Navigation

Buradasınız

Hafta Tatili Düzenlemesinde Son Durum

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 112

Haziran ayı sonunda “Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Kanunu” Meclisten geçti. Bu kanun 1924 yılından bu yana yürürlükte olan 394 sayılı Hafta Tatili Kanununu yürürlükten kaldırdı. Böylelikle hükümet işverenler için bir düzenleme daha yapmış oldu. Şirketler artık hafta tatilinde çalışma yapmak için belediyelerden hafta sonu çalışma ruhsatı almak zorunda değil. Pazar günü fabrikalar, sanayi işletmeleri, AVM’ler ve küçük işyerleri belediyelere harç ödenmeden açılabilecek.

Hafta tatilinde çalışılması halinde işçiye fazla mesai ücreti ödenmelidir. Yani işçi hafta tatilinin ortadan kaldırıldığını düşünüp patronların oyununa gelmemelidir.

Bu değişiklik basında geniş yer buldu, işçilerin hafta tatili hakkını gündeme getirdi. İşçilerin 6 günlük çalışmanın ardından kazandığı bir günlük hafta tatili hakkının, bu değişiklikle ortadan kalkıp kalmadığı tartışılmaya başlandı. İşin doğrusu şu ki, işçilerin 6 günlük çalışmanın ardından elde ettiği hafta tatili hakkı, Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanununda korunmaya devam ediyor. 

1981’den bu yana yürürlükte olan 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3. maddesinde şöyle denmektedir: “Hafta tatili Pazar günüdür. Bu tatil 35 saatten az olmamak üzere Cumartesi günü en geç saat 13.00’ten itibaren başlar.”

4857 sayılı İş Kanununun 46. ve 63. maddeleri de hafta tatili konusunu düzenler.

63’üncü madde şöyle der: “Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırk beş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saattir. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde on bir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir. Turizm sektöründe dört aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz; denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile altı aya kadar artırılabilir.”

46’ıncı madde ise şöyledir: “Bu kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63’üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saat dinlenme (hafta tatili) verilir. Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir.”

İşçinin 7 günlük çalışma içerisinde 1 günlük hafta tatili hakkı değişmemiştir. Hafta tatilinde çalışılması halinde işçiye fazla mesai ücreti ödenmelidir. Yani işçi hafta tatilinin ortadan kaldırıldığını düşünüp patronların oyununa gelmemelidir. Hafta tatilini kullanmalıdır, çalıştığı takdirde mesaisini istemelidir. Hatta haklarını daha çok ilerletmek, iş saatlerini düşürmek, mesai ücretlerini arttırmak için mücadele etmelidir.

Biliyoruz ki hükümet her dönem patronların isteği doğrultusunda kanun değişiklikleri yapıyor. Emeklilik yasasından sağlık hakkına, grev yasaklarından kadın işçilerin haklarına kadar birçok yasa patronlar lehine yeniden düzenleniyor. Çoğu yasa işçiye “müjde” şeklinde sunulmasına rağmen gerçekte yenilenen, değiştirilen her yasa işçilerin aleyhine patronların lehine oluyor.  Buna rağmen patronlar, kârları söz konusu olduğunda hiçbir kanun tanımıyorlar. İşçileri hafta tatilinde de, bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştırıyorlar. Özellikle sendikasız işyerlerinde, işçilerin tatil ve dinlenme hakları hiçe sayılıyor. Bunun nedeni işçi sınıfı saflarının örgütsüz ve dağınık olmasıdır. İşverenler için onca yasal düzenleme yapan hükümetin işçiler lehine tek bir düzenleme yapmaması, var olan hakları gasp etmeye çalışması bundandır.

Bu duruma son verecek olan işçilerin örgütlenerek mücadele etmeleridir. Çünkü bu sömürü düzeninde haklarımızın kendi mücadelemiz dışında hiçbir garantisi yoktur.

19 Temmuz 2017

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • F-35 savaş uçaklarının motor parçalarının üretildiği Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayi fabrikasında çalışan işçiler, sendikalaştıkları için işten atılmış ve direniş başlatmışlardı. İzmir Gaziemir Ege Serbest Bölge girişini direniş alanına...
  • Geçtiğimiz günlerde ekonomik kriz nedeniyle yaşanan intihar vakalarına bir yenisi daha eklenmiş, Antalya Manavgat’ta Halit Yılmaz adlı işçi, arkasında “borçlarımı ödeyemiyorum” notu bırakarak canına kıymıştı. İki çocuk babası Yılmaz’ın iki bankaya...
  • Adamın biri 50 katlı bir binanın üzerinden yere doğru düşüyormuş. Her kattan geçişi sırasında kendini rahatlatmak için “şimdiye kadar her şey yolunda, şimdiye kadar her şey yolunda, şimdiye kadar her şey yolunda ...” diye söyleniyormuş. Yere çarpana...
  • İzmir Gaziemir Ege Serbest Bölgesinde SF Trade Tekstil işçileri ile Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayi fabrikası işçileri, Tekirdağ'da Megam Tekstil işçileri, İzmir'de Bergama Belediyesi işçileri ile Tariş Yemta Yem Hayvancılık fabrikası...
  • Yaşadığımız dünyada paranın egemenliğine dayalı kapitalist sistem hüküm sürüyor. Bu sistemde tüm üretim araçlarının sahibi patronlar sınıfıdır. Fabrikalardan makinelere, topraktan ulaşım araçlarına, gazetelerden televizyon kanallarına her şey...
  • Merhaba arkadaşlar. Biz bir grup taşeron sağlık işçisiyiz, çalıştığımız hastanede sorunlarımız gün geçtikçe artıyor. Sağlık sistemindeki çıkmazlar sebebiyle hastaya ve çalışana eziyet katlanılamaz noktaya ulaştı. Çeşitli nedenlerle sağlık hizmetine...
  • Kimimiz lisede, kimimiz üniversitede okuyor. Kimimiz işsizliğin yıkıcı etkisiyle boğuşuyorken günde 10-12 saat ağır koşullarda çalışıyor, iliklerine kadar sömürülüyor kimimiz. Memleketlerimiz farklı, adlarımız farklı… Fakat bizi birbirimize bağlayan...
  • Korku canlılara has bir duygudur. Korkunun kaynağında tek başına olduğunu düşünmek, kendini güvende hissetmemek yatar. İnsanlar korkuya kapıldıklarında kendilerince bazı savunma mekanizmaları geliştirirler. Bunlardan bir tanesi de uyanık görünmeye...
  • İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk 1 Ocak 2018’den bu yana uygulanıyor. Zorunlu arabuluculuk, iş mahkemelerinin yükünü ve birikmiş dava dosyalarını azaltacağı, işçilerin alacaklarını çok daha kısa sürede alacağı propagandasıyla pazarlandı. İşveren...
  • Âdem Yarıcı isimli işsiz baba valilik önünde benzin döküp kendisini yaktı. Âdem kendisini yakana kadar kimseler onun hakkında hiçbir bilgiye sahip değildi. Âdem Yarıcı’nın son sözleri “çocuklarım aç” oldu. Kendileri işsiz, çocukları aç olan...
  • “İşyerinden arkadaşlarla konuşurduk hep, işçiler birleşirse hayatı yeniden yaratırlar diye. Sonra içimden hep ‘acaba mümkün mü bu?’ diye düşünürdüm. Sonra İşçi Dayanışması’nın Ocak sayısında Fransa’da yaşanan eylemleri okudum ve artık inanıyorum....
  • 19 Ocakta Gebze’de yapılan mitingde Birleşik Metal-İş genel başkanı, işçilerin baskısına dayanamayarak 5 Şubatta greve çıkılacağını açıklamıştı. Keza Türk Metal de grev kararı almış ama tarihini açıklamamıştı. Bu gelişme üzerine MESS tekrar...
  • Yunanistan’da kamu ve özel sektör işçileri hükümetin sosyal güvenlik sistemi için hazırladığı saldırı tasarısını 24 saatlik bir genel grevle protesto etti. Sağlık ve sosyal güvenlik sisteminin özelleştirilmesini içeren yasa tasarısına “hayır” diyen...