UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Kampanyalarİçerik yayınları

Esenyurt’tan bir işçi
(29.05.2017)
Geçmişten günümüze baktığımızda kim hükümet olursa olsun muhakkak bir fon kurmaya girişmiş. Bu fonların birçoğu işçilerden düzenli olarak kesilen paralarla kurulmuş ama işçiler fonlardan doğru düzgün yararlanamamışlar.
Pendik’ten bir işçi
(29.05.2017)
Hak verilmez, alınır. Eğer mücadele etmezsek var olan haklarımız elimizden alınır. Bugün de kıdem tazminatımız elimizden alınmak isteniyor. Üstelik bu, onlarca ya da yüzlerce işçiyi değil, bugün çalışmakta olan milyonlarca işçiyi yakından ilgilendiriyor. Televizyonlarda patronların sözcülüğünü yapanlar çıkıp kıdem tazminatı fonunun yasalarla korunacağını söylüyor. Fakat zaten anayasadaki...
Ankara’dan bir sağlık işçisi
(29.05.2017)
Patronlar sınıfı, işçilerin mücadeleyle kazandığı haklarına saldırmaya devam ediyor. AKP hükümeti referandum sonrasında kıdem tazminatını fona devretmek üzere yeniden saldırıya geçti. Referandumda oy alabilmek için bu saldırıyı 16 Nisan sonrasına erteleyen hükümet, daha önce aynı saldırı söz konusu olduğunda emekçilerin tepkisiyle karşılaşmış ve düzenlemeyi geri çekmek zorunda kalmıştı.
Esenyurt’tan bir işçi
(28.05.2017)
İşyerinde işçi arkadaşlarımla sohbetler bir şekilde kıdem tazminatının fona devredilmesine geliyor. İşçilerin gündeminin yoğunlaştığı konu kıdem tazminatının fona devri planları. Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “İşilere müjde! Bir gün bile çalışsalar kıdem tazminatı almayı hak edecekler” diyor ve ekliyor: “Kıdem Tazminatından İşçilerin %80’i mağdur oluyor tazminatlarını alamıyor. Biz devlet...
Pendik’ten bir ofis işçisi
(27.05.2017)
İçinden geçtiğimiz dönem ise ne yazık ki işçilerin örgütsüz ve dağınık olduğu bir dönemdir. Sermaye sınıfı da bu durumu çok iyi bildiği için her fırsatta işçi sınıfının kazanılmış haklarına saldırıyor. Patronlar sınıfı “ekonomik kriz var azla yetinin” diyor bize. “Kriz var çok çalışın işinize sahip çıkın” diyor, sanki az çalışıyormuşuz gibi. “Kriz var, o yok, bu yok” deyip duruyor. Siz hiç...
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(27.05.2017)
Bundan tam beş yıl önce bir Pazar günü arkadaşlarımla dolaşmaya çıkmıştık. Kırmızı önlüklü, kırmızı şapkalı birilerini görmüştüm. Ellerinde kâğıtlar vardı ve bunlardan biri bize doğru yaklaştı ve sohbet etmeye başladık. Bize kıdem tazminatının ne demek olduğunu sordu. Arkadaşım “ben biliyorum işten atıldığımızda çalıştığımız yıla göre aldığımız yıpranma payı” dedi.
Pendik’ten bir işçi
(27.05.2017)
Ben 22 yıldır bilfiil çalışan bir işçiyim. Bizim maaşlarımızda devletin hep gözü vardı.  Geçmiş yıllarda güya işçiler tasarruf yapıp para biriktirsinler diye “tasarruf teşvik fonu” adı altında her ay maaşımızdan kesinti yaptılar. Televizyonlarda, gazetelerde bu fonu allayıp pulladılar iyi bir şeymiş gibi anlattılar. Tıpkı şimdi kıdem tazminatı fonu için söyledikleri gibi, “paranız bir yere...
GOSB’dan bir kadın metal işçisi
(27.05.2017)
Tazminat kelimesi dilimize Arapçadan yerleşmiş. Anlamı ise zarar karşılığı ödenen para demektir. Kıdem tazminatı ise, işyerindeki kıdemi en az bir yıl olan işçinin işten çıkarıldığında ya da haklı bir nedene dayanarak işten ayrıldığında, işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu gereği işçiye ödemek zorunda olduğu paradır. İşçinin yıllar içerisinde çalıştığı işten kaynaklanan her türlü zorluğun...
Gebze’den bir metal işçisi
(26.05.2017)
Patronların, bakanların ve onların medya organlarının ısıtıp ısıtıp servis ettikleri kıdem tazminatı fonu tasarısı ve bu yönlü haberleri tüm işçileri yakından ilgilendiriyor. Benimde aklıma her işçi gibi hemen şu iki soru geliyor. Neden şimdi? Neden kıdem tazminatı?
Gebze’den bir kadın işçi
(26.05.2017)
Günün ilk saatlerinden gecenin kör karanlığına dek çalışıyoruz. Gözlerimizdeki fer sönerken elimize geçen para açlık sınırından yoksulluk sınırına terfi etmemize bile yetmiyor. Çalışma koşullarının giderek kötüleşmesiyle iş güvenliği önlemlerinin ihmal edilmesi birleşince, iş kazalarında her yıl dünya rekorunu zorluyoruz. Taşeronlaştırma illeti tüm fabrikalara yayılırken, sendikasızlaştırma,...
Kıraç’tan bir grup işçi
(25.05.2017)
Patronlar işçilerin kazanılmış haklarına saldırmaya devam ediyorlar. Emeklilik yaşının yükseltilmesi, emeklilik için çalışma prim gün sayısının arttırılması, taşeron işçiliğin yaygınlaştırılması, özel istihdam bürolarının yasal hale getirilmesi vs. derken, şimdi de kıdem tazminatının gasp edilmesi gündemde. Çalışma Bakanının işçilere son müjdesi kıdem tazminatının fona devredileceğini açıklaması...
Esenyurt’tan bir grup metal işçisi
(24.05.2017)
Egemen sınıfın kıdem tazminatını fon adı altında gasp etme girişimi karşısında, işçilerin bir kesimi, buna karşı çıkmak bir tarafa ne yazık ki savunur bir pozisyona düşmüş durumda. İşçilerin çoğu örgütsüzlük yüzünden bu en önemli haklarından birinin gasp edilmesi karşısında ya hükümete güveniyor ya da elinden bir şey gelmeyeceğini düşünüyor.
Esenyurt’tan bir grup işçi
(24.05.2017)
Her fırsatta milletin hizmetkârı olduğunu söyleyen AKP hükümeti kimin hükümeti ve kimin hizmetkârı olduğunu yaptığı işlerle gösteriyor. Sistematik biçimde işçi haklarına saldırıyor.Mesela şöyle özetlersek, emeklilik yaşının yükseltilmesi, taşeronluğun yaygınlaştırılması, kölelik bürolarının yasallaşması, sözleşmeli işçilik, bireysel emeklilik sistemi, sendika düşmanlığı, grev yasakları,...
(23.05.2017)
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde patronların örgütü TÜSİAD’ın düzenlediği Yüksek İstişare Kurulu toplantısına katıldı. Burada bir konuşma yapan Erdoğan, başarılı bir performans ortaya koyduklarını, ülkenin üç kat büyüdüğünü ve patronların işlerinin 5 kat 10 kat büyüdüğünü söylüyor. Peki, bu başarılı performans, büyüme ve işlerin artması ne pahasına oldu?
Tuzla’dan bir kadın işçi
(23.05.2017)
Hükümet işçi sınıfının önemli bir kazanımı olan ve aynı zamanda da iş güvencesi demek olan kıdem tazminatı hakkını en az tepki ile elinden almak için bin türlü yalan ve çarpıtmaya başvuruyor. AKP hükümeti oluşacak fon sayesinde tüm işçilerin tazminat alabileceğini ballandıra ballandıra anlatırken, arka planda burjuva hükümete ve patronlar sınıfına milyonlarca işçinin alın terini ceplerine doya...
Esenyurt’tan bir inşaat işçisi
(23.05.2017)
Bugünlerde bütün işçilerin gündemini meşgul eden bir konu da kıdem tazminatıdır. Devlet patronlara kıyak, işçilere kazık şeklinde kıdem tazminatımızı fona devredip, iş garantimizi elimizden almaya çalışıyor. Gerçi ben ve benim gibi inşaatlarda, taşeron ya da alt taşeronlarda çalışan işçilerin elinden çoktan alındı bu hak, her ne kadar yasalarda olsa da…
Tuzla’dan bir işçi
(22.05.2017)
1 Mayıs miting alanındayız. Fabrikalardan kortejler de alana girmiş durumda. Hemen yakınımızda iki metal işçisi, arkadaşına heyecanla bir şeyler anlatan kadını dinliyorlar. “İşçiler olarak biz olup bitenleri çok anlamıyoruz. Bak emeklilik yasası geçtiğinde de böyle olmuştu. Ben babama bir türlü anlatamadım. ‘İktidardaki düzenbazlar çok ciddi. Bu hakkı elimizden alacaklar. Bizim karşı çıkmamız...
(19.05.2017)
Patronların istekleri temelinde çalışan AKP hükümeti, uzun bir süredir kıdem tazminatını bir fona aktarmak ve zamanla ortadan kaldırmak istiyor. 18 Mayısta üst düzey şirket yöneticilerinin katıldığı bir toplantıda konuşan Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin kıdem tazminatını patronların ayağına takılmış pranga olarak değerlendirmesi, hükümetin gerçek niyetinin ne olduğunu gözler önüne...
Kartal’dan bir kadın işçi
(19.05.2017)
Sermaye sınıfı yıllardır işçileri hiçbir bedel ödemeden işten atmanın yollarını arıyor. Kriz kârları düşürdüğünde, işçiler sendikalı olmak için örgütlenmeye başladıklarında veya hakkını arayan işçiden kurtulmak istediklerinde patronlar hiçbir sorun yaşamadan istedikleri işçiyi işten çıkarmak istiyorlar.  Ama kıdem tazminatı hep patronlar sınıfının ayağına bağ oluyor.
Sancaktepe’den bir metal işçisi
(18.05.2017)
Hükümet referandumun hemen ardından kıdem tazminatını gündeme taşıdı ve patronların arzusu temelinde kıdem tazminatına dönük yeni modeller üretmeye başladı. Aslında söylediklerinin yıllardan beri söylediklerinden bir farkı yoktu ve her defasında biz işçilerden aynı cevabı almalarına rağmen ısrarla bu hakkımıza göz dikmeye devam ediyorlar.
(17.05.2017)
Hükümet, kıdem tazminatını bir fona aktarmak ve zamanla ortadan kaldırmak üzere bir kez daha harekete geçmiş bulunuyor. Çalışma Bakanı Müezzinoğlu, peş peşe açıklamalar yapıyor ve ne denli kararlı olduklarını ifade ediyor. Elbette bu kararlılığın amacı patronları memnun etmek! Ama tüm açıklamalarının sonuna, “biz işçileri düşünüyoruz” gibi bir ifade sıkıştırmaktan da geri durmuyor. Yani Bakan,...
Sancaktepe’den bir işçi
(16.05.2017)
AKP hükümeti bu kadar uğraşmasına rağmen işçileri, sendikaları ve işçi örgütlerini ikna edemediği için planlarını hayata geçirememişti. DİSK ve Türk-İş kıdem tazminatının kırmızı çizgileri olduğunu açıklamış, UİD-DER gibi işçi örgütleri ise çeşitli kampanyalarla kıdem tazminatının fona devredilmesine karşı mücadele yürütmüşlerdi.
Sancaktepe’den bir kamu işçisi
(15.05.2017)
İşsizlik Fonunun kuruluş amacı, sigortalıların işsiz kalması durumunda yasayla öngörülen ödeme ve hizmetleri vermekti. Daha baştan, bu fondan sigortasız çalıştıktan sonra işsiz kalanlara ödeme ve hizmet verilmeyeceği kanunda belirtmişti. Türkiye’de sigortasız çalışmanın ne kadar yaygın olduğu aşikâr. TUİK Ocak 2016 verilerine göre toplam çalışanların %31,8 sigortasız çalışmaktadır.
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(15.05.2017)
İş çıkışı bir arkadaşımla Gebze meydanında buluşup bir çay içelim diye sözleşmiştik. Servisten inince meydanda bir bankta arkadaşımı beklemeye, beklerken etrafa bakınmaya başladım. Yine benim geldiğim servis güzergâhından başka bir işyerinden işçiler, hararetli bir şekilde el kol hareketleri yaparak benim olduğum yere doğru geliyorlardı. Belli ki konuştukları önemli bir konuydu.
(14.05.2017)
Ekonominin büyümemesinin ve patronların kârlarının azalmasının bedelini işçiler ödüyorlar. Kârlar yüksek olduğu dönemlerde işçilere “biz bir aileyiz” diyen patronlar, kriz dönemlerinde işçileri işten atıyorlar. İşsizlik her geçen gün yükseliyor. Hükümet ise, işçilerin alın teriyle, emeğiyle oluşturulan fonları patronlara “hediye” ediyor.
Sancaktepe’den bir metal işçisi
(14.05.2017)
İşçiyi istedikler gibi işten atmak isteyen patronlar, kıdem tazminatının kaldırılmasını istiyorlar. Kendileri için dikensiz gül bahçesi isteyen patronlar sınıfı aslında 1970’li yıllardan beri kıdem tazminatının kaldırılması için hükümetlere baskı yapmaktadır. İşçilerin tepkisinden korkan hükümetler bu uygulamayı bugüne kadar hayata geçirememiştir. 2003 yılında İş Kanununa eklenen bir madde ile...
Gebze’den bir kadın petrokimya işçisi
(14.05.2017)
Bizden önceki işçi kuşaklarının yürüttüğü mücadeleler sonucunda kazanılan pek çok hak patronlar sınıfı ve onların hizmetindeki hükümetler eliyle bir bir ortadan kaldırıldı, kaldırılıyor. Türkiye’de patronlar sınıfının bir dediğini iki etmeyen AKP hükümeti, çalışma hayatını patronlar için dikensiz gül bahçesine, işçiler içinse adeta cehenneme çevirmeye devam ediyor.
Tuzla’dan bir kadın metal işçisi
(11.05.2017)
AKP hükümeti, 15 yıllık iktidarı süresince Türkiye işçi sınıfının uzun mücadeleler ve bedellerle kazanmış olduğu haklarına sistematik olarak saldırmıştır ve saldırmaya da devam etmektedir. AKP hükümeti müjde diye çıkardığı yasalarla, taşeronluğun yaygınlaştırılması, emeklilik yaşının yükseltilmesi, özel istihdam büroları (kölelik büroları) gibi işçi sınıfına yönelik saldırıların mimarı olmuştur....
Tuzla’dan bir İSİG Uzmanı
(08.05.2017)
Kıdem tazminatı fonu hükümet tarafından referandum sonrası yeniden gündemimize getirildi. Hiç vakit kaybetmeden saldırı planlarını propaganda etmeye başlayan hükümet, referandum sonrası gerçek yüzünü işçilere göstermeye başladı. İş güvenliği eğitimlerinde işçi arkadaşlarımızın kafalarının nasıl da karıştırıldığını bir kez daha görmüş oldum.
(12.03.2017)
Kıdem tazminatının fona devredilerek gasp edilmesi için yapılması planlanan yasal düzenleme, bu yıl içinde hayata geçirilecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Adana Sanayi Odasında düzenlenen “Çalışma Hayatına Yönelik Uygulamaya Konulan Teşvikler” konulu toplantıda, kıdem tazminatının fona devredilmesi düzenlemesinin 2017 yılı içinde yapılacağını duyurdu.

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this