Navigation

Buradasınız

Göçmen İşçilerin Zor Yaşamı

Bugün dünyada birçok ülke, bir yandan başka ülkelere göçmen işçi gönderirken bir yandan da çalıştırmak için göçmen işçi alıyor. Kendi ülkelerinde yaşam koşullarının kötülüğünden kaçan göçmenler yaşamlarının kalitesini düzeltmek için çıktıkları bu yolda, çalışarak hayata tutunmaya çalışıyorlar. Bu ülkelerden biri de Türkiye. Artık hayatımızın her alanında görüyoruz göçmen işçileri, yaşantımızın parçaları oluyorlar.

Çalışma izni olmayan ama çalışmak zorunda olan bu göçmen işçiler, çoğu zaman çok zor koşullara mahkûm ediliyorlar. Çalışma izni olanların durumunun da pek parlak olduğu söylenemez. Benim tanıştığım ve çalışma izni olan iki tane göçmen işçi var, onlara çalışma koşullarını sordum. Birisi, bir lojistik/nakliyat firmasında tercüman olarak çalışan Sırp bir işçiydi. “Ne kadar maaş alıyorsun” sorusuna, “ülkenizde asgari ücretin ne kadar olduğunu biliyorum ve ben asgari ücretin az bir şey üstünde maaş alıyorum. Sadece kuru bir maaşa çalışıyorum, sigortam da yok” diye cevap verdi.

“Peki, çalışma izni çıkartabilmek için ne gerekiyor” diye sorduğumda da, “altı ayda bir çalışma iznini yenilemen gerekiyor ve her altı ay için 600 TL para ve 3200 dolar paran olduğuna karşın makbuz götürmen gerekiyor” dedi. Kuyumcukent’te çalıştığım atölyenin yanındaki atölyede altın takı imalatında Çinli bir kadın işçi çalışıyor. Bu işçinin Türkçesi iyi olmadığı için bir arkadaşımın tercümanlığı sayesinde konuştuk. Haftada 200 TL’ye yani asgari ücretin az bir şey üstüne çalışıyormuş, sigortası yokmuş ve kendi ülkesinde bu maaşın ancak üçte ikisini alabiliyormuş.

Bunlar sadece benim bildiklerim, eminim daha kötü çalışma koşullarında çalışan göçmen işçiler de vardır. Şunu unutmayalım, işçiler olarak yaşadığımız hayatı daha iyi kılabilmek için sorunlarımızdan kurtulmak için başka bir ülkeye gitmek çok fazla bir şey değiştirmiyor. Çünkü biz işçiyiz ve nereye gitsek çalışmak zorundayız. Kapitalist dünyada ise bize cennet vadeden bir ülke yok. Tek çıkar yolumuz dünyanın her ülkesinde sömürü düzenini yıkmak için enternasyonalizm bayrağını yükseltmeye uğraşmak.

YAŞAŞIN İŞÇİLERİN ULUSLARARASI BİRLİĞİ!

21 Temmuz 2013
...önceki
İthaf

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....
  • İki dağcı genç çadırlarını alır dağa çıkarlar. Çadırlarını kurar ve gece içinde uyurlar. Gençlerden biri gece uyanır. Panik halde arkadaşını uyandırır. Ne olduğunu, niye uyandırıldığını anlayamayan şaşkın arkadaşına sorar:
  • Geçenlerde eve dönmek için dolmuşa bindim, dolmuş hakikaten dolmuş durumdaydı. Dolmuşta iki kişinin kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oldum. Diş hekimi bu iki insan bir birilerine “müşteri nasıl kazıklanır” taktiğini veriyordu. “Bak...
  • Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde güncelleme (zam) gündemime girdiğinde, acaba bu mektubu yazana kadar konu güncelliğini yitirir mi diye çok düşündüm. Sonunda mektubu yazmaya başladım ve burasına üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim ama güncelliğini...
  • İstanbul Silivri açıklarında yaklaşık altı büyüklüğündeki deprem, yılardır bastırdığımız deprem korkumuzu tekrar gündemimize getirdi. Yaşanan sarsıntıyla yoksul işçi ve emekçiler artık diken üzerinde yaşamaya başladı. Büyük sarsıntıdan sonra,...
  • Kardeşler, bir servis şoförü olarak bugün sizinle biraz dertleşmek istedim. Yaşadıklarımı, tanık olduğum şeyleri sesli düşünerek aktarayım sizlere. Yirmi yıl çalıştıktan sonra emekli olacağım, artık çalışmama gerek yok diyerek emekli oldum. Emekli...