Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları/48

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 100

Adalet Bakanlığı, iş mahkemelerindeki davaların “mahkemelere ağır geldiği, yükü arttırdığı, uzun yargılama süreçlerinin işçiyi mağdur ettiği” gerekçesiyle yeni bir düzenlemeye gidiyor. Hazırlanan İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı Taslağıyla işçilerin hak aramasının önü kesilmek ve hukuk yolu ile elde ettikleri kazanımlar ortadan kaldırılmak isteniyor. Mevcut kanuna göre işçilerin açtıkları davalar 2 ay içerisinde sonuçlanmalı, temyize giderse de 1 ay içerisinde karara bağlanmalı. Fakat mahkemelerdeki iş yoğunluğundan dolayı davalar uzuyor. Bu sorunu çözmesi gereken Adalet Bakanlığı, mahkemelerin iş yükünü bahane ederek, işçilere mahkeme yolunu kapatacak bir düzenleme getiriyor. Bu uygulamaya Arabuluculuk deniyor. Arabuluculuk süresince işçi ve patronların “eşit haklara ve imkânlara” sahip oldukları varsayılıyor. İşçiye “gel anlaş, verilene razı ol” deniliyor.

Arabuluculuk düzenlemesi işçileri nasıl etkileyecek, nasıl işleyecek?

Tasarı işçiye diyor ki; fazla çalışma, genel tatil ücretleri, kıdem-ihbar tazminatı, işten çıkarılınca kullanılmayan yıllık izin ücretleri, toplu iş sözleşmeleri ile belirlenmiş ücret zamları, sosyal haklar, ikramiye ve prim gibi alacakları ile işe iade için dava açmadan önce arabulucuya başvur. Ama bu başvuruyu zorunlu hale getiriyor. İşçi arabulucuya başvurmadan dava açarsa mahkeme tarafından “dava şartı yokluğundan” ret kararı verilecek ve işçinin açtığı dava geçerli sayılmayacak. Arabuluculuk yoluyla işçilerin hakları pazarlığa açılıyor. “İstersen şimdi önerilen parayı alırsın ya da yargı yoluna gider ve 2-3 yıl beklersin” denilerek, işçinin tüm alacaklarını almasının önü kapatılmak isteniyor.

İşçinin her talebi ayrı ayrı değerlendirilecek, temyiz hakkı sınırlandırılacak

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin gibi alacak kalemleri aynı davada talep edilse dahi her bir alacak açısından ayrı kesinlik sınırı konacak ve miktarı 25 bin lirayı geçmeyen alacaklarda Yargıtay yolu kapanacak. Örneğin işçi, aynı davada talep ettiği kıdem tazminatı için temyiz yoluna başvurabilecek ama temyiz sınırının altında kalan fazla mesai ücreti için bu hakkı kullanamayacak. Mevcut uygulamada temyiz sınırı, dava konusu edilen toplam alacak miktarı üzerinden belirleniyor. İşe iade davaları, sendikaların yetki, genel kurul uyuşmazlıkları, grev, işkolu ya da yetki itirazı ve işletme niteliğinin tespitine ilişkin davalar için de temyiz yolu ortadan kaldırılıyor. Bu davalarda aleyhine karar verilen taraf Yargıtay’a gidemeyecek, bölge adliye mahkemelerine (İstinaf mahkemeleri) itiraz edebilecek.

Sendikal örgütlenmede işe iadeyle ilgili haklar tırpanlanacak

Mevcut durumda sendikalar, örgütlendikleri işyerlerinde bir sorun çıktığı zaman yetki davası açıyorlar. Diyelim ki bir sendika işyerinde örgütlendi ve yetki başvurusunda bulundu. İşçilerin sendikalaştığını duyan işveren işçilerin bir bölümünü işten attı. İşten atılan işçiler işe iade davası açtılar. Sendika yetki davası açtığı zaman, bu yetki davasının karara bağlanması için mahkeme, tespit başvurusundan 4 ay öncesine kadarki sürede işe iade davası açan işçilerin davasının sonuçlanmasını bekliyor. Çünkü işe iade edilen işçilerin çalışma süresine boşta geçirdikleri 4 ay da ekleniyor ve tespit için başvurulan tarihte işyerindeki sendikalı işçi sayısına onlar da dâhil ediliyor. Böylece sendikanın işyerinde yetki alması kolaylaşmış oluyor.

Yeni düzenlemeyle işe iade davası açan işçiler çalışan sayısında veya üye sayısında dikkate alınmayacak. Patronlar sendikal örgütlenmede birçok üyeyi yetki tespiti başvurusundan hemen önce işten çıkardığından, tasarıyla, patronlara sendikal örgütlenmeyi engellemek için yeni bir imkân sağlanıyor.

İş güvencesi tazminatına sınırlama getirilecek, zaman aşımı süresi kısalacak

İş güvencesi tazminatı işe iade davalarında boşta geçen süre ücreti ve işçinin işe başlatılmaması halinde ödenen tazminattır. Mevcut uygulamada davayı kazanan ve işe başlatılmayan işçiye ödenen tazminat, işe başlatılacağı tarihteki ücreti baz alınarak ödeniyor. Bu ücret artık fesih tarihindeki ücrete göre belirlenecek. Aynı zamanda patron işçinin boşta geçen süresi için sigorta primi ödemek zorunda kalmayacak, sadece 4 aylık ücret tutarında tazminata hükmedilecek. İşçi, prim ödeme gün sayısında kayba uğrayacak. Kanunla işçilerin ücret alacakları için dava açma süresi de 10 yıldan 2 yıla indirilecek. Örneğin kıdem, kötü niyet tazminatı ve ihbar tazminatı için işçi işten çıkarıldıktan 10 yıl, kullanmadığı yıllık izin içinse 5 yıl içerisinde dava açabiliyordu. Şimdi bunların zaman aşımı 2 yıla indiriliyor.

24 Temmuz 2016

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Koronavirüs bahanesiyle hız kazanan hak gaspları ve saldırılar tüm dünyada işçilerin hayatını derinden etkilemeye devam ediyor. Daha şimdiden milyonlarca işçi koronavirüs bahanesiyle ücretsiz izne çıkarıldı, işten atıldı. Sözde koronavirüse karşı...
  • Koronavirüs yaygarasının giderek daha çok koparıldığı Latin Amerika ülkelerinde emekçilerin öfkesi de büyüyor. Karantina günlerinin uzatıldığı, emekçilerin işsiz kaldığı, açlığın arttığı ülkelerde yaratılan korku atmosferine rağmen işçiler mücadele...
  • Her çağda, her dönemde sömürüye ve zulme karşı mücadele verenler var olmuştur ve olacaktır. Tarihsel hafızada birikip bugünlere, bizlere kadar ulaşmış olan çok büyük deneyimler mevcut. Egemenler her ne kadar toplumda bir korku yaratsalar da korkuya...
  • Dünya işçi sınıfı mücadelesinin en şanlı günü olan 1 Mayıs geride kaldı. Biz işçilere yaşatmamaya çalıştılar gerçi bu şanlı günü, kapitalist sistemin efendileri insanları evlerine hapsederek tekrardan hatırlamayalım istediler mücadele azmimizi,...
  • Kapitalistler koronavirüs bahanesiyle baskıları arttırmaya devam ediyorlar. En son 1 Mayıs’ta sorunlarımızı meydanlarda haykırmamıza engel oldular. Gelecek kaygımız git gide büyüyor ve düzgün bir eğitim alamıyoruz. Krizi virüs örtüsü altına...
  • İşçi sınıfının geçmişinde hep mücadeleler olmuştur. Egemenlerin saldırıları da olmuştur. 1977 1 Mayıs’ı da buna örnektir. 1 Mayıs 1977’de Taksim’de 34 işçi katledildi. Katiller egemenler tarafında cezalandırılmadı. Her ne kadar unutturmaya...
  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor ve patronlar yine krizin faturasını işçilere kesiyorlar. Bu da milyonlarcamızın işsiz kalmasına neden oluyor. Böyle bir durumda bile teşvikler, destekler yine patronlara akıyor. İşçilerin maaşlarından kesilen...
  • Yaşadığım mahallede yaklaşık on gündür sokaktan geçen ve bağıran insanların seslerini duyuyorum. Bir sütçünün ya da bir hurdacının sesi değil bu sesler. “Açım!” diye bağıran insan sesleri… “Açım ablalar, açım abiler... Ne olur yemek verin, bir parça...
  • Dünya egemenleri, kapitalist sistemin krizini gizlemek için koronavirüs salgınını adeta bir örtü olarak kullanıyorlar. Her fırsatta ekranlardan boy gösterip “sosyal mesafeye” dikkat etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Sözde alınan önlemler kapsamında...
  • Pandemi bahanesiyle milyonlarca Amerikalı işini kaybetmeye devam ediyor. Çalışma Bakanlığının verilerine göre dönemsel olarak görülen işsiz sayısının dışında Mayıs ayının ikinci haftasında 3 milyon kişi daha işini kaybetti. Böylelikle Mart ayının...
  • Sosyal Güvenlik Kurumu 7 Mayısta özel bir genelge yayınladı. Bu genelgeyle Covid-19’un iş kazası ya da meslek hastalığı kapsamında sayılmayacağı bildirildi. Yani bu genelgeye göre çalışırken işyerinde, fabrikada Covid-19’a yakalanan işçiler için iş...
  • Tüm dünyada olduğu gibi bu topraklarda da emekçi kitleler çok zor günlerden geçiyor. İşçiler işsizlikten açlıktan, yoksulluktan intihar ediyor. İşçi ailelerinde ekonomik sorunlar nedeniyle şiddet artıyor, psikolojiler bozuluyor. Sefaletin kör...
  • 2020 1 Mayıs’ını koronavirüs korkutmasının gölgesinde bırakmayan UİD-DER, hem internet sitesiyle hem de İşçi Dayanışması bülteniyle işçilere moral ve güç verdi. Koronavirüsten başka bir şey konuşulmadığı, insanların bırakın meydanlara evinin önüne...