UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İşçi Dayanışması’nı Neden Takip Etmeliyiz?

Eylül 2011, No: 42

Bir matbaa işçisi

Arkadaşlar, ben yayınlandığı ilk günden beri İşçi Dayanışması bültenini düzenli okuyan bir işçiyim. İşçi Dayanışması, UİD-DER’in aylık işçi bültenidir. Bülten üç yılı aşkın bir süredir düzenli olarak her ayın 15’inde çıkıyor. Bülteni çıkaranlar işçilerdir. Bültenin dağıtımını yapan, okurlarıyla buluşturan, bülten üzerine okurlarla sohbet edenler de yine işçilerdir. Tahmin ettiğiniz gibi bültenin okurları grev ve direnişlerdeki işçiler, sendikalı-sendikasız işçiler, işçi örgütlerine üye işçiler ve işsizlerdir. Bültenin son sayısını okuyan bir grevci işçinin şu sözleri bence bülten hakkında sizlere de önemli bir fikir verecektir: “elimde olsa bu bültenden milyonlarca basar ve bütün işçilere dağıtırdım”.

İşçi Dayanışması’na sağlam bir haber akışını sağlayanlar, işçi muhabirleridir. İşçi muhabirleri, örneğin yaşadığı ildeki, çalıştığı sanayi sitesindeki eylemleri, grev ve direnişleri, iş kazalarını, işten atmaları kısacası işçilerin yaşadığı mücadeleleri habere dönüştürerek bültene yollamaktadırlar. Bültende, birçok fabrikadan okuduğum işçi mektupları da gösteriyor ki şimdiden çeşitli fabrikalarda doğal işçi muhabirleri İşçi Dayanışması’na katkı sunmaktadırlar. İşçi arkadaşlarımızın başından geçen olayları habere dönüştürerek, diğer işçi kardeşlerine ulaştırması bence çok önemlidir. Fabrikalarda yaşadıklarımızın kâğıda geçirilmesi, unutturulmaması, işçi basını yoluyla duyurulması ve böylece o fabrikada çalışmayan diğer işçilerin de yaşananlardan haberdar edilmesi oldukça önemlidir. Aslında hepimiz fabrikada yaşadığımız sorunları habere dönüştürerek İşçi Dayanışması’na yollamalıyız.  

Arkadaşlar, İşçi Dayanışması bülteni, yayınladığı haberlerde, işçi mektuplarında veya diğer yazılarında tarafsızlık maskesi takmıyor. İşçi ile patron arasında yaşanan ne tür olay varsa hatta işçi ile hükümet arasında yaşanan ne tür olay varsa, daima işçinin tarafında olduğunu çok net belirtiyor. Çünkü sınıfların, sömürenin ve sömürülenin olduğu yerde tarafsızlık olmaz. İşçiler kendi çıkarları için, patronlar da kârları için mücadele verirler. İşçi Dayanışması olayları işçi sınıfının penceresinden yorumlayarak, okurlarına yeni bilgiler ve bakış açısı kazandırıyor. Böylece kimin haklı kimin haksız olduğunu da yanlışa düşmeden anlamış oluyoruz. Kimi olaylarda kafası karışan işçilerin, bülteni okuduktan sonra işin doğrusunu kavradıklarına bizzat şahit oldum.

Sayfalarında yer alan yazılar işçinin diliyle, sade, anlaşılır ve akılda kalıcı şekilde yazılıyor. Deneyimlerimizi, haklarımızı, kazanımlarımızı bizlere anlatan İşçi Dayanışması bülteni biz işçilere moral vermektedir. Okuma tembelliğimizi kırmakta, sınıfımıza dair sağlam bilgiler edinmemizi kolaylaştırmaktadır. Bizleri hem okumaya hem de yazmaya teşvik etmektedir.

Bültenin önemli işlevlerinden biri de okuyucuları olan işçileri daima patronlara karşı mücadeleye çağırmasıdır. İşçilerin dini, dili, ırkı ve cinsiyeti ne olursa olsun dayanışma ve birlik içinde hareket etmesini salık vermesidir. İşçi Dayanışması, bizleri işçi kardeşlerimizin mücadelelerine katkı yapmaya davet etmektedir. Bir yandan bizlere çıkarlarımızın neler olduğunu göstermekte öbür yandan mücadeleyle haklarımızı kazanacağımıza vurgu yapmaktadır.

Genelde işçi arkadaşlarımız patronların gazetelerini okumaktadırlar. Bu gazeteler ile karşılaştırdığımızda İşçi Dayanışması’nı okumak her yönden çok daha faydalıdır. Örneğin, patron gazetelerinin sayfalarını karıştırdığımızda işçiler ve onların sorunları yokmuş gibi bir izlenim ediniriz. Patronlar ve hükümet toplumun sorunlarını çözmek için seferber olmuş havası yaratırlar. Bizlere düşen de siyasete karışmamak ve çalışmaktır! Onlar böyle olmasını isterler. Onlar çıkarlarımızı unutmamızı öğütlerler. Ama İşçi Dayanışması, işçileri uyutmak, oyalamak, sakinleştirmek, acılarını dindirmek veya teselli etmek üzere çıkmıyor. Bize moral veriyor ve güç katıyor. Fabrikada işçilerin ortak, anlaşılır bir dille konuşmasına yardımcı oluyor. Yaşadığımız zorluklar karşısında sızlanmak veya teslim olmak değil, örgütlenmek ve mücadele etmek gerektiğini canlı örneklerle gösteriyor. Bülteni okuyan kişi derhal iki seçenek karşısında kaldığını kavrıyor: Olaylara ya patronların ya da işçilerin gözüyle bakmak!

Benim gibi bir işçi olan sizlere, neden İşçi Dayanışması bültenini okuduğumu az çok anlatmak istedim. Sizlerin de her ay düzenli olarak İşçi Dayanışması bültenini takip etmenizi, yani hem okumanızı hem de haber yazmanızı öneriyorum. Çünkü bizlerin bu dünyada işçi olarak yediğimiz içtiğimiz nasıl birse, okuduğumuz ve yazdığımızın da bir olması gerekiyor. Patronların gazetelerine kanmayalım, işten dönerken serviste, evde, arkadaşlar arasında mutlaka İşçi Dayanışması’nı okuyalım, okutalım.

15 Eylül 2011






Son Eklenenler

  • adaletsizlik-890x395.jpg
    Hayatımızın her alanını saran ve geçinmemizi git gide daha da zorlaştıran ekonomik kriz; gün geçtikçe hayatlarımızı daha çok etkiliyor, akıllarımızı meşgul ediyor. Ben de üniversitedeki ev...
  • ahmet-kaya-bir-mesajla-kabus.jpg
    Arkadaşlar mektubuma başlamadan önce sizleri uyarmak istiyorum. Yazının ortasına bile gelmeden birçoğunuz “Bu kadar da değil. Gerçek değildir bu!” diyecektir. Birazdan paylaşacağım gazete haberini...
  • cinde-tokat-motivasyonu.jpg
    Bir insan niye çalışır? Hiç kimse “bu gün canım sıkıldı, gideyim de biraz araba parçası üreteyim, montaj yapayım, pantolon dikeyim” demez. Yaşamak için çalışmak zorunda olduğundan çalışır. Hatta bazı...
  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...
  • bulasikci.jpg
    Geçenlerde Kadıköy’e sendikama gideyim dedim. Ama sendikamız o gün erken kapanmış. Sekreterimiz de çıkmış. Oraya gitmek için de biraz aceleyle yürümüştüm. Geri dönüp yürüyecek gücü bulamadım. Bir...
  • yoksulluk-artiyor.jpg
    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesi görüşmeleri, bir önceki gün Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda yapıldı. Görüşme sırasında ortaya konulan veriler, yoksulluğun ne kadar yayıldığını...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this