Navigation

Buradasınız

Bayram Gibiydi Çünkü…

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 135
Emekçi kadınlar olarak evimizde, işyerimizde, sokakta pek çok sorunla boğuşuyoruz. Çoğu zaman bu sorunlarımızın çözümsüz olduğunu düşünüyor, tek başımıza çareler arıyor, kendimizi yalnız hissediyoruz. Bir düşünelim; içine düştüğümüz bu ruh halinin nedeni sorunlarımızın gerçekten çözümsüz olması mı? Hayır, gerçek bu değil!

Emekçi kadınlar olarak evimizde, işyerimizde, sokakta pek çok sorunla boğuşuyoruz. Çoğu zaman bu sorunlarımızın çözümsüz olduğunu düşünüyor, tek başımıza çareler arıyor, kendimizi yalnız hissediyoruz. Bir düşünelim; içine düştüğümüz bu ruh halinin nedeni sorunlarımızın gerçekten çözümsüz olması mı? Hayır, gerçek bu değil!

Meselâ 1970’li yıllarda da yaşam hiç kolay değildi. Üstelik 1974’teki ekonomik kriz yaşam koşullarını iyice ağırlaştırmıştı. Mutfaklarda tencere kaynatmak her geçen gün zorlaşıyordu. Patronlar sınıfı, tıpkı bugünkü gibi, krizin faturasını işçilere kesmeye çalışıyor, işçi sınıfının haklarına saldırıyordu. Ama bugünden farklı olarak işçi sınıfı işyerlerinde, sendikalarında, derneklerinde, siyasi partilerinde örgütlüydü. Patronların saldırılarına grevlerle, direnişlerle, mitinglerle yanıt veriyordu. Bu durum tüm toplumu derinden etkiliyor, çok sayıda insan daha iyi bir yaşam, daha güzel bir dünya mücadelesinde seferber oluyordu.

Emekçi kadınlar bu mücadelede cesaretle öne çıkıyorlardı. On binlerce emekçi kadın 1975’te kurulan İlerici Kadınlar Derneğinde (İKD) örgütlenmişti. Kadınlar evlerinde oturup yalnızlıklarına gömülmek yerine, birlik olmuş ve mücadele ederek pek çok kazanım elde etmeyi başarmışlardı. O yıllarda işçi semtleri adeta kaderine terk edilmişti. Emekçi kadınlar mahallelerinde bir araya geldiler, örgütlendiler ve sokak lambalarından telefon kulübesine, dispanserden toplu taşımaya, okullardan çocuk parklarına kadar pek çok hizmeti mücadeleyle almayı başardılar. Bu kazanımlar emekçi kadınların kendilerine daha fazla güvenmesini, örgütlülüğün öneminin farkına varmasını sağladı. İKD öncülüğünde binlerce emekçi kadın mahallelerde ve işyerlerinde ücretsiz kreş talebiyle mücadele yürüttü. Profilo, Ankara MTA, Neyir, Zonguldak EKİ gibi fabrikalar bu mücadeleler sonucunda kreş açmak zorunda kaldı. Emekçi kadınlar Kartal Belediyesinin de ücretsiz kreş açmasını sağlamışlardı.

Kadınların doğumdan önce ve sonra altışar haftalık doğum izni hakkı vardı ama bu izinler birleştirilemiyordu. Patronlar doğum öncesi izinleri kullandırmıyor, kadınları doğuma birkaç gün kalana kadar çalıştırıyorlardı. Emekçi kadınlar hem doğum izninin uzatılması hem de öncesi ve sonrası izinlerin birleştirilmesi için mücadele yürüttüler. Sonunda doğum izinlerinin birleştirilmesini iş yasasına geçirmeyi başardılar. Fabrikalarda çalışan kadınlar sendikalarda örgütlendiler. Kadın temsilciler seçildi, toplu iş sözleşmelerine kadınların talepleri de eklendi.

1977’deki MESS grevleri sırasında emekçi kadınlar grevci işçilerle dayanışmanın en güzel örneklerini sergilediler. Grevci çocukları için kırtasiye malzemeleri topladılar. Grev çadırlarını ziyaret ettiler, yemekler pişirdiler. Kimi reçel kaynattı, kimi kurban bayramında grev çadırına et götürdü. Ülkenin dört bir yanından kadınlar çeyizlerini pazarda satarak parasını grevci işçilere gönderdiler. Tarlada çalışan emekçi kadınlar kamyonlarla sebze gönderdiler. Grevci eşleri bütün karalamalara, yıldırmalara inat eşlerinin yanında durdular. Komşularına haklı mücadelelerini anlattılar. Bu sayede 8 ay boyunca grevlerini sürdüren metal işçileri sonunda patronları dize getirdiler.

Aynı yıl 500 bin emekçinin Taksim’e aktığı görkemli 1 Mayıs mitingine binlerce emekçi kadın kırmızı çatkılarıyla katıldı. Yanlarında çocukları da vardı ve emekçi kadınların coşkusuna onlar da ortak olmuşlardı. O gün bayram gibiydi çünkü işçiler güçlü ve örgütlüydü. Yürekler yılgınlık yerine azim, karamsarlık yerine umut, korku yerine cesaretle doluydu. Dayanışma güçlüydü. Sorunlara birlikte çare aranıyor, çözüm birlikte bulunuyor, zafer sevinci birlikte yaşanıyordu. Bu ruhla dolan emekçi kadınlar, kendilerini yalnız ve çaresiz hissetmiyorlardı, çünkü yalnız olmadıklarını biliyorlardı. Haklılıklarına inanıyor, dayanışma içinde güçleniyor, sömürü düzeninin efendilerinin istediği gibi itaatkâr ve pasif olmayı reddediyorlardı.

70’li yıllar geçmişte kaldı. Ama yaşananlar sadece anı değildir, deneyimdir, derstir. Geçmişimiz bize bir kez daha gerçeği gösteriyor: İşçi sınıfı ve emekçi kadınlar olarak örgütlenmeyi başarırsak bugün toplumun içinde bulunduğu ruh hali değişir. Umutsuzluk, kasvet ve karamsarlık dağılır gider. Mücadele alanları bayram yerine döner.

4 Temmuz 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçi sınıfının mücadele tarihini anlatan romanlar, filmler vardır. Kadınıyla, erkeğiyle işçi sınıfının ağır çalışma ve yaşam koşullarına karşı nasıl bir kavga verdiğini anlatırlar. Bu romanlarda, filmlerde işçiler bir çırpıda mücadeleye atılmaz....
  • İzmir’de Gaziemir Ege Serbest Bölgesi’nde F-35 savaş uçaklarının motor parçalarının üretimini yapan Pratt&Whitney Uçak ve Motor Sanayi A.Ş. fabrikasında sendikalaşmak isteyen işçiler, patronun işten atma saldırısına maruz kaldı. Kale grubuna ait...
  • Merhabalar, ben Gebze OSB’de çalışan bir işçiyim. Mahalleden beş kişilik bir arkadaş grubumuz var. Genelde de buluşma noktamız kahvehane oluyor. Kimi zaman okey kimi zaman batak oynuyor, işin stresinden, çoluğun çocuğun derdinden biraz uzaklaşıyoruz...
  • Nazlı: 4,5 yaşında bir kızım var. Kızımın ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmak zorundayım. Fakat ne kadar çalışırsam çalışayım kızıma iyi bir gelecek sunma imkânım yok. Çünkü biliyorum ki hiçbir çocuğa gelecek vaat etmeyen bu düzende benim...
  • DİSK’in 16. Olağan Genel Kurulu İstanbul Haliç Kongre Merkezinde toplandı. “2020’lerin DİSK’i, Emeğin Türkiye’si” sloganıyla düzenlenen genel kurulun açılışı, DİSK Korosunun işçi marşları ve türküleriyle başladı. Ardından DİSK tarihinin anlatıldığı...
  • DİSK, 16. Olağan Genel Kurulundan bir gün önce, 13 Şubatta 53. kuruluş yıldönümünü İstanbul Haliç Kongre Merkezinde kutladı. Genel kurul öncesinde gerçekleştirilen etkinlik kapsamında Uluslararası Sendikal Konferans düzenlendi. Konferansta 5 kıtadan...
  • Geçtiğimiz yılın Ekim ayında Lübnanlı işçi ve emekçiler sokağa dökülmüş, yeni vergileri protesto etmeye başlamıştı. Protestolar kısa zamanda büyüyerek, ülke genelinde bir kitle hareketlenmesine yol açtı. Ülke genelinde onlarca şehrin meydanlarına...
  • Çalıştığımız fabrika MESS’e bağlı, bizler de Türk Metal Sendikasına üye işçiler olduğumuz için bilfiil sürecin içerisinde olduk. Son iki ay içinde bayağı umutlandık, sonunda ise umudumuz kırıldı. Mektubumuzu okuyanlar “Türk Metal sarı sendikası ne...
  • Ben Gebze’de Birleşik Metal-İş’te örgütlü bir fabrikada çalışıyorum. Geçtiğimiz günlerde, greve bir adım kalmışken “bir Pazar günü” sendikamız ile patronların sendikası MESS’in anlaştığını sosyal medyadan öğrendik. Şok olmuştuk. Sendikamızın genel...
  • Fransa’da işçiler, emekçiler ve öğrenciler meydanları doldurmayı devam ediyor! Macron hükümetinin hayata geçirmek istediği emeklilik reformuna karşı 5 Aralıktan bu yana grevler gerçekleştiren, protesto gösterileri düzenleyen işçiler, 6 Şubatta...
  • Hepimizin bildiği gibi geçtiğimiz hafta işveren örgütü MESS ile sendikamız Birleşik Metal-İş genel merkezi, bir gece vakti toplu iş sözleşmesini imzaladı. Daha doğrusu, genel merkez yöneticileri işçilerin iradesine değil MESS’in dayatmalarına boyun...
  • Brezilya’da kamuya ait enerji şirketi Petrobras işçileri 1 Şubatta süresiz greve çıktı. Petrol İşçileri Sendikaları Federasyonu’nun (FUP) çağrısıyla 12 petrol rafinerisinde grev gerçekleştiren işçiler, rafinerilerin özelleştirilmesine ve bir suni...
  • Aylardır gündemimizde metal işkolunda devam eden grup toplu iş sözleşmesi vardı. Sözleşme ile yatıp sözleşme ile kalktık ve nihayetinde “imzalar” atıldı. Metal işçilerine dayatılan bu sözleşmenin başta metal işçileri olmak üzere, tüm işçiler...