin direği yıkıldı.” Yüreği yanan anne, madenin içindeki suyu boşaltan borular suyu daha çabuk tahliye etsin diye, tırnaklarıyla toprağı kazarken kazındı hafızalarımıza. Çekip çıkarmak istedi toprağın altındaki oğlunun bedenini, ama olmadı.

Toprağın altından kapkara bir zenginlik çıkarmak için tüm bu acılara sebep olan patronlar ve siyasi temsilcileridir. Soma’da 301 madenci katledilmesine rağmen ders almadılar. İş güvenliği önlemleri AKP’nin ve patronların umurunda olmadı. Analar, babalar, çocuklar, gelinler sevdiklerinin madenden çıkmasını beklerken, yer altındaki işçilere ulaşılmamışken, kaymakamlık birer ton kömür gönderdi işçi evlerine. Maden kapısında ağıtlar yakan kadınlar, erkekler, AKP’li bakanlara tepki gösterdiler. Kömür değil, sevdiklerini istiyorlardı. Öfkeli, acılı feryatlar en sağır kulakları bile yırtarcasına yükseldi gök kubbeye. Ama patronlar ve AKP hükümeti duymadı bu çığlığı. Onlar kendilerini kurtarmak için yüzsüzce timsah gözyaşları dökerken, kapatılan madenlerin açılması için araya giren “50 hatırlı kişiden” bahsederek kimlerin hizmetinde olduklarını gözümüzün içine soka soka gösterdiler.

Acılı ve öfkeliyiz! İşçi kanı dökmeye doymayan patronlara, onları koruyup kollayan, her fırsatta aklayan AKP hükümetine, işçileri iliğine kadar sömüren kan emici kapitalist düzene karşı öfkemiz çok daha büyük! Patronlar kârlarına kâr katarken, bizim payımıza acı, kahır, babasını-anasını tanımadan büyüyecek çocukların gözyaşları düşüyor. Bu düzen bize acıdan başka bir şey vermiyor. UİD-DER Emekçi Kadın Komitesi olarak, emekçi kadınların “gitme dedim” feryatlarının, “akşam eve döner mi?” kaygısının ancak işçi katliamlarının hesabı sorulduğunda son bulacağını haykırıyoruz. Bu katliamların hesabını bir tek kadınıyla-erkeğiyle birbirine kenetlenmiş örgütlü işçi sınıfı sorabilir. Geride kalanlara sesleniyoruz: Gelin evlatlarımızı, eşlerimizi, kardeşlerimizi, hayatlarımızı bizden çalanlardan hesabı birlikte soralım. Gelin başka anaların, babaların, eşlerin, çocukların yürekleri yanmasın diye hep birlikte mücadele edelim. Gelin bu haklı öfkemizi, “İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!” diyen, yitirdiğimiz her işçinin acısı sınıfımızın acısıdır diyen, işçilerin mücadele örgütü UİD-DER’de birleştirelim!

15 Kasım 2014

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Otomotiv devi General Motors, geçtiğimiz yıl Kasım ayında ABD ve Kanada’daki 5 fabrikasını kapatacağını ve 14 bin işçiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Bunun üzerine ABD Başkanı Trump hayal kırıklığına uğradığını belirtmiş, devletin şirkete...
  • 17 Ağustos 1999’da 7,4 şiddetinde yaşanan korkunç depremden sonra pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Ama sadece artçı depremler değil artçı saldırılar da geldi. O gün hem bastığımız toprak korkunç şekilde sarsılıyor hem de emekçiler olarak geleceğimizi...
  • Türkiye İş Bankasının sanayi ve hizmet grubu iştiraklerinden Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan işçiler Tez-Koop-İş Sendikasında örgütlendiler. Bunun üzerine yöneticiler işçilere dönük baskılarını arttırdılar. İşçilere yapılan baskı bir basın...
  • Gümüşhane’de 17 Temmuzda atık su borusunun kopması nedeniyle faaliyetleri durdurulan Yıldız Bakır Madencilik firmasında çalışan işçiler, biriken alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem gerçekleştirdiler.
  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...
  • Merhaba dostlar, işçi ve emekçiler olarak hayatımızın her alanında kapitalist sistemin bize dayattığı ağır şartları yaşıyoruz. Bu sistem bizi hayatın her alanında eziyor. Yıllarca okuyup aylarca işsiz kalan ve henüz yeni iş bulabilmiş genç bir...
  • MESS ile işçi sendikaları arasında sürecek grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasına kısa bir süre kaldı. Yetkili sendikalar işçilerin ücret ve sosyal haklarına yapılmasını talep ettikleri zam oranlarını açıklamaya başladılar. Gerek...
  • General Motors’un Güney Kore’deki 3 fabrikasında çalışan yaklaşık 8 bin işçi, 9 Eylülde greve çıktı. Kore Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler ücret artışı talebiyle üç günlük bir grev gerçekleştirdiler. Arjantin’de Başta kamu çalışanları...