Navigation

Buradasınız

İşçilerin Mahkemelerde Açabilecekleri Davalar

İşçilerin Sordukları/51

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 103

İşyerinde uğradığımız haksızlıklar karşısında sessiz kalmamak büyük önem taşıyor. İşçiler birleşmeden ve mücadele etmeden haklarını alamazlar. Ancak ne gibi yasal haklarımız olduğunu da bilmemiz gerekiyor. İşçi Dayanışması’nın bu sayısında işçilerin mahkemelerde açabileceği davaları ele alıyoruz.

Kıdem ve İhbar Tazminatı Davası: İşten çıkarılmışsanız ya da sağlık, evlilik, askerlik gibi nedenlerle haklı bir şekilde işten ayrılmışsanız ve tazminat hakkınız verilmemişse kıdem tazminatı davası açabilirsiniz. Bunun için işyerinde en az 1 yıl çalışmış olmanız gerekir. Kıdem tazminatı, giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır. Ayrıca işyerinde çalışma süreniz ne olursa olsun patron tarafından tek taraflı olarak işten çıkartılmışsanız ihbar tazminatı davası açabilirsiniz. Kendi isteğiyle işten ayrılan işçiler ihbar tazminatına hak kazanamazlar. Kıdem ve ihbar tazminatında zamanaşımı hakkın doğmasından itibaren 10 yıldır.

Hizmet Tespit Davası: İşyerinde çalışırken patron sizden habersiz giriş çıkış yapmışsa ve gün kaybınız varsa hizmet tespit davası açabilir, sigortasız çalıştırıldığınız süreyi SGK hizmet dökümüne işlettirebilirsiniz. Hizmet tespit davası 5 yıl içerisinde açılmalıdır.

Ücret Tazmin Davası: Ücretiniz eksik ödeniyorsa ve ödenmeyen ücretiniz varsa bu ücretlerinizin faiziyle birlikte ödenmesi için ücret tazmin davası açabilirsiniz. Dava, 5 yıl içerisinde açılmalıdır.

Yıllık İzin Ücreti Davası: İşten çıkarıldığınızda kullanmadığınız yıllık izinlere ait ücret ödenmiyorsa yıllık izin ücreti davası açabilirsiniz. Yıllık izin hakkına sahip olmak için en az 1 yıl çalışmış olmanız gerekir. Ödenmeyen yıllık izin ücreti alacağı davası, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır. Eğer çalışmaya devam ederken yıllık izniniz kullandırılmıyorsa haklı olarak sözleşmenizi feshedebilir ve tazminat alacaklarınızı alabilirsiniz.

Kötü Niyet Tazminatı Davası: İşyerinde cinsiyet, ırk, mezhep, din, siyasi görüş, sendikaya üye olma gibi nedenlerle işinize son verilmişse kötü niyet tazminatı davası açabilirsiniz. Sözleşmenin kötü niyetle feshedildiği durumlarda işçiye ihbar tazminatının 3 katı tutarında kötü niyet tazminatı ödenmesi gerekir. Açılacak dava, iş akdinin sona ermesinden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır.

Manevi Tazminat Davası: İşyerinde çalışırken mobbinge, baskıya ve hakarete maruz kalmışsınız manevi tazminat davası açabilirsiniz. İşçi manevi zarara uğradığını, elem, üzüntü ve acı çektiğini, örneğin iş kazası sebebiyle acı çektiğini veya iş nedeniyle hakarete uğradığını ispat etmekle yükümlüdür. Manevi tazminat davası, iş nedeniyle zararın ortaya çıkmasından itibaren 1 yıl içinde açılır.

İşe İade Davası: İşten haksız bir şekilde çıkarılmışsanız işe iade davası açabilirsiniz. İşyerinde en az 30 işçi çalışan ve 6 aylık kıdemi olan işçiler bu davayı açabilirler. İşe iade davası, fesih tarihinden itibaren 1 ay içinde açılmalıdır. Davada, patron iş akdinin feshinin geçerli bir sebebe dayandığını ispat etmek zorundadır. İspat edemediği takdirde, işçinin talebi haklı bulunursa, işçiyi 1 ay içinde işe başlatmak zorundadır. 1 ay içinde işçiyi işe başlatmadığı durumda ise işçinin tazminat hakkı doğar.

İş Kazası Sebebiyle Tazminat Davası: İş kazası geçirmişseniz veya meslek hastalığına yakalanmışsanız uğradığınız zararların giderilmesi için tazminat davası açabilirsiniz. İşçi, iş kazası/meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrarsa, uğradığı beden gücü kaybı için de tazminat talep edebilir. İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle işçinin ölmesi halinde ise bakmakla yükümlü olduğu kişiler, destekten yoksun kalanlar, tazminat talep edebilirler. İş kazalarıyla ilgili davalarda zamanaşımı 10 yıldır.

Fazla Mesai Alacağı Davası: Fazla çalıştığınız halde mesainiz ödenmiyorsa fazla mesai ücretlerinin (işleyecek faizleriyle birlikte) ödenmesi için fazla mesai alacağı davası açabilirsiniz. Haftada 45 saatin üzerindeki çalışmalar, fazla çalışma sayılır ve bunun için ekstra ücret ödenmesi gerekir. Ancak fazla çalışma sürelerinin toplamı 1 yıl içinde 270 saati aşamaz. Dava, ücretin hak edildiği tarihten itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır.

Sendikal Tazminat Davası: Sendikaya üye olduğunuz ve sendikal faaliyet yürüttüğünüz için patron sizi ve arkadaşlarınızı işten atmışsa sendikal tazminat davası açma hakkına sahipsiniz. Bu nedenlerle açılan davalarda, hükmedilen tazminat işçinin bir yıllık ücretinden az olamaz.

24 Ekim 2016

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Krizin ve Covid-19 salgınının yükü işçi ve emekçilerin üzerine yıkılmaya devam ediyor, yoksullaşma derinleşiyor. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK’in Covid-19 Döneminde İşsizlik Sigortası Fonu Raporu, İşsizlik Sigortası Fonunun...
  • Tüm dünya yeni bir yıla “merhaba” dedi. Çeşitli dillerde, farklı tonlarda çıktı bu merhabalar. İnsanlar yeni yılda yeni dilekler dilediler. Kimisi milyarlarına milyar istedi yüzü kızarmadan, mücevher takımına yeni yeni mücevherler istedi. Kimisi iş...
  • Otomotiv sektörüne plastik araba parçaları üreten bir fabrikada çalışıyorum. Covid-19 salgınıyla birlikte çalıştığımız fabrikada bir panik havası vardı. Televizyonlardan, internetten yayılan korku ve panik havası hemen herkesi çok etkiledi. Toplum...
  • Bir yılı daha geride bıraktık. 2020’nin ilk aylarında hayatımıza giren pandemiyle birlikte yaşamımız içinden çıkılmaz hale geldi. İşsizlik, yoksulluk derken bir de üstüne gelen yasaklarla beraber nefes alamaz olduk. Biz işçiler için zor bir yıldı....
  • Siyah emekçilere yönelik ırkçı saldırılar devam ediyor. ABD’de geçtiğimiz Mayıs ayında George Floyd’un katledilmesi üzerine tüm dünyada emekçilerin adalet talebi yükselmiş, meydanlar ırkçı nefrete karşı dolup taşmıştı. Kıtadan kıtaya sıçrayan...
  • Sağlık sistemindeki çöküş salgınla birlikte daha görünür hâle geldi. Sağlık çalışanlarının yükü artarken, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de sağlık işçileri bu duruma sessiz kalmıyor. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasının (SES...
  • Çok şahit olmuşuzdur ilginç haber başlıklarına. “Emeklilere Müjde”, “Çalışanlara Müjde”, “Artık Herkes Kıdem Tazminatı Alacak” vs... Ama haber içeriğine baktığımızda hiç de müjdeli bir şeyle ya da başlıkta söylendiği gibi heyecan verici bir haberle...
  • “Bir adım öne geçme zamanı! 60 yıllık tecrübemizi çalışma hayatımızın yarınları için seferber ediyoruz. Ülkemizi geleceğin merkezi yapmak için teknoloji hareketini başlatıyoruz.” Metal Sanayicileri Sendikası MESS ilk ürününü paylaşmaktan gurur...
  • Sağlıklı bireyler olabilmek başta sağlıklı beslenmekten geçiyor. İyi beslenenler daha az hasta olurlar. Özellikle kanser gibi önemli hastalıklara yakalanma riskleri de düşer. Bağışıklık sistemleri güçlü olduğundan Covid-19 gibi bulaşıcı hastalıklara...
  • Koronavirüs salgını dünyanın her yerinde sağlık işçilerinin iş yükünü daha da arttırdı. Bu süreçte hayata geçirilen tüm uygulamalar bilim kisvesi altında yapılırken gelin biz de artan iş yükü ve gece mesailerini bilimsel çerçevede değerlendirelim....
  • Ah ah ne günlerdi! Hasta olmaktan ve iğnelerden korksam da hasta olunca yiyeceğim güzel yemeklerin hayalini kurardım çocukken. O zamanlar pek öyle dolabımız dolmazdı. Okula giderken yılda toplasan beş defa bile harçlık aldığımı bilmem. Alsak bile en...
  • Pandemi ortaya çıktığından beri biz işçilerin sırtına binen yük her geçen gün artıyor. Biz işçiyiz, yük hayvanı, bir alet ya da makine parçası değiliz. Bizlerin de yaşamları, aileleri ve özlemleri var. Ama öyle bir düzende yaşıyoruz ki, biz işçiler...
  • Dünyanın birçok ülkesinde ücret artışı, iş güvenliği önlemlerinin alınması, ağır çalışma koşullarının düzeltilmesi, sağlık alanında daha fazla istihdam gibi taleplerle sokaklara çıkan sağlık işçilerine İranlı sağlık işçileri de katıldı. İşçiler 2...

UİD-DER Aylık Bülteni