Navigation

Buradasınız

Emekçi Kadınlar 1 Mayıs’a!

Nisan 2015, No:85

Emekçi kadın kardeşlerimiz!

İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs işçi sınıfının iş saatlerini düşürmek için verdiği mücadelenin bir ürünü olarak doğdu.

Peki, en çok kim ihtiyaç duyuyor iş saatlerinin düşürülmesine?

Kadın işçiler işyerlerinde en az 8 saat çalışıyorlar. Yolda yaklaşık 2 saat geçiriyorlar. Eve dönünce evin tüm işleri, çocukların bakımı yine kadınları bekliyor!

Çalışmayan kadınlarsa adeta evin kölesi haline geliyor. Dört duvar arasında işler bitmek bilmiyor. Erkekler uzun saatler boyunca çalıştıkça onların ertesi gün yeniden işe gidebilmesini sağlamak yine kadınların sırtında. Tüm iş kadınlara kalıyor.

İşte bu nedenle iş saatlerinin düşürülmesi mücadelesi biz emekçi kadınların mücadelesi olmalıdır.

1 Mayıs, işçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü.

Peki, en çok kimin ihtiyacı var, birlik olmaya, dayanışmaya?

Emekçi kadınlar kapitalist sömürü düzeninin ve erkek egemen zihniyetin çifte ezilmişliği altındalar. Kadına yönelik şiddet artıyor. Kadınların canı yakılıyor, kadınların canı alınıyor.

Kadınlar eve hapsediliyor, emekleri yok sayılıyor, değersiz görülüyor.

Bu yüzden dayanışmaya en çok emekçi kadınların ihtiyacı var. Birlik olmaya, kendisini ikinci sınıf yerine koyan sisteme karşı birlik içinde mücadele etmeye en çok kadınların ihtiyacı var.

1 Mayıs, işçi sınıfının tüm dünyada patronlara karşı başkaldırdığı, “artık yeter” dediği bir gün.

Peki, en çok kimin ihtiyacı var başkaldırmaya? “Artık yeter” diye haykırmaya?

Emekçi kadınlar, erkeklerle eşit iş yapsalar da çoğu zaman eşit ücret alamıyorlar. İşyerlerinde kreşler yok. Gece vardiyaları çok yaygın ve kadınların sağlığını derinden etkiliyor. Doğum izinleri çok kısa, kadınlar birkaç aylık bebeklerini bırakarak çalışmaya gidiyor. Mola saatleri çok kısa, çalışma saatleri çok uzun, çalışma temposu çok yüksek. Ücretler çok düşük olduğu için fazla mesaiye kalmak zorunlu hale geliyor. İş kazalarında işçi kadınlar can veriyor, sevdiklerini, evlatlarını yitiriyor.

Emekçi kadınlar savaşların en büyük kurbanları haline getiriliyor. Savaşlarda katlediliyor, alınıp satılıyor, tecavüze uğruyor. Kapitalist sömürü düzeni işçi sınıfının kadınlarına yaşamı zehir ediyor.

Emekçi kadın kardeşlerimiz!

Biz işçi sınıfının kadınları, patronların kölelik düzeninde ücretli köle ve ikinci sınıf insan yerine konulmayı, ezilmeyi, şiddet görmeyi reddetmeliyiz. 1 Mayısımıza sahip çıkmalıyız. Bizim kaç çocuk doğuracağımıza, kariyerimizin ne olacağına, fıtratımıza, giydiklerimize dair konuşup duranlara artık yeter diyelim!

Mücadele etmek üzere güçlerimizi birleştirelim ve artık biz konuşalım.

1 Mayıs’ta meydanlara çıkalım, taleplerimizi haykıralım:

  • Eşit İşe Eşit Ücret!
  • Her İşyerine Kreş!
  • Doğum ve Emzirme İzni Uzatılsın!
  • Gece Vardiyası Yasaklansın!
  • Kadınının Baskı Altına Alınmasına Son!
  • Şiddete ve Tacize Son!
  • Koşulsuz ve Parasız Kürtaj Hakkı!
  • Ev İşleri Sadece Kadının Görevi Olmaktan Çıkarılsın!
15 Nisan 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kardeşler, bizler çeşitli sektörlerde sendikalı çalışan işçileriz. Sendikalarımızın bağlı olduğu konfederasyonların patron örgütleriyle birlikte aynı bildiriye imza attığını duyunca çok öfkelendik. Bu durumu size yazmak istedik. Sermaye sınıfı, “...
  • Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gündemi ile birlikte sermaye sınıfı işçilerde, yoksul emekçilerde ve emekçi ailelerin çocuğu olan öğrencilerde tedirginlik ve korku oluşturmaya çalışıyor. Ne yapacağını bilemeyen örgütsüz kitleler bu korkunun...
  • Son günlerde malum herkesin tek bir gündem konusu var: Koronavirüs. Telefonlarda, sokakta, işyerinde, otobüslerde herkesin sadece bu konuyu konuşuyor. Gazetelerde, televizyonlarda tüm programlar koronavirüs üzerine. İnsanlar evden çıkmaya korkar...
  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...
  • Sermaye sınıfının hizmetindeki siyasi iktidar, 2018’de ülkenin yeni bir krize sürüklenmesiyle, Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Yönetmeliğinde yaptığı değişikliklerle işverenlerin bu uygulamadan yararlanmasını kolaylaştırdı. Bu kez dünya...
  • Tüm dünyada egemen sınıf bir olmuş, koronavirüs üzerinden korku salıyor. Fakat öte yandan en basit önlemleri bile almıyorlar. Bu nasıl ikiyüzlülük? Üstelik bu süreç kapitalizmin nasıl vicdansız ve aşağılık bir sistem olduğunu başka bir noktadan da...
  • Kapitalist sistem çürümeye başladı ve yaşadığı büyük krizin içerisinde çırpınıp duruyor. Sermaye sınıfı, uzun süredir bu büyük krizi atlatma politikaları üretip, kendini aklama derdinde. Son aylarda adını bol bol duyduğumuz Covid-19’u bahane ederek...
  • Her sabah felaket senaryoları ile açıyoruz gözlerimizi. Yakın çevremizden, ailemizden aldığımız haberlerden ücretsiz izinlerin ve işten atmaların yaygınlaştığını, çalışma koşullarının ağırlaştığını ve haklarımızın git gide ellerimizden alındığını...
  • Hollywood filmlerine taş çıkartan senaryolarla küresel bir tantananın kopartıldığı, muazzam bir ikiyüzlülüğün sergilendiği günlerden geçiyoruz. Her gün yeni sayılar açıklanarak koronavirüs salgınının nasıl da hızlı yayıldığı ilan ediliyor, panik...
  • Dünyanın dört bir yanında koronavirüs salgını bahanesiyle patronlar sınıfı toplu işten atmalara başladı. Daha şimdiden dünya genelinde 20 milyonun üzerinde işçi işsiz kaldı. Henüz işten atılmayanlar ise ya ücretsiz izne çıkarılıyor ya da esnek...