Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları/31

İkramiye ödemesi nedir?

İkramiye işyerinde aylık ücretten farklı olarak belli dönemlerde işçiye verilen sosyal bir haktır. Ücretlere yapılan komik zamlar, hayat pahalılığı ve artan vergiler ücretleri eritiyor. Bu nedenle, geçmişten günümüze işçiler, ikramiye hakkı için mücadele etmişlerdir.

1980 askeri faşist darbesinden önce, birçok sendikalı işyerinde işçiler, patronlarla yapılan toplu sözleşmede 4 veya 6 ikramiye verilmesini kabul ettirmişlerdi. Her iki ya da üç ayda bir, 1 aylık ücret tutarında ikramiye alıyorlardı. Darbeyle örgütlü gücü zayıflatılan ve sendikalaşma oranı düşürülen işçilerin çok küçük bir azınlığı ikramiye alıyor artık. Eskiden 6 ikramiye alan işçiler, bugün en çok 4 ikramiye alıyor. Kimi işyerlerinde ikramiye bordroya yansıtılmadan elden veriliyor. Patronlar işçinin işe gelmediği günleri ücretten kestiği gibi, ikramiyeden de kesmek istiyor. Örneğin Paşabahçe patronları cam işçilerine ve metal patronları da MESS sözleşmeleriyle metal işçilerine aynı saldırıyı dayatıyorlar. İşçinin işe gelmediği, istirahat aldığı günler ikramiyeden kesilmek isteniyor.

İkramiye ödemesi nasıl yapılır?

İkramiye ödemesi İş Kanunu’nun 32. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre işçinin aldığı ücretin yanı sıra prim, ikramiye ve bu nitelikte her türlü ödemelerin ücret eki kabul edilmesi nedeniyle ikramiyelerin de işçinin banka hesabına yatırılması gerekmektedir. İkramiye ödemeleri işçiye elden verilemez. İşçinin banka hesabına yatırılmalıdır.

İkramiye sadece sendikalı veya kadrolu işçilere mi verilir?

İkramiyenin işyerlerinde sendikalı sendikasız, kadrolu kadrosuz bütün işçilere verilmesi gerekir. Patronun işyerinde tüm işçilere eşit davranma zorunluluğu vardır. Ayrıca işyerinde taşeron olarak çalışan işçilerin ikramiye alacaklarından hem asıl işveren hem de taşeron şirket sorumludur. Fakat birçok fabrikada sendikasız, taşeron ve geçici işçiler ikramiye hakkından faydalanamamaktadır.

İkramiyeler tek taraflı olarak kaldırılabilir mi ya da azaltılabilinir mi?

Patron işçiye haber vermeden ve onayını almadan ikramiyeyi kaldıramaz ya da miktarını azaltamaz. İş Kanunu’nun Çalışma Koşullarında Değişiklik ve İş Sözleşmesinin Feshi başlıklı 22. maddesinde işyeri koşullarında yapılacak esaslı değişikliklerin yapılabilme koşulları düzenlenmiştir. Patron, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında yapacağı değişiklikleri ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekilde yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. Toplu iş sözleşmesi ile kararlaştırılan ikramiyelerde yapılacak değişiklik ise, işçinin bireysel feragati ile geçerli olmaz.

İkramiyesi ödenmeyen ya da azaltılan işçi ne yapmalıdır?

İkramiyesi ödenmeyen ya da kesilen işçi kıdem tazminatını alarak işten ayrılma hakkına sahiptir. İkramiyenin gününde ödenmemesi halinde işçinin İş Yasası’nın 24/II-e maddesi uyarınca iş sözleşmesini haklı olarak feshetme hakkı var. İkramiyenin yirmi gün ve daha fazla süreyle ödenmemiş olması da yasanın 34. maddesine göre işçiye iş bırakma hakkını sağlar. Fakat doğru olan işçilerin patron tarafından ödenmeyen ikramiyelerini almak için yan yana gelip mücadele etmeleridir.

İkramiyeler kıdem tazminatı hesabına dâhil edilir mi?

Kıdem tazminatı işçinin giydirilmiş brüt ücreti üzerinden hesaplanmaktadır. Haksız bir şekilde işten çıkartılan bir işçinin kıdem tazminatı işyerinde aldığı ikramiyeler de dâhil edilerek hesaplanmak zorundadır.

Geriye dönük ikramiye alacakları alınabilir mi?

İkramiye alacağı beş yıllık zamanaşımına tabidir. Bir işyerinde çalışanlara verilen ikramiye, örneğin 2009 yılı başından itibaren işverence duyurularak kaldırılmış olsun. Bazı işçiler ikramiyelerin kaldırılmasını imzalı beyanları ile kabul etmiş olsun. Diğer işçilerin bu değişikliği kabul ettiğine ilişkin beyanları yoksa ikramiyenin tek taraflı olarak kaldırılmasının işçi yönünden bağlayıcı niteliği yoktur. İş Yasası’nın 22. maddesi uyarınca bu değişiklik işyeri koşulu haline gelmemiş olacaktır. O halde işçi 2009 ila 2014 arası ikramiye alacaklarını alabilir. İşçi, işe iade kararı üzerine çalıştırılmadığı dört aya kadar boşta geçen süreye ait ikramiyesini de alabilir.

15 Aralık 2014

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • ABD’nin Alabama eyaletinde Warrior Met şirketinin kömür madenlerinde çalışan 1100 maden işçisi greve çıktı. Amerika Birleşik Maden İşçileri Sendikası’na (UMWA) üye işçiler, talep ettikleri ücretin kabul edilmemesi karşısında 1 Nisanda iş bıraktı.
  • Gece-gündüz, salgın-hastalık demeden marketten evlere, restoranlardan işyerlerine her türlü ihtiyacı taşıyan kuryeler, motorlarını ve bisikletlerini bu kez adil bir ücret ve daha iyi çalışma koşulları için sürdü. Özellikle salgın sürecinde payına...
  • Üzgünüm çocuğum, üzgünüm./ Alamadığım oyuncaklara,/ Yaşayamadığın çocukluğa,/ Alışamadığın açlığa!/
  • Pandemiyi işçilerin haklarını gasp etmenin fırsatına çeviren patronların elindeki en kullanışlı silahın Kod 29 olduğunu sürecin başından beri vurguluyoruz. Zaman içinde emekçilerin gözünde teşhir olan Kod 29’a yönelik Aile, Çalışma ve Sosyal...
  • Pandemi süreci başladığından beri Kod 29 ile işten çıkarılan işçilerin sayısı 200 bini buldu. İşçi sınıfına karşı genel bir saldırıya dönüşen Kod 29’a karşı mücadele sürüyor. İstanbul’da PTT, Sinbo, Tur Assist ve Bayrampaşa Belediye işçileri,...
  • İnsan, toplumsal iletişim aracı olarak dil ve yazının yanı sıra sembollere de başvurur. Semboller duygu, düşünce ve hayalleri etkili şekilde anlatabilmenin, toplumsal aidiyet duygusunu güçlendirmenin aracıdır. Döneme, coğrafyaya, kültüre göre...
  • AKP’li belediye yönetimi tarafından işten atılan İstanbul Bayrampaşa Belediye işçileri hakları için mücadele ediyor. Aralarında işyeri temsilcilerinin de bulunduğu pek çok işçi, 30 aydır gasp edilen toplu iş sözleşmesinden doğan haklarını talep...
  • Geçtiğimiz ay genç Sarah Everard isimli genç bir kadının bir polis tarafından kaçırılıp öldürülmesinden bu yana İngiltere’de polise, sağcı hükümete ve sisteme olan öfke giderek büyüyor. Haftalardır İngiltere’nin çeşitli kentlerinde eylemler ve...
  • Sendikalı oldukları için Kod 29 bildirimiyle tazminatsız işten atılan, aralarında PTT-Sen yöneticilerinin de olduğu işçiler, haklarını almak mücadelelerini sürdürüyor.
  • Emekçi kadınların ekmek ve gül mücadelesinin sembolü olan 8 Mart’ı geride bıraktık. “Emekçi Kadın: Direncin ve Değişimin Öyküsü” yayın akışımızın gösterdiği gibi; işçi sınıfı ve onun bir parçası olan emekçi kadınlar dirençleriyle, mücadeleleriyle...
  • Hayat, toplum, dünya, insan, her şey ve herkes bir değişim ve dönüşüm içinde. Değişim hayatın gerçeği, olmazsa olmazı. Oysa ne çok duyar ya da söyleriz şu cümleleri: “Hiçbir şeyin değişeceğine inanmıyorum”, “İnsanların değişeceğine inanmıyorum”, “...
  • İstanbul İşçi Sağlığı ve Güvenliği (İSİG) Meclisi, Türkiye’de 2013 ilâ 2020 yılları arasında gerçekleşen intiharlara ilişkin bir rapor yayınladı. Rapora göre son sekiz yılda en az 502 işçi ve emekçi intihar ederek hayatına son verdi. İSİG Meclisinin...
  • Siyasi iktidar geçtiğimiz yıl Nisan ayında, işçilerin yaşamını zehir eden sözde işten atma yasağıyla birlikte kısa çalışma ve ücretsiz izin uygulamasını başlatmıştı. Nisan 2020-Şubat 2021 tarihleri arasında 3 milyon 800 bin işçi Kısa Çalışma Ödeneği...

UİD-DER Aylık Bülteni