Navigation

Buradasınız

Termikel’de İş Cinayeti

Bizler Sincan Organize Sanayi Bölgesinde Termikel fabrikasında çalışıyoruz. İşçi Dayanışması bülteninde sürekli haberlerini okuduğunuz Termikel fabrikasında 20 Aralıkta ölümlü bir iş kazası yaşandı. Malzeme almak için güvenliğe giden Sevda abla, yemek şirketinin aracının çarpması ve altına alması sonucu ezilerek öldü. Sevda abla kendi halinde emekliliğini bekleyen bir işçiydi. “Abla maaşlarımız yatmıyor bir şeyler yapalım” dediğimizde şunun şurasında birkaç ay sonra emekli olacağım hiç bunlarla uğraşmak istemiyorum” derdi.

Termikel fabrikası maaşları düzensiz yatırdığından dolayı işçiler idareye gidip avans almaya çalışıyorlardı. Kazadan birkaç gün önce Sevda abla da avans istemek için müdürlüğe gitmişti. Bu avansla borçlarını ödeyecekti. Ancak terslenerek geri çevrilmişti.

Birkaç ay önce Termikel patronu bir toplantı yaptı. Toplantıda “hepinizden tek tek helallik alacağım, hatta ben istemeden siz kendiniz hakkınızı helal edeceksiniz” demişti. Sevda abla ve diğer işçiler yüzüne olmasa da patronun arkasından; “biz hakkımızı kesinlikle helal etmeyeceğiz” dediler.

Her fırsatta bize Müslümanlıktan bahseden, Cuma günleri fabrikada ezan okutan patron Sevda ablanın arkasından bir sela bile verdirtmedi. İşçileri dinle kandıran, avutan; patronlar sınıfının özel günlerinde uyduruk da olsa hediye dağıtan patron, Sevda ablanın helvasını bile yaptırmadı. O kadar uzaktı ki cenazesine dahi gitmedi.

İş durdurmalar olduğunda toplantı yapan, öncü işçileri hain ilan eden patron ölümlü kazadan sonra hiçbir şey yokmuş gibi 1 gün sonra üretime devam etti.

Kazadan sonra konuştuğumuz işçi arkadaşlarımız “yarın hepimizin başına bunlar gelecektir. Maaşları alamadığımız için birçok sıkıntı çekiyoruz. Kafamız çok yoğun, başka şey düşünemiyoruz” diyorlar. “İşçi patronun gözünde beş para etmiyor. Keşke patronumuz Müslüman değil de Ermeni ya da Yahudi olsaydı” dediler.

Kazanın asıl sebebi üretim alanı içerisinde bulunması gereken malzemenin (paketleme malzemesi- poşet) fabrikanın güvenlik işçilerinde bulunmasıdır. Fırınlar temizlendikten sonra üzerleri poşetle kapanıyor. Bu poşetleri fabrikanın güvenlik işçileri kesiyor. Doğru düzgün maaş dahi ödemeyen patron biraz daha kâr etmek için gece çalışan güvenlik işçilerine asıl işleri dışında iş yaptırıyor. Sevda abla malzeme almak için dışarı çıkmasaydı bu gün bizlerle beraber çalışıyor olacaktı ve 3 ay sonra da emekli olacaktı.

Patronlar sınıfı için işçinin hiçbir değeri yoktur, unutmamalıyız ki ister Müslüman, ister Yahudi olsun onlar için değişen bir şey olmaz. Patronların dini, dili, ırkı her şeyi sermayedir. Onlar uzun çalışma saatleri, düşük ücretler üzerinden sermayelerine sermaye katıyorlar. Hiçbir iş kazası kader değildir. Güvenlik önlemlerinin gerçek anlamda alınmamasından kaynaklanan cinayettir!

30 Aralık 2016

Son Eklenenler

  • Patronlar işçilere lütufta bulunmazlar. Örgütsüz ve dağınık işçileri kölece çalıştırmaktan, iliklerine kadar sömürmekten asla geri durmazlar. Sermaye sınıfını dize getirecek olan işçilerin mücadelesidir. Bu iki sınıf arasındaki mücadelenin sonucunu...
  • İşçi sınıfının mücadele tarihi birçok önemli dersle doludur. İşçi mücadelesinin yükseldiği dönemlere damgasını vuran anlar, eylemler, örgütler ve kişiler vardır. 1960 ilâ 1980 arasındaki dönemde Kavel, 15-16 Haziran 1970, 1 Mayıs 1977 gibi işçi...
  • Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk “kalkınma planı” olan 11. Kalkınma Planı, Cumhurbaşkanının onayının ardından TBMM Genel Kurulu’na sunuldu ve çeşitli itirazlara rağmen kabul edildi. 2019-2023 dönemine ilişkin ekonomik hedeflerin bulunduğu...
  • Metal işkolunda sendikalı bir işçi olarak çalışıyorum. Sendikasız bir işyerine oranla birtakım haklarımız var ama problemlerimiz de çok. İşçi arkadaşlar dün öğle molasında işyerindeki çalışma koşullarından şikâyet ediyorlardı. “Tehlikeli bir...
  • İşçi sınıfı olarak bugünkü örgütsüzlüğümüzden, dağınıklığımızdan, güçsüzlüğümüzden kurtulmak istiyorsak geçmişimize bakmalıyız. Yaşadığımız katmerli sorunlar son bulsun istiyorsak tarihimizi incelemeli, hafızamızı geri kazanmalıyız. 15-16 Haziran...
  • Hepimiz işyerlerimizde krizin etkilerini iliklerimize kadar hissediyoruz. İşten çıkarmaların artması, maaşların geç yatması, zorla mesai dayatmaları, iş güvenliği ihmalleri gibi bir sürü sıkıntıyla boğuşmak zorunda kalıyoruz. Ben de çalıştığım yerde...
  • Kırşehir’de bulunan Petlas’ın taşımacılık ve lojistiğini yapan Abdulkadir Özcan Otomotiv Lastik işçileri, DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikasına üye oldukları için işten atıldı. Petlas/AKO işçileri fabrika önünde sendikalaşma üzerindeki baskıların...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), “İşsizlikte Tırmanış Sürüyor!” başlıklı bir rapor yayınladı. TÜİK ve İŞKUR tarafından yayınlanan verilerin değerlendirildiği raporda, oldukça yakıcı gerçekler gözler önüne...
  • Çocuk yaşta işçiliğe başladım. İçimde duyduğum sadece aileme karşı bir sorumluluk duygusuydu. Çünkü babam ne kadar çok çalışsa da geçinmekte zorlanıyorduk. Neden böyle olduğunu bilmiyordum. Mahallemizdeki tüm komşularımız da aynı...

  • 15-16 Haziran 1970’de işçiler ayaktaydı… O dönemde tek vücut olabilen işçiler, giriştikleri şanlı mücadeleden hem alınlarının akıyla hem de gelecek işçi kuşaklarına miras bıraktıkları nice zengin deneyimle çıktılar. 15-16 Haziran Büyük İşçi...
  • Son zamanlarda öyle adaletsiz şeyler oluyor ki insanın kanı donuyor. Adaletin dibe vurduğu bir kaç olaydan bahsetmek istiyorum. 8 Temmuz 2018’de yaşanan tren faciasında 25 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce yolcu yaralanmıştı. Faciaya ilişkin açılan...
  • Patronlar genellikle en temel işçi haklarını bilmediklerini ve ucuza çalışacaklarını düşünerek genç işçileri çalıştırmayı tercih ediyorlar. Akıllı telefon, medya, internet olanakları elimizin altında olmasına rağmen, sermaye düzeni işçilerin en...

UİD-DER Aylık Bülteni

Broşürlerimiz