Navigation

Buradasınız

Konkordato ve Ücret Garanti Fonu Nedir, İşçi Hakları Nelerdir? Avukat Mesut Badem Açıklıyor

Ücretsiz izinler, konkordato ilanları, kapanan işyerleri, toplu işten çıkarmalar… Ekonomik darboğaz derinleşirken en büyük bedeli işsizliğe ve yoksulluğa mahkûm edilen işçiler ödüyor. Sermaye sınıfını krizden korumak için her türlü önlemi alan iktidar, yükü işçilerin sırtına yıkmak için kurduğu mekanizmaları güçlendiriyor. Böyle bir dönemde işçilerin karşı karşıya bırakıldığı ücretsiz izin, konkordato uygulaması, ücretlerin ödenmemesi gibi durumlarda neler yapabileceklerini iş hukuku alanında çalışan, işçilerin yasal alandaki mücadelesinde onların yanında duran Avukat Mesut Badem’e sorduk.  Röportajımızın ikinci kısmını yayınlıyoruz.

Bugünlerde çok sayıda işyerinde konkordato ilan ediliyor. Konkordato nedir ve işçileri nasıl etkiler?

Bugüne kadar çalışma yaşamında iflas ve iflas erteleme bilinen şeylerdi, konkordato ilanı ise pek duyduğumuz bir şey değildi. 31.07.2016 tarihli 29787 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) 4. Madde ile “Olağanüstü halin devamı süresince, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 179’uncu maddesi uyarınca sermaye şirketleri ile kooperatifler tarafından iflasın ertelenmesi talebinde bulunulamaz; bu yönde yapılan talepler mahkemelerce reddedilir” şeklinde bir düzenleme yapıldı. Böylece aslında borçlu şirketlerin icra takibi baskısından kurtulmak için iflas erteleme kararları aldırmaları yasaklanınca, ödeme güçlüğü içine düşen şirketler bu kez icra iflas yasasının 285-309. maddeleri arasında düzenlenmiş olan konkordato “hakkını” öne çıkardılar. Borçlu şirketlerin alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yapılandırmalarına imkân yaratan konkordato ile borçlu, borçlarının en az yarısını ödemek, kalan borçlarını da bir ödeme takvimine bağlamak konusunda alacaklılarının üçte ikisiyle anlaşma yapmaktadır. Konkordatonun sağladığı en önemli avantaj, konkordato kabul edildiğinde bazı istisnalar dışında borçlu şirketin kendisine verilen süre içerisinde icra takiplerine karşı korunmasıdır.

Konkordato kararı işçiye iş sözleşmesini sona erdirme hakkı verir mi?

Hayır vermez. Ücretleri düzenli ödendiği, iş koşulları ağırlaştırılmadığı sürece ve başkaca haklı bir neden olmadıkça, salt şirketin konkordato ilan etmesi nedeniyle işçiler iş sözleşmelerini sona erdirirlerse kıdem ve ihbar tazminatı alamazlar. Borçlu şirket de, konkordato süresinin ilanından sonra mallarını rehin edemez, bağışlayamaz, taşınmaz mallarını satamaz, mülkiyet hakkını kısıtlayıcı haklar oluşturamaz.

Konkordato öncesi doğan işçi alacakları ne olur?

Konkordato öncesi doğan işçi alacakları İcra İflas Yasasının 206. Maddesi uyarınca imtiyazlı alacaklardır. Bu nedenle işçiler ücret, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları için icra takibi yapabilir veya yapılmış icra takiplerine devam edebilirler. Konkordatoya yazdırılmış işçi alacakları herhangi bir indirim olmaksızın talep edilebilir. Konkordatoya yazılmamış işçi alacakları ise imtiyazsız alacaklar gibi konkordato şartlarında ödenir. Bu nedenle mahkemelerce konkordato kararlarının sendikalara da gönderilmesi esastır. Bu kararlar takip edilmeli, işçi alacaklarının konkordatoya yazdırılmasına özen gösterilmelidir.

Konkordato halinde Ücret Garanti Fonundan işçi ücretlerinin ödenmesi mümkün mü?

Hizmet akdine dayalı işçi çalıştıran işverenin konkordato ilan etmesi halinde, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun Ek-1. Maddesine göre, işçinin üç aylık ücreti Ücret Garanti Fonundan ödenecektir. Konkordato ilan eden işverenden ücret alacağı bulunan işçilerin İŞKUR’a başvurarak dilekçenin ekine mahkemece verilen konkordato mühlet kararı veya konkordato mühlet kararının ilan edildiğini gösteren belge, ücret alacağını aylar itibariyle gösteren belgelerin eklemesi gerekir. Ücret Garanti Fonundan yararlanabilmek için işçinin son bir yıl içerisinde konkordato ilan edilen işyerinde çalışıyor olması ve ücret alacağı için beş yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olması gereklidir. Nihayet yapılacak ödeme işçinin ödenmeyen üç aylık ücretiyle sınırlıdır. Tabi işçinin ücreti ne olursa olsun SGK prim tavanını geçmeyen kısmı ve üç ayla sınırlı olmak üzere ödenecektir.

Özetle işçi açısından konkordato iş sözleşmesini sona erdirmiyor, bu önemli. Konkordato ilan edilmesi ücretsiz izinde olduğu gibi işçiye haklı fesih hakkı sunmuyor. Ancak konkordato, maaşın 20 gün gecikmesi, fazla mesailerin ödenmemesi, sigorta primlerinin eksik yatması gibi durumlarla birleştiğinde haklı fesih hakkı oluşur. Konkordato ilanından sonra borçlu şirket mallarını başkasına rehin edemez. Taşınmaz mallarını satamaz. Mallarını bağışlayamaz. Yargının bu kadar konkordato ilanı, talebi varken nasıl bir karar vereceği ayrı bir sorun. Konkordato uygulaması henüz “şöyle oluyor, böyle oluyor diyeceğimiz” bir şey değil. Biz de yaşayarak göreceğiz. Mevzuata göre şöyle bir süreç işlemesi gerekiyor: Konkordato talebi hem borçlu hem de alacaklı taraflar tarafından gelebiliyor. Başvuracak alacaklı veya borçlu icra mahkemesine gerekçeli bir şekilde konkordato teklifi yapabiliyor. Genelde borçlu taraf bu duruma başvuruyor. Gerekli projelerle ve belgeler sunarak mahkemeyi ikna ederek bu başvurunun kabulünü talep ediyor.  Mahkeme bu proje ve belgeleri denetleyerek, araştırarak bu şirket konkordatodan yararlanabilir mi diye hüküm veriyor. “Bu şirket konkordatodan yararlanabilir mi” diye mahkeme bilirkişiden bir rapor alıp sonuca göre bu talebi kabul edebiliyor ya da reddediliyor. Eğer kabul ederse borçluya bir konkordato süreci tayin ediyor ve bu süreçte işin doğru ilerleyip ilerlemediğini kontrol etmek için bir komiser atıyor. Bu komiser bir ilanla alacaklıları alacaklarını bildirmeye, konkordato teklifini görüşmek üzere toplantıya çağırıyor. Konkordato tutanağını imzalamayan veya 10 gün içinde kabul ettiklerini bildirmeyen alacaklılar konkordatoyu reddetmiş sayılıyor. İşin böyle usul boyutları var. İşçilerin bunları bilmesi, uygulayabilmesi mümkün olmayacağı için sendikalı olan yerlerde sendikaların devreye girmesi, sendikası olmayan yerlerdeki işçilerin de hukuki danışmanlık alması gerekecek. Aksi halde işçi bu konkordato sürecine doğru düzgün müdahil olamayacak

İşçilerin ücretlerini alamadıkları durumda yararlanabilecekleri bir fon var mı? Ücret Garanti Fonu nedir? Nasıl yararlanılır?

Ücret Garanti Fonu aslında İşsizlik Sigortası Fonuyla bağlantılı bir konu. Aslında aynı fon diyebiliriz. İşsizlik Sigortası Fonu diye bir fon var ve işçiler gerekli koşulları tamamlıyorlarsa bu fondan yararlanabiliyorlar ve işsizlik parası alabiliyorlar. Aynı fonun içerisinde Ücret Garanti Fonu diye bir ödenek de var aslında. Ama istatistiklere göre işsizlik sigortası fonundan Ücret Garanti Fonu ödemeleri %1’lik bir oran teşkil etmiş. Yani işçiler tarafından bu fon çok bilinmiyor ve başvuru yapılmıyor, bu da var olan bir fon kullanılmıyor anlamına geliyor.

Hangi durumda bu fona başvurulabilir? Başvuru nasıl yapılır?

İşçi, Ücret Garanti Fonuna kendisi başvuruyor. İşverenin konkordato ilan etmesi, haciz vesikası alması, iflası, iflas ertelemesi gibi ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde işçilerin ücretlerinin ödenmesi için kurulmuş bir fon bu. İşçiler uygulamada çok meşakkatli yollara sevk ediliyor. İşçilere verecekleri de sadece son 3 aylık ücret. Bu fonda işçi gerçek ücreti neyse o ücreti alır. Bu ücrette indirim yapılmaz ama bunun için bir sürü şartlar koşuluyor. En önemlisi işçinin son 1 yıl içinde o işyerinde çalışmış olması gerekli. Son işyerinde 5-6 ay çalışmış işçi fondan yararlanamıyor. 1 yıl çalışmışsa bu işçi sadece son 3 ayını bu fondan alabiliyor. İşçiye deniliyor ki “bu fondan yararlanabilmen için borçludan bu borcu tahsil edemediğini bana belgele. Ya geçici aciz vesikası ya da hacze kabil mal olmadığına dair haciz tutanağı gibi belge getir...

Fondan yararlanabilmek için, iş akdini feshetmiş veya etmemiş olma şartı söz konusu mu?

İş akdi devam eden işçi de fondan yararlanabilir. İşsizlik parasından alınan para iş akdinin feshine bağlı. En fazla 10 aya kadar işsizlik parası veriliyor. Ücret Garanti Fonundan yararlanmak için fesih gerekmiyor. Çalışırken ücreti ödenmeyen işçilerin başvurabileceği bir yol aynı zamanda. Haklı fesih yapmaya da engel bir şey değil.

Teşekkür ederiz…


25 Ekim 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • DİSK Genel-İş Sendikası 17. Genel Kurulu “Halk İçin Demokrasiyi Türkiye İşçi Sınıfı Kuracak” sloganıyla 23 Ağustosta Ankara DSİ Genel Müdürlüğü konferans salonunda başladı. Genel Kurulun ilk gününe DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK’e ve KESK’...
  • İzmir Buca Ege Organize Sanayi (BEGOS) Bölgesinde kurulu olan ve Üniteks firmasına fason üretim yapan TR İnter Tekstil fabrikasında çalışan işçilere 2,5 aydan beri ücretleri ödenmiyor. TR İnter patronu işçilere bayrama kadar sürekli zorunlu fazla...
  • “Önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan çok daha zordur” demiş büyük bilim insanı Einstein. Gerçekten de insanlar önyargılı davrandıklarını kabul etmezler. Önyargılarını en doğru düşünceleri gibi sahiplenir, ısrarla savunurlar. Egemenler,...
  • Okuduğum zaman çok etkilendiğim, yaşanmış bir hikâyeyi sizinle paylaşmak istedim. Muhammed ve Sameer’in hikâyesi... Bir fotoğrafın hikâyesi… Bu iki insan yaklaşık 130 yıl önce Şam’da yaşadı. Yoksul emekçilerdi, yalnız yaşarlardı. Sameer kahvelerde...
  • Bir süre önce UİD-DER’in internet sitesinde bir mektup okumuştum. Başlık çok çarpıcıydı: “Her Şey Para Demek Değil!” Çok merak ettim, “böyle bir başlığın konusu ne olabilir?” dedim kendi kendime. Yazıyı açtım, merakla okumaya başladım. Bu mektubu...
  • Kaz Dağlarında altın arayan Alamos Gold adlı Kanadalı şirket ve onun yerli ortağı Doğu Biga Madencilik, şu ana kadar 200 bin civarında ağacı kesmiş ve doğada büyük bir tahribata yol açmıştır. Bu şirketler, siyanürle altın arıyor ve yerin altını...
  • Bursa Orhangazi’de bulunan Cargill fabrikasında Tekgıda-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten çıkarılan işçilerin mücadelesi sürüyor. 10 Temmuzda görülen işe iade davasının karar duruşmasında, mahkeme 14 işçinin haksız yere işten atıldığına ve...
  • Haksızlıklar karşısında susmayanlar için söylenen bir söz vardır, “doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.”  Bu topraklarda nice yazar, çizer, aydın, devrimci ve demokrat kişiler burjuvazinin ve faşist rejimlerin hedefi haline gelmiş, ama aydınlık...
  • Geçen gün bir internet sitesinde rastladığım haberde şöyle yazıyordu: “İşçi istifa etse de yıllık izin ücretini alabilecek!” Habere göre Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, kullanılmayan yıllık izinlerin ücrete dönüşmesiyle alakalı emsal nitelikte bir karar...
  • Merhaba arkadaşlar, bizler UİD-DER’in yetiştirdiği işçi, emekçi gençleriz. UİD-DER sitesinde emekçi kadınların ve sonrasında gençlerin yazdığı mektup bizlere de cesaret verdi. Bu nedenle Esenyurt’lu gençler olarak sizlerle kendi duygularımızı...
  • Yine bir üniversite sınavını ve tercih dönemini geride bıraktık. Milyonlarca genç, gelecek hayalleriyle beraber girdi sınava. Şimdi yüz binlerce öğrenci üniversitelere yerleşmiş olacak ve milyonlarcası ise umudunu bir başka bahara bırakırken,...
  • 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen, depreme karşı gerçek anlamda önlem alınmış değil. Her an olabilecek büyük İstanbul depremi sırasında halkın toplanması için boş bırakılan alanlara da AVM’...
  • Portekiz’de yakıt tankeri sürücüleri, 12 Ağustosta ülke genelinde süresiz genel greve çıktı. Tehlikeli Malzeme Taşıyıcıları Ulusal Sendikası’na (SNMMP) üye işçiler, maaş zammındaki anlaşmazlık nedeniyle kontak kapattı. Kosta Rika’daki devlet...